Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni anayasa ve öğrenci yurdu açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Yeni anayasa mesajı veren Erdoğan, ''Yasama yılı bitmeden Meclis bünyesinde bu işi neticeye ulaştırabiliriz'' dedi. Ana muhalefeti eleştiren Cumhurbaşkanı, ''Anayasanın ilk dört maddesini değiştirme fikri CHP'nin iradesi mi, yoksa Kılıçdaroğlu'nun fikri mi?'' diye sordu, CHP liderinin milli güvenlik sorunu haline geldiğini savundu. Erdoğan, ''Başbakanlığa talibim'' diyen İYİ Parti lideri Akşener'in hayali bir makama talip olduğunu ve HDP'nin kendisini veto ettiğini söyledi. Yurt tartışmalarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, karmaşanın nedeninin geçen seneki ve bu seneki başvuruların üst üste binmesinden kaynaklandığını belirtti.

Haberler - ntv.com.tr - Anadolu Ajansı 06.10.2021 - 13:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni anayasa ve öğrenci yurdu açıklaması

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı , partisinin, yeni yasama yılındaki ilk TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

YENİ ANAYASA MESAJI: YASAMA YILI BİTMEDEN NETİCEYE ULAŞTIRABİLİRİZ

Meclis'in, milli mücadeleyi zafere taşıdığına dikkat çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Meclis, Cumhuriyetimizi kurmuştur. Ülkemizi çok partili siyasi hayata geçirmiştir. Her darbe döneminin ardından milli iradeyi yeniden ayağa kaldırmıştır. Demokratik ve ekonomik kalkınma hamlelerine destek olmuştur. Yeni yönetim sistemimizi inşa etmiştir. Maziden atiye kurduğumuz demokrasi ve kalkınma köprüsünün adeta kilit taşı olan Meclisimiz, kurucu ve devrimci vasfıyla hem kazanımlarımıza sahip çıkmakta hem de ufkumuzu aydınlatmaktadır. İnşallah bu Meclis, 'nin milli iradenin temsilcileri eliyle yapılan ilk anayasasını hayata geçirme şerefine de nail olacaktır. Biz, 'nin gündemine getirdiğimiz, ülkemizin ilk sivil anayasasını hazırlama teklifimizde gerçekten samimiyiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak kendi hazırlıklarımızı yapıyoruz. Meclis'teki diğer partilerden de kendi hazırlıklarını en kısa sürede kamuoyuyla paylaşmalarını bekliyoruz.

Şayet diğer partilerin anayasa teklifleri ile kendi hazırlıklarımızı uzlaştırabilirsek yasama yılı bitmeden Meclis bünyesinde bu işi neticeye ulaştırabiliriz. Tabii bunun için öncelikle diğer partilerin anayasa tekliflerini kamuoyuna açıklamaları gerekiyor. Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise siyasi partiler olarak zaten yaklaşmakta olan 2023 seçimlerinde hep birlikte milletin terazisine çıkarız. Milletimizin sandıktaki kararı da başımız gözümüz üstünedir. Hiç şüphesiz burada temel belirleyici, ülkemizin yönetim sistemi ile ilgili farklı görüşlerin nasıl bir araya getirilebileceğidir."

Erdoğan, yeni yasama yılı açılış konuşmasında diğer pek çok hususla birlikte ekonomiyle ilgili de kapsamlı bir değerlendirme yaptığını söyledi. Türkiye'nin bugüne kadar ki en zorlu mücadeleleri ve en parlak başarılarının hep ekonomi ile birlikte şekillendiğini belirten Erdoğan, "Demokrasi ve kalkınma hamlelerimizin ekonomimize etkisinin en somut örneği küresel vesayet sopası olarak kullanılan IMF borcumuzdan kurtulmuş olmamızdır. Eski Türkiye'yi hatırlayanlar bu başaranın anlamını çok daha iyi bilecektir. Yoklukların, yoksullukların, baskıların zulümlerin Türkiye'sinden bölgesinin ve dünyanın en güçlü bir ülkelerinden haline hangi zorluklarla hangi mücadelelerle gelindiğini kesinlikle unutamayız" dedi.

