İlişkili Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde MÜSİAD'ın geleneksel iftar programına katıldı.

Burada bir konuşma yapan Erdoğan, özetle şu ifadeleri kullandı:

"Bereket, ortağı çoğaldıkça artar. Ramazan ayını bu gerçeklerin şuuruyla yaşamak, hepimiz için en büyük kazanım olacaktır. Bizim ülke ve millet olarak, dünyadaki hiçbir mazluma, hiçbir garibe sırtımızı dönme hakkımız yoktur. Yakın çevremizden başlayarak ülkemizdeki tüm ihtiyaç sahiplerini gözetmenin yanında, Suriyeli misafirlerimize de Iraklı misafirlerimize de sahip çıkmalıyız.

Şu anda sayıları 100 civarında olan dolar milyarderinin sahip olduğu zenginlik dünya nüfüsunun yarısını oluşturan 3.5 milyar insanın toplam varlığına eşittir. Terazinin bir kefsinde 100 kişi diğer kefesinde 3.5 miyar insan. Mutlak adalet diye bir şeyin olmayacağını biliyoruz. Herkesin çalışması birikimi oranında kazanç elde etmesi doğaldır. Ama bu kadar adaletsizliği dünya kaldırmaz.

Veren el alan elden üstündür. Verdikçe arttı. Ah bunu bir kavrayabilseler. Türkiye geçen 14 yılda her alanda büyük bir başarı hikayesi yazdı. Birinci çeyrekte Türkiye'nin büyüme oranı 4.8. Nerede diğerleri. Verdikçe azalmayacak verdikçe çoğalacak. 6 milyar dolar biz mültecilere yardım yaptık. Bir o kadar da STK'lar yaptı. Eksildi mi, eksilmedi. Keşke daha iyi daha güzel hizmetler verebilsek.

Son üç yıldır ülkemizde ardı ardına yaşanan hadiselerin ekonomiyi yorduğunun farkındayız ama küçülttüğünü asla kabul etmiyorum. Gezi olayları, 17-25 Aralık Darbe Girişimi, bölücü terör örgütünün eylemleri, ardı ardına yaşadığımız iki genel seçim, Suriye'deki gelişmeler, Rusya'yla yaşadığımız uçak krizi gibi sorunlar gerçekten yorucuydu. İnşallah artık bu dönemi yavaş yavaş geride bırakacak ve yeni bir heyecanla, yeni bir güçle 2023 hedeflerimize doğru süratle ilerleyeceğiz.

2002 yılında ülkemizde vatandaşlarımıza yapılan yıllık sosyal yardım rakamı 2 milyar liraydı. Bu yıl itibarıyla bu rakam 30 milyar liranın üzerine çıkmıştır. Dikkat ederseniz burada da 15 katlık bir artış var. Yani biz dünyadaki mazlumlara el uzatırken, ülkemizdeki mağdurları asla ihmal etmedik. Buna rağmen Türkiye az önce de ifade ettim, büyümesinden de hamdolsun geri kalmadı. Türkiye inşallah tahminleri ve temennileri aşan bir oranda büyümeyi başardı. Dedim ya, paylaşmak bereketlidir. Bereket, ortağı çoğaldıkça artar diyoruz ya. İşte büyüme rakamları bunun ispatıdır.

Yaşanan bunca hadiseden ders almayan birilerinin, hala liseleri, üniversiteleri kaşıyarak, toplumun ulaşabildikleri her kesimini tahrik ederek yeni huzursuzluklar peşinde koştuklarını biliyoruz ama milletimiz artık bunların gerçek yüzünü gördü. Bölücü terör örgütü ve onun siyasi destekçileri bölgede sokağa çıkamaz hale geldiler. Teröre destek veren kim varsa hepsi de milletimizin tepkisine maruz kalıyor.

Terörle mücadelemiz, bu operasyonlarımız, huzur, sükun sağlanmadıkça durmayacaktır. Bunu herkes böyle bilsin. Milletimiz, evlatlarının kanı, canı, fedakarlığı pahasına elde ettiği huzur ve güven ortamını, üç beş çapulcunun heba etmesine izin vermeyecektir.

Birileri çakallara meydan okuyor. Buyursun çakallara meydan okuyanlar, hamdolsun bizim şehirlerimizde çakallar yok. Dağlara çıksınlar, orada çakalları kovalasınlar. Onların yeri orası.

Türkiye'nin artık yeni Gezilere, yeni Paralel Yapılara, yeni kalkışmalara değil, istikrar içinde büyümeye, üretmeye, kalkınmaya ihtiyacı var. Çevremizde sırtlanlar, üzerimizde akbabalar dolaşırken, biz kendi aramızda kavgaya tutuşamayız. Gün birlik günüdür, gün güçlü olma günüdür, gün mücadele günüdür. Onun için bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız."