Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince Kepez Turgut Özal Spor Salonu önünde düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Sözlerine "Akdeniz'in ay yüzlü güzelisin, Torosların taze soluğusun Antalya. Görenler överler seni her yerde, bir incisin Kumluca'da, Kemer'de, Manavgat'ın nazlı nazlı akışısın Antalya." diyerek başlayan Erdoğan, "Güzeller şahı Antalya, Akdeniz'in ana şehri, turizmin başkenti, tarımın kalbi, alimler, arifler, şairler, pehlivanlar yatağı Antalya. Selçuklu'nun, Yörük beylerinin, Türkmen boylarının mührünü taşıyan Antalya. Yerlisi yabancısıyla herkesi Akdeniz gibi kucaklayan barış, kardeşlik, huzur şehri Antalya. Bugün sizleri hürmetle selamlıyorum." diye konuştu.

Antalya ve ilçelerini selamlayan Erdoğan, bugün İzmir'de miting yaptığını hatırlatarak İzmirlilerin selamını getirdiğini söyledi.

Erdoğan, "Resmi rakamı söylüyorum, 120 bin kişiyle İzmir'de mitingimizi yaptık. Sayın Bahçeli ile birlikte bu kampanyada Cumhur İttifakı olarak iki lider bir arada halkımıza hitap ettik. Muhteşem bir mitingi gerçekleştirdik. Sizlere bol bol selamlar getirdim. Gündoğdu Meydanı'nı dolduran İzmirli kardeşlerimle hasret giderdik. 31 Mart öncesinde bir kez daha sözleştik, ahitleştik." ifadesini kullandı.

İzmir'de farklı bir heyecan ve coşku gördüğünü söyleyen Erdoğan, "Ama şimdi bakıyorum uçsuz bucaksız Antalya'da da bir başka coşku, heyecan var. 31 Mart'ta İzmir'in istismar siyasetini sandığa gömüp inşallah taze sayfa açacağına, yeni bir başlangıç yapacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, 47 günlük ayrılığın ardından tekrar Antalya'nın misafiri olduğunu dile getirerek, Antalyalılara "Unutmayın; Uzaktır yolumuz, pastır, gümandır, kolum zencir sıkmış halim yamandır. Bizim çektiğimiz ikrar imandır. Açılın kapılar dosta gidelim." sözleriyle seslendi.

Bugün bir kez daha "dosta" geldiklerini ifade eden Erdoğan, "Vefanız, dayanışmanız, meydanlara sığmayan şu aşkınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gençler, yazmaz olsun kara yazı yazanlar, yer bulmasın aramızı bozanlar, diyorum. Evelallah Antalya böyle coştukça, Antalya böyle gürledikçe, Antalya böyle iradesine, ülkesine, şehrine sahip çıktıkça kimse bizim aramıza giremez. Antalyalı kardeşlerim görenleri kıskandıran şu sevdayla bizi bağrına bastıkça Allah'ın izniyle kimse bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Antalya dik durdukça, sağlam durdukça hiçbir Haçlı bozuntusu Türkiye'nin yükselişinin önüne geçemez. Şimdi sizlere soruyorum ama öyle bir cevap verin ki sesiniz ta Suriye'nin kuzeyinden duyulsun. Öyle bir haykırın ki kendini bilmez Haçlı artıklarının yürekleri titresin. Öyle bir ses verin ki 565 yıldır İstanbul'un fethini içine sindiremeyen Bizans heveslilerinin akılları başlarına gelsin. Öyle bir gürleyin ki birliğimize, dirliğimize, bağımsızlığımıza saldıran teröristlerin kabusu olsun. Öyle bir seslenin ki Pensilvanya'daki hainin, Kandil'deki katillerin dizlerinin bağı çözülsün."

Antalyalılara "31 Mart'ta bağımsızlığına sahip çıkıyor musun, vatanına, tarihine, sahip çıkıyor musun, sandığa, demokrasiye sahip çıkıyor musun, Cumhur İttifakı'na sahip çıkıyor musun, gönül belediyeciliğine sahip çıkıyor musun?" diye soran Erdoğan, alandakilerin hep bir ağızdan verdiği "Evet" yanıtının ardından, "Bu ne güzel sevda böyle. Bu ne güzel muhabbet böyle. Rabbim hepinizden razı olsun. Rabbim, yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Rabbim Antalya'yı, Antalya'nın yiğit, mert, vatanperver evlatlarını, halkını korusun." dedi.

