Son dakika haberi! 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tosyalı Spor Salonu'nda düzenlenen partisinin 6. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, vatanı, ezanı, bağımsızlığı için bir gül bahçesine girercesine şehadete yürüyen tüm Osmaniyeli yiğitlere Allah'tan rahmet diledi. Erdoğan, şehitlerin ruhları için Fatiha okudu.

Osmaniye'nin 2015'ten bu yana terörle mücadelede yurt içi ve dışındaki operasyonlarda tam 38 şehit verdiğini ifade eden Erdoğan, yörenin evlatlarının bu vatanın sahipsiz olmadığını, 15 Temmuz'da FETÖ'ye, Doğu ve Güneydoğu'da bölücü örgüte, yurt dışında kiralık katiller ordusuna karşı ispat ettiğini söyledi.

Her bir şehidin şanlı tarihi adına şeref ve onurla yazdırdığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rabbim onlardan razı olsun. Yüce Mevlam şehitlerimizi sevgili Peygamberimize komşu eylesin. Şu an itibariyle Afrin'de etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı devamlı artıyor. Şimdi son rakamı aldım, 1951. Mehmedimiz dağ taş demiyor, evelallah. Bir taraftan F-16'lar, bir taraftan SİHA ve İHA ile tanklarla, toplarla, kar kış, bora fırtına, yürüyor.

Gençliğimizde öyle derdik. O zaman değişikti, ben şimdi değiştiriyorum. 'Kar bora fırtına sükun bulacak, sana bu teröristler selam duracak. Durduruyor muyuz? Durduruyoruz. O ne tüneller açmışlar öyle. Bu tünellerin paraları nereden geldi? Bu tünellerin beton mikserleri, çimentolar nerelerden geldi? Biliyoruz, biliyoruz. O bilmiyoruz zannedenler, vakti, saati geldiğinde bütün bu video kayıtlarıyla bunları onlara gösteriyoruz ve göstereceğiz. Bizler, onların (şehitlerin) emanetlerine gözümüz gibi bakacak, bu vatanı ite kopuğa kesinlikle teslim etmeyeceğiz. Şehitlerimizin kanlarını döken alçaklardan, işledikleri cinayetlerin hesabını tek tek soracağız."

Erdoğan, son terörist imha edilene kadar terörle mücadeleyi içeride ve dışarıda kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti.

İl kongresi vesilesiyle 4 yıllık ayrılığın ardından Osmaniye'de bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, tarih, yaylalar, kaleler ve en önemlisi de vatan aşıklarının şehri Osmaniye'ye kavuştuğu için Allah'a hamdettiğini söyledi.

"ASKERİ LİTERATÜR 'SEFER GÖREV EMRİ' DİYOR"

Osmaniye'nin tüm ilçelerine selam ve sevgilerini gönderen Erdoğan, "Salon dışında en az buranın 3 misli Osmaniyeli kardeşim vardı. Tabii onlara da selam verdik. Onlarla da muhabbet yaptık. Biz sizi çok özlemiştik. Anlaşılan sizler de bizi çok özlediniz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilerin "Reis bizi Afrin'e götür" sloganları üzerine, "İnşallah o an geldiği anda... Ona, askeri literatür, 'sefer görev emri' diyor. O an geldiğinde önce ben, sonra da sizler birlikte yürüyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Osmaniyeli bir aşığın söylediği "Daha başka ararım, daha başka ne ararım. Bulduğum dost yeter bana. Bilinsin karım zararım, bulduğum dost yeter bana. Bu dünya bir seyranlıktır, koskoca kabristanlıktır, kanaatse sultanlıktır. Bulduğum dost yeter bana" dizelerini okuyan Erdoğan, "Bize de Osmaniye'de bulduğumuz bu dostlarımız yeter. Bize salonun içini ve dışını dolduran siz dava arkadaşlarımızın muhabbeti yeter. Her birinize sevdanız, ahde vefanız için teşekkür ediyorum. Önümüzdeki süreçte bu dostluğu daha da perçinlememiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

