Cumhurbaşkanı Erdoğan: 7'li masa iyice dağıttı
23.04.2023 16:23
Son Güncelleme: 23.04.2023 17:16

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yurt dışından 300 milyar dolar yatırım getirme vaadini eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Esrar kaçakçılarının paralarını buraya getirecekmiş. Selo'yu, teröristbaşı Öcalan'ı çıkaracakmış. Bu ülke terör devleti değildir. 7'li masa iyice dağıttı.'' diye konuştu. Ekonomiye ilişkin de önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı, ''Şu anda enflasyon sıkıntımız var ama faizi düşürdük. Daha da düşecek.'' dedi. Aile ve Gençlik Bankası kuracaklarını söyleyen Erdoğan, ''Ev kadınlarımızın emekliliğine, priminin 3'te birini ödeyerek destek vereceğiz.'' ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'da Akyazı Recep Tayyip Erdoğan Spor Kompleksi Açılış Töreni'nde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesindeki vatandaşları asla yalnız bırakmadıklarını belirterek dün de Kahramanmaraş'ta, Nurdağı'nda olduğunu hatırlatıp orada konutların teslimini yaptıklarını anımsattı.
Bugüne kadar Cumhur İttifakı olarak 4-5 kez bölgeye gittiklerini anlatan Erdoğan, ancak birilerinin de "turist" olarak gittiklerini, kendilerinin ise turist olarak değil, iş yapmaya gittiklerini ifade etti.
''5 YIL İÇİNDE İSTANBUL'DAKİ RİSKLİ YAPILARIN TÜMÜNÜ YENİLEMEYİ HEDEFLİYORUZ''
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin tamamını depreme hazırlamak için kapsamlı kentsel dönüşüm projeleri yürüttüklerini anlatarak şöyle devam etti:
"Muhtemel bir depremde, en büyük tehditle karşı karşıya olan İstanbul'dan başlayarak tarihi bir dönüşüm kampanyası başlatıyoruz. İstanbul'da riskli konutunu dönüştürmek isteyen vatandaşlarımıza, dönüşüm bedelinin yarısını hibe olarak veriyor, kalan yarısına da çok uygun şartlarda borçlanma imkanı getiriyoruz. İnşallah her yıl 300 bin konutu bu şekilde dönüştürerek, 5 yıl içinde İstanbul'daki riskli yapıların tümünü yenilemeyi hedefliyoruz. Ülkemizin tamamındaki riskli yapıları dönüştürecek çalışmaları da elbette ihmal etmiyoruz. Huzur olmadan, emniyet olmadan, istikrar olmadan, yatırım olmadan, üretim olmadan, kalkınma olmadan geleceğimize nasıl güvenle bakabiliriz? Bizim milletimize en büyük vaadimiz işte budur."
''TÜRKİYE TERÖR DEVLETİ DEĞİLDİR''
"Bay bay Kemal'in bu tür vaatleri var mı? Hak getire. Bol bol yalan." diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Londra'daki tefecilerden 300 milyar dolar getirecekmiş veya getirmiş. Eroin, esrar kaçakçılarının paralarını buraya getirecekmiş. Düşünebiliyor musunuz? Bay bay Kemal'in işi ya Kandil'deki teröristlerle, bu teröristlerin parlamentodaki uzantılarıyla. Sormak lazım bu CHP'li kardeşlerime, yahu bu adamın parlamento odasında niçin PKK'nın uzantılarıyla görüşüyor? Niçin genel merkezinde görüşemiyor? Acaba o kapalı kapılar arkasında ne görüştü, ne yaptı? Açıkla. Açıklayamaz. Ne diyorlar? Diyarbakır'da 51 vatandaşımızın ölümüne neden olan Selo'yu çıkaracakmış. Ne diyor? Teröristbaşı Öcalan'ı çıkaracakmış. Bu ülke, terör devleti değildir. Türkiye asla bu terör örgütlerinin oyuncağı değildir.
"BU 7'Lİ MASA İYİCE DAĞITTI"
Peki, bay bay Kemal bunları söylerken bayan Meral ne söylüyor? Aykırı bir ifadesi var mı? 'Ya ne diyorsun sen ortak?' diyor mu? Bu 7'li masa iyice dağıttı. Şimdi, bu 7'li masayı benim Sakaryalı kardeşlerim Akyazılı kardeşlerim inanıyorum 14 Mayıs'ta da siz dağıtacaksınız."