"SEVDASI VATAN OLMAYAN BİZİ ANLAYAMAZ"

Alandakilerin "Dik dur eğilme Antalya seninle" sloganları üzerine de Erdoğan, "Biz sadece ve sadece Allah'ın huzurunda rükuda ve secdede eğiliriz, başka hiçbir yerde değil." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sevgi sözde değil, özdedir. Sevgi dilde değil gönüldedir, kalptedir. Cananı millet olmayan, sevdası vatan olmayan bizi anlayamaz. Gönül gözü kapalı olanlar bizim şu muhabbetimizin sırrına eremez. Ankara'ya sıkışıp kalanlar bizim sadece son 5 yılda 10 kez Antalya'yı ziyaret etmemizi kavrayamaz. Çıkarlarına tapanlar, menfaatlerine kul köle olanlar, 3-5 oy için bölücülere taşeronluk yapanlar bizim mücadelemizi asla idrak edemez." diye konuştu. 40 yıldır "aşkınan çalışan yorulmaz" diyerek ülkeye, millete hizmet etmek için gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"17 yıldır 'gönülden yaparsan gönüller kazanırsın' inancıyla vatanımıza olan minnet borcumuzu, 82 milyona olan vefa borcumuzu ödemeye çalışıyoruz. Girdiğimiz 14 seçimde bize görev veren, bize yetki veren, bize sorumluluk yükleyen vatandaşlarımızın güvenine layık olmak için ter döküyoruz. Biz muhalefet gibi laf değil eser üretiyoruz. Biz CHP'nin başındaki zat gibi iftira değil, hizmet üretiyoruz. Size olan sevgimizi projelerimizle yatırımlarımızla Antalya'ya kazandırdığımız eserlerimizle ispat ediyoruz. Muhalefetin başındaki adam, işi gücü yalan, sabah yalan akşam yalan. Ne oldu, açmış eline kağıtları 'Man Adası, Man Adası' davayı açtım, kazandım. 2,5 milyon şimdi yargıda. Oradan geldiği zaman ben bu 2,5 milyonu ne yapacağım, Mehmetçik Vakfı'na hibe edeceğim. Hayırlı bir yere gitsin değil mi? Çünkü anlamaz bundan Bay Kemal. Bunlarla da kalmayacağız. Biraz sonra ekranda bazı şeyler göstereceğim size. Bu adamın ne denli yalan ve müfteri olduğunu bizzat ispat etmem lazım. Çünkü CHP'ye gönül veren kardeşlerime ne olur bunu anlatın. Bak 14 günümüz kaldı. CHP'ye oyunu veriyor ama bazı gerçekleri bilemeyebilir. Onlar da bizim kardeşlerimiz, dostlarımız. Anlatalım, gerçekleri bilsinler."

Bugüne kadar şehirler arasında bir ayrımcılık yapmadıklarını, insanları kamplara ayırmadıklarını, kimsenin inancına, kılık kıyafetine, hayat tarzına müdahale etmediklerini belirten Erdoğan, kimseye "sen niye böyle giyiyorsun, niye böyle yapıyorsun" demediklerini söyledi.

İnanca, bütün hayat tarzına kefil olduklarını vurgulayan Erdoğan, yasakları değil, özgürlükleri, vesayeti değil, demokrasiyi savunduklarını ifade etti.

Hatay Belediye Başkanının "Oy yoksa, yol da yok, hizmet de yok" dediğini aktaran Erdoğan, "Hale bak. Sen bir belediye başkanısın, sen bunu nasıl söylersin? Senin görevin ne? Senin görevin oradaki hizmeti yapmak. Ama biz, milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz." diye konuştu.

"CHP ne demektir? Çöp, çukur, çamur, bir de çarpık yapılaşma. CHP ne demektir? Yolsuzluk, yasaklar, yokluk. Her şey var." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bizim Güneydoğu'da oy aldığımız, milletvekili çıkaramadığımız yerler var. Biz buralara hizmet götürmedik mi? Hayır, oralara da götürdük. Niye? Oralar da bizim topraklarımız. Oralar da bizim vatanımız. Onlar, çukurlar, kanallar kazdılar biz ise kayyumları atamak suretiyle bütün oraları şu anda pırıl pırıl yaptık. İşte Diyarbakır'ın hali neydi? Şimdi gidin tanımazsınız, bambaşka oldu. Mardin, Hakkari, Şırnak, Van öyle. Hepsine gittim, gidiyorum. Benim için engel Allah'ın izniyle yok. Niye? 780 bin kilometrekarenin, 82 milyonun Cumhurbaşkanıyım. Biz, yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevdik. Bizde ayrım yok."

