Çocuklarla yemek işkence olmasın

Sürekli olarak çocuklarımızı doğru ve yeterli besleyip besleyemediğimiz konusunda endişe duyarız. Bu endişe çevresel baskıların da etkisi ile bir çığ gibi büyür. Bir de bakmışsınız ki yemek saatleri hem siz hem de çocuğunuz için işkenceye dönüşmüş.

16.03.2010 - 08:22

Çocuklarla yemek işkence olmasın

Bunu engellemek aslında bizim elimizde.

Yapılması gereken en önemli şey onlara daha çok küçükten doğru beslenme alışkanlıklarını kazandırmak.

Çocuk yetişkilik yıllarına taşıyacağı beslenme davranışlarının büyük bir kısmını okul öncesi çağlarda geliştirir. Çocuğun doğru beslenme davranışı geliştirmesi kısa vadede yemek seçmesini, orta ve uzun vadede ise yanlış beslenmeye bağlı sağlık problemleri yaşamasını engelleyecektir. Peki bunu nasıl yapacağız, işte burada ayna bize doğru dönüyor. Çocuğun beslenme alışkanlıkları edinmesinde ailenin ve gittiği okul öncesi kurumdaki eğitmenlerin beslenme bilinç ve davranışları çok önemlidir. Çocukların doğru ve sağlıklı beslenme davranışları kazanmalarında benimsenmesi gereken temel unsurlar eğitim, olumlu yaklaşım, sabır ve zamandır.

Çocuğunuzun kısa vadede yemek seçme problemini hallederken, yetişkinliğine de taşıyacağı doğru beslenme davranışları geliştirmesini sağlayacak bazı kurallar vardır.

Herşeyden önce çocukların model aldığı, iyisiyle kötüsüyle davranışlarını taklit ettiği ebebeveynler ve eğitmenler doğru modeller olmalıdırler. Kısacası biz kendi beslenme alışkanlıklarımızı ve davranışlarımızı gözden geçireceğiz. Örneğin biz yemek seçiyorsak emin olun ki çocuğumuzda yemek seçecektir.

Evde ve okulda yemek saatlerini düzeli hale getirmeli, mümkün olduğu kadar öğün atlamamaya ve sofraya birlikte oturup birlikte kalmaya çalışmalıyız.

Yemek yerken sakin ve huzurlu bir ortam yaratmalı, kesinlikle televizyon v.s. seyretmemeye özen göstermeliyiz.

Kahvaltı çok önemli bir öğündür, mutlaka kahvaltı etmeye özen göstermeliyiz. Çocuğu eline tutuşturulmuş bir simitle okuluna yollamak yerine sabah biraz erken kalkıp birlikte dengeli hazırlanmış kahvaltı etmeye çalışmalıyız.

Yemeği ceza veya ödül konusu yapmamalıyız. Bir yemeği yedirebilmek için bir başka yiyeceği ödül olarak ortaya koymak çocukta iyi yiyecek kötü yiyecek kavramının gelişmesine neden olur. Çocuğu yeni tadlar denemeye teşvik etmeli ama asla zorlamamalıyız.

Tatları mümkün olduğunca basit tutmalıyız. Yiyeceklere dokunmalarına izin vermeliyiz. Ona olan sevgimizi tehdit unsuru olarak kullanmamalıyız, yani “yemeğini yemezsen seni sevmem” gibi cümleler kurmamaya özen göstermeliyiz.

Çocuğa yiyebileceği kadar yemeği tabağına kendisinin almasını öğretebiliriz. Doyduğu halde yemeğini bitirmeye zorlamak çocuğun tepki vermesinin yanı sıra zaman içinde porsiyonların büyümesine de neden olur.

Yasaklar cazip kılar, hiçbir yiyeceği yasaklamamalı ancak eve sağlıklı yiyecekleri almaya özen göstermeli ve bunları çocukların ulaşabileceği yerlere koymalıyız.

En etkin öğrenme yöntemi aktif katılımdır. Çocuklarımızla birlikte eğlenceli deneyler ve aktiviteler yapabilir, mutfakta bize yardım etmesine izin verebiliriz.

Vee... bütün bunları zorunluluk olarak değil, hayatın doğal akışı içinde yapmalıyız. Sakin ve sabırlı olmalıyız. Bunun bir süreç olduğunu ve zaman alacağını unutmamalıyız.

Kaynak: Sibel Özilgen blog

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...