Danıştay: Reform değil, bağımlı yargı

Hükümetin hazırladığı Anayasa taslağına Danıştay'dan da eleştiri geldi. Yargı reformundan bahsedilemeyeceğini söyleyen Başkan Mustafa Birden, 'yargı bağımsızlığı mevcut durumdan daha geriye götürülüyor' dedi.

Haberler 23.03.2010 - 19:33

Danıştay: Reform değil, bağımlı yargı

Anasyasa değişiklik taslağına yargıdan bir tepki daha geldi.

Dün Yargıtay, HSYK ve YARSAV'ın karşı çıkışlarının ardından, bugün de Danıştay'dan benzer yönde açıklama geldi.

4 saate yakın süren toplantı sonrası Başkanlar Kurulu üyeleriyle birlikte basın mensuplarının karşısına çıkan Danıştay Başkanı Mustafa Birden, 3 sayfalık yazılı bir metin okudu.

"Anayasa'nın ağırlıklı olarak yargıya ilişkin maddelerinde yapılması düşünülen değişiklikler konusunda görüş ve değerlendirmelerimizi, adına karar vermekten onur duyduğumuz yüce milletimizle paylaşma gereğini, her zamankinden daha fazla hissetmiş bulunuyoruz" cümlesiyle başlayan metinde, altı çizilecek unsurlar şöyle:

Anayasa paketiyle ilgili bilgileri, gazatelerden, haberlerden ve AKP'nin internet sitesinden edindik...

Devletin 3 temel erkinden biri olan yargı erki için önemli bir konuma sahip olan Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın oluşumuna, görev ve yetkiklerine ilişkin yapılan değişiklikler, bu 3 temel erk arasındaki iş bölümünü ve devletin hukuki yapısını etkileyecek niteliktedir...

Sadece bugünü değil gelecek nesillerin hukukunu da etkileyecek bir Anayasa değişikliği söz konusudur...

Hazırlanışı ve yöntemi itibariyle, toplumsal uzlaşı ve beklentileri karşılamamakta, yargı bağımsızlığını mevcut durumundan daha geriye götürmektedir...

HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin siyasi iktidarın beklentilerine cevap verecek bir yapıya dönüştürülmesi, yargı reformu olarak kabul edilemez...

Yüce milletimizin bu eleştiri ve değerlendirmelerimizi, kendimizi savunmak, konumumuzu muhafaza etmek için değil, hukukun üstünlüğünü sağlamak, yargı bağımsızlığını koruyarak siyasallaşmasını engellemek amaç ve sorumluğuyla yaptığımızı takdir edeceğine yönelik inancımız tamdır...

Birden, basın mensuplarının, Başkanlar Kurulu üyelerinin toplantıya katılmalarıyla ilgili sorusuna da, "Birlikte ve biriz. Danıştay olarak hep birlikte hareket ediyoruz" yanıtını verdi.




Danıştay Başkanı Mustafa Birden, Anayasa değişikliği paketi ile ilgili ''Sadece bugünün değil, gelecek nesillerin hukukunu da etkileyecek söz konusu Anayasa değişikliği hazırlanış yöntemi ve zamanlaması itibarıyla toplumsal uzlaşı ve beklentiler karşılanmamakta, yargı bağımsızlığını mevcut durumdan daha geriye götürmektedir'' dedi.

Birden, Danıştay Başkanlar Kurulu'nun yaklaşık 4 saat süren toplantısının ardından Başkanlar Kurulu üyeleri ile düzenlediği basın toplantısında, tam bağımsız bir yargının tesisi için görüş ve önerilerini milletle paylaşmaktan geri durmayacaklarını belirtti.

Yargının devletin üç temel erkinden biri olduğunu ifade eden Birden, ''Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın oluşumuna, görev ve yetkilerine ilişkin yapılan değişiklikler bu üç temel erk arasındaki iş bölümünü ve devletin hukuki yapısını etkileyecek nitelikte bulunmaktadır'' diye konuştu.

Birden, ''Sadece bugünün değil, gelecek nesillerin hukukunu da etkileyecek söz konusu Anayasa değişikliği hazırlanış yöntemi ve zamanlaması itibarıyla toplumsal uzlaşı ve beklentiler karşılanmamakta, yargı bağımsızlığını mevcut durumdan daha geriye götürmektedir'' diye konuştu.