"ESERLERLE DAMGA VURDUK"

"(Seçim döneminde attık tuttuk sonra da hiçbirini yapmadık) diyen CHP'li beceriksizlerden arkadaşlarının olmadığını" ifade eden Erdoğan, "Yolsuzluklarını gizlemek için Antalya çöplüğünde evrak yakan, Antalya'ya hizmet diye bira festivali getiren, 15 Temmuz destanına FETÖ ağzıyla iftira eden gafillerden asla olmadık. Sizin için çalıştık, sizin için koşturduk, sizin için taş üstüne taş koymanın çabasında olduk. Seçim meydanlarında ne söz vermişsek, bu kürsüden sizlere neyi vadetmişsek hamdolsun alnımızın akıyla onu sizlerin hizmetine sunduk." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 80 il ile beraber Antalya'nın huzuru, barışı, kalkınması, gelişmesi, gerçek potansiyelinin hayata geçirilmesi için mücadele ettiklerini, "lafla güzellik olmaz" diyerek, her bir şehre eserlerle damga vurduklarını söyledi.

"Son 17 senede Antalya'ya 40 katrilyon lira yatırım yaptıklarını" dile getiren Erdoğan, sadece eğitimde 2,1 milyar liralık kaynak kullanarak, 9 bin 431 yeni derslik inşa ettiklerini kaydetti.

Erdoğan, Antalya'ya 3'ü vakıf, 1'i devlet olmak üzere 4 yeni üniversite kurarak, üniversite sayısını 5'e yükselttiklerini, yükseköğrenim öğrencileri için 9 bin 148 yatak kapasiteli yurtlar açtıklarını belirtti.

"SPOR TESİSLERİNİ BİZ KAZANDIRDIK"

Birkaç yıl içinde Antalya, Serik, Elmalı ve Alanya'da olmak üzere toplamda 4 bin 750 kişilik 5 yükseköğrenim yurdu daha açacaklarını bildiren Erdoğan, "Antalya'ya 33 bin seyirci kapasiteli stadyumu... Biz stadyum getirdik. Sayın Türel'den önce CHP'li bir belediye başkanı vardı, orayı yıkmaya çalıştı. Biz yaparız, bunlar yıkar. Şimdi 10 bin seyirci kapasiteli spor salonunu, Antalya'ya, Alanya'ya, Serik'e, Manavgat'a gençlik merkezleri, çeşitli branşlarda spor tesislerini biz kazandırdık." şeklinde konuştu.

Erdoğan, Manavgat Türkbeleni Millet Bahçesi'ni vatandaşların hizmetine sunduklarını, Işıklar'da yıkılan stadyumun yerine bir millet bahçesi yapacaklarını, Karaalioğlu Parkı'nın kent müzesiyle Antalya'nın en büyük millet bahçesi olacağını söyledi.

Yivli Minare Camisi'nden Demre Kaleköy ve Korkuteli'ndeki Alaaddin Camilerine kadar Antalya'daki 29 tarihi eseri restore ettiklerini belirten Erdoğan, 123 yıldır atıl vaziyette olan Kesik Minare Camisi'nin ve Muratpaşa Tekeli Mehmet Paşa Camisi'nin restorasyonunun devam ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin sosyal devlet kavramının içini boşaltırken, kendilerinin en güzel şekilde tatbik ettiğini vurgulayarak, İstanbul'da Belediye Başkanıyken öğrencilere verdiği bursu CHP'nin Anayasa Mahkemesine taşıdığını, bunların yasaklandığını anlattı.

Başbakan olunca farklı bir yöntemle burs işini tamamen Başbakanlığa bağladıklarını belirten Erdoğan, şimdi Kredi Yurtlar Kurumu olarak burs ve krediyi üniversite gençliğine verdiklerini ifade etti.