"BUGÜN ALTAY TANKIMIZI SİLAHLI KUVVETLERİMİZE TESLİM EDECEĞİZ"
Erdoğan, konuşması esnasında alandaki vatandaşların ellerinde tuttukları "Yedi düvelli masa, sana vız gelir büyük usta", "Çok az kaldı geliyor Milli Muharip Uçağı", "Kazanan Türkiye, Togg'un varsa bas gaza" yazılı pankartları okudu.
Ardından sözlerine devam eden Erdoğan, Mavi Vatan'ın bekçisi TCG Anadolu'yu bugün Sarayburnu'ndan Karadeniz'e uğurladıklarını hatırlatarak şunları kaydetti:
"Son 1 hafta, 10 günde TCG Anadolu uçak gemimizi nereye uğurlayacağız, biliyor musunuz? İzmir'e. Şöyle 1 hafta-10 gün de İzmir'de kalmasında fayda var. Ne anlama geliyor, herhalde anladınız değil mi? Fazla teferruatına girmeyeyim. İnşallah oradan farklı mesajlar vereceğiz TCG Anadolu'yla. TCG Anadolu'ya 'maket gemi' diyen bu 7'li masanın mensuplarına en güzel cevabı şu ana kadar bu gemimizi ziyaret eden 70 bin-80 bin kişi verdi. Bu insanlar durup dururken oraya gelmedi. Saatlerce kuyrukta beklediler. Neden? Bu muhteşem eseri görmek için."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkede bir toplu iğneyi yapamayan dönemlerden geldiklerini, şimdi İHA'ları, SİHA'ları, AKINCI'yı, Kızılelma'yı yaptıklarını anlatarak "Bu tabii bunları rahatsız edecek. Şimdi bugün, burayı bir tarih özdeşi haline getirdik. Ne yapacağız? Arifiye'de bugün Altay tankımızı Silahlı Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Allah'a hamdolsun sonunda onu da yaptık. Bugüne kadar ülkemize kazandırdığımız demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme sözüyle bir kez daha karşınızdayız." ifadesini kullandı.
TCG Anadolu'yu Karadeniz'e uğurladıklarını anımsatan Erdoğan, 14 Mayıs'ta kendilerine görev verilmesi halinde bunun iki katı büyüklüğünde bir gemi daha yapacaklarını ve bunun görüşmelerini de belli ülkelerle yaptığını söyledi.
Erdoğan, böylece mavi denizlerde uçak gemilerinin çok daha farklı bulunacağını vurgulayarak, "Aynı şekilde denizaltılarımız öyle bulunacak." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya'ya gelmeden önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle çocuklarla kabineyi topladıklarını anlattı.
"SAVUNMA SANAYİMİZİN ÖNEMLİ BİR PROJESİNİN YENİ BİR AŞAMAYA GEÇİŞİNE ŞAHİTLİK EDECEĞİZ
Sakarya'nın ülkenin önde gelen sanayi, ticaret ve tarım şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Şehrimize bugüne kadar kazandırdığımız yatırım ne biliyor musunuz? 89 milyar liralık eser ve hizmeti bu anlayışla Sakarya'da hayata geçirdik. Bu buluşmamızda aynı zamanda Akyazı Spor Kompleksimizin resmi açılışını da yapıyoruz. Biraz sonra, az önce söyledim Arifiye'ye gidiyoruz. Savunma sanayimizin önemli bir projesinin yeni bir aşamaya geçişine şahitlik edeceğiz." diye konuştu.
Erdoğan, ülkenin ilk yerli ve milli otomobili Togg'un geçen hafta piyasaya çıkışının sevincini hep birlikte yaşadıklarını vurgulayarak, Türk savunma sanayinin sembol eserlerinden TCG Anadolu gemisinin hizmete alınma gururunu milletle birlikte yaşadıklarını dile getirdi.
Zonguldak Filyos'taki Karadeniz gazının devreye alınması törenini "Sakarya" adıyla gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, bu vesileyle bir ay boyunca konutlardaki tüm doğalgaz tüketiminin, bir yıl boyunca da mutfak ve su ısıtma amaçlı tüketimin ücretsiz olacağı müjdesinin bir kez daha millete hayırlı olmasını diledi.