Erdoğan, gençlerin eskiyi bilmedikleri için bu mukayeseyi yapmakta zorlanacağını vurgulayarak "Gençlere tavsiyemiz, kendilerine emanet edeceğimiz bu ülkenin ve milletin geleceği için kimin ne hayali var, ne projesi var, ne gayreti var ona bakmalarıdır. Sırf konuşmuş olmak için, sırf birilerin hoş gözükmek için, sırf günü kurtarmak için aklına geleni söyleyenden siyaset adamı olmaz, devlet adamı hiç olmaz" diye konuştu.

''İLK DÖRT MADDEYİ DEĞİŞTİRME FİKRİ CHP'NİN İRADESİ Mİ, YOKSA KILIÇDAROĞLU'NUN FİKRİ Mİ?''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Mesela biz 'Yeni anayasa' diyoruz, birileri de çıkıyor 'Gerekirse ilk dört maddeyi de değiştiririz' diyerek hemen PKK güdümündeki siyasi yapıya göz kırpmaya çalışıyor. Bakıyorsun ittifakın bir diğer kanadı, o da aynı şeyleri söylüyor. Buradan söylüyorum, acaba anayasanın ilk dört maddesini değiştirme fikri CHP'nin ve dolayısıyla tüm CHP'lilerin iradesi midir? Yoksa Kılıçdaroğlu'nun kişisel fikri midir? Eğer bu CHP'nin kurumsal iradesiyse ortada ülkemiz açısından çok vahim bir sorun var demektir. Çünkü bu durumda CHP Anayasa gibi temel bir konudan başlayarak tümüyle HDP'nin vesayetine girmiş demektir. Yok eğer bu Kılıçdaroğlu'nun kendi görüşüyse bu durumda da partisinin politikalarından farklı ajandaya sahip bir siyasetçiyle karşı karşıyayız demektir."

''HDP, BU HANIMEFENDİYİ VETO ETMİŞTİR''

Konuşmasında "Türkiye'nin tüm sınır ötesi harekatlarını, bölgesel ön alma amaçlı tüm diplomatik çabalarını engellemeye çalışan bu partinin yerli de milli olmayan politikalarını milletimize her fırsatta tekrar tekrar anlatacağız" ifadelerine yer veren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tarih, CHP gibi Cumhuriyet'in en eski partisini, HDP gibi bir terör örgütü kuklası emrine verenlerden elbette hesap soracaktır. Tabi bir de CHP'nin başını çektiği ittifakın diğer ortağı olan parti ve onun başındaki hanımefendi var. CHP bir yandan ittifakın bir türlü adı konmayan partisi HDP'yi bir yandan resmi ortağı bu partiyi idare etmek için adeta kırk takla atıyor. HDP'nin Millet İttifakı'nın ortağı olduğu gerek bu partinin yöneticilerinin beyanlarıyla, gerekse CHP'nin belediyelerindeki uygulamalarıyla inkarı mümkün olmayan bir gerçek ortaya çıkmıştır. İYİ Parti'nin bu gerçeğe kör sağır kalarak kendi konumunu koruma çabası artık sürdürülebilir değildir. Bu partinin başındaki hanımefendinin cumhurbaşkanlığından vazgeçip başbakanlığa talip olması da esasen bu trajikomik görüntüyle ilgilidir. HDP tarafı hanımefendinin cumhurbaşkanlığı adaylığını asla kabul etmeyeceğini zaten açıklamıştır. Yani bir anlamda HDP Milet İttifakı'ndaki gizli ortaklık hakkını kullanarak bu hanımefendiyi veto etmiştir."