"YARGI REFORMU DEĞİL"
Birden, ''HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin siyasi iktidarın beklentilerine cevap verecek bir yapıya dönüştürülmesi yargı reformu olarak kabul edilemez'' dedi.

Birden, Anayasa'nın ağırlıklı olarak yargıya ilişkin maddelerinde yapılması düşünülen değişiklikler konusundaki görüş ve değerlendirmelerini Türk milleti ile paylaşma gereğini her zamankinden daha fazla hissettiklerini söyledi. Öncelikli olarak yargı yerleri ile paylaşılması gereken değişiklikler hakkında bilgilerin yazılı ve görsel basında yer alan haberlerle internet ortamında elde edilen metinlere dayandığını ifade eden Birden, şunları söyledi:

''Resmi olarak tarafımıza iletilmemiş olsa dahi Anayasal bir kurum olmanın görev ve sorumluluğu içerisinde, tam bağımsız ve güvenceli bir yargının tesisi için görüş ve önerilerimizi milletimizle paylaşmaktan her zaman olduğu gibi şimdi de geri durmayacağız.

Yargıya yönelik üslubun eleştiri sınırlarını aşıp yargıyı yıpratma şekline dönüştüğünü, buradaki amacın ise Anayasa değişikliğine zemin hazırlamak olduğunu görmekteyiz. Tepkiye dayalı, aceleye getirilmiş anayasa değişikliklerinin kalıcılığı ve istikrara katkısı olamayacağı gibi hukuki ve teknik birçok hatayı da beraberinde getireceği kuşkusuzdur. Üzülerek ifade ediyoruz ki, bizim yargı bağımsızlığı konusunda önemle üzerinde durduğumuz ve en son 10 Mayıs 2009'da Danıştay'ın kuruluş yıl dönümü açış konuşmasında da ayrıntılı olarak yinelediğimiz öneriler, devlet adına yetki kullanan makamlarca dikkate alınmamış, önemsenmemiş ve göz ardı edilmiştir.''

Anayasa değişikliği paketinin yargı reformu niteliği taşımadığını belirten Birden, ''HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin siyasi iktidarın beklentilerine cevap verecek bir yapıya dönüştürülmesi yargı reformu olarak kabul edilemez'' diye konuştu.

Birden, yargı reformundan anlaşılması gerekenin hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda yargının hızlandırılması, davaların etkin ve adil bir çözüme kavuşturulması, yargı kararlarının uygulanmasına yönelik düzenleme yapılması ve bu yolla halkın beklentilerinin karşılanması olduğunu kaydetti.

SİYASİ PARTİLERİN KAPATILMASI
Anayasa değişiklik paketindeki siyasi partilerin kapatılması konusundaki düzenlemeyi de eleştiren Birden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının dava açma yetkisinin yasama organı bünyesinde oluşturulacak bir komisyonun iznine bağlanmasının kuvvetler ayrılığı ilkesiyle bağdaşmadığını kaydetti. Birden, şöyle devam etti:

''Cumhurbaşkanı'nın yüksek mahkemelerin oluşumuna doğrudan ya da dolaylı olarak katılımının sınırlandırılması ve bu konudaki yetkilerinin azaltılması gerekirken yüksek yargıyı ve kurulu biçimlendirme imkanı geliştirilerek pekiştirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin oluşumu, mahkemeye üye seçme yetkisi, seçilme koşulları, seçim şekli ve görev süresinin yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkesine uygunluğu bakımından mevcut durumu aratır niteliktedir. Uygulanmakta olduğu ülkelerde bile olumlu sonuçlar verdiği kanıtlanamayan anayasa şikayeti yolunun sistemimize dahil edilmesi, yargı ayrılığını zedeleyici, kesinleşen yargı kararlarını bertaraf edici, yüksek mahkemeler arasında var olan denkliği bozucu, iş yükü artışı nedeniyle kadrosunun genişletilmesi ihtiyacına bağlı olarak kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı yapılanmaya zemin hazırlamaktadır.''