Erdoğan, Karadeniz doğalgazını milletin emrine verdiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:
"Çalış senin de olsun ama bunların böyle bir derdi yok. Bunlar teröristlerle el ele, kol kola yürüyorlar. Onun için biz ne yaptık? Cudi'de bunları gömdük mü? Gabar'da bunları gömdük mü? Tendürek'te bunları gömdük mü? Bestler Deresi'nde bunları gömdük mü? Bilin ki biz olursak bu teröristleri bu mağaralarda gömmeye devam edeceğiz. Onun için işte devamlı birbirlerine söz veriyorlar, 'Erdoğan gitmesi lazım.' diyorlar. Çünkü, Erdoğan giderse meydan boş kalacak. O zaman at oynatmaya başlayacaklar."
Sosyal yardım programları kapsamında ihtiyaç sahibi ailelerin doğalgaz ve elektrik giderlerinin bir bölümünü zaten karşıladıklarını hatırlatan Erdoğan, Karadeniz gazının sevincini tüm milletle paylaşmak için vatandaşların tamamına bir ay ve bir yıl süreyle bu imkanı sağladıklarını söyledi.
''AİLE VE GENÇLİK BANKASINI KURUYORUZ''
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin zenginliklerini, milletimizin her bir ferdinin günlük hayatına yansıtma kararlılığımızın bir diğer önemli işareti olarak şimdi ne kuruyoruz biliyor musunuz? Anneler, gençler; Aile ve Gençlik Bankasını kuruyoruz. Bu ne demek? 'Kaynağını nereden bulacaksınız?' diyenlere cevap. Bay bay Kemal tefecilerden buluyor, eroinmanlardan buluyor, esrarkeşlerden buluyor. Biz kaynağını Karadeniz gazı gibi ülkemizin doğal zenginliklerinden alacak bu bankayla ne mi yapacağız? Aile kurumunu güçlendirecek pek çok çalışmanın finansmanını buradan temin edeceğiz." ifadelerini kullandı.
"Norveç kendi doğalgazının, petrolünün belli bir oranını yüzde 25 gibi rezerv olarak kullanır ve gençliğine onu tahsis eder. Aynı benzerini de inşallah biz ülkemizde yapacağız." diyen Erdoğan, "Ev kadınlarımızın emekliliğine, priminin üçte birini ödeyerek destek vereceğiz. Böylece isteyen her ev hanımımız oldukça kolay şartlarda emekli olarak kendi gelirine sahip olma imkanına kavuşacak. Gençlerimizin eğitiminden istihdamına, iş kurmasından evlenmesine, hayata başlarken attığı her adımda yanında olacağız." değerlendirmesinde bulundu.
Alandaki vatandaşların açtığı, "İmam Şafi'ye sorulur: Fitne zamanı hak ehlini nasıl bulabiliriz? Cevap verir: Düşman oklarını takip edin, sizi hak ehline götürecektir." yazılı ve bazı terör örgütleriyle ülkelerin isimlerinin bulunduğu pankartı gören Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Onu bir broşür haline getirirseniz çok isabetli olur." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin her seviyesinde burs imkanlarını genişleteceklerini anlatarak, "Üniversiteye yeni başlayan gençlerimize bir kez vergisiz cep telefonu ve bilgisayar alma hakkı tanıyacağız. Meslek öğrenerek hemen hayata atılmak isteyen gençlerimizin eğitimine ve işe başlamasına öncülük edeceğiz. Her haneden en az bir kişinin işe girmesini temin ederek gençlerimizin istihdamını kolaylaştıracağız. Kendi işini kurmak isteyen gençlerimize hibe ve kredi desteği sağlayacağız. Evlenecek gençlerimizin gönül huzuruyla yuvalarını kurabilmeleri için 2 yılı ödemesiz 48 ay vadeli 150 bin lira faizsiz kredi vereceğiz." diye konuştu.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Parayı yönetmek, finansmanı yönetmek böyle olur bay bay Kemal. Tefecilerden para alarak değil. Eğer tefecilerden para alma yolunu biz deneseydik 2013'te bu bebecan var ya Davos'taydık. Davos'ta o zamanki IMF başkanıyla görüşme yapıyoruz. IMF başkanına dedim ki, 'Sen bizden alacağını, taksitlerini alıyor musun?' 'Alıyorum' dedi. Sene 2013. 'Bak dedim, Türkiye'yi sen yönetemezsin. Türkiye'yi ben yönetirim. Bu ülkenin başbakanı benim. Sen de taksitlerini alırsın' ve o zaman da Merkez Bankamızın döviz rezervi değerli kardeşlerim, 27,5 milyar dolar. Hamdolsun şimdi 122 milyar dolara çıktı. "
Başbakanlığı döneminde bir ara bu rakamın 135 milyar dolara kadar çıktığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu ne demektir? 2013. IMF Türkiye'ye bir daha gelmedi. Kapıyı kapattık. Peki bu CHP'nin sözcüsü, İYİ Parti'nin aynı şekilde bir tane Merkez Bankası'ndan gelme adamı var. Bunların ikisi ne dediler? İlla IMF'den hükümet borçlanma yapmalı. Nerede yaptılar görüşmeleri? Otellerin gizli kapaklı arka kapılarında yaptılar. Peki biz bunları dinledik mi? O günden bugüne biz IMF'den bir kuruş aldık mı? Onlar bize faizi arttırmayı hep telkin ettiler. Ben ise hep 'Hayır biz faizi düşürmeye devam edeceğiz.' dedim."
ENFLASYON VE FAİZ MESAJI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda enflasyonda bir sıkıntı olduğunu ama faizi 8,5'e düşürdüklerini, daha da düşüreceklerini söyledi.
"Geçmişte bunu yaptık. Geçmişte yaptığımıza göre bugün de yaparız, yarın da yapacağız." diyen Erdoğan, daha binlerce başlıkla Türkiye Yüzyılı'nın inşasını milletle birlikte başaracaklarını dile getirdi.
Bunları söylerken günlük hayatı olumsuz yönde etkileyen ekonomideki sıkıntıları da unutmadıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Enflasyonu kalıcı olarak tek haneli rakamlara düşürecek adımları kararlılıkla atmayı sürdürüyoruz. Bazı ürünlerde sıkıntılar yaşadık. Fahiş artışlar da oldu ama biz bunlara karşı da gereken tedbirleri alıyoruz, alacağız. Ve şunu çok açık, net söylüyorum: 14 Mayıs'tan sonra özellikle gıdada, bu çeşitli gıdalar olabilir, her türlü yanlış yola gidenlere yapacağımız yasal düzenlemelerle onlara da gereken dersi vereceğiz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togg'u, TCG Anadolu'yu, Kızılelma'yı, İmece uydusunu önemsedikleri kadar manavdaki soğanı, domatesi, salatalığı, kasaptaki eti ve marketteki sütü de önemsediklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:
"Ama diğerlerinden farklı olarak biz bunları birbirinden ayrı görmüyoruz. Her kim ben bunları yapmadan 'Size ekmek vereceğim, para vereceğim.' diyorsa emin olun bunlar yalan söylüyorlar. İşte bunlardan bir tanesi bay bay Kemal'dir. Hayatı yalan. Ülkemizi sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, enerjisiyle büyütmeden, milletimizin sofrasına koyduğu ekmeği büyütemeyiz. Savunma sanayi başta olmak üzere her alanda yüksek teknolojiye dayalı tasarım ve üretim çalışmalarına bu derece önem vermemizin sebebi, ekmeğimizi büyütebilmemizin yolunun oradan geçmesidir. 21 yıl boyunca biz bunun için çalıştık, çabaladık, mücadele ettik, engel aştık, eser ve hizmet siyaseti yaptık."
"TÜRKİYE YÜZYILI'NIN İNŞASINI TÜM BU SIKINTILARI BİRER BİRER ÇÖZEREK BERABERCE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ"
Göreve geldiklerinde Türkiye'de 25 olan havaalanlarının sayısını 58'e çıkardıklarını anlatan Erdoğan, "Hastanelerimiz... Şu şehir hastaneleri, geçmişte bu tür şeyler var mıydı? Bay bay Kemal, SSK hastanelerinde genel müdürlük yaptı. Onun genel müdür olduğu dönemlerde Savaş Ay'ın hani o bir meşhur videosu vardı. Ah ah... O hastanelerin hali neydi?" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerine işaret ederek, şunları söyledi:
"Dünyada Türkiye'ye akın akın gelenler var. Niye geliyorlar? Kaşımıza gözümüze değil, bu hastanelerimizin evet, hijyen ve gerçekten onları mutlu ediyor. Çam Sakurası'ndan tutun, Murat Dilmener, Feriha Öz, bütün bu hastaneler. Bütün bunların yanında işte daha yeni Kocaeli Şehir Hastanesinin açılışını da geçen hafta yaptık. O da muhteşem oldu. Ankara'da Bilkent var, öbür tarafta yine muhteşem aynı oda sayısında bir hastaneyi de yaptık. Şimdi önümüzde İzmir var, İzmir'i açacağız. Yani 20 vilayette bu hastaneler devam ediyor."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK genel müdürü olduğu dönemde hastanelerin durumuna ilişkin gazeteci Savaş Ay'ın programından bir kesitin gösterilmesi üzerine Erdoğan, "Olay bu. Hali görüyorsunuz. Sefalet, sefalet. Bay bay Kemal sen bu sefaletin temsilcisisin. Sen, işte bu hastaneleri bu hale getiren kişisin. Buna 5 tane koyun verin, inan kaybeder gelir. Yok ya, yapamaz. Ülkenin ve milletin bu kutlu yürüyüşünü, günübirlik kazançları veya hırsları uğruna engellemeye çalışan fırsatçılara eyvallah etmeyeceğiz. İnşallah Türkiye Yüzyılı'nın inşasını tüm bu sıkıntıları birer birer çözerek beraberce gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı.
"BUGÜN YİNE BİR SEÇİM ARİFESİNDEYİZ, YİNE BİR TERCİHLE KARŞI KARŞIYAYIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara, "Şimdi sizlerle burada bir ahit yenileyelim mi?" diye seslenerek, "Sakarya, 14 Mayıs'ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz? Sakarya, 14 Mayıs'ta 21 yıllık kazanımlarımızı daha ileri taşımaya hazır mıyız? Sakarya, 14 Mayıs'ta Türkiye Yüzyılı'nın inşası için 'Bismillah' diyor muyuz? Sakarya, 14 Mayıs'ta Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam diyor muyuz? İşte benim gönlümün sultanı Sakarya bu. İşte benim gençliğimden beri sevdam olan Sakarya bu. Rabb'im hepinizden razı olsun." diye konuştu.
Türkiye'nin 14 Mayıs'ta sandık başına gideceğini hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Aslında her seçim bir yol ayrımıdır. Hükümete geldiğimiz 2002'den beri her seçimde milletimizle birlikte bu yol ayrımını yaşadık. Hatırlarsanız, milletimiz 2007 seçimlerinde vesayet ile milli irade arasında tercih yaptı. Milletimiz 2011 seçimlerinde 2023 hedeflerimiz ile eski Türkiye arasında bir tercihte bulundu. Milletimiz 2015 seçimlerinde PKK'nın vatanımızı bölme, FETÖ'nün ülkemizi ele geçirme saldırıları ile istiklalimiz ve istikbalimiz arasında bir tercihe yöneldi. Milletimiz 2018 seçimlerinde 15 Temmuz darbe girişimine cevabını yeni yönetim sistemimize sahip çıkarak verdi. Bugün yine bir seçim arifesindeyiz, yine bir tercihle karşı karşıyayız. Bir yanda depreminden Milli Teknoloji Hamlesi'ne, bölgesindeki egemenlik haklarından küresel, siyasi ve ekonomik güç olma hedefine tüm başlıklarıyla 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu var. Diğer yanda 7'li masanın ve onların en hararetli savunucuları haline gelen PKK ve FETÖ elebaşılarının hayali olan emperyalistlerin boyunduruğundaki Türkiye özlemi var."
"14 MAYIS'TA TERCİHİMİZİ DOĞRUDAN YANA YAPMALIYIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'ye ve onunla birlikte hareket eden diğer partilere gönül verenlere, "Kendinizin ve evladınızın geleceğini bu 7'li kavga masasına emanet eder misiniz? Ülkenizin güvenliğini, huzurunu, akıbetini, kendi deyimleriyle bu kumar masasına emanet eder misiniz?" diyerek seslendi.
