CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Davutoğlu iyi polisi oynuyor

CHP’de kongrenin ocak ayında yapılacağını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlık için adayların çıkmasını “Bundan daha doğal ne olabilir” diye yorumladı. Medyaya yönelik baskı konusunda ise "Gobbels taktiğinin uygulandığını" savunan Kılıçdaroğlu, "Davutoğlu iyi polisi oynuyor" dedi.

ntv.com.tr 11.06.2015 - 11:22 | Son Güncelleme : 06.11.2015 - 16:06

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Davutoğlu iyi polisi oynuyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica ile Bakırköy Su Ürünleri Kooperatifi'ndeki kahvaltıda bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu, burada gazetecilerin gündemdeki konularla ilgili sorularını yanıtladı.

Kemal Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine AB İlerleme Raporu’nun seçimden önce açıklanmadığını hatırlatarak, "Bunu Avrupa'nın etik değerleriyle bağdaştırmıyoruz. Görüşünüz vardır, onu açıklarsınız. Eğer açıklamada eleştiriler varsa, Türkiye o eleştirileri de rahatlıkla karşılayabilir. Hükümet bunlara yanıt verebilir. Ama 'İç siyaseti etkilememek amacıyla biz bunu erteledik' diye bir görüş egemen olursa, biz bunu doğru bulmuyoruz. Bunu açık yüreklilikle ifade ettim. Avrupa'nın bu konuda daha net bir tavır takınması lazım. Türkiye'nin AB'ye girmesi konusunda daha kucaklayıcı bir ifade, dil kullanması lazım" dedi.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Kılıçdaroğlu, başkanlık sistemine ilişkin bir soruya karşılık da Türkiye'nin dünya kadar sorunu olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Yüzde 10 seçim barajını kaldıracak mıyız Darbe hukukunu sona erdirecek miyiz Özgürlükleri, medya özgürlüğünü sağlayacak mıyız İktidar kanadına destek veren bir yazar, gazeteyi hedef alarak, 'O gazeteyi artık biz yöneteceğiz' diyor. Kimsin sen, nasıl yöneteceksin, bu gücü nereden alıyorsun Bunu Sayın Davutoğlu'na sormak istiyorum. Sayın Davutoğlu, balkon konuşması sırasında şunu söyledi; 'Biz herkesi kucaklayacağız, bütün özgürlüklerin teminatı biz olacağız, bütün vatandaşlara eşit yaklaşacağız, bu ülkede özgürlükler olacak'. Söylediği sözlerin üstünden neredeyse 24 saat geçmeden bir kişi çıkıyor, 'Ben o gazeteyi yöneteceğim, biz yönetiriz, patronu da kim oluyor' diyor. Ayrıca patrona da adeta talimat veriyor. 'Şunu şunu atacaksın işten. Diğerleri de kalabilir görevlerinde, şimdilik' diyor. Ne demokrasisinden, hangi başkanlık sisteminden söz ediyoruz.

Önce Türkiye'nin bunları aşması, demokrasiyi, özgürlükleri yakalaması lazım. Seçim sonuçlarına saygılıyız. Bu sonucu aldım diye baskıcı karakterimi öne çıkarırsam ve herkesi baskılamaya kalkarsam, medya üzerine baskı kurmaya kalkarsam hangi demokrasiden, hangi özgürlükten söz edeceğiz. Bunu önce iktidar kanadına destek veren medyanın gözden geçirmesi lazım. Zafer sarhoşluğu demek, gücün zehirlenmesi anlamına geldi şimdi. Onu görüyoruz. Başkanlık sistemiyle eğer siz elinize sopayı alıp toplumu dizayn etmeyi hedefliyor ve bunu amaçlıyorsanız, hiç kimsenin endişesi olmasın CHP olduğu sürece bu süreç yaşanmaz ve gerçekleşmez."

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER

Bir soru üzerine faili meçhul cinayetlerle ilgili davada sanıkların beraat etmesini değerlendiren Kemal Kılıçdaroğlu, “Faili meçhul cinayetlerin araştırılması için 24 kez önerge verdik, bu önergeler AKP’nin oylarıyla reddedildi. Siz davaları sürekli olarak belli yerlere öteliyorsunuz. Eskişehir’deki bir davayı 'güvenlik yok' deyip Kayseri’ye, Kayseri’deki bir davayı da 'güvenlik yok' diyerek Eskişehir’e getiriyorsunuz. Nasıl olur, böyle bir şey olabilir mi? Davanın yerinde görülmesi gerekiyor.

"ÜÇÜNCÜ SINIF DEĞİL, BİRİNCİ SINIF DEMOKRASİYE LAYIĞIZ"

Türkiye’nin demokrasi konusunda iyi bir sınav vermesi gerekiyor. Faili meçhul cinayetleri siz yargı kararıyla kapatırsanız o ülkeden demokrasiden de özgürlükten de insan haklarından da söz edemezsiniz. Türkiye’nin demokrasi konusunda iyi bir sınav vermesi gerekiyor. Türkiye, üçüncü sınıf bir demokrasiye değil, birinci sınıf bir demokrasiye layık bir ülkedir” dedi.

