Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti’nin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Grup toplantısının ardından iki kadın, Başbakan Davutoğlu'nun sözlerini yerine getirmediğini savunarak, "Yanınızdakiler size yalan söylüyor" diye bağırdı.

Başbakan Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

"Herkes yeni bir misak-ı millide buluşmalı ve bu misak-ı millinin hedefi doğrultusunda elinde ne varsa, heybesinde ne varsa bu mücadeleye katılmalı. Türkiye'nin yeniden inşa faaliyetine, AK Parti'nin başlattığı kalkınma hamlesine katılmalı.

"GERÇEK CUMHURİYETÇİ PARTİYİZ"

Cumhuriyetçilik misak-ı milli ruhuna sahip çıkmaktır. Türkiye’de gerçek cumhuriyetçi parti, AK Parti’dir. AK Parti’nin müdahil olmadığı, giremediği hiçbir köşe yoktur. Biz bütün Türkiye’nin partisiyiz, bütün Türkiye’nin partisi olmaya devam edeceğiz.

ÖĞRENCİLERE KURU ÜZÜM

Sütle birlikte kuru üzümü de önümüzdeki haftadan itibaren okulda öğrencilerimize ikram edeceğiz.

"BİZİM HIZIMIZA YETİŞEMEZLER"

CHP, MHP, HDP Türkiye gündemi üzerinden kendi politikalarını anlatmak yerine, sürekli olarak farklı çabalarla AK Parti üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorlar. Biz İzmir'e Aydın'a mı gittik, oralara müjde mi verdik? Bir bakıyorsunuz ertesi günü Kılıçdaroğlu, oraya gidiyor. Ümit ederiz ki bizim gittiğimiz her yere giderek ülkeyi tanımaya başlar, Ankara'nın dar koridorlarından çıkar. Ama açık söyleyeyim, hızımıza kimsenin yetişmesi mümkün değil. Son 5 ay içinde 50'yi aşkın vilayeti ziyaret ettik. İnşallah önümüzdeki aylarda bütün vilayetlerimizi ziyaretlerle tamamlayacağız, seçimlerde de ikinci turu yapacağız. Onlar arkamızda bizi takip etmeye devam etsinler.

Dikkat edin, geçen sene 17-25 Aralık kumpaslarından sonra 30 Mart'a giderken, sadece AK Parti'yi engellemek için bu paralel çete şu propagandayı yaptı; 'her yerde AK Parti karşısında kim güçlüyse onu destekleyeceğiz'. Yani Doğu'da, Güneydoğu'da HDP'yi, kıyılarda CHP'yi, İç Anadolu'da MHP'yi. Düşünün, Kur'an kurslarını, Kur'an öğrenmeyi yasaklayan bir tek parti zihniyeti ile işbirliği yapmaktan çekinmedi bunlar. Aynı şekilde çözüm sürecine bir taraftan karşı çıktılar, bir taraftan da HDP ile kol kola girmeye hiçbir beis görmediler. MHP'nin durumu ise daha ilginç. MHP de bu paralel çeteye karşı çıkmak yerine bütün bu organizasyon içinde yer aldı ve bir çatı adayla cumhurbaşkanımızın adaylığı karşısında ortak bir adayla sahneye çıktılar. Ama ne oldu? Onlar çatı aday etrafında bir koalisyonla birleşirken, biz milletle bütünleştik ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde onlara en büyük dersi verdik.

"ELİPSLE, ÜÇGENLE UGRAŞMASIN"

Devlet Bahçeli geometriye merak sardı. Gelir dağılımını anlatırken piramitten bahsetti, ‘bunu elipse döndürelim’ dedi. Kendi iktidarları döneminde gelir dağılımının nasıl olduğunu herkes biliyor. Türkiye'nin yüzde 30'u neredeyse 4 doların altında, yüzde 5'e yakın bir nüfus 1 doların altında yaşıyordu. Şimdi 1 doların, 2 doların, 3 doların altında yaşayan yok. 4 doların altında ise ise sadece yüzde 2'lik, yüzde 3'lük bir oran kaldı. İnşallah onu da yakında 4 doların üzerine çıkartacağız.