"GREYDERLERİ ÇALIŞTIRMAYA BAŞLAYACAĞIZ"

"Türkiye'yi sosyal devlet alanında dünyanın en başarılı örnekleriyle biz tanıştırdık. Ülkemiz genelinde 1 milyon 250 binin üzerindeki vatandaşımıza evde sağlık hizmeti veriyoruz. Ne Amerikası'nda ne Avrupası'nda var. Bunu biz yapıyoruz." diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Engellilerimize, yaşlılarımıza, muhtaçlara sahip çıkıyoruz. Hiç kimseyi açta, açıkta, darda bırakmamak için gayret gösteriyoruz ama bay Kemal'e sorsan tam aksini söyler. Niye? Yalan bol. Antalya'daki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız, gazilerimiz, şehit yakınlarımız, yaşlılarımız, engellilerimiz için toplam 2,5 katrilyon liralık kaynak kullandık. Sağlık alanında ise 20'si toplamda, 2 bin 387 yataklı hastaneden oluşan 56 adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Aksu, Demre ve Gündoğmuş Devlet Hastaneleri ile Kumlucu Devlet Hastanesi ek binasıyla birlikte 11 adet sağlık tesisimizin inşaatı devam ediyor. Şimdi şehir hastaneleriyle sağlık alanında yeni bir devrime imza atıyoruz. Antalya'ya yapacağımız bin yataklı şehir hastanemizin ihale süreci devam ediyor. Çok yakında 'Bismillah' deyip inşallah greyderleri çalıştırmaya başlayacağız."

Erdoğan, toplamda 450 yataklı Alanya, Konyaaltı ve Döşemealtı Devlet Hastaneleri ile 32 sağlık tesisi projeleri daha olduğunu belirterek, TOKİ vasıtasıyla Antalya'da 4 bin 432 konut projesini hayata geçirdiklerini kaydetti.

"MÜLKİYET MESELESİNİ HALLETTİK"

İmar barışıyla 400 bin Antalyalının sıkıntısını çözdüklerini dile getiren Erdoğan, Kepez'in yıllardır süren mülkiyet meselesini hallettiklerini söyledi.

Erdoğan, Kepezlileri özlemle bekledikleri tapularına kavuşturacaklarını, 43 bin tapunun dağıtıldığını aktardı.

Son olarak Fatih Mahallesi'ndeki tapu takas işlemlerini de tamamladıklarını ifade eden Erdoğan, "Bizimle CHP arasındaki zihniyet farkını göstermesi bakımından bunlar çok önemli." ifadesini kullandı.

Siyasetçinin meydanda söz verip, sonra sözünün üzerine yatan değil sözünün eri olan kişi olduğunu belirten Erdoğan, "CHP Genel Başkanı gibi meydanlarda atıp tutmak kolay, zor olan burada dediklerini gerçekleştirebilmektir. Mesele Antalya'da söylediğini Ankara'ya gidince unutmamaktır." diye konuştu.

Erdoğan'ın 16 Haziran 2018'de Antalya'da gerçekleştirilen mitingde Çalkaya Mahallesi'ndeki tapu sıkıntısını halletme sözünü verdiği bölümün olduğu video izletildi.

Videonun ardından "Hayırlı olsun. Yaparsa AK Parti yapar" diyen Erdoğan, "Söz verdiğimiz gibi bin 500 hektarlık bu alandaki vatandaşlarımızın tapularını bugünden itibaren dağıtmaya başlıyoruz. Konuşmamı bitirdikten sonra sembolik olarak 7'sini ben vereceğim. Buradan bugün başlıyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum." ifadesini kullandı.

Önceden Antalya'da iki atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun sadece yüzde 27'sine hizmet verilirken, bugün 32 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 98'ine hizmet verdiklerini anlatan Erdoğan, kentte İstinaf Mahkemesini faaliyete geçirdiklerini dile getirdi.

"DAĞLARI DELDİK. NİYE? BİZ FERHATIZ SİZ DE ŞİRİN"

Erdoğan, ulaşımda 195 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 409 kilometre ilaveyle 640 kilometreye çıkardıklarını belirterek, "Niye bunu söylüyorum? Yol medeniyettir, su medeniyettir. Yolunuz yoksa, suyunuz yoksa medeni değilsiniz, gayri medenisiniz. İşte onun için bunları yaptık. Antalya'da tam 18 tünel yaptık. Dağları deldik. Niye? Biz Ferhatız siz de Şirin. Dağları delerek Şirin'e kavuştuk, kavuşuyoruz." diye konuştu.

Taşağıl-Beşkonak yolunu, Akseki-Manavgat ayrımı, Gündoğmuş Köprülü yolunu, Taşkent Adiller ayrımı, Sarıveliler-Taşkent-Alanya ayrımı yolunu ve Kıbrıs Barajı Rölekasyon Yolunu bu yıl tamamlayacaklarını aktaran Erdoğan, Adrasan-Mavikent yolu, Seydişehir-Manavgat ayrımı Cevizli yolu, Kasaba-Sütleğen ayrımı yolu ile Konaklı Güzelbağ yolunun da bu yıl biteceğini söyledi.