''AKŞENER HAYALİ BİR MAKAMA TALİP OLDU''

Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetildiğini anımsatan Erdoğan, "Ve sistemin devam edeceği gün gibi aşikarken hayali bir makama talip olunmasının gerisinde bu vetonun bu dayatmanın sineye çekilmesi vardır. Lafa gelince vatan millet edebiyatıyla mangalda kül bırakmayanların terör örgütünün güdümünde siyaset yapar duruma düşmesi büyük bir acizliktir, Allah kimseyi böyle bir duruma düşünmesin" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Mücadeleyi milletin önünde, er meydanında yapmak yerine kapalı kapılar ardında gizli saklı pazarlıklarla yürütmeye kalkanların akıbeti işte böyle olur. Gerçi şimdi çıkıp buna da itiraz edeceklerdir ama manzara ortada. Bir yanda PKK'nın ve onun güdümündeki HDP'nin sufleleriyle siyaset yapan bir muhalefet genel başkanı diğer yanda aynı partinin vetosuyla hayalinden vazgeçen lafta iyi ama aslında kötü duruma düşmüş bir başka muhalefet genel başkanı. Bu tablonun inkarı mümkün mü?" diye sordu.

"YALANCILIĞI VE MÜFTERİLİĞİ YARGI KARARIYLA DA TESCİL EDİLMİŞTİR"

CHP ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, hemen her konuda, neresinden tutulsa elde kalacak şekilde tel tel döküldüğünü dile getiren Erdoğan, "CHP'nin başındaki zatın yalanlarını, yanlışlarını, iftiralarını ortaya sermekten doğrusu biz yorulduk. Ama bu zat aynı ahlaksızlıkları mütemadiyen tekrarlamaktan bir türlü vazgeçmiyor. Hani bir söz vardır; 'Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz' diye. Tam da böyle bir profille karşı karşıyayız. Allah'tan korksa iftira atmaz, kuldan utansa yalan söylemez. Kendisi her ikisini de sürekli yaptığı için rahatlıkla bu sözleri ifade edebiliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu'nun dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya işaret eden Erdoğan, "Dün yine çıkmış Merkez Bankası'nın İstanbul'daki binasından, Man Adası iftirasına, uyuşturucu parası ve rüşvetten kurlara kadar ilgili ilgisiz bakmadan aklına ne gelirse sallamış da sallamış. Söylenenleri alt alta yazınca ortaya gerçeklikten kopmuş, kendi hayal dünyasında yazdığı senaryoları hakikat sanmaya başlamış bir ruh hali çıkıyor. Bay Kemal, eğer uyuşturucu arıyorsan aynaya bak. AK Parti çatısı altında uyuşturucuyla iştigal eden insan bulamazsın, böyle bir iftirayı AK Parti'ye atamazsın. Hayatı boyunca devletten aldığı maaş dışında bir iş yapmamış, yatırım nasıl yapılır, işletme nasıl kurulur, iş nasıl yapılır konusunda en küçük bir fikri olmayan bu zatın zırvalarına tek tek cevap vermeyi zul addediyorum" görüşünü paylaştı.

Bu iddiaların çoğunun mahkemelere taşındığını bildiren Erdoğan, "Bu zatın aleyhinde verilen ve milyonları bulan tazminat cezalarıyla kendisinin yalancılığı ve müfteriliği yargı kararıyla da tescil edilmiştir. Kamudaki tek icraatı başında bulunduğu Sosyal Sigortalar Kurumu'nu batırmak olan birisinin, devletin stratejik kararlarıyla ilgili altı da üstü de boş hezeyanlarını milletimizin takdirine bırakıyoruz" sözlerini sarf etti.

''KILIÇDAROĞLU MİLLİ GÜVENLİK SORUNU HALİNE DÖNDÜ''

"Kılıçdaroğlu'nun yaptığı işin adının siyasetle, siyasetçilikle ilgisi yoktur" diyen Erdoğan, bu kişinin siyasetin değil tababet ilminin konusu haline geldiğini dile getirdi.

