Cumhuriyet Gazetesi davasında karar çıktı...

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmada, kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, sanıklar Bülent Yener, Turhan Günay ve Günseli Özaltay hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etme'' suçundan dava açıldığını belirterek, sanıkların terör örgütlerine yardım ettikleri iddia olunan süreçte taşıdıkları sıfat, yardım kavramını somutlaştıran iş ve eylemlere yönelik katkı durumları dikkate alındığında cezalandırılmalarına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verdi.

Mahkeme, Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay'ın, "PKK, DHKP/C ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütlerinin içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bu örgütlere bilerek ve isteyerek yardım etmek'' suçunu işlediğinin tüm deliller kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Somut olayda suçun işlendiği zaman, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve eylem içerisinde yer alma şeklini dikkate alan mahkeme, Atalay'ı bu suçtan 7 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.

"Sanığın geçmişi, yargılama sürecindeki söz, tutum ve davranışları üzerine atılı suç nedeniyle herhangi bir pişmanlığının bulunmayışını" göz önünde bulunduran mahkeme, Atalay'ın cezasında takdiri indirim uygulamadı.

Mahkeme, Atalay'ın "tutuklu kaldığı süre, verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi, sanık aleyhine bu aşamada yer alan koşulların mevcudiyetinin kısmen ortadan kalkması ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. maddesi uyarınca tutukluluğun bu aşamada ölçülü bir tedbir olmayacağını" dikkate alarak, tahliye edilmesine hükmetti.

''Terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek'' suçundan Cumhuriyet gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Vakıf Başkanı Mehmet Orhan Erinç'in 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmeden mahkeme heyeti, aynı suçtan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Murat Sabuncu ve muhabir Ahmet Şık'ın da ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.

Mahkeme, ''terör örgütlerine bilerek ve isteyerek yardım etmek'' suçundan sanıklar Bülent Utku'yu 4 yıl 6 ay, Kadri Gürsel'i 2 yıl 6 ay, Aydın Engin'i 7 yıl 6 ay, Hikmet Aslan Çetinkaya'yı 6 yıl 3 ay, Güray Tekin Öz, Hacı Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör ile Önder Çelik'i de ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Yusuf Emre İper'i ''terör örgütü propagandası yapmak'' suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.

Twitter'daki "jeansbiri" hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu hakkında "terör örgütü yöneticisi olmak'' suçundan dava açıldığını hatırlatan mahkeme, sanığın mevcut deliler kapsamında ''silahlı terör örgütü üyesi olmak'' suçuna vücut verdiğini değerlendirdi. Sanığın örgüt içerisindeki konumu, eylemin yoğunluğu, ''jeansbiri'' isimli sosyal paylaşımları nedeniyle etki gücü gibi nedenleri dikkate alan mahkeme, sanığı bu suçtan 10 yıl hapis cezasına çarptırarak, tutukluluk halinin devamına karar verdi.

''JEANSBİRİ'NDEN ELE GEÇİRİLEN PARALAR MÜSADEREDE

Mahkeme, Aydoğdu'da ele geçirilen para sayma makineleri, 238 bin 843 dolar, 48 bin 910 lira ve 3 adet toplamda 34 bin lira tutarındaki çeklerin suçun işlenmesiyle elde edilen ekonomik kazançlar olduğu anlaşıldığından müsaderesine karar verdi.

Ceza alan 14 sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı koyan mahkeme, sanıklar Mehmet Orhan Erinç, Bülent Utku, Güray Tekinöz, Önder Çelik, Hacı Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya, Turhan Günay ve Akın Atalay'ın ''güveni kötüye kullanma'' suçundan beraatlerine hükmetti.

Mahkeme heyeti, haklarında yakalama kararı bulunan firari sanıklar gazetenin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar ve İlhan Tanır'ın yapılan tüm aramalara rağmen henüz yakalanmamış ve savunmalarının alınamamış olması nedeniyle dosyalarının ayrılmasına karar verdi.

ÜYE HAKİMDEN MUHALEFET ŞERHİ

Mahkeme, sanık Kadri Gürsel hakkında verilen kararı oy çokluğu, diğer kararları ise oy birliğiyle aldı.

Üye hakim Halit İçdemir, muhalefet şerhinde ''Kadri Gürsel hakkında 'silahlı terör örgütüne yardım etme' suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca yüksekte olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmanın mümkün olmadığı gözetilerek, sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum'' dedi.

