22 Kasım 1998 günü Silvan (Melikahmet) garajında kendilerini polis olarak tanıtan telsizli, silahlı kişilerce gözaltına alınan bir kişi, İdil-Midyat karayolunun 35. km’sinde ölü bulundu. Her şey bu cinayetle başladı...

İdil Savcısı İlhan Cihaner, kapanmış olan bu cinayetin dosyasını yeniden açtı.

Savcı Cihaner, İnsan Hakları Derneği'nin, Yazıcı hakkında hazırladığı raporu inceledi ve elindeki bilgileri karşılaştırıp cesedin Ramazan Yazıcı’ya ait olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmalarını sürdüren Cihaner, aynı gün Midyat yolu üzerinde iki cinayetin daha işlendiğini tespit etti ve bu konuyla ilgili dosyaları istedi.

Cihaner, ikinci cinayetin Ramazan Yazıcı’nın öldürülmesinden yaklaşık 1.5 saat sonra aynı silahla işlendiğini belirledi.

Soruşturma devam ederken Cihaner, itirafçı İbrahim Babat’ın Susurluk Komisyonu'nda verdiği ifade doğrultusunda 1989’da öldürülen 3 köylü hakkındaki dosyayı da incelemeye aldı.

Savcı Cihaner, o sırada Kırıkkale Cezaevi’nde bulunan Babat’ın ifadesini almak ve cinayetlerle ilgili yer gösterimi için Midyat Cezaevi’ne sevkini istedi.

Ancak savcının bu talebi reddedildi. İfadeyi bizzat kendisi almak için izin isteyince, yine “hayır” yanıtını aldı. Son çare olarak faksla gönderdiği soruların yanıtını almayı başardı.

Cihaner bir yıllık araştırmanın sonunda, 1999 yılında bugün Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan’ın da aralarında yer aldığı zanlılar hakkında JİTEM soruşturması başlattı.

Cihaner elindeki 1989’da öldürülen köylüler ile 1996 yılındaki faili meçhul cinayetler hakkındaki iki dosyayı birleştirerek hazırladığı fezlekeyi Diyarbakır’a gönderdi.

Savcı İlhan Cihaner, Bakanlık’a gönderdiği mektuplarda "soruşturmaların tek elde toplanması gerektiğini" ifade etti, ancak bu dikkate alınmadı.

Öte yandan; Savcı İlhan Cihaner, JİTEM hakkında da önemli bilgiler verdi.

Cihaner’in başlattığı soruşturma bugün JİTEM ana davasının İdil ayağını oluşturuyor.

ERGENEKON SANIĞINI SORUŞTURMUŞTU
Ergenekon soruşturmasında Albay Arif Doğan da yer alıyor. Ancak Cihaner’in soruşturmasında ulaştığı tartışılan evraklar, ek klasörlere konulmadı.

Bu evraklarda JİTEM’le ilgili çok sayıda iddia ve bulgu yer alıyordu. Eğer bu evraklar ek klasörlere konsaydı pek çok soruya cevap bulunmuş olabilirdi.

Cihaner, İdil’den sonra Alaşehir ve Vezirköprü’de görev yaptı. Bu dönemde çok önemli bir şey yaşanmadı.

CEMAATLERE OPERASYON
Savcı İlhan Cihaner'in. 2007’de ise yeni görev yeri olan Erzincan’da başlattığı İsmailağa Cemmati’ne yönelik soruşturma büyük ses getirdi.

POLİS 'HAYIR', JANDARMA 'EVET' DEYİNCE...
Cihaner'in de katıldığı Valilik'teki İl Güvenlik Kurulu toplantısında, bazı grupların taban genişletme ve eleman kazanma gibi faaliyetlerinin olduğu; yurt, vakıf ve derneklere gelir temini amacıyla etkinlikler yapıldığı belirtildi.

Cihaner bu konuyla ilgili olarak Emniyet ve Jandarma’dan incelemeyi derinleştirmesini istedi.