Oturduğu makam itibarıyla Kılıçdaroğlu'nu mazur göremeyeceklerini ifade eden Erdoğan, "Artık bu zatın yaptığı iş, sorumsuzluğun da ötesine geçerek, ülkeye zarar verecek boyuta ulaşmıştır. Bu kişi artık mili güvenlik sorunu haline dönüşmüştür. Türkiye'de bir iktidar sorunu yoktur ama ciddi bir muhalefet problemiyle karşı karşıya olduğumuz gerçektir. İnşallah 2023, sadece Cumhur İttifakı eliyle büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasının değil, aynı zamanda muhalefetin bu prangadan kurtuluşunun müjdesini alacağımız yıl olacaktır" yorumunu yaptı.

"Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz" sözüne atıfta bulunan Erdoğan, "Bunların, Türkiye'nin dününde herhangi bir izleri, hizmetleri, eserleri de yoktur. Bunların ülkemizin geleceğine dair de dişe dokunur, kayda değer, fikir ve emek ürünü, hesabı kitabı yapılmış hiçbir projeleri mevcut değildir. Daha önemlisi böyle bir niyetleri ve gayretleri de bulunmuyor. Kendilerinin de alenen ifade ettiği yalan, iftira ve çarpıtma siyasetiyle ne bugünümüze bir katkıları olabilir ne de geleceğimize bir faydaları dokunabilir" dedi.

Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da ülkeye ve millete eser kazandırmanın, hizmet etmenin, demokrasiyi güçlendirmenin, kalkınmayı hızlandırmanın gayreti içinde olacaklarını belirten Erdoğan, koskoca bir milletin ve coğrafyanın umudu olmanın gereğinin bu olduğunu vurguladı.

"Ülkemizde herhangi bir bireyin veya kesimin hak, hukuk, özgürlük talebi mi var?" diye soran Erdoğan, buna da çözümü kendilerinin üreteceklerini söyledi.

Demokrasi ve kalkınma hamleleri ile Türkiye'ye her alanda nasıl çağ atlattılarsa yarın da büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa edeceklerini dile getiren Erdoğan, "Ülkemizi tarihimizde ilk defa sivil bir anayasaya kavuşturma girişimimiz bile bu konuda bizim önümüze kimsenin geçemediğinin işaretidir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin herhangi bir yerinde yol, su, elektrik, hastane, okul, spor tesisi, viyadükler, herhangi bir altyapı, üstyapı eksiği mi var; o yatırımı biz yaptık, biz yapıyoruz, biz yapacağız. Nerede bir dikili taşınız var. Ankara, İstanbul büyükşehir belediyelerini kazandınız. Asfaltlarını yenileyemiyorsunuz, asfaltlarını. Çukurlardan geçemiyoruz. Nerede belediye? Sular akmıyor, her taraf susuz. Hani belediye? Niye suları akar hale getiremiyorsunuz? Siz dertli değilsiniz ama biz dertliyiz. Bu ülkenin, bizim hizmetlerimizin, eserlerimizin izi olmayan tek bir karış dahi toprağı yoktur."

İstanbul’da 72 katlı Merkez Bankası binası yapıldığını anımsatan Erdoğan, "Çıkmış açıklama yapıyor: 'Ben geldiğimde orayı öğrenci yurdu haline dönüştüreceğim.' Ya bu adama ne dersiniz? Dedim ya, bu, tababet ilminin iştigal alanına giriyor. Biz bunu yaptık ve Merkez Bankası'nı da oraya taşıyoruz, taşıyacağız. Senin gücün ona yetmez. Aklı erse, New York’ta yaptığımız Türkevi'ni de yurt yapma kararı olarak açıklayabilir. O da 36 kat. Bunları neresinden tutup nasıl anlatalım?" diye sordu.

"Ülkemizde kadınlarımızın herhangi bir sorunları veya beklentileri ile ilgili mücadelesi mi var, öncüsü biz olduk, biz olacağız" diyen Erdoğan, "Bu alanda yaptığımız tarihi reformları sürdürmenin yanında yıllardır kadın hakları savunuculuğu kisvesinin altına saklanan, kendi içlerindeki taciz, tecavüz, hırsızlık, bütün bu iğrençliklerin üstünü örtmeye kalkanların gerçek yüzlerini de ifşa edeceğiz" değerlendirmesini yaptı.

