Cumhurbaşkanı Recep Rayyip Erdoğan, Yunanistan'ın başkenti Atina'daki resmi temaslarını tamamladıktan sonra Gümülcine'ye geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Celal Bayar Azınlık Lisesi'ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, okul önünde kendisini bekleyenlere hitap etti.

Konuşmasına, "Sevgili öğrenciler, sevgili soydaşlarım" ifadeleriyle başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizleri bu anlamlı buluşmada en kalbi duygularla selamlıyorum" dedi.

Tüm soydaşlara teşekkürlerini ileten Erdoğan, "Anlamlı dedim, şu anda Celal Bayar Lisesi’nin bahçesindeyiz, önündeyiz. 65 yıl önce buraya Türkiye Cumhuriyeti'nin bir Cumhurbaşkanı geldi ama o günden bugüne hiçbir Cumhurbaşkanı gelmedi. Şimdi ise bu bana nasip oldu. 65 yıl aradan sonra Türkiye Cumhuriyeti’nden bir Cumhurbaşkanı olarak ben sizlerle bir aradayım" ifadelerini kullandı.

Başbakanlığı döneminde de Gümülcine'ye ziyarette bulunduğunu anımsatan Erdoğan, tekrar soydaşlarla bir arada olmanın kendisi için çok anlamlı olduğunu belirterek, "Sizler burada özellikle topraklarınızla, kimliğinizle, kişiliğinizle bir varlık mücadelesini verdiniz. Sizleri bundan dolayı kutluyorum, tebrik ediyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Atina'da Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos ile baş başa ve heyetler arası güzel görüşmeler gerçekleştirdiğini, aynı şekilde Başbakan Aleksis Çipras ile görüştüklerini söyledi.

"TÜRKİYE-YUNANİSTAN ARASINDA BİRER KÖPRÜSÜNÜZ"

Akşam saatlerinde de Cumhurbaşkanı Pavlopoulos'un onuruna verdiği yemeğe katıldığını dile getiren Erdoğan, "Temennim şudur, bizler büyüklerimizin ifadesiyle hep komşu diye tanımlanırdık. Yunanistan bize komşu, Türkiye Yunanistan’a komşu, dolayısıyla artık Türkiye ile Yunanistan arasında bu sıkıntıların aşılması, 150 bine yakın soydaşımız var burada, siz soydaşlarımız Türkiye-Yunanistan arasında birer köprüsünüz, biz sizi böyle görüyoruz" diye konuştu.

Şu anda Yunanistan Parlamentosu'nda 4 Türk milletvekili bulunduğunu anımsatan Erdoğan, "Şimdi bu 4 milletvekilimizin parlamentoda çok şeyler yapması gerekir. Sizlerin sorunlarını dile getirmesi lazım dolayısıyla bu sorunları dile getirmek suretiyle de orada bazı adımların atılması lazım. Ben dün bazı sorunları dile getirdim, belkiizlemişsinizdir, dinlemişsinizdir. Temennim odur ki gerek Sayın Cumhurbaşkanı gerekse Sayın Başbakan inşallah bu sorunları da bir an önce çözmek suretiyle bir Yunan vatandaşı olarak bütün bölgedeki soydaşlarımızın da ister Türk ister Pomak olsun, hep birlikte bu sorunların giderilmesi bence Yunanistan’daki birliği, beraberliği, dayanışmayı çok daha güçlendirecektir” değerlendirmesinde bulundu.

"İNANCINA GÜVENEN İNANÇ HÜRRİYETİNDEN KORKMAZ"

"Ülkemdeki Rum vatandaşlarımla ilgili benim bir sorunum yok" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Daha önce el konulmuş olan Rum vatandaşlarımıza ait vakıf gayrimenkullerine yönelik, onların iadeleri istikametinde çıkardığımız bir yasayla hepsine kah bedelleri ödendi, kah bunların teslimi yapıldı. Bütün bunları yaparken biz hiçbir şeyden çekinmedik. Niye Bütün bu gayrimenkuller hak sahibinindir, bunlara verilmesi gerekir dedik ve verdik. Niye Güveniyoruz. Şunu söylemem lazım, inancına güvenen inanç hürriyetinden korkmaz, düşüncesine güvenen düşünce hürriyetinden korkmaz. Şimdi Türkiye demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti. Aynı şekilde Yunanistan da demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti. Bilmiyorum bunun ötesinde daha farklı bir tanımı var mı Yok, öyleyse bu dayanışmayı sürdürmek lazım. Avrupa Birliği içerisinde Yunanistan'ın destekleri var, aynı şekilde NATO'da da biz bir ara Yunanistan çıkmıştı, ondan sonra biz destekledik ve tekrar NATO'ya Yunanistan'ın kabulü oldu."

Bu dayanışmaların geliştirilmesi gerektiğini ve geliştirmenin önünde de herhangi bir engel görmediğini ifade eden Erdoğan, "İşte şu anda burada sevgili vatandaşlarımın, şu genç yavrularımızın dayanışması, buradaki görüntüsü, birliği, beraberliği çok önemli" dedi.

Gençlere iki tavsiyesi bulunduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bir, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif'ten, 'İhtiyar amcanı dinler misin oğlum Nevruz? Ne çok söyle ne büyük söyle. Yiğit işte gerek. Lafı bol, karnı geniş soyları taklit etme, özü sağlam, sözü sağlam adam ol, ırkına çek.' Bu, istiklal şairimizden. Şimdi de ben kendi tavsiyemi yapıyorum. Oku, düşün, uygula, neticelendir. Okuduk, eğer okuduğumuzu düşünmüyorsak, analizini yapmıyorsak o okumanın bir anlamı var mı Yok. Analizini yaptık, düşündük ama bunu uygulamaya sokmuyorsak bir faydası var mı Yine yok. Dördüncüsü neticelendir. Bütün bunları neticeye ulaştıracağız ki başarıyı yakalayalım. Demek ki buradaki sır; oku, düşün, uygula, neticelendir. Sizlerde başarı için ben bu hasletleri görüyorum."

Başarılarla dolu bir eğitim öğretim sezonu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kendisini bekleyen vatandaşların yanına giderek, onları selamladı.