Milletin tüm fertlerine de seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Hanımlar, bakkala ekmek almak için göndermeye bile güvenemeyeceğiniz birine ülkeyi emanet eder misiniz? Beyler, dükkanınızı, atölyenizi, tezgahınızı 5 dakikalığına bırakamayacağınız birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? Gençler, dersinize yardım etse verdiği bilgilerin doğruluğuna şüpheyle bakacağınız birine kendi geleceğinizi teslim edebilir misiniz? Ah benim çiftçi kardeşim, önüne 3 keçi katsanız akşama hepsini de kaybedip geleceğini bildiğiniz birine ülkenizin geleceğini teslim edebilir misiniz? İşveren kardeşim, kendi müessesenizde vasıfsız eleman olarak dahi çalıştırmayacağınız birine ülkenin geleceğini emanet edebilir misiniz? Emekli kardeşim, oturduğun apartmana yönetici olarak seçmeyeceğin birine ülkenin geleceğini emanet edebilir misin? İşte bunun için 14 Mayıs'ta tercihimizi doğrudan yana yapmalıyız.''
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz milletimizi deprem yıkıntılarının altından kurtarmakla uğraşırken, anlaşılan o ki kendi kendine gaza gelen bay bay Kemal bir ara ciddi ciddi ülkenin başına gelebileceğine inanmış. Sonra milletimizin ferasetinin farkına varınca, sandıkta bir kez daha hüsrana uğrayacağını anladı. Bu hırsla da milletimizi birbirine düşürmek için her gün yeni bir fitne ateşi yakmaya başladı." diye konuştu.
AK Parti'nin küresel güçlerin en yıkıcı silahı haline gelen sapkın akımların karşısında olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bunlar LGBT'ci, İYİ Parti LGBT'ci, HDP LGBT'ci, CHP, o da öyle. Fakat AK Parti bu işlerin tam karşısında. MHP tam karşısında. Bunun yanında Yeniden Refah öyle, Büyük Birlik öyle, HÜDA PAR öyle. Bizler Cumhur İttifakı olarak LGBT'nin tam manasıyla karşısındayız. Çünkü bizim için aile kutsaldır. Aileye toz konduramayız ama bunların öyle bir derdi yok. Onun için biz aile kurumumuza evelallah dokundurmayacağız."
Muhalefeti eleştiren Erdoğan, "Bunlar ne diyor utanmadan, sıkılmadan? Gelince Diyanet İşleri Başkanlığımızı kaldıracaklarmış. Benim milletim size 'Yürü' demez. Siz, Diyanet İşleri Başkanlığını nasıl kaldıracaksınız? Siz ne hayasızsınız?" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yahya Kemal Beyatlı'nın "26 Ağustos 1922" adlı şiirinin dizelerini okudu.
"Bay bay Kemal, bu milletin mayası sağlam ve 14 Mayıs'ta da sana gereken dersi Allah'ın izniyle verecek." diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Milletimizin değerlerine sahip çıktığını ve bu yolda ilerleyemeyeceğini görünce kendini neye adadı? Cami, türbe gezmeye verdi. Bugüne kadar neredeydin ya? Şimdi cami, türbe dolaşıp duruyor. Neler söylüyor neler. Ardından kendini PKK'nın güdümünden kurtaramayan 7. ortağı HDP'den duyduğu utancı gizlemek için benim Kürt kardeşlerimi tahrik etmeye başladı. Benim Kürt kardeşlerim, Rabbimizin hükmü gereği ayrıma tabi tutulmadan bizim kardeşimizdir. Çünkü biz ancak 'inananlar kardeştir' hükmü gereğince birbirimizin kardeşiyiz.
Avrupa ve Amerika'daki kimi hain çevrelerin yıllardır dillendirdiği sinsi iddiaları tekrarlayarak, bölücülerin ekmeğine yağ sürdü. Kürt kardeşlerimiz sicilini de çapını da okkasını da bildikleri bu zata itibar etmedikleri için bu hamlesinde karşılık bulamadı. Bunun üzerine daha tehlikeli, daha yakıcı bir başka fitne ateşiyle ortaya çıkarak mezhebi kimliğine vurgu yaptı. Halbuki kimse bu zata bugüne kadar inancını, mezhebini, meşrebini sormadı. Bu zatı kimse, bu kimlikleri üzerinden herhangi bir ithama da maruz bırakmadı. Tam tersine bu ülkede bürokrat oldu, genel müdür oldu, milletvekili oldu, parti genel başkanı oldu. Peki öyleyse niçin yaşın 74'e geldikten sonra birdenbire mezhebi kimliğinle kamuoyunun huzuruna çıkma ihtiyacı duydun?"