"FABRİKA GÖRSEN BAŞKA BİR ŞEY ZANNEDERSİN"

Bu hafta da Adana Ceyhan'da olacaklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Utanmadan, sıkılmadan 'Bu iktidar fabrika filan açmadı, açmıyor.' diyor. Daha geçenlerde ben 26 tane fabrikanın açılışı yaptım. Şimdi bu hafta Adana’da yine fabrika açılışları yapacağım bay Kemal. Senin aklın bu işlere ermez. Bir dikili ağacın yok. Bu işler bizim. Sen zaten fabrika görsen başka bir şey zannedersin. Biz bu milletin her ferdini gönülden sevdik, gönülden seviyoruz. Çünkü biz koskoca bir medeniyetin ve koskoca bir coğrafyanın tek umuduyuz. Göreve geldiğimizde savunmada yüzde 20 karşılayabiliyorduk ama şimdi yüzde 80’e yürüdük. Yüzde 20’den yüzde 80’e. Biz İHA'yı üretemez, alamazken, şimdi İHA'yı da SİHA'yı da Akıncı'yı da hem üretebilir hem de ihraç edebilir hale geldik. Bunun için siyaseti, günü kurtarmak değil maziden atiye kurduğumuz o köprüyü güçlendirmek için yapıyoruz. Bunun için attığımız her adımı, tarihimizin ve kültürümüzün üzerimize yüklediği sorumluluk bilinciyle atıyoruz. Bunun için geleceğe kendimizin değil bizden sonraki tüm nesillerin istikbali olarak bakıyoruz. Rabb'imden bu kutlu yolda bizleri mahcup etmemesini, çıktığımız seferi zaferle neticelendirmesini diliyoruz."

"YURTLAR İFTİHAR VESİLESİ BİR DÜZEYDE"

Türkiye’nin en büyük mesafeleri katettiği alanlardan birinin de üniversite kapasitesi, yurdu, kredisi ve diğer tüm unsurlarıyla yüksek öğretim olduğunu belirten Erdoğan, dün yeni akademik yıl açılış töreni vesilesiyle bu alanda yapılanları, kapsamlı şekilde kamuoyuyla bir kez daha paylaştıklarını anımsattı.

Yurtlar meselesi üzerinde kısa da olsa durmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ekranları başında bizi izleyen milletime, gençliğe özellikle seslenmek istiyorum; Türkiye, dünyanın açık ara en fazla yüksek öğretim öğrenci yurdu kapasitesine sahip ülkesidir" dedi.

Erdoğan, Türkiye’de 724 bin kamu ve 300 bin özel sektörüyle toplamda 1 milyonun üzerinde yurt kapasitesi varken aynı rakamın İngiltere’de 550 bin, Fransa’da 365 bin, Almanya’da 290 bin İspanya’da 91 bin olduğunu aktararak, "Kredi Yurtlar Kurumumuz bugünkü 724 bin yatak kapasitesine 180 bin gibi bir yerden gelmiştir. Bizden önceki dönemde 180 bin, şimdi ise 724 bin. Yetmez, halen süren yatırımlarla birkaç yıl içinde bu rakama 110 bin kapasite daha ilave edeceğiz. Sadece yatak kapasitesini artırmakla kalmadık yurtlarımızın donanımını da otel konforunda yükselttik. Eskiden 30-40 kişilik koğuşlarda kalan öğrencilerimiz artık 3-4 kişilik, içinde yatağı, dolabı, çalışma masası, banyosu, tuvaleti, interneti olan odalarda hayatlarını sürdürüyorlar. Dolayısıyla ülkemizdeki yurtlar iftihar vesilesi bir düzeydedir" şeklinde konuştu.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, yurtlarla ilgili "Bir senede ben bu sorunu çözmezsem siyaseti bırakırım" sözlerini anımsatarak "Sen bunu ilk defa söylemiyorsun ki çok söyledin bunu" diye konuştu.

