Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sofrası'nda Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale Savaşı'nın 100. yılı nedeniyle bazı tarihçilerle bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basına kapalı gerçekleşen yemek, yaklaşık 3 saat sürdü.

Toplantıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Birinci, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Bilgin, Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil Koçak, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Erdem, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Selvi, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Heath Lowry, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Özvar, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Öz, Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, 29 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tufan Bozpınar, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Sarınay, İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Genç, tarihçiler Murat Bardakçı, Mustafa Armağan ve Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Budak katıldı.

Yemekte Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ve Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın da yer aldı.

TTK BAŞKANI TURAN: "PROPOGANDA BOYUTUNUN BERABER YÜRÜTÜLMESİ LAZIM"

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, 1915 olaylarına ilişkin Türkiye'nin tezlerinin koordinasyonlu bir çalışmayla gündeme getirilmesi gerektiğini belirterek, "Hem tarih veya bilim hem siyaset hem de propaganda boyutunun beraber yürümesi lazım" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale Savaşı'nın 100. yılı nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Sofrası'nda bir araya geldiği bazı akademisyen ve tarihçiler, yemeğin ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu.

Yemeğe katılan Türk Tarih Kurumu Başkanı Turan, 1915 olaylarının Türkiye Cumhuriyetine miras kalan bir olay olduğuna işaret ederek, konunun siyasi, bilim ve propaganda boyutu bulunduğunun yemekte gündeme geldiğini söyledi. Turan, yemekte 1915 olaylarının artık Türkiye ile Ermenistan arasında değil, büyük devletlerle Türkiye arasında bir meseleye dönüştüğü kanaatinin hakim olduğunu belirterek, yemekte bazı akademisyen ve tarihçilerin, konuya ilişkin siyasi tartışmaların tarih tartışmalarının önüne geçtiği yönünde fikir beyan ettiklerini kaydetti.

Türkiye'nin konuya dair yaptığı çalışmaların da yeterli olmadığı şeklinde görüşlerin öne çıktığını ifade eden Turan, "Benim kanaatim, çalışmaların bir koordinasyon şeklinde olması. Hem tarih veya bilim hem siyaset hem de propaganda boyutunun beraber yürümesi lazım. Şu anda dünya parlamentolarında ve devletlerinde alınan kararlar, Türkiye'yi rahatsız ediyor, bu da gündeme geldi. Ancak tarihi olayları ve olguları kararlarla değiştiremezsiniz, geri de döndüremezsiniz. Olaylar, olguları olduğu zaman dilimi içinde ele almak mecburiyetindeyiz, bu tür olayları kararla değiştiremezsiniz" diye konuştu.

Prof. Dr. Turan, Cumhurbaşkanlığı Sofrası'nda sadece 1915 olaylarının değil, Çanakkale Zaferi'nin de gündeme geldiğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birinci Dünya Savaşı'ndaki Galiçya, Irak ve Süveyş cephelerine dikkati çektiğini, özellikle Osmanlı ordularının Kut'ül Ammare cephesindeki zaferinin büyük bir olay olduğunu vurguladığını söyledi. Turan, Erdoğan'ın önümüzdeki senenin programlarında Kut'ül Ammare zaferinin özellikle ele alınacağını dile getirdiğini de belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yemekte daha çok not aldığına ve dile getirilen fikirleri dinlediğine işaret eden Turan, görüşmeden bir sonuç ve değerlendirme çıkacağı ve bunların daha sonra kamuoyuna yansıyacağı kanaatinde olduğunu kaydetti.

TARİHÇİ-YAZAR ARMAĞIN'IN SÖZLERİ

Tarihçi-yazar Mustafa Armağan, Türkiye'de tarih alanında bir açıklığın bulunduğunu ve bunun giderilmesi noktasında önemli çalışmalar yapılacağını belirterek, açıklıklar konusundaki en önemli hususun "Ermeni soykırımı" iddiaları olduğunun yemekte dile getirildiğini aktardı.

Armağan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in konuya ilişkin açıklamalarından duyduğu üzüntüyü dile getirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Osmanlı'nın Müslümanları, Kürtleri, Türkleri neyse Osmanlı Ermenileri de bizim için aynı değerdedir. Dolayısıyla onlara yapılan zulüm haksızlık, nasıl biz Türklere yapılmış olduğunda bizi üzüyorsa, onlara yapılan da bizi aynı şekilde üzecektir" şeklinde bir vurguda bulunmasının önemli olduğuna işaret eden Armağan, Türkiye'nin tavrını devam ettirmesi ve dışarıda mümkün olduğu kadar lobi faaliyetleriyle tavrını anlatmasının önemli olduğunu ifade ettiklerini söyledi.

Toplumun bilinçlendirilmesi noktasında da gerek akademik gerekse de popüler düzeyde her türlü çabanın gösterilmesinin gerekli olduğunu dile getirdiklerini belirten Armağan, şu görüşleri dile getirdi:

"Türkiye inkar eden, kaçan, arkasını dönen, çark eden yaklaşımı bırakmalı. Ön alıcı, aktif ve kendisi politika belirleyen tavır içerisine girmeli. Nitekim Türkiye'deki Ermenistan vatandaşı olan Ermenilerin Türk vatandaşlığına geçirilmesi konusunda bir teklifimiz oldu. Güçlü bir devlet olarak Türkiye'nin bu konuda geri çekilen, geri adım atan devlet değil, ileri adım atan ve herkesi şaşırtan, diasporanın elindeki kozları onların ellerinden alan tavır sergilemesi konusunda mutabakat sağlandı diyebilirim masada."