"MALUM ÇEVRELER, BU İTTİFAKIN NE OLDUĞUNU İYİ GÖRSÜNLER"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi bir ittifakın temellerini attıklarını ve ilgili teklifin Meclise gönderildiğini söyledi. Bununla birlikte 2019'un kendileri için bir ittifak yılı olacağına işaret eden Erdoğan, "Temennim şudur; ya Rab, bu birlikteliğimizi daim eyle. Bu birlikteliğimizi inşallah güçlenerek ülkemizin geleceğine taşımaya vesile eyle. O malum çevreler, bu ittifakın ne olduğunu da iyi görsünler, iyi anlasınlar. İnşallah bu ittifakla birlikte Türkiye yeni bir dönemin tohumlarını atıyor" diye konuştu.

Erdoğan, bu atılan tohumların ümmetin ve milletin güçlenerek geleceğe yürümesi olduğunu dile getirdi.

Bu kongreyle Osmaniye'de 2019 seçimlerinin startını da verdiklerini vurgulayan Erdoğan, 2019'a kadar gece gündüz demeden çalışarak, tam bir dayanışma ruhu, birlik ve beraberlik içinde bu kritik seçimlere hazırlanacaklarının altını çizdi.

"ÇOK DAHA BÜYÜK BİR SİNERJİYİ ELDE EDECEĞİZ"

Erdoğan, kapı kapı dolaşarak bu ülke ve millete yaptıkları hizmetleri ve projeleri anlatacaklarını ifade ederek şöyle devam etti:

"Ülke genelinde, başta Sayın Bahçeli olmak üzere, bu ittifakla birlikte güçlenerek çıktığımız bu yolda, hamdolsun çok daha büyük bir sinerjiyi elde edeceğiz. Bu sinerji, siyasette inşallah ülkemizde bir örnek olacaktır. İlk olacağı gibi de ülkemizin geleceğine yönelik yeni temellerin atılmasına vesile olacaktır.

Bu süreçte şunu bir an olsun aklımızdan çıkarmayacağız; herkes rehavete kapılsa bile bizim buna hakkımız yok. Herkes yorulsa, yorgun düşse bile bizim böyle bir lüksümüz yok. Herkes kızsa, darılsa, üzülse bile bizim bu şekilde bir davranma imkanımız yok. Zira biz, 'Aşkınan çalışan yorulmaz' diyoruz. Biz, 'Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş' sözüne inanıyoruz.''

İnsanların en hayırlısının, insanlara en fazla hizmet eden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz, siyaseti halka hizmet, Hakk'a hizmettir anlayışıyla yürütüyoruz. Bizim ülkemize, milletimize ve tüm dünyadaki kardeşlerimize hizmet gibi bir aşkımız, derdimiz var. Böyle yüce bir sorumluluğumuz var. Bizim, ülkemizi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonlarıyla buluşturmak gibi bir Kızıl Elmamız var. Bizim geleceğe dair hayallerimiz, hedeflerimiz, iddialarımız var. Buradaki her bir kardeşimin üzerinde taşıdığı ağır mesuliyetin bilinciyle hareket edeceğine inanıyorum. Görev alsın almasın, davamıza gönül vermiş herkesten 2019'a kadar dur durak bilmeden koşturmasını bekliyorum."

Erdoğan, Ziya Paşa'nın, "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" beytini anımsatarak, Osmaniye'ye olan muhabbetlerini sadece sözle değil, icraatlarıyla da gösterdiklerini söyledi.

Diğer 80 vilayete hizmet ederken Osmaniye'yi de asla ihmal etmediklerini belirten Erdoğan, şehrin katettiği mesafenin zaten her şeyi anlattığını söyledi.

Erdoğan, 15 yıl öncenin adeta kaderine terk edilmiş Osmaniye'sinden bugün altyapısı, üstyapısı, yolları ve barajlarıyla göz kamaştıran bir şehre kavuşulduğunu ifade ederek, son 15 yılda Osmaniye'ye 7,5 milyar lira yatırım yapıldığına dikkati çekti.