Daha sonra bu iddialarla ilgili polis "hayır", jandarma da "evet’" yanıtını verince, Jandarma eliyle operasyon başlatıldı.

İki yıl boyunca yapılan tatbikat ve dinlemelerden sonra İsmailağa Cemmati hakkında çok çarpıcı iddialarda bulunuldu.

Buna göre; cemmate bağlı vakıflar Erzincan ve bazı ilçelerinde 4 ila 6 yaşındaki çocuklara yatılı dini eğitim veriliyordu.

2008 sonu-2009 başında operasyon başladı.

Erzincan’da arama ve gözaltı işlemleri için hazırlık yapılırken, Erzurum’da izinsiz eğitim verilen adreslere yönelik bir operasyon yapıldı.

Operasyonda bazı şüpheliler gözaltına alındıysa da ertesi gün salıverildi.

Bu aramalardan önce, cemaat mensuplarına hazırlıklı olabilmeleri için haber verildiği iddia edildi ve bir emniyet müdürü tarafından ekiplere "Ayrıntıya girmeyin, üstünkörü bakıp çıkın" talimatı verdiği tutanakla tespit edildi.

Savcı Cihaner, 23 Şubat’ta düğmeye bastı. Operasyonda 30'a yakın kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 9'u tutuklandı.

Operasyonda yatılı din eğitimi alan 60’a yakın çocuk tespit edildi.

BAKAN'DAN TELEFON
Cihaner'in daha sonra Adalet Bakanlığı’na gönderdiği savunmasında, dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in bu dönemde kendisini arayarak "Seçimler yaklaşıyor, bu soruşturma bizi sora sokuyor’ dediği yer aldı.

Cihaner savunmasında ayrıca Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Çetin Şen tarafından arandığını ve böyle soruşturmaların insanın başını derde sokacağını, Ankara’da ortalığın toz duman olduğunu, yaptığı soruşturmanın Ergenekon soruşturmasına misilleme olarak algılanacağını söylediğini de belirtti.

SORUŞTURMA ERZURUM’A NASIL GEÇTİ?
Tüm bu gelişmelere rağmen Cihaner, soruşturmayı devam ettirdi.

Soruşturma genişletilerek sürerken 10 Mart’ta, Erzurum Özel Yetkili Savcılığı’na, "İsmailağa Cemaati’nin silahlı bir örgüt olduğu" yönünde bir ihbar geldi.

Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal, bu ihbara dayanarak dosyanın kendisine gönderilmesini istedi.

Bazı cemaat üyelerinin telefon kayıtlarında “Dosya Erzurum’a gidiyormuş” dediği iddia edildi.

Savcı Cihaner, bu kayıt nedeniyle "ihbar mektubunun cemaat üyelerinden biri tarafından gönderilmiş olabileceğini" belirterek, "soruşturmanın tamamlanmasından sonra dosyayı göndereceğini" söyledi.



CEMAAT ÜYELERİNİ SEVİNDİREN GELİŞME
Bu süreç içinde takibe takılan başka konuşmalarda da cemaat üyelerinin, konuşmalarında dosyanın Erzurum’a gönderilmesinden "sevindirici bir durum" olarak bahsetmesi de dikkat çekti.

Burada ilginç olan Erzincan’daki soruşturmada cemaat üyeleri için en fazla 6 yıl hapis istenirken, Erzurum’daki soruşturma "silahlı örgüt kurma" suçu ile ilgili olduğu için müebbet cezası istenebileceği.

Ancak Cihaner, dosyayı bir süre daha Erzurum’a göndermedi.

DOSYA ERZURUM’A
Cihaner, Nisan 2009’da 16 ilde geniş kapsamlı bir soruşturmaya hazırlanırken, Erzurum’dan Erzincan’a gönderilen bir faksta "dosyanın gönderilmemesi durumunda tüm başsavcılıklara yazı yazılarak, arama ve gözaltına alınmaların yapılmamasını isteneceği" bildirildi.

