Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8. Fetih Kupası Okçuluk Yarışması'nın ödül töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu sene hem dini bayramlarımızı hem de milli günlerimizi alışılmışın dışında kutluyoruz. Ülkemizle beraber tüm dünyayı da etkileyen Corona virüs salgını nedeniyle buruk bir ramazan ve bayram geçirdik. Her sene meydanları hınca hınç doldurarak kutladığımız İstanbul'un fethini de daha mütevazı etkinliklerle idrak etmeye çalışıyoruz ama içinde bulunduğumuz olağanüstü durumun bizim fetih coşkumuzu gölgelemesine de müsaade etmiyoruz." dedi.

29.05.2020 - 21:56

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8. Fetih Kupası Okçuluk Yarışması'nın ödül töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Okçular Vakfı tarafından düzenlenen 8. Fetih Kupası Okçuluk Yarışması'nın ödül törenine video konferansla katılarak yaptığı konuşmada, İstanbul'un fethinin 567. yılının ülke ve millet için kutlu olmasını diledi.

Fethin bir yıl dönümüne daha kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını anlatan Erdoğan, "Buradan 81 ilimizdeki genç kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum. Fethin yıl dönümünde Peygamber Efendimizin müjdesine mazhar olan, siyasi dehası ile İstanbul'un kapılarını açan Fatih Sultan Mehmed hanı ilmi, irfanı ve hikmeti ile fethin manevi komutanı Akşemseddin Hazretlerini, son nefesini sancağı surlara dikerek veren Ulubatlı Hasan'ı, vatan semalarında ezanımız dinmesin, bayrağımız inmesin diye toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle minnetle yad ediyorum. Rabbim şehitlerimizi şad, makanlarını ali, mekanlarını cennet eylesin. Rabbim bizleri de son nefesimize kadar, şehirlerimizin yolundan, sıratı müstakimden ayırmasın. " diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa öncülük eden Okçular Vakfı'nın yöneticileri ile programın icrasına destek veren tüm kurumları tebrik ettiğini söyledi.

Fetih Kupasının 8'incisine katılan sporculara "Ya Hak" diyerek attıkları okları ile fetih ruhunu bugüne taşıyan tüm okçulara da şükranlarını sunduğunu dile getiren Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sene hem dini bayramlarımızı hem de milli günlerimizi alışılmışın dışında kutluyoruz. Ülkemizle beraber tüm dünyayı da etkileyen Corona virüs salgını nedeniyle buruk bir ramazan ve bayram geçirdik. Her sene meydanları hınca hınç doldurarak kutladığımız İstanbul'un fethini de daha mütevazı etkinliklerle idrak etmeye çalışıyoruz ama içinde bulunduğumuz olağanüstü durumun bizim fetih coşkumuzu gölgelemesine de müsaade etmiyoruz. Ata sporlarımızdan olan okçuluk ve atıcılık, salgına karşı en az riskli sporlar arasında yer alıyor. 8. Fetih Kupası ise salgın sonrasında ilk spor müsabakası özelliğini taşıyor. Ülkemizle beraber dünyada da ilgiyle takip edilen bu etkinliğin yeni dönemin müjdecisi olmasını temenni ediyorum."

Erdoğan gençlere seslenerek, "Sevgili gençler ve değerli sporcularımız, günümüzde ok ve yay savaş ve avlanma aracı olmanın ötesinde siyasetten sosyal hayata bir çok manayı uhdesinde barındırır. Siyaset geleneğimizde yay merkezi, ok ise uç beyliklerini ve akıncıları temsil eder. Ok ile yay devlet idaresinde hakimiyet nişanesi olarak sembolik değere de sahiptir. Ayrıca ok gönderilen kişinin, gönderenden emin olması anlamına gelir. Ecdat için okçuluk sadece savaşa hazırlık talimi değil, sosyal ve beşeri hayatı tanzim eden bir değerler manzumesidir. Bunun için ok meydanına abdestsiz ve sarhoş girilmesi yasaklanmıştı." değerlendirmesinde bulundu.

Çocukluk ve gençlik yılarının hemen hemen tamamının şu an etkinliğin düzenlendiği mekanda geçtiğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu mekanın gerçekten benim gençlik yıllarımda çok ama çok önemli hatıları var. Kabza sınavında okçuların yeteneklerinin yanı sıra ahlak ve şahsiyetlerine de bakılırdı. Sporcuların kin gütmesi asla hoş karşılanmazdı. Spor müsabakaları öncesinde muhakkak besmele çekilir, Peygamber Efendimize salavat gönderilirdi. Sporda rekabetle birlikte dayanışma, mücadeleyle birlikte çelebilik de teşvik edilirdi. Pehlivanların özel hayatlarında da tıpkı er meydanındaki gibi yiğit, civanmert olmaları beklenirdi."

Sayfa Yükleniyor...