İki bine yakın yeni derslik yaparak okulların çehresini değiştirdiklerinin, Korkut Ata Üniversitesi ile Osmaniye'yi bir eğitim öğretim şehrine dönüştürdüklerinin altını çizen Erdoğan, öğrencilerin barınma ihtiyaçları için bin 400 yatak kapasiteli yüksek öğrenim yurdu inşa ettiklerini kaydetti. Erdoğan, "Bu yıl 1500, önümüzdeki yıl 1000 kişilik olmak üzere toplam 2 bin 500 kişilik yeni yükseköğrenim yurtları da yapıyoruz" dedi.

Şehre 18 spor tesisi, 28 sağlık tesisi kazandırdıklarını dile getiren Erdoğan, "Ayrıca 11 sağlık tesisi de inşa, proje, ihale ve bu noktada arsa tespit ve tayini aşamasında" diye konuştu. Erdoğan, bunlar içinde 600 yataklı devlet hastanesi ile 100 yataklı Kadirli Devlet Hastanesi ek binasının da bulunduğunu kaydetti.

Erdoğan, mayıs ayında projesini bitirip haziranda ihalesini gerçekleştirecekleri 600 yataklı Osmaniye Devlet Hastanesini Gebeli Mahallesi'ne yaptıklarını bildirdi.

TOKİ aracılığıyla Osmaniye'de 2 bin 117 konut projesi gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, Osmaniye'nin mevcut bölünmüş yollarına 43 kilometre daha ilave ettiklerini ayrıca halen süren yol inşaatları olduğunu söyledi.

DEMİRYOLU YATIRIMLARI

Erdoğan, on yıllardır el değmeyen Osmaniye demiryollarını sıfırdan yapılmışçasına yenilediklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Osmaniye'yi de hızlı tren konforu ve süratiyle inşallah tanıştırıyoruz. Toplam maliyeti yaklaşık 4 milyar lira olan Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hızlı tren projemizin çalışmaları süratle ilerliyor. Mevcut durumda Gaziantep-Osmaniye-Adana-Mersin koridorunda yolcu trenlerinin hızı saatte 120 kilometre, yük trenlerinin ise 65 kilometredir. Peki proje bittiğinde ne olacak? Osmaniye-Adana arası 35 dakikaya, Osmaniye-Gaziantep arası ise 1 saate inmiş olacak. Böylece Osmaniye, ülke genelindeki hızlı tren ağlarına bağlanmış olacak. Kayseri-Niğde-Mersin-Osmaniye arasındaki mevcut demiryolu hattını 945 milyon liralık maliyetle elektrikli sinyalli hale getirerek modernize ediyoruz. İnşallah projeyi bu sene içerisinde tamamlıyoruz."

Osmaniye sanayisini güçlendirecek, buradaki ürünlerin çevre limanlara, oradan da tüm dünyaya açılmasını sağlayacak demiryolu hattı projesiyle ilgili çalışmalara da başladıklarını dile getiren Erdoğan, Mehmetli Barajı'nın ihtiyaçlara cevap vermediğini, bu barajı revize edip yükselterek 50 bin dekar arazinin daha sulamaya açılmasını sağladıklarını kaydetti.

Erdoğan, Savrun Barajı'nın inşaatının sürdüğünü, bu barajla 142 bin dekar verimli arazinin daha suyla buluşacağını söyledi.

Erdoğan, "Son 15 yılda çiftçilerimize 485 milyon lira tarımsal destek verdik. Eski parayla 485 trilyon. İnşallah bundan sonra da sizlere hizmet vermeye devam edeceğiz. Osmaniye'yi her açıdan bölgesinin cazibe merkezi yapacak yatırımlarımızı sürdüreceğiz" dedi.

