Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı'nca 11 Nisan Spor Salonu'nda düzenlenen "Aynı Gök Kubbe Altında Gönül Dilimiz Türkiye 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Buluşması"na katıldı.

Konuşmasına, tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, "Ülkemizin ve dünyanın tüm kadınlarının, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik ediyorum. Kadın veya erkek olarak dünyaya gelmek bizim elimizde değil. Hayata hangi cinsiyetle başlayacağımız Yaradan'ın takdiridir. Bize düşen, kadın da erkek de olsak hayatımızı fıtratımıza uygun şekilde, ilahi nizam çerçevesinde en güzel şekilde sürdürmektir." ifadelerini kullandı.

İnsanların rengi, sosyal statüsü, eğitimi ve gelir seviyesinden dolayı tasnife tutulamayacağı gibi cinsiyetinden dolayı da böyle bir yola başvurulamayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü her insan, eşref-i mahlukattır, yani yaratılmışların en şereflisidir. Esasen insan dediğimiz varlığın bir yanı kadın, bir yanı erkektir. Bunlar ancak yan yana geldiklerinde mana kazanırlar." diye konuştu.

Kadına sırf cinsiyetinden dolayı ayrımcılık yapanların her şeyden önce Allah'ın takdirine aykırı davranmış olacağını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de kadınlara çok haksızlık, çok adaletsizlik yapılmıştır. Daha da kötüsü kadınlara yapılan adaletsizliklerin kimi zaman dini, kimi zaman kültürel kılıflara büründürülmesidir. Kadınları bu tür haksızlıktan kurtarmak için yola çıktıklarını söyleyenler ise onları çok daha büyük bir felaketin eşiğine getirmişlerdir. Bunun için hayatımız boyunca hep kadınlara hak ettikleri şekilde, yani insan gibi davranılmasının mücadelesini verdik.

Kadına yönelik şiddetin, haksızlığın ve kötü muamelenin doğrudan doğruya insanı hedef aldığına inandık ve mücadelemizi de buna göre yürüttük. Kimi zaman en yakınımızdakilerle dahi anlaşmazlıklara düşme pahasına hep kadınlarımızın yanında yer aldık."

Hayatın her alanında kadınları hak ettikleri yere getirmenin gayreti içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları belirtti:

"Özellikle siyasetteki kadın ağırlığının bugün bulunduğu seviyeye gelmesinde şahsen çok büyük emeğimiz, katkımız vardır. İstanbul İl Başkanlığı ve 1989 Beyoğlu Belediye Başkan Adaylığından başlayarak siyasette sorumluluk üstlendiğim her yerde kadınlarımızla birlikte yol yürüdük. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimde sadece siyasi değil, tüm sosyal faaliyetlerde kadınlarımız en başta yer alıyordu. Başbakanlığım dönemimde kadınların meselelerinin çözümü daima önceliklerimin ilk sırasında yer almıştır. Cumhurbaşkanlığımız dönemimizde de aynı hassasiyetle hareket ettik. Bugün AK Parti, Türkiye'nin en büyük ve en etkili kadın kolları teşkilatına sahip partisi haline gelmişse işte bu çabalar sayesindedir. Yaklaşık 40 yıldır her mücadelemde yanımda bulunan, her başarımda katkıları bulunan tüm hanım kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum."

"ANADOLU KADINI, TIPKI BU TOPRAKLAR GİBİ..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta merhum annesi, eşi ve kızları olmak üzere, aile hayatındaki kadınların daima en büyük motivasyon ve ilham kaynağı ile destekçisi olduğunu söyleyerek, "Hep, 'Kadın eli değmesi' diyoruz ya, Tayyip Erdoğan da bu kadın ellerinin değmesi sayesinde bu günlere gelmiştir." diye konuştu.

"Anadolu" sözünün "Anadolu kadını" demek olduğuna işaret eden Erdoğan, "Çünkü Anadolu kadını, tıpkı bu topraklar gibi çilekeştir, kurucudur, yapıcıdır, hep ayakta kalandır. Her zor dönemde evinin ocağının bacasını tüttürmeye devam eden, çocuklarını yetiştiren, dişini tırnağına takarak üreten, umudumuzu hep taze tutmamızı sağlayan işte kadınlardır." ifadelerini kullandı.

