Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa’da toplu açılış töreninde konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle;

"Bir milletvekili görevlendirmişler, YSK’ya müracaat etmiş, Cumhurbaşkanı seçimlere kadar meydanlara çıkmasın. (Cumhurbaşkanı siyaset yapıyor) Hayır, ben cumhurbaşkanı olarak sadece istikbale yönelik kanaatlerimi söylüyorum. Ne diyorum; 7 Haziran seçimlerinde biz yeni Türkiye'yi istiyorsak, 400 milletvekilini vereceğiz.

"400 MİLLETVEKİLİ VERMEK LAZIM"

Diyoruz ki, eğer yeni anayasa istiyorsak 400 milletvekilini vermek lazım, bunlarla böyle uğraşmaya gerek yok. Bir başkanlık sistemini istiyorsak 400 milletvekilini vermek lazım ki, bu gerçekleşsin. Çözüm süreci istiyorsak 400 milletvekilini vermemiz lazım ki gümbür gümbür iktidarda olan bir parti bunu gerçekleştirsin.

"PERGELİN BİR AYAĞI TÜRKİYE'DE AMA..."

Kasım ayında G-20 Toplantısı var, bu ülkelerin çoğu başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Önümüzdeki hafta Latin Amerika’ya gideceğiz. Pergelin bir ayağı Türkiye’de olacak ama diğer ayağıyla dünyayı dolaşacağız. 'Yatan, oturan değil, koşan bir cumhurbaşkanı olacağız' dedik. Şimdi verdiğim sözü yerine getiriyorum.

"YANLIŞ YERDE DURAN SİZSİNİZ"

Diyorlar 'Cumhurbaşkanı meydana çıkıyor'. Benim yerim tam burası, benim yerim milletin yanı. Asıl sizin bulunduğunuz yere bakın, yanlış yerde duran sizsiniz. Ülkesine ve milletine ihanet içindeki bir çete ile kol kola yürümek sizi iktidara götürmez ancak felakete sürükler.

"PARTİ MESELESİ DEĞİL"

Yahu siz dünyanın her yerinde tüm imkanlarını, tüm gücünü Türkiye'ye zarar vermek, Türkiye'yi sıkıntıya sokmak, Türkiye'yi şikayet etmek için kullanan bir yapıyla nasıl yoldaşlık edersiniz? Yoldaşlık edecekseniz, işte Bursa burada. Bursalılarla yoldaşlık edin, Erzurumlularla, Trabzonlularla, Antalyalılarla yoldaşlık edin, velhasıl milletimizle yoldaşlık edin. Bu mesele parti meselesi değil. Bu mesele benim şahsi meselem hiç değil. Bu mesele 'düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığıyla hareket edilebilecek bir mesele de değil. Bu mesele milletin bekası meselesidir, ülkenin geleceği meselesidir. Çete kurup, seçilmiş hükümete, Başbakana, siyasete, milli iradeye karşı darbe yapma teşebbüsünde bulunanlara payandalık edenleri milletimiz affetmez.
'Benim bunları ifade etmemden rahatsız olanlar, bunun için Cumhurbaşkanlığını sorgulayanlar dönüp kendilerine baksınlar. Ne demiş atalarımız: 'Asıl azmaz, bal kokmaz, kokarsa yağ kokar onun da aslı ayrandır' demişler.

"ELİNE MOLOTOF ALAN TERÖRİSTTİR"

Bizden bu millete, bu ülkeye zarar gelecek bir şey sadır olmaz. Çünkü bizim murakıbımız bizzat milletimizin ta kendisidir. Çıkıyor bir tane siyasi genel müdür diyor ki 'ben o teröristlerin önünde yürürüm.' Yani eli molotoflu, elinde her türlü sapan, taş var, neymiş genç. 'Onların önünde yürürüm' diyor. Bir defa elinde molotof, sapan, misket varsa, bütün bunlarla beraber halkın her türlü dükkanına, arabasına, aracına her şeyine saldırıyorsa bunlar teröristtir, bunun başka izahı yoktur. Onun önünde yürüyeceğini söyleyen kişi de ondan nasibini almış demektir. İç Güvenlik Paketi’nin aydınlık yarınlar için önemli olduğuna ben de inanıyorum. Molotofla terör estiren insanlara sahip çıkamayız. 

"BUNLAR DÖRT DÖRTLÜK CAHİL"

Biz diyoruz ki madem bu gömlek, bu bedene dar geliyor, gelin daha iyisini, daha güzelini, daha faydalısını getirelim. O şekilde yolumuza devam edelim. Diyorlar ki 'Başkanlık sisteminde denetim mekanizması yok'. Bunlar gerçekten dört dörtlük cahil. Şu anda Amerika'daki sistemde denetim yok mu Bir sağlık reformunu sayın Obama yapamadı. Niye? Meclis, Senato yol vermiyor. Ama biz sağlık reformunu ta ne zaman yaptık. Bizim derdimiz başka. Biz bunların da önünü açacak bazı adımlarla.. Mesela biz çift kamaralı bir parlamento olsun istemiyoruz. Tek kamaralı olsun. Niye Daha seri olması lazım, engellenmemesi lazım, önünün açık olması lazım. Parlamento her zaman o denetim görevini yine yerine getirecektir.