''BÖLGEMİZ SON DERECE MEŞAKKATLİ GÜNLERDEN GEÇİYOR"

Bölgenin son derece meşakkatli günlerden geçtiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

"Suriye'den Irak'a, Yemen'den Libya'ya, Filistin'e kadar tarihi kardeşlik bağlarımızın olduğu birçok ülke istikrarsızlık içinde kıvranıyor. Coğrafyamızda minarelerden yükselen o davudi ezan seslerinin yerini anaların yüreklerimizi dağlayan feryatları aldı. Bilinçli, kasıtlı bir şekilde bizi köklerimize bağlayan ne varsa teker teker silmeye çalışıyorlar. Her biri medeniyetimizin asırlık şaheserleriyle ilmek ilmek dokunmuş olan İslam şehirleninin çoğu, enkaz yığınlarına döndü. İşte Halep bunlardan bir tanesi, işte Musul bunlardan bir tanesi, Şam bunlardan bir tanesi. Bunlar nasıl yeniden ayağa kalkacak? Bunlar nasıl abad edilecek? İşte Afrin bunlardan bir tanesi. Kütüphanelerimiz yağmalandı, camilerimiz bombalandı, kadim mirasımız vahşice talan edildi. Sadece komşumuz Suriye'de tüm dünyanın gözü önünde bir milyon kardeşimiz devlet terörünün kurbanı oldu. Hala 'Esed ile bir araya gelelim' diyen zavallılar var. 'Esed ile bu işi toparlayalım' diyen zavallılar var. Yahu bir milyon vatandaşını katleden böyle bir katille siz neyi düzelteceksiniz, neyi ayağa kaldıracaksınız?"

Erdoğan, bir milyon vatandaşını katleden Esad'la hiçbir konunun görüşülemeyeceğini belirterek, her fırsatta Türkiye'ye demokrasi, insan hakları, hukuk dersi veren devletlerin ve kuruluşların ise olanlara kayıtsız kaldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tutturmuşlar bir şey, 'Kimyasal silah kullananlara gereğini yapalım.' Arkadaş, kimyasal silah kullanırken bin kişi, bin 500 kişi ölüyor. Peki, konvansiyonel silah kullanmayı bir kenara niye atıyorsun? Bu bir milyon, bu konvansiyonel silahlarla öldürüldü, varil bombalarıyla öldürüldü, tanklarla, toplarla öldürüldü. Bir milyon. Önemli olan sebep midir, yoksa netice midir? Sen neticeye bak. Konvansiyonel silahla öldürüldüğü zaman meşru, kimyasal silahlarla öldürüldüğü zaman gayrimeşru. Böyle sapıklık olur mu?" diye konuştu.

Kendi vatandaşını 7 yıldır her gün varil bombaları, tanklar, toplar, füzelerle öldüren bir terör rejimi olduğunu anlatan Erdoğan, bu durumun kınama veya basit cümlelerle geçiştirilemeyeceğini belirtti.

Erdoğan, "Günlerdir Doğu Guta'da devam eden vahşete şöyle ciddi tepki gösteren bir ülke gördünüz mü, duydunuz mu? 'Sivil sivil sivil' diyorlar. Peki, kardeşim Doğu Guta'da öldürülenler ney, asker mi?" ifadesini kullandı.

"DOĞU GUTA'DAKİLERİ TÜRKİYE'DE TEDAVİ ETTİRELİM"

"Doğu Guta'dakileri bize verin" dediklerini, Türkiye'deki hastanelerde tedavi ettirmek istediklerini vurgulayan Erdoğan, Doğu Gutalıları Şam'a götürüldüklerini, Şam'da da akıbetlerinin meçhul olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şu gerçeğe her gün yeniden şahit oluyoruz, tıpkı bir asır önce olduğu gibi bölgemiz yeniden belli güçlerin rant ve çıkar kavgasına kurban edilmek isteniyor. Petrol kokusu almış emperyalistler, bunlar tarafından coğrafyamızın sınırları kan ve yeniden gözyaşlarıyla çizilmeye çalışılıyor ancak bu kanlı planlarının önündeki en büyük engel yüz yıl öncesinde olduğu gibi yine Türkiye. Bugün bölgede emperyalistlerin en büyük korkusu, unutmayın, Türk milletidir. Çünkü Türkiye demek, bölgede barış, huzur ve istikrarın devam etmesi demektir. Türkiye demek sadece kendi vatandaşlarına değil tüm mazlum ve mağdurlara umut olan ülke demektir. Türkiye 780 bin kilometrekareye sığdırılamayacak kadar büyük bir ülkedir."