Antalya-Kemer-Tekirova-Finike yolu projesindeki dört çift tüp tüneli tamamladıklarını belirten Erdoğan, "Deleriz dağları biz. Niye? Ferhat Şirin'e ulaşacak. Bunun lamı cimi yok. Projenin tamamını inşallah önümüzdeki yıl hizmete alıyoruz." dedi.

Antalya Kuzey Çevre Yolu, Alanya Doğu Çevre Yolu, Isparta Dereboğazı Antalya yolu, Kızılkaya Bozova Korkuteli Elmalı Finike yolu ve Afyonkarahisar Antalya Kızılkaya ayrımı Antalya yolunu gelecek yıl tamamlayacaklarını ifade eden Erdoğan, Manavgat Alanya ayrımı Akseki yolu ve güzergahtaki dört çift tüp tünelde, köprülerde çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Alanya ayrımı Hadim yolunu ise iki yıla kadar kullanıma açacaklarına işaret eden Erdoğan, Konya'yı Antalya'ya bağlayacak yolda inşa ettikleri Demirkapı Tüneli'nin önümüzdeki yıl tamamlanacağını bildirdi.

Antalya Alanya Gazipaşa yolu ile Gökçebelen Tüneli'ni de iki yıla kadar vatandaşın istifadesine sunacaklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Antalya şehir meydanı, Havalimanı EXPO Tramvay Hattı'nı tamamlayıp hizmete aldık. En önemli yatırımlarımızdan biri Antalya'yı hem İstanbul hem de Afyonkarahisar üzerinden Uşak, Manisa ve İzmir'e bağlayacak hızlı tren projesidir. Üç kesim halinde projelendirdiğimiz hızlı tren hattının etüt çalışmaları devam ediyor. Antalya'yı Güney illerimize hızlı tren ağıyla inşallah bağlayacak olan Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya hızlı tren projemizin etüt çalışmaları 4 kesim halinde ilerliyor. Antalya Havalimanı'nı yıllık 35 milyon yolcu kapasitesine ulaştırdık. Nereden nereye. Antalya'ya ikinci bir havalimanı, Gazipaşa Havalimanı'nı kazandırdık. Açılışını bizzat kendim yaptım. Şimdi de Batı Antalya Havalimanı'nı yapmak için çalışmalara başladık. Havalimanını 2023 yılına kadar tamamlayıp hizmete almayı hedefliyoruz."

Erdoğan, Antalya'nın marka şehirlerden biri olduğunu belirterek, kentte dünya üçüncülüğünü alan 200 mavi bayraklı plaj bulunduğunu söyledi.

Geçen yıl Antalya'ya 12,4 milyon turist geldiğini, hava trafiğinde de çok ciddi artışlar yaşandığını hatırlatan Erdoğan, 2003 yılında 10 milyon 371 bin olan Antalya Havalimanı yolcu trafiğinin şimdi 31 milyon 566 bin olduğunu belirtti.

Erdoğan, yıllık 1,5 milyon yolcu kapasitesine sahip Gazipaşa Alanya Havalimanı'nın yolcu trafiğinin de geçen yıl 1 milyon 215 bini aştığı bilgisini verdi.

"ANTALYA SADECE TURİZMİN DEĞİL TARIMIN DA KALBİ"

Antalya'da son 17 yılda iki Teknopark, 18 Ar-Ge merkezi, 1 de tasarım merkezi kurduklarını aktaran Erdoğan, "şehirdeki yatırımcıları 27 katrilyon liralık yatırım teşvikiyle destekleyerek 145 bin kişilik ilave istihdam oluşturduklarını, 198 bin iş yerine toplam 4 katrilyon liralık SGK prim teşviki verdiklerini" söyledi.

Antalya'nın sadece turizmin değil tarımın da kalbi olduğunu vurgulayan Erdoğan, baraj ve göletlerin Antalya tarımının adeta hayat damarı olduğunu ifade etti.

Kentte son 17 yılda 19 baraj, 3 göleti tamamlayıp hizmete sunduklarını belirten Erdoğan, "10 baraj ve iki gölet daha yapıyoruz. Antalya'da 472 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı süren tesislerle birlikte 199 bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz. Antalya'nın 2045 yılına kadar içme suyu ihtiyacını karşılamak için dev borularla isale hattı inşa ediyoruz. Karacaören 2 Barajı'ndan suyu alıp, içme suyu arıtma tesisinde arıtıp şehre vereceğiz." diye konuştu.

Antalya şehir merkezini, 143 yerleşim yerini ve 177 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduklarının altını çizen Erdoğan, 5 taşkın koruma tesisinin inşaatının da devam ettiğini söyledi.

Aksu Çayı'nın 70 kilometrelik kısmında çalışma yaptıklarını bildiren Erdoğan, tamamlanma safhasında olan bu projenin hayırlı olmasını diledi.

Erdoğan, "CHP'nin başındaki zatın sağda solda sürekli çiftçileri istismar ettiğini" belirterek, "Rakamları bilmeden bizim çiftçilerimize verdiğimiz destekleri bilmeden sürekli yalan söylüyor. Tıpkı Meclis kürsüsünde belge diye sallayıp sonra mahkemede ispat edemediği kağıt parçaları gibi iftira üstüne iftira atıyor. Oysa rakamlara, istatistiklere baksa gerçeği görecek. Bu adam siyaset yapamaz. Zaten 31 Mart'ta gelin defterini dürelim ya. Benim CHP'ye gönül veren kardeşlerim de bu adamdan kurtulsun. Bugünle geçmişi karşılaştırsa hakikati anlayacak. Ama bu zatın meselesi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Bu ülkenin en çiftçi dostu, üretici dostu, emekçi dostu iktidarı biziz." diye konuştu.

"Son 17 senede çiftçilere 127 katrilyon liralık destek ödemesi yaptıklarını" aktaran Erdoğan, sadece bu yılın ilk üç ayında çiftçilere 8 milyar 777 milyon liralık bir desteği sağlamış olacaklarını, Antalyalıların da bu ödemelerden paylarına düşeni alacaklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Menderes Türel'in yeni hallerden, soğuk hava depolarına, göletlerden destekleme hizmetlerine kadar Antalyalı çiftçiler için yatırım bedeli 700 milyon liraya varan pek çok projesinin bulunduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"İnşallah 31 Mart'tan sonra bu projelerin peyderpey hizmete alınmasıyla Antalya tarımı daha da ilerleyecek. Tabii meyve ve sebzenin üretimi kadar piyasanın denetlenmesi de önemli. Serbest piyasa demek spekülatörlerin cirit attığı, isteyenin istediği şekilde at koşturduğu bir ortam değildir. Benim üretici kardeşlerimi sömürdükleri bir ortam değildir. Kim piyasayı manipüle ediyorsa, kim fiyatları anormal bir şekilde tırmandırıyorsa devlet de vatandaşının hakkını korumak için gerekeni yapar. Tanzim satış noktaları, fiyatları şişiren bazı fırsatçıların önünü kesmek için devreye aldığımız bir sistemdir. Biz kimsenin meşru ticaretine müdahale etmiyoruz. Sadece çiftçimizi, dürüst ticaret erbabımızı ve tüketicimizi bu fırsatçılardan korumaya çalışıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde denetimlerimizi daha da artıracağız. İster gübre ister ilaç olsun isterse patates, soğan, biber olsun, stokçuluk yaparak haksız kazanç sağlamaya çalışanlara göz yummayacağız."

Siyasetin özünde bir hizmet yarışı olduğuna işaret eden Erdoğan, siyasetin aynı ilkeleri, aynı değerleri, aynı hedefleri paylaşan, dayanışma içinde çalışan kadroların başarabileceği bir mücadele olduğunu dile getirdi. .

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayrı telden çalanlar, hizipçilik yapanlar, adamlarına belediye meclislerinde koltuk ayarlamanın kavgasını verenler, millete hizmet edemez. Şu anda CHP, kimlerle kol kola, kimlerle el ele? Bu dörtlü çetede terör örgütü var mı? Sözde iyi parti var mı? Yanında da Saadet Partisi var. Dörtlü çete... İnşallah 31 Mart'ta bunlara gereken dersi sandıkta veriyor muyuz?" şeklinde konuştu.