Bunun üzerine Cihaner, soruşturmanın gizliliğinin ihlal edileceği gerekçesiyle Mayıs ayında 235 sanık hakkında fezleke hazırlayarak Erzurum’a gönderdi.

SANIK SAYISI 235'TEN 16’YA DÜŞTÜ
Erzurum Savcılığı tarafından Haziran’da hazırlanan iddianamede, sanık sayısı 16’ya düşürülerek sadece Erzincan’daki bölümü ile sınırlı tutuldu.

Dosyada yer alan cemaatin diğer eylemleri hakkındaki iddialar için takipsizlik kararı verildi.

İddianame, "silahsız örgüt"e dönüştürüldü ve sanıklar tahliye edildi.

Ayrıca soruşturmada gizli tanık olan bir kişi, annesinin adı verilerek deşifre edildi.

YİNE İMZASIZ İHBAR MEKTUBU
Mayıs ayı sonunda Cihaner, bu sefer Erzincan’daki Fetullah Gülen Cemaati hakkında bir soruşturma başlattı.

İsmailağa Cemaati soruşturması sırasında olduğu gibi, Haziran’da Gülen Cemaati'nin "ihtilale hazırlandığı" yönünde isimsiz bir mektup gönderildi.

Bunun üzerine Erzurum Özel Yetkili Savcısı bu dosyayı da istedi.

Başsavcı Cihaner, Erzurum’un ısrarına rağmen bu dosyayı göndermeyerek, ordu içinde ve yurt çapında Gülen grubuna dair yapılan soruşturmaya ekledi.

Soruşturmayı, Silivri’deki Ergenekon sanığı Adil Serdar Saçan’ı sorgulayarak ve Gülen Cemaati’nin banka akışlarını inceleyerek genişletti.

Cihaner, bankalara, MİT’e, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile İstanbul ve Ankara savcılıklarına yazı yazarak bilgi istedi.

İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PLANI
Bu arada Haziran 2009’da Taraf gazetesi’de "AKP ve Gülen’i Bitirme Planı" başlığı ile "İrticayla Mücadele Eylem Planı" belgesiyle haber yapıldı.

Bunu izleyen haftalarda da bazı gazetelerde, İlhan Cihaner ve 3 Ordu Komutanlığı eliyle planın Erzincan ve çevresinde yürürlüğe konulduğuna dair haberler çıkmaya başladı.

‘DUYARLI BİR VATANDAŞ’
Cihaner hakkında, "görevi kötüye kullanmak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlamalarıyla dava açıldı.

Davada Cihaner için 26 yıl hapis istendi.

Davanın iddianamesinde "ihbar edenler" bölümünde yer alan isimler dikkat çekti. Buradaki dört isimden üçü "duyarlı ve mağdur bir vatandaş", "Hakan Vural’" ve "sağduyulu bir grup" müstear gibi isimlerdi.

Sadece İkram Çamur adlı bir belediye memuru gerçek ismiyle dosyada yer aldı.

Ama daha sonra bu kişi, ifade vermediğini açıkladı.

27 Ekim 2009’da Çatalarmut Bara Gölü’nde bir balıkçı tarafından bazı muhimmatlar bulundu.

İddiaya göre; aramalarda 1 cep telefonu ve SİM kartlar da bulundu.

SİM kartlar ve 2 tanıktan yola çıkarak 3 jandarma görevlisi ve 3 MİT mensubu tutuklandı.

Alay Komutanı ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

TUTUKLANDI
Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcısı Osman Şanal'ın talimatıyla Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in makam odası ve evinde arama yapıldı.

Aramaların ardından Başsavcı Cihaner, ''Ergenekon terör örgütü üyesi olmak'', ''görevi kötüye kullanmak'' ve ''tehdit ve iftira'' suçlamalarıyla gözaltına alındı.

Cihaner sorgusunun ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.