Birilerinin hala Türkiye'nin anlamını idrak edemediğini belirten Erdoğan, "Birileri hala Türkiye'ye kendi dar ideolojilerinin kalıplarından bakıyor. Ufukları kendi mahallelerinden, kendi parti binalarından, akşam takıldıkları izbe mekanlardan öte gitmeyenler bu ülkenin ne demek olduğunu, mazlumların gözünde ne mana ifade ettiğini bir türlü kavrayamıyor. Deve kuşu kendini toprağa gömünce görünmez zannedermiş. Bunlar da her yeri kendi kısır dünyalarından ibaret sanıyorlar. Şunu açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim. Bugün Türkiye'nin rızasını, menfaatini, endişesini ve taleplerini gözetmeyen hiçbir projenin, bölgemizde uygulama şansı yoktur. Ölümüne ölümüne gideceğiz. Hiç bunun çaresi yok. Hele hele çevremizde, ülkemizin bekasına halel getirecek, vatandaşlarımızın can güvenliğini hiçe sayacak bir adımın atılmasına kesinlikle izin vermeyiz, vermeyeceğiz" değerlendirmesini yaptı.

Terör örgütü üzerinden Türkiye'yi çevreleme teşebbüslerine ilk darbeyi Fırat Kalkanı Harekatı ile vurduklarını anlatan Erdoğan, 2 bin kilometrekarelik bölgeyi kontrol altına aldıklarını ve şu anda 140 bin insanın oradaki topraklarına geri döndüğünü bildirdi.

"AFRİN'E AFRİNLİLER DÖNSÜN"

Afrin'de de aynı uygulamayı yapmak istediklerini belirten Erdoğan, "Tekrar Afrin'e Afrinliler dönsün, onları da biz koruyalım" dedi.

Erdoğan, Türkiye'deki 3,5 milyon Suriyelinin topraklarına dönmesini ve orada yaşamasını istediklerini vurguladı.

Zeytin Dalı Harekatı'nın bugün 36'ncı gününe ulaştığını aktaran Erdoğan, Afrin'deki terör bataklıklarını kuruttuklarını ve Türkiye'deki mültecilerin vatanlarına dönebilecekleri güvenli bölgeler kurduklarını kaydetti.

Erdoğan, arasında birçok yabancı teröristin de olduğu 1951 teröristi, insanlık düşmanını etkisiz hale getirdiklerini vurgulayarak, "Dün, yayınladıkları videolarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ders vermek için geldiklerini söyleyenler, bugün ülkelerine paçavralara sarılı tabutlarla dönüyorlar. Daha bir ay öncesine kadar bize ve devletimize meydan okuyanlar, bakıyorsunuz bugün Batılı efendilerine ağlamaya, 'Bizi kurtarın' diye yalvarmaya başladılar. Hiç beyhude uğraşmasınlar, kime ağlarlarsa ağlasınlar, kime yalvarırlarsa yalvarsınlar, onlara hak ettikleri dersi vereceğiz'' diye konuştu.

Bölgeyi kan gölüne çevirenlerin inlerini başlarına geçireceklerini belirten Erdoğan, perde arkasında yürütülen kirli pazarlıkların ve sahada sergilenen Ali Cengiz oyunlarının kendilerini yollarından alıkoyamayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Adı sanı, kimliği ne olursa olsun hiç kimsenin teröristlere kalkan olmasına göz yummayacak, rıza göstermeyeceğiz. Güya teröristlere yardım için yola çıkan konvoylara yönelik operasyonlarımız, bu konudaki tavrımızı açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bundan sonraki benzer teşebbüslere verecek cevabımız da yine bu minvalde olacaktır" değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, Türkiye'nin, uluslararası hukuktan doğan haklarını sonuna kadar kullanmakta kararlı olduğunu bildirdi.