"İLK KUTLAYAN BİZ OLURUZ"

"KCK'nın tek taraflı ateşkesi sonlandırdığına dair açıklaması oldu. Buna ilişkin yorumunuz ne olacak?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “Bu sorunun onların yöntemiyle çözülemeyecini defalarca ifade ettik. Aynı yöntemle ısrar ediyorlar, kendileri bilir. Bu yöntemle çözerlerse ilk kutlayan biz oluruz. Bu yöntemle çözülemeyeceğini defalarca ifade ettim” diye konuştu.

"MEDYAYA YÖNELİK BASKI"

Medyaya yönelik baskılarla ilgili bir soruya da yanıt veren CHP lideri Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Hangi iktidar medya üzerine baskı kuruyorsa o iktidarının ülkeye demokrasi getirme gibi bir görevinin olmadığı ortaya çıkar. Medyadan niye korkuyorsunuz? Beğenmezsiniz almazsınız, beğenmezseniz televizyonu izlemezsiniz. Siz bilinçli olarak medya gruplarının üzerine giderek onları susturmak, yazarlarını kapı önüne koymak, iktidarın savunuculuğunu yapan bir medya yaratmak istiyorsanız...

"TÜRKİYE'YE FELEKATİ GETİRİR"

Bu sorun Türkiye’nin en temel sorunlarından bir olmaya aday. Biz bundan büyük rahatsızlık duyuyoruz. Medya rahatlıkla yazabilmeli, eleştirebilmeli. Hükümetin eleştirilmediği bir medya ordusu Türkiye’ye demokrasiyi değil, Türkiye’ye felaketi getirir. Açık ve net söylüyorum. Eğer medya özgür değil, halkın haber alma kanalları tıkanıyorsa o ülkede demokrasi olmaz, o ülke açık açık baskıcı bir yönetime gider.

"GOBBELS TAKTİĞİ İZLENİYOR"

Gobbels taktiği izleniyor. İyi polis-kötü polis oyunu oynanıyor. İyi polisi gördüğüm kadarıyla Sayın Davutoğlu oynuyor. Demokrasi, özgürlük, insan hakları, herkesin güvencesiyiz...

Belli medya organlarında açıkça suçlanıyor, yazarlar açıkça suçlanıyor, gazete patronları açıkça tehdit ediliyor. Bu benim aklıma bugüne kadar hiç gelmeyen bir olaydı. Bu cüreti nereden alıyorlar, bu desteği nereden alıyorlar?

DAVUTOĞLU'NA ÇAĞRI

O nedenle ben Sayın Davutoğlu'na çağrı yapıyorum. Sen bu söylemlere destek veriyor musun, vermiyor musun Sen bu söylemlerden yana mısın, yoksa balkon konuşmasında ifade ettiğin düşüncelerden yana mısın? Bunu açıkça çıkıp Davutoğlu'nun kamuoyu önünde deklare etmesini bekliyorum. Biz de o zaman anlarız ki Davutoğlu herkesi kucaklıyor, medya üzerinde baskı olmayacak, herkes özgürce yazabilecek. Bunun güvencesi hukuk sistemi olacak.

Medya çalışanlarının, medya patronlarının biraz dik durması, onurlu durması, ödün vermemesi lazım. Medyaya yönelik iktidar tarafından bir baskı gelirse, bütün medya organlarının ortak ses çıkarması lazım.

"KONGRE OCAK AYINDA"

Kılıçdaroğlu, 1 Kasım seçimlerinden sonra yaşanan kongre tartışmalarıyla ilgili bir soru üzerine ise “Olağan da olsa olağanüstü de olsa zaten ocakta olacak. Zaten süreç başlamış vaziyette. Süreci ocak ayında noktalayacağız. CHP’de karışıklık... Ne karışıklığı? Kişi çıkıyor ‘Ben genel başkanlığı adayım’ diyor. Bundan daha doğal ne olabilir? Her CHP’li doğal olarak kendisini genel başkan adayı olarak görebilir, görmelidir de zaten. Genel başkanların görevi, yeni genel başkan adaylarına yol açmaktır. O aday oldu, ben onun yolunu keseyim... Bu eski hastalıklardır, bu eski hastalıklardan siyaseti kurtarmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

MUJICA: TÜRK HALKINDAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM

Jose Mujica da kendisine gösterilen misafirperverlikten dolayı teşekkür ederek, Türk halkından çok şey öğrendiğini kaydetti.

Mujica, "Latin Amerika birleşiyor ve dünyanın bu bölgesiyle ilişkilerini geliştirmesi gerekiyor. Son 10 yılda Çin, Latin Amerika'nın en çok alım yaptığı ülke haline dönüştü. İlişkilerimizi çeşitlendirmeliyiz. Akdeniz'e, Arap dünyasına ve küçük Asya'ya daha fazla gelmeliyiz. Bu yüzden buradayız" dedi.

Jose Mujica, gelecek yıllarda iki ülkenin birbirine daha yakın olması temennisinde bulundu.

Kılıçdaroğlu ve Mujica, basın mensuplarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Kahvaltıya Jose Mujica'nın eşi Lucia Topolansky, CHP genel başkan yardımcıları Sezgin Tanrıkulu ve Veli Ağbaba, CHP İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın ve Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu da katıldı.

Sayfa Yükleniyor...