Sayın Bahçeli elipsle, üçgenle uğraşmasın biraz paralelle ilgilensin. Milletle yolu hiç kesişmeyen hani böyle paralel sonsuza kadar yan yana gider ya hep bunlar yan yana gidiyorlar. Milletle yolları hiç kesişmiyor. Kesişim noktaları yok. Onlar paralelle paralel bir şekilde yürümeye devam etsinler, biz sıratı müstakimde yürümeye devam ediyoruz, devam edeceğiz.

"ÇİPRAS DA KATILDI"

12 yıl sonra AK Parti'ye elhamdülillah ne bezginlik bulaşmış ne yorgunluk hep diriyiz, hep iriyiz, hep geleceğe omuz omuza yürüyoruz. Onlar telaş içinde kendi dertlerine düşsünler, birbirleriyle nasıl ittifak peşinde olacaklarını hesap etsinler, biz milli irade istikametinde sıratı müstakimde yürüyeceğiz. Dikkat ediniz CHP'den, MHP'den ya da HDP'den Türkiye'nin temel meseleleriyle ilgili tek bir görüş duyuyor musunuz? Hayır. Alternatif bir dış politika yaklaşımı var mı? Yok. Alternatif bir ekonomi yaklaşımı var mı? Yok. Baktılar Türkiye'de ümit yok bu sefer Yunanistan'daki gelişmeye SYRİZA'ya, Sayın Çipras'a ümit bağladılar, onu örnek alıyorlar. Ama Sayın Çipras ile yaptığım telefon görüşmesinde kendisine de ifade ettim ve o da buna katıldığını söyledi. 2002'de nasıl Türk ekonomisi mefluç hale gelmişse, nasıl bütün siyasi partilerden ümit kesilmişse, biz milli iradeyi arkamıza alarak rasyonel politikalarla 12 yılda hasta adam denilen bir ülkeyi küresel güç haline getirdik. Sayın Çipras da buna katıldığını ifade etti.

Biz sadece milletimizi örnek alıyoruz. Milletimizle birlikte yürüyoruz. Muhalefet ise acaba başka başarılardan ilham alıp Türkiye'ye bir şey aktarabilir miyim telaşı veya popüler gündem arayışları içinde. Onlara tavsiyem hiç başka yere gitmesinler Anadolu'ya sığınsınlar, Trakya'ya sığınsınlar. Bizim yaptığımız gibi Anadolu insanının, Trakya insanının terleriyle terleri buluşsun, gönülleriyle gönülleri buluşsun. Ankara'da birtakım kriz beklentileri içinde siyaset yapmak yerine, siyaset dizaynı yapan paralel çeteyle işbirliği yapmak yerine kendilerine güvensinler. Ama kendilerine güvenemezler. Çünkü siyasette omurgaları yok, duruşları yok, siyasi kimlikleri berrak değil. Bir gün bakarsınız cumhuriyetçi ertesi gün paralelcilerle işbirliği içinde bir gün ulusalcı ertesi gün bölücülerle koalisyon hazırlıkları içinde. Önemli olan siyasette duruştur, omurgadır. Bu da sadece AK Parti'de var. AK Parti bu duruşunu kim ne derse desin sürdürmeye devam edecek.

"KONUTU OLMAYAN AİLE KALMAYACAK"

Vatandaşın bu yüzde 25 peşinat vesilesiyle yaptığı tasarrufun yüzde 15'ini de biz kendisine devlet desteği olarak vereceğiz. Hem evlenmek yani aile sahibi olmak hem de evlenmek, konut sahibi olmak için de yüzde 15 desteği verdik. İnşallah bu ülkede konut sahibi olmayan aile kalmayacak. Elimizden gelen her türlü çabayı yürüteceğiz.