"AK KOYUN KARA KOYUN BELLİ OLUYOR"

Bu tür imtihan dönemlerinin aynı zamanda bir turnusol vazifesi de gördüğünü belirten Erdoğan, "Atalarımızın deyimiyle bu zamanda ak koyun kara koyun belli oluyor. Ülkesinin ve milletinin menfaatini gözetenlerle kendi çıkarları için mücadele edenler ayan beyan ortaya çıkıyor. Yerli ve milli olanlarla emperyalist efendilerine gönüllü hizmetkarlık yapanlar kendiliklerinden ayrışıveriyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Maalesef Türkiye'de vatan yansa ateşinde ısınacak kadar yüreği kararmış, gözü dönmüş, asalak bir kesim de var. Bunu da bilmemiz lazım. Biz bunları çok iyi biliyoruz. Bunları biz, 27 Mayıslardan tanıyoruz, 12 Eylüllerden tanıyoruz, 28 Şubatlardan tanıyoruz. Yakın geçmişte darbe teşebbüslerine verdikleri desteklerden tanıyoruz. Biz bunları attıkları küstah manşetlerden, bir türlü gizleyemedikleri millet, devlet düşmanlığından tanıyoruz. Biz bunları PKK, DHKP-C, DEAŞ gibi eli kanlı canilere yaptıkları güzellemelerden tanıyoruz. Biz bunları Meclis kürsülerini Feto'ya kiralamalarından, 15 Temmuz darbe girişimini sulandırma girişimlerinden tanıyoruz. Biz bunları ülkemizin sıkıntı yaşadığı ne kadar devlet varsa onlara piyonluk yapmalarından tanıyoruz. Yaşadığımız onca ihanet sonrasında biz bunları o kadar tanıyoruz ki inanın bunların ciğerlerini okuruz, ciğerlerini. Bu kadar. Bunlar için siyaset sadece bir çıkar oyunudur. Bunların gözünde vatan dahil siyasi menfaate çevrilmeyecek hiçbir değer yoktur. Kimini bir dolara, kimini 50 dolara veya 50 bin dolara, kimini de sadece sırtını sıvazlayarak, kimini ise 3 kuruşluk ödüllerle kolayca bunların satın alabilirsiniz. Bu güruhun sayısı giderek epeyce azaldı ama hala varlıkları sürüyor. Medya, sanat ve siyaset başta olmak üzere çeşitli alanlarda halen bazı köşe başlarını tutmaya gayret edenler var. Bunları da tanıyoruz. Kusura bakmasınlar, bu ülke yol geçen hanı değildir." 

Türkiye'de ihtilaf yerine ittifakı, ayrışma yerine müşterekleri yücelten yeni bir siyasi iklim oluştuğunu anlatan Erdoğan, "Nedir bu? Cumhurun ittifakı, cumhurun ittifak ettiği yerde siyasetçilerin, siyasi partilerin geride durması düşünülemez. İşte cumhur burada, cumhurun ittifakı da burada" diye konuştu. 

"SAYIN BAHÇELİ'YE TEŞEKKÜR EDİYORUM"

Ülke menfaatlerini, parti menfaatinin önüne koyan, milletin bekasını her şeyin üstünde tutan, "mesele vatansa gerisi teferruattır" diyen partilerin ortak noktalarda bir araya gelme erdemi gösterdiklerini ve göstereceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: 

"MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'ye bu süreçte sergilediği milli duruş için bir kez de kendi memleketi Osmaniye'den teşekkür ediyorum. 15 Temmuz darbe girişimi başta olmak üzere terörle mücadeleden yurt dışı operasyonlara kadar milletimizin ve devletimizin bekasını ilgilendiren her konuda kendisi gerçekten ismiyle müsemma şekilde bir devlet adamı gibi hareket etmiştir. Bu yeni sürecin ülkemizde birlik, beraberlik ve kenetlenmeye vesile olmasını diliyorum." 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, AK Parti olarak 2019 seçimleriyle ilgili hazırlıkları eksiksiz yaparak partiyi sahada daha da güçlendirmenin yollarını arayacaklarına değinerek, 16 Nisan halk oylamasında Türkiye ortalamasının üzerinde bir oranla cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine "evet" oyu veren Osmaniye'ye teşekkür etti. 

