YSK’dan yapılan yazılı açıklamada, 29 Mart 2009 Pazar günü yapılacak yerel seçimde Anayasa Mahkemesi’nin 5747 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçinde İlçe Kurulması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile ilgili kararı ve Danıştay 8. Dairesi’nin bu kanuna dayanak olarak çıkarılan genelgenin iptaline ilişkin kararı doğrultusunda, nüfusu 2 binin altına düştüğü için kapatılması öngörülen belde belediyelerinin seçime belde olarak katılacaklarına karar verildiği belirtildi.

Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına Danıştay kararında öngörülen süre içinde iptal davası açan, 5747 Sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 22 Mart 2008’den önce nüfusu 2 binin üzerine çıkan ve turizm öncelikli yöreler listesinde olduğu saptanan belde belediyelerinin bu seçime katılabilecekleri kaydedildi.

Dava açan beldelerle ilgili Danıştay kararında öngörülen süre içinde dava açıldığına ilişkin belgelerin Yüksek Seçim Kurulu’na verilmesi gerektiği de belirtildi.

YSK, ayrıca bu beldelerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyelikleri için sadece bu belediyelerle sınırlı olarak adaylıklarını koyacak kamu görevlileri, TSK mensupları ve kamu görevlilerinden emeklilik suretiyle aday olacakların adaylıklarını en geç 31 Aralık 2008 Çarşamba günü saat 17.00’ye kadar bildirmeleri gerektiğine karar verdi.

Karara göre, görev yaptıkları yerden aday olmak isteyen siyasi partilerin il, ilçe ve belde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de en geç 31 Aralık 2008 Çarşamba günü saat 17.00’ye kadar istifa etmeleri gerekecek.

Kararda, “5747 Sayılı yasanın eki (44) sayılı listede adı yazılı olup da 5747 sayılı kanunun geçici 1. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bağlı olduğu il veya ilçe belediyesine mahalle olarak katılan belediyelerde seçimlerin 5393 sayılı kanunun 12/2 maddesi uyarınca yeni durumlarına göre yapılmasına YSK’ca karar verilmiştir” denildi.

6 MİLYON SEÇMEN
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçmen sayısındaki artışın “halk oylamasında esas alınan seçmen kütüklerinin kesinleşmesinden 29 Mart 2009’a kadarki 19 aylık sürede 18 yaşını dolduran ve dolduracak olan 2 milyona yakın seçmenin yanı sıra daha önce kendi iradesiyle yazılmayan seçmenin yasa değişikliği sonucu kütüklere resen yazılmasından kaynaklandığı” bildirildi.

YSK’nın toplantısının ardından seçmen sayısındaki 6 milyon artışla ilgili iddialara ilişkin yapılan yazılı açıklamada, seçmen kütüklerinin seçim takviminin el verdiği ölçüde daha uzun süreli olarak yeniden askıya çıkarılacağı belirtildi.

Bu askı süresinde vatandaşların ve siyasi partilerin ilgili seçim hukukunun ana esaslarından olan itiraz ve şikayet haklarını kullanmaları halinde kütüklerdeki hataların seçim kurullarınca giderileceği ifade edilen açıklamada, yetkili seçim kurullarının da resen bu hususta düzeltme işlemi yapacağı vurgulandı.

“Askıya çıkarılan seçmen kütüğünde bir kişiye birden fazla TC Kimlik Numarası verildiğine dair herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır” denilen açıklamada, ayrıca sistemin alt yapısını doğru işleyebilmesi amacıyla Nüfus ve Vatandaşlık idaresi görevlilerinin de askı süresinde aralıksız çalışacağı kaydedildi. Seçmen sayısındaki artışın “halk oylamasında esas alınan seçmen kütüklerinin kesinleşmesinden 29 Mart 2009’a kadarki 19 aylık sürede 18 yaşını dolduran 2 milyona yakın seçmenin yanı sıra daha önce kendi iradesiyle yazılmayan seçmenin yasa değişikliği sonucu kütüklere resen yazılmasından kaynaklandığına” yer verilen açıklamada, “Kurulumuzun bugüne kadar olduğu gibi 29 Mart’ta yapılacak seçimlerin de adil ve doğru yapılmasını teminen üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getireceğinden kuşku duyulmamalıdır. Eleştirilerin doğruya ulaşmada faydalı olduğu kuşkusuzdur, ancak bu eleştiriler yapılırken uzun deneyimler sonucu oluşturulan kurumların yıpratılmaması gerektiği de unutulmamalıdır” denildi.

YSK, bazı basın yayın organlarında yer alan “dağdaki teröristlerin seçmen kütüğünde yer aldığı”na ilişkin haberler üzerine Salman Kurtulan ve Cemil Bayık ile ilgili yapılan tahkikat sonucunda, ilgili kişilerin belirtilen yerleşim yeri adresinin silindiğini ve seçmen kütüğünden çıkarıldıklarını bildirdi.

DTP Milletvekili Hasip Kaplan’ın TBMM’de yaptığı bir konuşmada “Sur İlçesinde Polis Okulunun 800 öğrencisinin örgütlü olarak kayıt yaptırdığı” iddiasının da incelendiği belirtilen açıklamada, Sur İlçesi sınırlarında 825 öğrenci kapasiteli polis okulu bulunduğu, YSK’nın güncelleştirme genelgesindeki seçmen niteliği taşıyan öğrencilerle ilgili hükümler doğrultusunda, polis okulu öğrencilerinin okullarından aldıkları öğrenim belgeleriyle yaptıkları başvurular üzerine, işlemlerinin gerçekleştirildiğinin tespit edildiği bilgisine yer verildi.