AKIN ATALAY TAHLİYE EDİLDİ

Hakkında tahliye kararı verilen Akın Atalay, tutuklu bulunduğu Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nden çıktı.

TEM Otoyolu İstanbul istikametindeki Kınalı mevkisindeki bir dinlenme tesisine gelen Atalay, burada eşi Adalet Atalay, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve arkadaşları tarafından karşılandı. 

Burada açıklamalarda bulunan Atalay, "Şunu bilsinler o sözümüzün arkasındayız. Korkunun olduğu yerde adalet olmaz. Türkiye'de adalet yok, yargı yok" dedi.

Duruşmalarda hiçbir zaman mahkeme ya da hakim terimini kullanmadığını, "sayın heyet" ifadesini tercih ettiğini anlatan Atalay, "Orada bir kurul vardı ama bizim işimiz kişilerle değil, sistemlerle. Önemli olan Türkiye'de bir yargılama yapılmadığını, adliyelerin artık bir mağduriyet üretme merkezi haline geldiğini herkesin görmesi ama artık korkutamıyorlar. Cumhuriyet gazetesi gerçekleri okurlarına aktarmaya devam edecek" diye konuştu.

Akın Atalay, 12 Kasım 2016'da tutuklanmıştı.

ATALAY: KÖTÜLÜĞE KARŞI DİRENMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Tutuklu sanık Akın Atalay son sözünde, "Heyetin kararı ne olursa olsun bilinmesini isteriz ki, Cumhuriyet gazetesi ve biz Cumhuriyetçiler, kötülüğe karşı direnmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.

GÜRSEL: GAZETECİ OLDUĞUMUZ İÇİN TUTUKLANDIK

Sanık Ahmet Kadri Gürsel, gazeteci oldukları için tutuklandıklarını, önlerine boş bir iddianame konulduğunu, uzun tutukluluğun infaza dönüştüğünü iddia ederek, kendisi ve tüm sanık arkadaşları için beraat talep etti.

ÖZ: FETÖ'CÜLÜKLE SUÇLAMAK İNSAN AKLIYLA ALAY ETMEKTİR

Davada gazeteciliğin yargılandığını savunan sanık Güray Tekin Öz, "Cumhuriyet gazetesini terör örgütüyle ve FETÖ'cülükle suçlamak insan aklıyla alay etmektir. Umarım böyle yapmazsınız. Çünkü bu aydınlara yakışmaz" şeklinde konuştu.

SABUNCU: GAZETECİLİK SUÇ DEĞİL

Özgürlüğün güzel olduğunu ifade eden sanık Murat Sabuncu, gazeteciliğin suç olmadığını söyledi.

AYDIN ENGİN'DEN HAKİME: SİZE ZOR BİR GÖREV DÜŞÜYOR

Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ'ın daha önce kendisine "Sende James Bond ruhu var" dediğini hatırlatan sanık Aydın Engin, "Ben bunu iltifat olarak anlamıştım. Ama düşündüm ki o majesteleri adına çalışıyordu, ben halk adına çalışıyorum. Burada halkın haber alma özgürlüğü yargılanıyor. Size de halkın haber alma hakkını savunmak düşüyor, zor bir görev, size yardımcı olamayacağım, tek başınıza yapacaksınız. Hoşçakalın" diye konuştu.

ÇETİNKAYA: GÜLEN SUÇLAMALARINI REDDETTİM

Sanık Hikmet Çetinkaya, FETÖ elebaşısı Fethullah Gülen'in kim olduğunu ve amacını, Cumhuriyet gazetesinde yıllarca yazdığını, Gülen'e yardım etmekle suçlandığını, suçlamaların hepsini reddettiğini ifade etti.

AVUKATLARA TEŞEKKÜR

Sanık Bülent Yener, "Son sözüm yok" şeklinde konuşurken, sanık Orhan Erinç son sözünde avukatlara teşekkür etti.

ŞIK: ASIL SİZ TESLİM OLUN

Son sözü sorulan Ahmet Şık ise şunları kaydetti: "Bu daha başlangıç diyerek başlıyorum. Siyaset, bürokrasi ve medyanın kimi mensuplarından oluşan bir çetenin hayata geçirdiği bu komplonun amacı en başından beri belliydi. Tüm yaşamı boyunca hukuksuzlukların, hak ihlallerinin karşısında duranlar adına ilk günden bu yana söylediğimizi tekrarlayarak bu çeteye ve benzerlerine hak ettiği yanıtı verelim o halde: Asıl siz teslim olun."