''DOĞRU VE İSABETLİ OLMADIĞI..."
Birden, Yüce Divan görevinin, görev suçuna ilişkin idare ve ceza hukuku kavram ve ilkelerini bilen Danıştay ve Yargıtay meslek mensuplarının katılımıyla oluşturulacak bir kurula verilmesi yerine, bu görevin oluşumunda hakim ve savcı mesleğinden gelmeyen çok sayıda üyeye sahip Anayasa Mahkemesince yürütülmesinin doğru olmadığını belirtti.

HSYK'nın daha bağımsız, daha teminatlı ve siyasi etkilerden uzak bir yapıya kavuşturulması gerekirken, geniş tabanlı temsil esası, demokratik meşruiyet gibi kavramlar adı altında kuvvetler ayrılığı ilkesini ihlal eder biçimde yapılandırıldığını belirten Birden, ''Böylece siyasi etkilere daha açık ve Adalet Bakanlığının kontrolünde bir kurul oluşturulduğu görülmüştür'' diye konuştu.

Kurulda Yargıtay ve Danıştay'ın etkinliğinin azaltacak, hatta etkisiz kılacak şekilde üye sayısı belirlendiğini söyleyen Birden, ''Herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir eleştiri olmasına karşın Adalet Bakanı ve müsteşara kurulda yer verilmeye devam edilmiş, yargı erki ile doğrudan bağlantısı olmayan kurum ve mesleklerden Yüksek Kurula üye olma yolu açılmış, hukuki güvenlik, hakim ve savcı teminatı ilkesine aykırı olarak kurulda görev yapan iki meslek mensubumuzun görevleri sona erdirilmesi öngörülmüş, yüksek yargıç olmayan kişilerin yüksek yargı mensubu seçme sürecine katılım yolu açılmış, ilk derece mahkemeleri ile yüksek mahkemeler arasında ayrışmaya zemin hazırlanmıştır. Bu nedenle anayasa değişikliğine ilişkin düzenlemelerin pek çoğunun doğru ve isabetli olmadığı kanaatini taşımaktayız.

Yüce milletimizin bu eleştiri ve değerlendirmelerimizi kendimizi savunmak, konumumuzu muhafaza etmek için değil, hukukun üstünlüğünü sağlamak, yargı bağımsızlığını koruyarak siyasallaşmasını engellemek amaç ve sorumluluğu ile yaptığımızı takdir edeceğine olan inancımız tamdır.''





Danıştay Başkanı Mustafa Birden, ''Bu kadar yargının bağımsızlığını her an tehlikeye düşürecek veya taraflı bir yargı oluşmasına neden olabilecek görüntülerden kaçınmamız lazım'' dedi.

Birden, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin bugünkü grup toplantısında yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine Birden, ''Ben siyasi söylemlere cevap verme durumunda değilim, bu olmaz da. Başkanlar Kurulumuzca yapılan açıklama bir anayasa değişikliği ile ilgili bizim görüşümüzdür. Bunun dışında burada hukuki anlamıyla neler olması gerektiğini, neden yanlış olduğunu açıkladık, bunun dışında bir polemiğe girmeyi istemem'' diye konuştu.

Pakette HSYK ve YAŞ kararlarına karşı yargı yolunun açıldığının belirtilmesi üzerine Birden, kendisinin ve daha önceki başkanların Danıştay'ın kuruluş yıl dönümü törenlerinde yaptığı konuşmalarda bu konuların yer aldığını belirterek, HSYK ve YAŞ kararlarının yargı denetimine açılmasını zaten talep ettiklerini söyledi. Birden, bu önerinin olumlu olduğunu belirtti.

Yargıtay Başkanlar Kurulunca anayasa değişikliği ile ilgili komisyon kurulduğunun hatırlatılması ve Danıştay'da da bir komisyon kurulup kurulmadığının sorulması üzerine Birden, Anayasa değişikliği ile ilgili zaten çalıştıklarını, gerekirse yeni bir rapor hazırlayabileceklerini söyledi.

Paketle ilgili hükümet üyeleriyle görüşüp görüşmeyeceklerinin sorulmasına karşı Birden, ''Şu anda ona bir şey diyemem. Bu tasarı bize de gelir mi görüşümüz sorulur mu bunun hakkında bir bilgim yok'' dedi.

Birden, yargı reformu strateji taslağıyla ilgili görüşlerini daha önce ilettiklerini anımsatarak ''Bu Anayasa değişikliğini biz internetten ve basında yazılanlardan bilgi edindik ve buna göre bir çalışma yaptık. Onun dışında bir görüşme olur, olmaz onu o zaman değerlendiririz'' diye konuştu.