Hayatın, kadınların zorluklar karşısında, erkeklerden daha güçlü olabileceğini gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, "tarhana"nın "dar hane"den geldiğine işaret etti.

"Tarhana" ve "ezogelin"in, kadınların yokluk içinde pratik zekalarıyla ortaya çıkardıkları çözümler olduğunu ifade eden Erdoğan, "Şartlar ne olursa olsun kadın, ailesi için o tencereyi mutlaka kaynatması gerektiğini bilir ve ona göre de hareket eder. Gerektiğinde kan kusar ama 'Kızılcık şerbeti içtim' deyip, ailesini korur, bir arada tutar." dedi.

"Osmanlı kadını" deyimini hatırlatan Erdoğan, bu deyimin dirayeti, bilgisi, yönetme ve çözüm bulma kabiliyetiyle ailesinin lokomotifi olan kadınlar için kullanıldığını anlattı.

Bir Afrika atasözünde ise "Aslanlar kendi tarihçilerine sahip olana dek av hikayeleri hep avcıyı yüceltecektir" denildiğine dikkati çeken Erdoğan, "Kadınlar, kendi başarılarına sahip çıkana kadar başarı hikayeleri hep erkekleri yüceltecektir. Halbuki hayatta ne varsa ve her ne başarılıyorsa bir tarafında erkek, bir tarafında da kadın vardır. Başka türlüsü yaradılışa aykırıdır." değerlendirmesini yaptı.

Türk tarihinde "sembol" kadınların olduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Terken Hatunları bilmeden Selçuklu'yu anlayamayız. Osmanlı cihan devleti kuruluşunda Hayme Ana'nın rolünü görmezden gelemeyiz. Bacıyan-ı Rumları incelemeden Anadolu'yu nasıl vatan haline getirdiğimizi kavrayamayız. Erzurum'da Nene Hatun'u, Adana'da Rahmiye Ana'yı, Kütahya'da Nezahat Onbaşı'yı, Kastamonu'da Şerife Onbaşı'yı hatırlatmadan, kurtuluş mücadelemizi anlatamayız."

"AK PARTİ'NİN KADIN KOLLARINDA 4,5 MİLYON KADIN ÜYEMİZ VAR"

Terörle mücadelede sivil ve kamu görevlisi nice kadınların sergiledikleri kahramanlıkların asla unutulamayacağını vurgulayan Erdoğan, "15 Temmuz gecesi darbecilerin karşısına aslanlar gibi dikilen kadınlarımızı ömrümüz boyunca şükranla yad edeceğiz. Bunlar kadınlarımızı niçin toplumsal hayatta, siyasette, ticarette, eğitimde hak ettikleri yere ulaştırmamız gerektiğinin en somut örnekleridir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinde kadınlara her kademede öncelik verdiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"AK Parti'nin kadın kollarında 4,5 milyon kadın üyemiz var. Pek çok siyasi partinin bırakınız üye sayısını, toplam oy sayısından daha büyük bir tabana sahibiz. Gençlik kollarımızın 1,5 milyonu bulan üyesi var. Bunların içinde kızlarımız gerçekten çok aktif ve heyecanlı bir şekilde görev yapıyorlar. Üniversite öğretim elemanlığından yargı kadrolarına, öğretmenlikten diplomatlığa, mimarlıktan bankacılığa kadar her yerde kadınlarımız çok yüksek oranlarla temsil ediliyor. Son seçimlerde Mecliste kadın temsili 104 milletvekili oldu ve yüzde 17,5 temsil oranıyla tarihimizin en yüksek seviyesine çıktık. Kabinede iki kadın bakanımız, 4 kadın bakan yardımcımız var. Bunların hepsi de önemli ama yeterli değil. İnşallah önümüzdeki dönemde de kadınlarımızı hayatın her alanında hak ettikleri imkanlara kavuşturmanın gayreti içinde olacağız."