"GEREKEN DERSİ VERMEMİZ LAZIM"

Erdoğan, Yeni Zelanda'da yaşanan terör saldırısı karşısında oradaki bir "siyasetçi müsveddesinin" sözlerini eleştirdi. "Ne yaptı? Terörü İslam'a fatura etti. Şimdi bunu ekranda izlemenizi istiyorum. Ama Türkiye'den de birileri aynısını yaptı. Onu da görmeniz lazım." diyen Erdoğan, Yeni Zelanda'daki terör saldırısına ilişkin görüntüleri, ardından da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "İslam coğrafyasına da bakmamız gerekiyor. İslamiyet üzerinden insanların birbirlerini nasıl katlettiklerini görüyoruz. İslam dünyasından kaynaklanan terör, bütün dünyada farklı yorumlara yol açtı. İslam dünyasının da oturup düşünmesi gerekiyor." sözlerini içeren videoyu vatandaşlara izletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu ırkçı senatör aynı şeyi söylüyor, Bay Kemal de aynı şeyleri söylüyor. Ne diyor bay Kemal? 'İslam dünyasından kaynaklanan terör.' diyor. Yazıklar olsun sana. Yüzde 99'u Müslüman olan bu ülkede siyaset yapacaksın ve terörün İslam dünyasından kaynaklandığını söyleyeceksin. Senin haddine mi ya? Sen ne densiz bir insansın ya? Senin o Avustralya'daki senatörden ne farkın var ya? Ah benim CHP'ye gönül veren kardeşlerim. Yani bu adama 31 Mart'ta hala haddini bildirmeyecek miyiz? Buna bir Osmanlı tokadı atmayacak mıyız sandıkta? Öyleyse 14 gün. Çok çalışacağız. Çünkü bunun o koltuktan kalkması lazım. Ama kalkamaz, bu yapıştı kaldı. Biz şimdi CHP'li kardeşlerimizi de kurtaralım. Yoksa bu gitmez ha gitmez. Bunca zamandır seçim yapıyoruz her seçimi kaybetti ama koltuğu kaybetmedi. Öyleyse gereken dersi vermemiz lazım."

"BU OYUNLARI BOZMALIYIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kepez'in CHP'li belediye meclisi adayı Baki Karaağaç'ın terör örgütü PKK'nın elebaşı 'Öcalan'a özgürlük' eylemine liderlik ettiğini" anlatan bir video ile HDP'li yöneticilerin terör örgütü PKK'ya ilişkin söylemlerinin yer aldığı videoyu da vatandaşlara izlettirdi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu adam Kürt bile değil, değil ama Kürtler üzerinden siyaset yapmaya çalışıyor. Antalya'ya soruyorum, Türkiye'de 'Kürdistan' var mı? Bizim Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz, Akdeniz, Orta Anadolu, Ege, Marmara bölgelerimiz var ama bizde Kürdistan yok. Sen Kürdistan'da yaşamak istiyorsan Irak'ın kuzeyinde Kürdistan var, defol git oraya. Ama bizim ülkemizi bölemezsiniz. Kadın ne diyor? 'Biz sırtımızı PYD/YPG'ye dayadık.' diyor. İyi ki dayamışsın ha. Biz de sırtımızı, milletimize ve Allah'ımıza dayadık. Farkımız bu. Bir diğeri ne diyor? '1 Temmuz'a kadar Terörle Mücadele Yasası'nı kaldırmazsanız savaş kapıya gelir.' diyor. 1 Temmuz geçti. Ne oldu? Topunuz gelin topunuz. 15 Temmuz'da geldiniz ne oldu? 16 saatte işlerini bitirdik mi? Cudi'de inlerine girdik mi? Gabar'da girdik mi? Tendürek'te girdik mi? Kandil'de girdik mi? Nereye giderlerse gitsinler, peşlerindeyiz. Yine kovalayacağız. Açık söylüyorum, işte Antalya'da, terörist Kepez'de listede, hale bak. Benim kardeşlerim artık bunları görmeli, bu oyunları bozmalıyız. Antalyalı kardeşlerime bu tabloyu yaşatanlar, Türk siyasetinin yüz karalarıdır.

Dünyanın hiçbir ülkesinde siyasetin kalibresi bu kadar düşürülmemiştir. Koltuk uğruna, seçimde bir belediye daha fazla almak uğruna daha önce hiçbir siyasi parti böyle bir rezalete imza atmamıştır. Şimdi bunlara sorsanız 'Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyiz.' diyorlar hala. Şimdi bunlara sorsanız 'Biz cumhuriyetle yaşıtız, biz Atatürkçüyüz.' iddiasında bulunurlar. CHP'nin başındaki zata sorsanız öyle diyor, 'Terör örgütüne destek verenlerin Allah belasını versin.' diyor. Ya işte yanındalar, berabersiniz, el ele kol kolasınız. Kimi aldatıyorsunuz ya? Bay Kemal'in yeni yoldaşı hanımefendiye sorsanız 'Biz milliyetçiyiz, vatanperveriz.' der. İttifakın adaylarına sorsanız, 'Bizim terör sevicilerle hiçbir bağımız, bağlantımız yok.' der. Bunların adı bölücülere koltuk değnekliği yapmak değil mi? Bunların adı örgütün uzantılarını belediyelere sızdırma ittifakı değil mi? Bunların adı Kandil'in çıkarı için milli iradeye pusu kurmak değil mi? Allah aşkına bunlar kimi kandırdıklarını sanıyorlar. Siz kimi oyuna getirmeye çalışıyorsunuz?"