Çünkü elinde molotofla ülkenin her yerinde terör estiren insanlara sahip çıkamayız. Bunun bedelini ağır ödedik. Bunun bedelini ağır ödeyen bir Başbakan olarak, Cumhurbaşkanlığı makamında da buna seyirci kalamayız. Yeter ki bir an önce Meclis Genel Kurulumuzdan geçsin, bizlere de gelsin.

"ÇOK CİDDİ PATİNAJ YAPTIRIYOR"

Ben belediye başkanlığım döneminden bu yana, ne zaman sorulduysa başkanlık sistemini hep savundum geldim. Diyorum ki: Türkiye eğer başkanlık sistemiyle yönetiliyor olsaydı, bugün bulunduğumuz yerin kesinlikle çok daha ilerisinde olurduk. Çünkü mevcut sistem hükümetlere çok ciddi patinaj yaptırıyor. Hele bir de cumhurbaşkanı ile hükümet arasında ciddi görüş ayrılıkları varsa, bu patinaj çok daha fazla oluyor, hatta geriye gidişlere yol açıyor.

"YETKİLERİ ÖBÜR TARAFA GÖTÜRECEK DEĞİLİZ"

Başkanlık sistemi padişahlık getiriyormuş. Başkanlık sistemini uygulayan ülkelerden hangisi padişahlık, krallık, imparatorluğa dönüşmüştür? Keyif için, kendimize paye çıkarmak için getirmiyoruz. O yetkileri cebimize alıp öbür tarafa götürecek değiliz, kefenin cebi yok.

Ben milletime bedel ödetecek bir işin içerisinde bugüne kadar olmadım. Seçimlerin bir dönüm noktası olacağını düşünüyorum.

"HOCA MISIN, BANKA PATRONU MU?"

Bakıyorsunuz Amerika'nın bir gazetesinde Pensilvanya'daki zat makale yazıyor. Niçin yazıyor? Türkiye'deki bir katılım bankasıyla alakalı. Yav sen hoca mısın yoksa banka patronu musun, nesin? Hale bak, sırtını nereye dayıyor.

"O GAZETENİN PATRONLARI KİM?"

İşte o malum Newyork Times gazetesine. Peki bunun patronajı nerede? Onu da siz araştıracaksınız. Acaba bu gazetenin patronları kim? Acaba nasıl burada yazdırıyorlar? Hesap başka, bilesiniz ki içeride ve dışarıda güçlü Türkiye istenmiyor. Bunun için her taraf ayağa kalkmış durumda.

KÖPRÜ İNŞAATI
İstanbul-İzmir otoyolu, Bursa-İstanbul Körfez Köprüsü Mart 2016'da trafiğe açılacak. Bursa-İstanbul arası 45 dakikaya inecek, Körfez Köprüsü geçişi de 5 dakikaya düşecek.

Kuleler arası açıklık bin 550 metre. Dünyanın 4. en büyük açıklığı olan köprü. Böyle bir noktadayız. Şu anda kılavuz halatları çekildi ve adına 'kedi yolu' dedikleri imalat şu anda yapılıyor. İnşallah martta tamamlanacak ve taşıyıcı kablolar da ondan sonra çekilmeye başlanacak. Köprü tabliyeleri inşallah mayısta başlıyor ve 2015 aralık ayında köprü açılıyor.

“ATEŞ ÇEMBERİNE SOKMAK İSTİYORLAR”

DAİŞ terör örgütünden en büyük zararı biz gördüğümüz halde bu örgütü bahane ederek farklı cephelerden, farklı argümanlarla, farklı ithamlarla Türkiye'yi sıkıntıya sokmak istiyorlar. Bir yandan bölücü örgüt mensupları bir yandan paralel yapının ihanet şebekeleri içeride ve dışarıda Türkiye'yi bir ateş çemberinin içine sokmak için uğraş veriyorlar.

Suriye'de, Irak'ta, Filistin'de, Libya'da hangi isim altında olursa olsun o masum insanları katleden, onlara zulmeden zalimlerin yıkılıp gittiği günleri de göreceğiz. Mısır'da masum insanları idama mahkum edenlerin de yıkılıp gittiğini göreceğiz. Sabırla ekşi koruk helva olur. Böyle bir atasözümüz var. Biz bugüne kadar sabırla, azimle çalışarak ne sorunların üstesinden geldik, ne sıkıntıları geride bıraktık. İnşallah bunları da aşacağız."