Cumhurun ittifakıyla 2019'da çok farklı bir değişim ve gelişimi Osmaniye'de de göreceklerini kaydeden Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu tarihi değişikliğe 'evet' diyerek sizler ülkemizin önünde taze bir yol açtınız. İnşallah 2019'da hep birlikte bu süreci bir üst aşamaya taşıyoruz. Ben 2019 seçimlerinde Osmaniye'den rekor üstüne rekor bekliyorum. İnşallah güçlerimizi birleştirerek Osmaniye'yi ülkemizde oy oranı itibarıyla ilk 10'a taşıyacağınıza inanıyorum. Stratejimizi doğru belirleyip gerekli çalışmayı yaptığımızda, bilhassa kendimizi vatandaşlarımıza iyi anlattığımızda bizim için hiçbir şey imkansız değildir. Unutmayın gayret bizden, tevfik Allah'tandır." 

Konuşmasının sonunda, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet unsurlarını unutmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, kongrenin hayırlı olmasını diledi.

''AFRİN'E ÇİMENTOLARIN, BETONLARIN NEREDEN GELDİĞİNİ BİLİYORUZ''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongredeki konuşması öncesi kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.

Alandakilerin ellerindeki zeytin dalları ile "Reis bizi Afrin'e götür" sloganına Erdoğan, "Sevgili gençler, komuta kademesinde yaptığımız, yapmakta olduğumuz müzakerelerde 'millet gelsin' dendiği anda sefer görev emri çıktığı anda, önce ben, sonra da millet beraber yürüyeceğiz. Birileri gibi gidip de Esed'den talimat almaya ihtiyacı yok bu milletin. Öyle diyorlar. İşte millet evelallah ve zafer" karşılığını verdi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ne dedik biz? Bu millet zilletten, illetten doğmadı. Bu millet, 'şu kopan fırtına Türk ordusudur yarabbi. Senin uğrunda ölen ordu budur yarabbi, ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın, galip et çünkü bu son ordusudur İslam'ın' diyerek bu yola çıktık. Dün Mehmetimizi, Mehmetlerimizi cuma namazı kılarken gördünüz değil mi? Çünkü bu millet hiçbir yerde teknolojinin, beşeri güçlerin önünde eğilmedi, sadece Allah'ın huzurunda rükuda ve secdede eğildi. Biz buyuz. Şu anda askerimiz JÖH'leri ile PÖH'leri ile tüm komandolarıyla hamdolsun üzerine düşen görevi harfiyen uyguluyor. Artık kendi SİHA'larımız var, onlarla uçuyoruz. F16'larımızla uçuyoruz, tanklarımızla toplarımızla yürüyoruz. İnlerine girdik mi? Neler yapmışlar, o dağları delmişler, o dağlara o çimentolar, betonlar nerelerden gelmiş? Hepsini biliyoruz. Nereden geldiklerini biliyoruz. Bunları telefon görüşmelerinde kendilerine söyleyeceğim. Bak, bunlara beton mikserleriyle siz gönderdiniz bu betonları. Bunlara bu tünelleri siz yaptırdınız. Bu tünellerle, oralarda bu teröristlere yaşam imkanlarını hazırladınız. Şimdi kalkıp da Türkiye'ye, Türk milletine ders vermeye yönelmeyin. Ders alacak birileri varsa sizsiniz siz."