ÖĞRENCİ YURDU AÇIKLAMASI: SORUNUN NEDENİ GEÇEN SENEKİ VE BU SENEKİ BAŞVURULARIN ÜST ÜSTE BİNMESİ

Erdoğan, öğrenci yurtlarında çıkan karmaşanın sebebinin, geçen yıl ile bu yılın başvurularının üst üste binmesinin yol açtığı yoğunluk olduğunu kaydetti.

Birkaç şehir dışında, ülke genelinde yurtlara başvuran öğrencilerin, yedekleriyle birlikte yurtlara yerleştirildiğini ifade eden Erdoğan, buna rağmen açıkta kalan öğrencilerle ilgili çözüm çalışmalarının ve yatırımların devam ettiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde burs olarak 45 lira, şimdi ise 650 lira verildiğini anımsatarak, "Gençlerimize aylık 570 lira da beslenme yardımı yapıyoruz, bursun dışında. Hiçbir evladımızın maddi imkansızlık sebebiyle üniversite eğitiminden mahrum kalmaması için talep eden her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. Kapıdan geri döndürmek yok" diye konuştu.

İktidara geldiklerinde Türkiye'de 76 üniversite bulunduğuna, bu sayının bugün 207 olduğuna dikkat çeken Erdoğan, üniversitesiz il kalmadığını aktardı.

"KÖTÜ NİYETLİLERE MEYDANI BIRAKMADAN ÇÖZECEĞİZ"

Erdoğan, üniversiteleri bu seviyeye getirirken yurtlar konusunda attıkları ve atacakları adımların ortada olduğunu kaydederek, "Üniversitelerle biz bir şeyi hallettik. Hakkari'deki evladımız oradan çıkıp İstanbul'a, Ankara'ya gelmesin, üniversiteyi onun ayağına götürelim istedik. Bunu başardık. Şırnak'a götürdük. Kalkıp da 'oradan çık İstanbul'a gel' demedik. Yani ilim tahsilini biz konutlarının, anne babasının olduğu yere taşıdık" değerlendirmesinde bulundu.

Yaklaşık 1,5 milyon öğrenciye 650 lira bursun yanı sıra yüksek lisans düzeyindekilere 1300, doktora düzeyindekilere ise 1950 lira kredi veya burs ödemesi sağlandığını anımsatan Erdoğan, bir zamanlar üniversiteler açılırken sorun olan harçlar konusunu, AK Parti iktidarının çözdüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir öğrencinin harç sorunu kalmadığını vurguladı.

''ÜNİVERSİTELERİMİZİ TERÖR KILIKLILARA BIRAKAMAYIZ''

Güzel iklimi zehirlemek isteyen bazı kişilerin, olmadık yollara başvurmaktan ve olmadık işlere kalkışmaktan çekinmediğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendi hocalarına bile saygısı olmayan bu tipleri biz öğrenci olarak kabul etmiyoruz. Avrupa'da, Amerika'da bu tiplerin hiçbirini bir gün bile üniversitede barındırmazlar. Bizde ise sırf hükümete sıkıntı çıkartıyorlar diye bu saygısız, sevgisiz, kötü niyetli, adeta terörist tiplere arka çıkılıyor. İnşallah bu sorunları da kendi mecrası içinde hiç kimsenin hakkına, hukukuna halel getirmeden ama kötü niyetlilere de meydanı bırakmadan en kısa sürede çözeceğiz. Biz, üniversitelerimizi terör kılıklılara bırakamayız. Çok açık, net söylüyorum. Öğrenci ilim, irfan, hikmet için gelecek. Bunun dışında asla. Biz, bu tür gençleri hocalarımıza teslim etmek suretiyle bu adımları atalım istiyoruz."

NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olun

google-play app-store Huawei App Gallery

Sayfa Yükleniyor...