Cihaner 4 ay sonra özgür: Bu faşizmdir!

Erzincan'daki "Ergenekon" davasında 4 ay sonra tahliye olan Başsavcı İlhan Cihaner, yasadışı dinleme kaygısına da dikkat çekerek, "Yaptığınız sıradan bir hareket, karşınıza terör suçu olarak çıkabiliyorsa bunun adı faşizmdir" dedi.

18.06.2010 - 19:45

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nce tahliyesine karar verilen Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, hakkındaki tahliye kararının ardından akşam saatlerinde Sincan Cezaevi'nden ayrıldı.

Cezaevi çıkışında gazetecilere açıklama yapan Cihaner, kendisinin 4 ay, birlikte suçlandığı diğer kişilerin de yaklaşık 7 aydır tutuklu olduğunu hatırlatarak, ağır hukuk ihlalleri sonucunda özgürlüklerinin kısıtlandığını söyledi.

Kendisini hiçbir zaman tutuklu olarak görmediğini belirten Cihaner, ''Çünkü bugüne kadar gerek insan hakları sözleşmesinin gerek Anayasa'nın öngördüğü yetkili ve görevli mahkeme önüne çıkmamıştım'' diye konuştu.

Cihaner, bugün ilk kez yetkili ve görevli bir mahkeme karşısına çıktığını ve o mahkemenin de hukukun gereğini yaparak, yapılmaması gerekenleri de tespit ederek, tahliyesi yönünde karar verdiğini anımsattı. Yargılama sürecinin devam ettiğini ifade eden Cihaner, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu süreçte en çok zararı biz gördüğümüz halde, özgürlüğümüz kısıtlandığı halde yurttaşlarımıza bir mesaj vermek istiyorum: Yargıya olan güvenin sarsılmaması gerekir. Ne olursa olsun, süren, devam eden yargısal süreçlerle ilgili basının da çok dikkatli olması gerekir. Çünkü ülkemiz, özellikle yargı ideolojik bir saldırı altında. Yargının güvenilmez olduğu gibi birtakım tezler ileri sürülüyor. Oysa yargı bir ülkenin gerçek harcıdır. Bizi bir arada tutan, referansları oluşturan, onları yeniden üreten yargıdır, yargısal süreçlerdir. Eğer yargıya ve adalete güven ortadan kalkarsa yurttaşların başvurabilecekleri tek yol sokaktır. Onun için herkesin, özellikle basının yargısal süreçlere saygılı olması gerekir, sonuna kadar.''

'EN KISA SÜREDE GÖREVİME BAŞLAYACAĞIM'
Cihaner, ''mutasyona uğramış bir devlet güvenlik mahkemesiyle karşı karşıya olduğunu'' iddia ederek, yargılama sürecinde kendinden çok avukatlarının geleceğini düşündüğünü belirtti. Cihaner, ''Bir ülkede suçlananlar, kendilerinin gelecekleri yerine avukatlarının geleceklerini düşünmeye başlamışsa, insanlar artık 'acaba dinleniyor muyuz' kaygısını taşımaya başlamışlarsa, bugün yaptığınız sıradan bir hareketin yarın karşınıza terör suçuymuş gibi çıkma ihtimali varsa, siyaset bilimde bunun adı faşizmdir'' diye konuştu.

Gazetecilerin ''göreve başlayıp başlamayacağı sorusu üzerine Cihaner, göreve en kısa sürede başlayacağını belirtti.

Bir başka gazetecinin, ''Soruşturmalara devam edecek misiniz?'' sorusuna da Cihaner, ''Cumhuriyet savcısının görevi soruşturma yapmaktır. Cumhuriyet savcısı soruşturma yapar, devam edeceğim'' yanıtını verdi.

Cihaner, açıklamalarının ardından kendisini karşılamaya gelen eşi Muhteber Cihaner, ailesi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu kalabalık bir grupla cezaevinden ayrıldı.

'YAŞANMAMASI GEREKEN HUKUKİ YANLIŞ DÜZELTİLDİ'
Cihaner, Sincan Cezaevinden tahliyesinin ardından basın mensuplarının takibi üzerine, açıklamalarda bulundu.