Anayasa değişikliği ile ilgili Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile yaptıkları görüşmede bu görüşlerini dile getirip getirmediklerinin sorulması üzerine Birden, yargı reformu ile ilgili taslak ilk geldiği zaman bir kurul oluşturarak görüşlerini ilettiklerini, daha sonra da Danıştay'ın kuruluş yıl dönümünde kendisini geniş kapsamlı açıklama yaptığını ifade etti.

Danıştay'ın fikirlerini söylediğini daha çok HSYK'nın oluşumu ile ilgili konunun ön planda olduğunu dile getiren Birden, ''Daha sonraki görüşmelerimizde de bunları hep anlattık, defalarca anlattık. Mutabık kalmadık. Bazı basın yayın organlarında HSYK'nın oluşumu ile ilgili 'Yüksek yargı ile Bakanlık mutabık' yazdı ama hayır. Bunun asıl oluşumunda biz mutabık kalmadık. Biz düşüncelerimizi eskiden beri açıkça söyledik şimdi de söylüyoruz'' dedi.

Anayasa değişikliği paketi hazırlanırken hükümetin AB kriterlerine uygun düzenlemeler getirdiğini söylediğinin belirtilmesine karşılık Birden, AB'nin birçok raporu bulunduğunu, bu raporların hepsinde ortak konunun Adalet Bakanı ve müsteşarının kuruldan çıkması yönünde olduğunu kaydetti.

Birden, ''Görüşün bir tanesini esas alıp hepsini bunun üzerine kurmak doğru bir şey değil. Kurulun yapısından özellikle Bakan ve müsteşarın çıkması defalarca söylendi. Yargıtay da aynı görüşte'' şeklinde konuştu.

''TEKVÜCUT OLARAK HAREKET EDİYORUZ''
Mustafa Birden, Adalet Bakanı 'kuruldan biz zaten kritik noktalarda çekiliyoruz. Kurulda mutlaka bir siyasi muhatap bulunması gerektiği görüşünde olduklarını' dile getirmişti. Bu konuda neler diyeceksiniz?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Yargı, yargılama hakkını milletten alıyor. Bunu anayasal bir hak olarak görüyor. Yargıç zaten vicdanı ile hesap veren kişidir. Yargıç her zaman vicdanı ile baş başadır. Kanunları ve kanunları uygulayan kişi zaten objektif, tarafsız olmadığı zaman bunu yapamaz. Kendi vicdanına zaten her zaman hesap veriyor. Parlamentoya hesap verdiği zaman yargıçlık statüsü tam, vermediği zaman... Böyle bir şey ben düşünmüyorum.''

''Siz de yargının ele geçirilmeye çalışıldığı izlenimini edindiniz mi?'' sorusu üzerine Birden, ''Yargıyı ele geçirme, kuşatma nasıl nitelendirirseniz nitelendirin bunların yanlış olduğunu ve hukukun siyasallaşmasına neden olacağını açıkça, defalarca söyledik'' dedi.

''Açıklamanızı sözlü ve Başkanlar Kurulu üyelerinin tümüyle yapmanız bir mesaj mı?'' sorusuna da Birden, ''Arkadaşlarımla beraber oturduk saatlerce tartıştık burada da açıklamayı beraber yapalım dedik. Tabii ki biz birlikte ve hep biriz. Danıştay olarak tekvücut olarak hareket ediyoruz'' yanıtını verdi.

Birden, ''Cumhurbaşkanı Gül'e de çekincelerinizi ilettiniz. Buna rağmen böyle bir taslak ortaya çıkmış olması sizde düş kırıklığı yarattı mı?'' sorusu üzerine ''Düşüncelerimizin hepsini Sayın Cumhurbaşkanımıza da anlattık. Düş kırıklığı yarattı mı? Bunu hazırlayan ve bu hale getirenlere belki 'Bu kadar görüşme yapıldı siz hala neden aynı konularda ısrar ediyorsunuz' demek lazım. Bu kadar yargının bağımsızlığını her an tehlikeye düşürecek veya taraflı bir yargı oluşmasına neden olabilecek görüntülerden kaçınmamız lazım'' diye konuştu.

Sayfa Yükleniyor...