O halde gelin işe temelde başlayalım ve bebeklik çağına gidelim. “Bebek kitaptan ne anlar?” demeyin sakın. Ne kadar erken, o kadar iyi. Üstelik piyasada 0+ yaş için hazırlanmış kitapların sayısı da giderek artıyor.

“Küçük Vak Vak”

Pearson Türkiye etiketiyle yayımlanan “Küçük Vak Vak” dizisinin yedi kitabı Türkçe'ye çevrildi. Bunlardan dördü büyük boy resimli kitap. Geriye kalan üç kitap ise diğer dört kitaba göre daha küçük yaş grubunun ilgisini çekecek niteliklere sahip: “Küçük Vak Vak – Zıt Kavramlar”, “Küçük Vak Vak – Renkler” ve “Küçük Vak Vak – 1-2-3”

Bebek kitaplarının en temel özelliği, bebek ve küçük çocukların ellerine uygun, rahatlıkla tutabileceği boyutta olmasıdır. Bunun yanında sayfalarının kalın, cildinin dayanıklı olması önemlidir. (En erken kitaplar ise malzeme olarak kumaşın kullanıldığı bebek kitaplarıdır.) İngilizce'de “board book” olarak tanımlanan kalın sayfalı bebek kitapları, çocukların sayfaları rahatça tutup çevirmelerine olanak tanır. Resimlerde yalın ve belirgin çizgiler, birbirinden ayrılabilir, tanımlanmış renk alanları önemlidir. Konu olarak ise öyküden çok belirgin tanımlar, cümleleri, kavram ya da sözcükler üzerinde durulur. “Küçük Vak Vak” dizisine gelince... Yukarıdaki niteliklerin hepsini içinde barındıran kitaplarda içeride / dışarıda, yakında / uzakta, hızlı / yavaş, üstte / altta gibi zıt kavramlar; 1'den 5'e kadar sayılar ve renkler ele alınıyor.

Lauren Thompson'ın yazdığı dizinin resimleri Derek Anderson'a, Türkçe çevirisi ise Gülbin Baltacıoğlu'na ait. Küçük Vak Vak'a bu küçük boy kitaplarla aşinalık kazanan ufaklıkların, dizinin diğer resimli kitaplarını da severek okuyacaklarını düşünüyoruz.

“Kapı Komşumuz Korsanlar”

Korsanlar size ne çağrıştırıyor? Siz onları itici, gürültücü, rahatsızlık verici ve barbar bulan tarafta mısınız, yoksa onların özgür yaşamına gıpta eden, korsanlarda bir şeytan tüyü olduğunu düşünen tarafta mı? Korsanların cazibesine kapılanların sayısı az buz değil. Özellikle bazı çocukların korsanlara hayran olduğunu söyleyebiliriz. Siz korsanlarda cazip olan şeyin ne olduğunu düşünedurun, biz de kısa süre önce yayımlanan matrak bir kitaptan söz edelim: “Kapı Komşumuz Korsanlar”

Son derece düzenli (hatta haddinden fazla düzenli) ve sıkıcı bir kasabaya günün birinde bir korsan ailesi taşınır. Aslında orada çok da kalıcı değillerdir. Bozulan gemilerini onardıktan sonra tekrar denize açılacaklardır. Zaten büyükbaba korsanı da “kara tutmaktadır.” Korsan ailesinin oğlu Jim ile bitişik evde yaşayan Matilda çok iyi arkadaş olurlar. Fakat kasabanın geri kalanı Matilda gibi hoşgörülü değildir. Kasabaları için “uygun” bulmadıkları Kurukafa Ailesi hakkındaki önyargılarıyla kasabayı adeta bir dedikodu kazanına çevirirler. Çok geçmeden korsanların gitme vakti gelir. Ancak giderayak kasabalıyı şaşırtan büyük bir sürprize imza atarlar.

Ele aldığı temanın yanı sıra resimleriyle de dikkat çeken “Kapı Komşumuz Korsanlar”, tasarımıyla adeta bir kısa çizgi filmi etkisi yaratıyor. Metni tamamlayan resimlerin sağında solunda ana öyküden bağımsız hikayelerin de devam etmesi, karakter ve ayrıntı zenginliği okurun ilgisini her an kitap üzerinde tutmayı başarıyor.

Jonny Duddle'ın hem yazdığı, hem resimlediği, Turgay Bayındır'ın Türkçeleştirdiği kitabı Redhouse Kidz yayımladı.

“Lulu ve Brontozor”

Kimi yetişkinlerin çocuk kitaplarına misyon yükleyen bir yaklaşımı vardır. Onlara göre kitaptaki kahramanlar hep doğruyu yapmalı, doğruyu göstermeli, kısacası okura bir şeyler “öğretmelidir”. Kısa süre önce onların ezberlerini bozacak iki kitap yayımlandı: “Lulu ve Brontozor” ile “Lulu Köpek Gezdiriyor”. Hayykitap tarafından dilimize kazandırılan kitaplar, Judith Viorst imzası taşıyor. Lane Smith'in illüstrasyonlarının yer aldığı kitapları Şiirsel Taş Türkçeleştirmiş.

Lulu istediği her şeyi gerek şımarıklık yaparak, gerek yere yatıp tepinmek suretiyle rezalet çıkararak elde edebilen, gerçek bir karın ağrısıdır. Ailesinin ona “hayır” yanıtı verdiği pek (hatta hiç) görülmemiştir. Ta ki o güne kadar... Lulu yaklaşan doğum günü öncesinde ailesinden evcil bir brontozor ister. Annesiyle babası buna karşı çıkıp hayır der, hatta işi daha ileri götürüp bu hayırın ardında dururlar. Lulu günler boyu bütün tekniklerini denese de sonunda bir brontozor alamayacağını anlar. Böylece bavulunu toplayıp ormana, bir brontozor bulmaya gider. Yolda karşılaştığı tehlikeli hayvanlar için Lulu daha tehlikelidir. Fakat asıl sorun Lulu brontozorla karşılaşınca ortaya çıkar.

Bir Dolap Kitap
http://www.birdolapkitap.com/