Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, hırsızlıktan çok sayıda kaydı bulunan ve hırsızları yönlendirdiği belirlenen Gülseren K. ve eşi Müjdat Abbas K'yı takibe aldı.

Yaklaşık 5 ay süren teknik ve fiziki takip sonucu, Gülseren K'nın elebaşılığındaki hırsızlık çetesinin Adana ve çevre illerde özellikle cep telefonları ve dizüstü bilgisayar çaldığını belirledi.

Şebekenin çalıntı malları Gülseren K'nın evinde topladığı, kardeşi Songül Ü'nün de bunların dağıtımını ve nerelere gönderileceğiyle ilgili belirlemeleri yaptığı tespit edildi.

Cep telefonlarının şebeke tarafından Şanlıurfa ve Mardin'e gönderildiğini, buradan da Suriye ve Irak'a çıkartıldığını belirleyen ekipler, şebeke yeni bir sevkıyat için hazırlık içindeyken ''Nokta'' adıyla operasyonu başlattı.

Adana, Şanlıurfa ve Mardin'de 500 polisin katılımıyla 40 ayrı adreste eş zamanlı düzenlenen operasyon sonucu 19 kişi yakalandı.

Çevik Kuvvet ve Özel Harekat Şube Müdürlüğünün de katıldığı, helikopter desteğiyle gerçekleştirilen operasyonda çalıntı olduğu belirlenen 300 telefon, 8 dizüstü bilgisayar, 5 LCD televizyon ve çok sayıda çeşitli elektronik cihaz ele geçirildi.

Ele geçirilenler üzerinde yapılan inceleme sonucu şimdiye kadar 120 hırsızlık olayının aydınlatıldığı öğrenildi.

Adana'da sorgulamaları süren zanlıların, çalınan cep telefonlarını Suriye ve Irak'a gönderdiklerini, bu ülkelerden de yasa dışı yollarla cep telefonu getirdikleri belirlendi.

BUSH’UN İMA ETTİĞİ HACKERLER
Yurt dışından getirilen cep telefonlarının yurt içinde sorunsuzca kullanılıp, satılması için Songül Ü'nün organizasyonunda Şanlıurfa'da ''klonlama'' işleminin yapıldığı tespit edildi.

Eski ABD Başkanı Bush'un dillendirdiği ve FBI'nın soruşturmalarına konu olana Şanlıurfalı ''hacker''ların bu iş için seçildiği ve çetede hırsızlık yapan üyelere göre daha dolgun ücret verildiği öğrenildi.

Zanlıların, ''klonlama'' yöntemiyle IMEI numaralarını yasal veri tabanındakilerle değiştirerek, piyasaya sundukları, böylece Telekomünikasyon Kurumu tarafından engellenmeden kullanılabildiği belirlendi.

Çete üyelerinin Şanlıurfa ve Mardin'de cep telefonu bayisi ve internet kafeyi paravan şirketler olarak kullandıkları bildirildi. Zanlıların, teknik takibe yakalanmamak için çalınan telefonlara yurt dışına çıkana kadar SIM kart takmadıkları belirlendi.

SOHBETLERİN ŞİFRESİ ÇÖZÜLDÜ
Çete üyelerinin kendi aralarında telefonda konuşurken teknik takibe yakalanma korkusuyla farkıl yöntemler izlediği ortaya çıktı.

Polisler, mahkeme kararıyla yapılan teknik dinlemeleri dikkatle dinlediklerinde, çeteyle ilgili mesajların ''önemsiz gibi görünen'' çocuklar arasında sohbetlerle gönderildiğini belirledi.

Çetenin aynı zamanda hırsızlık için yetiştirdiği 10 yaşın altındaki çocukları, karşılıklı telefon görüşmelerinde kullanarak, hazırladıkları metinleri okumalarını sağladıkları ortaya çıkarıldı.

Telefon görüşmesinin ilk dakikalarında ''çocukça sohbetler'' yapılırken, ilerleyen aşamada çete mesajlarının yayıldığı tespit edildi.

Zanlılarının tamamına yakınının hırsızlık başta olmak üzere çeşitli suçlardan kaydı bulunduğu bildirildi.

Çetenin elebaşı konumundaki Gülseren K'nın ise birebir hırsızlık olayına karışmamasına karşın çok sayıda hırsızdan daha fazla suç kaydının bulunduğu, Yargıtay'da görülen 4 dava dosyasının olduğu öğrenildi.

Ayrıca, bugüne kadar yüz binlerce lira gelir elde ettikleri hesaplanan zanlıların evinde kaçak elektrik kullandığı belirtildi.

Bugüne kadar alınan ara kararlarla şebekeye üye toplam 35 kişi yakalandı. Zanlıların, Adana Emniyet Müdürlüğündeki sorgulamaları sürüyor.