''ŞİİLİK, ALEVİLİK, NE KARIŞTIRIYORSUN BUNLARI?"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz bugüne kadar hep ne dedik? Bizim Sünnilik diye bir dinimiz yok. Alevilik diye bir dinimiz yok. Şiilik diye bir dinimiz yok. Bizim dinimizin tek bir adı var, o da İslam'dır. Dini kimliğimizin tek bir adı var, o da Müslümanlık'tır. Bay bay Kemal sen buradan hareket et. Şiilik, Alevilik, ne karıştırıyorsun bunları? Kim sana bugüne kadar böyle bir şeyi sordu ki ama dert başka. Şimdi oradan bir istismarda. Ülkemizdeki her bir insanımızı bu anlayışla kucakladık. Hizmet ettik. Hatta bununla kalmadık. Ülkemizdeki gayrimüslim vatandaşlarımıza da biz sahip çıktık. Bu vatandaşlarımızın yıllarca ihmal edilen hak ve hukuklarını da en geniş şekilde kullanabilmelerine biz imkan sağladık." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, Türkiye'nin, AK Parti döneminde geldiği demokrasi, hak, özgürlük sayesinde artık bu tartışmaların yeri ve gereğinin kalmadığını dile getirdi.
Buna karşılık bir başka ilkeli tavır ortaya koyduklarını anlatan Erdoğan, "İslam'ı terörle özdeşleştirmek, Müslümanlar'ı tezyif etmek, özellikle de Alevi kardeşlerimizi 'Alisiz Alevilik' gibi akımlarla bu büyük aileden kopartmak isteyenlere asla boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Batının dün Bektaşiler üzerinde oynadığı oyunu, bugün Alevi kardeşlerimiz üzerinde tekrarlama niyetini biliyoruz ve bu sinsi planı reddediyoruz." dedi.
"Hak" diyen, "Muhammed" diyen, "Ehlibeyt" diyen herkesin kardeşleri olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Geçtiğimiz aylarda kuruluşunu gerçekleştirdiğim Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile ülkemizdeki Alevi-Bektaşi kardeşlerimizin her meselelerine devlet nezdinde çözüm bulacağımızı söyledim. Kimsenin bu özbeöz kardeşlerimizi istismar ederek, milli birliğimize, bütünlüğümüze, ortak geleceğimize göz dikmesine izin vermeyeceğiz. Alevi kardeşlerimizi İslam'dan, ülkemizden ve milletimizden koparmayı amaçlayan fitne tüccarlarının kirli oyunlarına başta bay bay Kemal olmak üzere kimseyi alet ettirmeyeceğiz."
"14 MAYIS'TA MİLLETİMİZLE BİRLİKTE BU HAKİKATİ BİR KEZ DAHA İSPATLAYACAĞIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütleriyle, darbeyle, sosyal kaosla, siyasi ve ekonomik tuzaklarla dize getiremedikleri Türkiye'yi, Suriyelileştirerek çökertme hesaplarını hep beraber bozacaklarını söyledi.
Milletin tarihten beri gelen zenginliğinin birer rengi olarak kabul edilen etnik ve mezhebi farklılıkları istismara yeltenen her beyanı, her tutumu böyle gördüklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"İnşallah böyle de görmeye devam edeceğiz. Bunun için gelin, yıllardır dilimizden düşürmediğimiz milli ahdimizi hep beraber en yüksek sesle tekrarlayalım. Hazır mıyız? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Kimse milletimizin birliğine, bayrağımızın sembolü olduğu istiklalimize, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin tekliğine göz dikemez. İnşallah 14 Mayıs'ta milletimizle birlikte, bu hakikati 7'li masaya da yedi düvele de bir kez daha ispatlayacağız. Rabbim hepinizden razı olsun. Açılışını yaptığımız Akyazı Spor Kompleksimizin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum."