"O AKLI SİZ KENDİNİZE SAKLAYIN ÇOK İHTİYACINIZ VAR"

"911 kilometre Türkiye sınırında biz sessiz duracağız, beyefendiler dünyanın bir ucundan çıkıp gelecekler, onlar buralarda söz sahibi olacaklar. Bu nasıl iş?" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bir de utanmadan, sıkılmadan bize akıl vermeye kalkacaklar. O aklı siz kendinize saklayın, çok ihtiyacınız var. Kendinize saklayın çünkü siz hiçbir zaman adil olmadınız, siz hiçbir zaman zulmün karşısına dikilmediniz. Ama biz tarih boyunca hep adaletle hükmettik, hep zulmün karşısına dikildik. Biz Osmanlıydık ama bir kişi için zulme uğradığından dolayı Hint yarım adasındaydık. Biz böyle bir terbiyeden geliyoruz, bizim böyle bir asaletimiz var. Ama bunlarda böyle bir şey yok. Şimdi kalkmışlar 'sivilleri öldürmeyin.' Kim sivili öldürüyor?"

Vatandaşların "Reis bizi Afrin'e götür" sloganına Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sabırlı ol, sabırlı ol. Vakti, saati geldiğinde beraber gideceğiz" dedi.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet vurgusu yapan Erdoğan, şunları söyledi:

"Türk'üyle, Kürt'üyle, Lazı'yla, Çerkez'iyle, Gürcüsü'yle, Abazası'yla, Romanı'yla velhasıl 81 milyon tek milletiz biz. Çünkü biz yaratılanı, yaradandan ötürü sevdik, ayırmadık. Tek bayrak. Şu bayrağımızın asaleti, güzelliğine bak. Rengi şehidimizin kanından geliyor, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin ta kendisi. Her şehit bir yıldızdır ve onlar diridirler. Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz. Şu anda onlar bizi izliyor mu? İzliyor ve onlar sevgili peygamberimize komşu. Şu anda yürüyenler nereye yürüyor, şehadete yürüyor. Bizim Mehmetimiz 'düğüne gidiyoruz' diyor. Şu güzelliğe bak. 15 Temmuz'da size çağrı yaptım, siz ne yaptınız meydanlara döküldünüz. F16'ların, tankların, topların karşısına dikildiniz mi? Ne oldu o feto? Kaçtılar. Biz kovaladık onlar kaçtı, biz kovaladık onlar kaçtı. Şimdi nerede Pensilvanya'da. Hadi gel, niye gelmiyorsun? Gelemez, onun bu ülkeyle, bu topraklarla, bu milletle alakası yok. Şimdi o Pensilvanya'da arkasında kimlerin olduğunu siz zaten biliyorsunuz, benim söylememe gerek yok. Tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden başka devletimiz yok ve bu devleti böldürtmedik, böldürtmeyeceğiz. Yok paralel devletmiş, yok şuymuş yok buymuş hepsi hikaye. Şimdi inşallah devletimiz daha güçlü hale geliyor."

"EN GÜZEL CEVABI BİZ TÜRKİYE OLARAK VERECEĞİZ"

Erdoğan, ittifakı kurduklarını, çalışmaların bittiğini, Meclis'e gönderildiğini, şimdi Meclis çalışmalarını yaparak bu ittifakı çok çok güçlü bir şekilde sürdürecek ve Kasım 2019'da Türkiye'den bu ittifakın en anlamlı sesini dünyaya duyuracaklarını vurguladı.

Birilerinin, bölmenin peşinde olduğunu aktaran Erdoğan, "Boşuna heveslenmesinler. Biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız hep birlikte Türkiye olacağız. Olduk mu? Elhamdülillah. Öyleyse bu milleti, ümmeti bölmek isteyenlere inşallah martta da kasım da da en güzel cevabı biz Türkiye olarak vereceğiz. Şimdi Afrin işte bunun işaret fişeğidir. Afrin'de benim milletim destan yazıyor askerimiz destan yazıyor inşallah bu zaferle devam edecek. Allah yardımcımız olsun. Rabbimiz ayetinde 'Allah'ın yardımı yakındır, müjdele' diyor. Şimdi biz yeni bir müjde bekliyoruz inşallah" diye konuştu.