"YENİ VERGİ YOK"

İmar Yasası'nda herhangi bir şekilde vatandaşlarımızın sahip oldukları arazi, arsa ve evin değer kazanması dolayısıyla bir vergi gelmesi söz konusu değildir. Böyle tahrifat yapanlar olduğunu duyuyoruz. Hiçbir şekilde vatandaşlarımıza herhangi bir vergi yükü söz konusu değildir, vergi de söz konusu değildir.

"MİSAK-I MİLLİNİN ALTINI DOLDURUYORUZ"

Misakımilli'nin altını dolduruyoruz. Misak-ı millinin altı nasıl dolar misak-ı siyasiyle yani milli birlikle beraberlikle işte çözüm süreciyle bütün toplum kesimlerini bünyemizde barındırmakla, Türkiye'nin her yerine hizmet götürmekle. Bir de Misakı iktisadi var, oda Türkiye'yi ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duran, kimseye muhtaç olmayan güçlü ve kudretli bir ülke yapmak. Misakımilli nutukları atmak kolay Misakı-ı millinin siyasi perspektifi Türkiye'nin bütünlüğünü korumak için gerekli tedbirleri almaktır. Misak-ı millinin iktisadi perspektifi misakı iktisadi Türkiye'yi bir daha IMF'ye muhtaç kılmayacak şekilde ekonomimizi tahkim etmektir. Biz Misak-ı millinin altını doldurarak yürüyoruz. Misakımilli bundan sonra daha da tahkim edilecek. Hiç kimse Türkiye içinde veya dışında Türkiye'nin milli birliğini bozacak şekilde faaliyet göstermeye cesaret edemeyecek.

KOBİ’LER

KOBİ’ler toplumların, ekonomilerin omurgasıdır. Bu yılı KOBİ’leri destekleme, G-20’de gündeme getirme yılı yaptık. KOBİ’lerin güçlendirilmesi için her türlü desteği vereceğiz.

TURİZMCİLERE İKİ DESTEK

Turizm sektörü bacasız fabrika olarak bilinir. Bizim dönemimizde Türkiye turizmde olağanüstü bir hamle yaptı. Özellikle bağımsız devletler topluluğu, yani Rusya başta olmak üzere oradan gelen misafirlerimizin ekonomik sıkıntıdan kaynaklanan sorunları var. Yine İran'dan gelen turistlerde de bu çerçevede bazı sıkıntılar olabileceğini öngördük.

Turizm sektörünü bu kritik yılda iki alanda destekleme kararı aldık. Önümüzdeki iki ay içinde seyahat acentalarının organizasyonuyla bu ülkelerden Türkiye'ye gelen her yolcu uçağına ek yakıt desteği vereceğiz. Her uçak için 6 bin dolar yakıt desteği vereceğiz. İkincisi, tur operatörlerine Hazine destekli kredi kefaleti sağlayacağız.

BAĞ-KUR'LULARA SAĞLIK YARDIMI

Şu andan itibaren 12 aydan fazla borcu olan esnaf ve çiftçi kardeşlerimizin hizmetlerini ve primlerini donduruyoruz. Bu şu demek; 1 milyon 305 bin kardeşimizin sağlık yardımlarından yararlanması garanti altına alınmıştır. Kimsenin sağlık yardımından mahsur kalması söz konusu değil."

"YANINIZDAKİLER YALAN SÖYLÜYOR"

Öte yandan, Başbakan Davutoğlu, grup toplantısından sonra makamına geçerken kuliste iki kadın, "Sayın Başbakan bugüne kadar verdiğiniz sözleri yerine getirmediniz, yanınızdakiler size yalan söylüyor" diye bağırdı.

Kadınlar, güvenlik güçlerince kulisten dışarı çıkarıldı.