İlhan Cihaner, gazetecilerin soruları üzerine, kendisini iyi hissettiğini belirtti. Bugün açıklanan kararın, ''hiç yaşanmaması gereken büyük bir hukuki yanlışın düzeltilmesi'' anlamına geldiğini ifade eden Cihaner, kararın, ''şok edici, dramatik, dönüşüm ya da değişim sağlayan'' bir karar olmadığını söyledi. Hukukun yerini bulduğunu kaydeden Cihaner, ''Ancak ülkemiz öyle bir hale geldi ki artık olması gereken bile sanki olağanüstü bir şeymiş gibi algılanmaya başladı. Onun için olağanüstü duygulanım yaşamadım'' değerlendirmesinde bulundu.

Bir soru üzerine Cihaner, devam eden soruşturmalara ilişkin bir şey söyleyemeyeceğini belirtti. ''Erzurum'daki dosyanın niye gönderilmediğinin'' sorulması üzerine Cihaner, bunların hepsinin hukuk içinde çözülebilecek şeyler olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

''Bir mahkemenin birleştirmek için incelemek üzere gönderdiği bir dosyayı, sadece Yargıtay için söylemiyorum, herhangi bir sulh hukuk mahkemesi Yargıtay'dan istese bile o dosya gönderilir. Üstelik bu birkaç kez istenip gönderilmeyince yüksek yargıçların da o yönde bir takdiri oldu. Müdafilerin de en azından bunun görevi ihmal olduğu yönünde tespitleri oldu. Bizim de o yönde başvurularımız oldu. O arkadaşların ne şekilde yorumlayarak işlerini icra ettiklerini bilmiyorum. Ama bizim bakış açımız bunun bir görevi ihmal olduğu, nitekim yüksek yargıçların da görüşü o yönde oluştu.''

'TUTUKLAMA DEĞİL KAPATILMA'
Bir başka soru üzerine Cihaner, tutukluluk sürecini ''kapatılma'' olarak niteleyerek, bu süreçte vahim yanlışlar olduğunu ileri sürdü. Cihaner, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir kere görev hususu var. CMK'da Yargıtay'da yargılanacak kişilerin, ki buna başbakan ve bakanlar da dahildir, onların ayrı bir yargılama ve soruşturma yöntemine tabii oldukları çok açık. Benzer hükümler Anayasa'da da var. Eylemli olarak doğrudan bir tutuklama yapılması bizim bakış açımıza göre baştan bir hukuksuzluk. Bu anlamda delil yeterliydi, yetersizdi, baştan tutuklama koşulları vardı, yoktu... Biz ona hiç girmedik. Devam eden bir süreç olduğu için çok fazla esasa da girmek istemiyorum. Hep usule ilişkin şeyler söyledik. Şu andan sonra da Yargıtay 11. Ceza Dairesi görevli görülüyor. Onların takdirlerine karışacak çok fazla şeyler söylemek istemiyorum.''

Gözaltına alınma anıyla ilgili sorular üzerine Cihaner, ''çok dramatize edici özel şeylere cevap vermek istemediğini'' belirterek, ''yaşadığı sürecin en uç şeyleri bile insanın aklına getirdiğini'' ifade etti.

'BABALAR GÜNÜ HEDİYESİ OLDU'
Cihaner, ''Babalar Gününde kızınızın yanında olacak mısınız'' sorusunu, ''Muhtemelen'' diyerek yanıtladı.

''Bu çocuğunuza güzel bir Babalar Günü hediyesi mi olacak'' sorusuna da ''Belki o peluş ayıyı tercih edebilir. Ona sormak lazım. Benim için mutlaka öyle bir hediye. Ama belki o peluş ayıyı tercih edebilir'' karşılığını verdi.

Bundan sonra ailesiyle görüşeceğini belirten Cihaner, basın mensuplarının kendisini takip etmemesini istedi.

Cihaner, ayrıca tüm çözümleri hukuk içinde aramak ve yargıya güvenmek gerektiğini vurgulayarak, ''Aksine çözüm sokaktır, şiddettir. Bunun için herkesin devam eden yargısal süreçlere saygılı olması lazım. Bu anlamda yurttaşlarımızın yargıya yönelik inançlarını yitirmemeleri çağrısını yapıyorum'' diye konuştu.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...