"Benim Antalyalı kardeşlerim bu oyunu yutar mı, bu tezgaha gelir mi? Antalya bu rezaleti, hinliği, sinsiliği içine sindirir mi? Benim CHP'ye gönül vermiş kardeşlerim de böyle bir rezaleti kabul eder mi?" sorusu soran Erdoğan, "Açık söylüyorum, bu 4 kafadar kesinlikle Türk milletini tanımıyor. Çok daha kötüsü bunlar milleti de kendileri gibi basiretsiz, ferasetsiz zannediyorlar. Bunlar resmen ve alanen 82 milyonun aklıyla, irfanıyla dalga geçiyor. " değerlendirmesini yaptı.

"O SİYASİ PARTİLERE OY VERENLERE TERÖRİST DEMEDİM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve HDP'nin hakikati kabullenmek yerine sürekli kaçak güreştiğini söyledi.

Muhalefetin sorulara dürüstçe ve mertçe cevap vermek yerine sabah akşam kendilerine hakaret ettiğini belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Kirli ittifaklarını, kanlı pazarlıklarını, bölücülerle girdikleri alengirli işleri yüzlerine çarpınca da koro halinde hepsi de bize saldırıyor. Bay Kemal ve hanımefendi çıkmış hiç utanmadan benim, CHP, İYİ Parti, Saadet'e hatta HDP'ye oy veren vatandaşlarıma 'terörist' dediğim iftirasını atıyorlar. Dürüst olun dürüst. Ben asla o siyasi partilere oy verenlere terörist demedim. Diyecek kadar da bu işi bilmeyen birisi değilim. Benim terörist dediğim az önce sizlere gösterdiğim o yönetici takımıdır. Benim ülkemi bölmeye çalışan, 'Kürdistan' diyen, 'Biz sırtımızı YPG'ye PYD'ye dayadık.' diyen, içeride olan ve dağdakini gördünüz değil mi? Bizim terörist dediklerimiz bunlardır.

Bunları isim isim sayarız. Hepsinin bizde bütün isimleri, her şeyleri var. Onlarla yargıda da ciddi bir mücadeleyi vereceğiz ve veriyoruz. Bunlarla yargıda hesaplaşacağız. Kalkıp, Denizli'de 'Cumhurbaşkanının terörist dediği Denizlili kardeşlerim.' diyen hanımefendiyle yargıda hesaplaşacağız. Aydın'da 'Cumhurbaşkanının terörist dediği Aydınlı kardeşlerim.' diyen hanımefendi ile yargıda hesaplaşacağız. Çünkü ben hiçbir yerde böyle bir ifade kullanmadım, bunu belgeleyemezler. Bunun altında da Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olarak kalmam, bunun bedelini ödeyecek. Şu anda da kendisine önce ilk etapta 250 milyonluk bir tazminat davasını açtım. Durmak yok, gereğini yapacağız."

"TÜM ÇABALARINA RAĞMEN ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR"

"İddialarını, iftiralarını ispat etmeye çağırınca da bu sefer seviyeyi daha da aşağıya çekiyorlar." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Aslında bunlar bir yalanı daha büyük bir yalanla, bir iftirayı daha rezil bir iftirayla örtebileceklerini düşünen zavallılardır. Bunlar millete söyleyecek tek bir sözü, projesi hedefi, iddiası olmayan çapsızlardır. Ancak ne kadar uğraşsalar da hakikatler tek tek ortaya çıkıyor. Tüm çabalarına rağmen artık mızrak çuvala sığmıyor. Bölücülerle Kandil'de, FETÖ'cülerle Taksim'de Ezan-ı Muhammediye'yi ıslıklayan marjinal edepsizlerle kurdukları ittifak her gün deşifre oluyor. Millet oyunu görüyor, tezgahı görüyor. İttifakın asıl ortaklarının kim olduğunu, ittifakın asıl kime hizmet ettiğini bu millet çok net bir şekilde görüyor. Bunun için de sabırsızlıkla 31 Mart'ı bekliyor. Aklıyla alay edenlere ders vermek için tüm Türkiye 31 Mart'ı bekliyor."