'Demirel'e ne oldu da CHP'yi över hale geldi?'

Başbakan Erdoğan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i bir kez daha memleketi Isparta'da eleştirdi. Erdoğan, "Sayın Demirel'e ne oldu da şimdi bu CHP'yi bu kadar över hale geldi? İşte dün dündür bugün bugündür anlayışının örnekleri bunlar" diye konuştu.

Anadolu Ajansı 02.06.2011 - 19:44

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisince Isparta'da Valilik önündeki meydanda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

AK Parti'nin rotasını halkın çizdiğini, milletin rotasında ilerlemeye devam edeceklerini, milletin partisi olarak milletle el ele yürüyeceklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bizi hiçbir şeyle korkutamazlar. Bizi merhum Menderes'in akıbetiyle, yüce divanla korkutamazlar. CHP bize ne diyor? 'Sen diyor Menderes'in akıbetini bilmiyor musun? Taşla sopayla molotofla korkutamazlar. Biz bu yola millet yoluna başımızı canımızı koyarak çıktık, o şekilde yürümeye devam edeceğiz. Zira Hazreti Ali 'Ecelimiz ömrümüzün kefilidir' diyor. Ecelimiz ömrümüzün kefilidir. Evet, bugüne kadar, çetelerle nasıl kararlılıkla mücadele ettiysek, bu mücadeleyi aynen sürdüreceğiz. Korkunun ecele faydası yok. Tayin edilmiş ömür ne bir an öte, ne bir an geri. Bak 'saniye' demiyorum. An gitmez. Öyleyse kimse boşuna hesap yapmasın.''

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''İşte eski Cumhurbaşkanlarımızdan, hemşehriniz, Sayın Demirel, devlet adamlığı noktasındaki tecrübesini bir kenara koyalım. Ama siyasette halk partisi için 'Halk partisi devlete resmen silah çeken eşkıyanın koruyucusudur. Şehit düşen askerin polisin ve devlet görevlisinin hakkını aramaz da şehir eşkıyası, kır eşkıyası diye adlandırılan bir takım canilerin koruyucusu kesilir' diyordu. Şimdi kime akıl hocalığı yapıyor Sayın Demirel? CHP'ye, MHP'ye. Yeter ki AK Parti iktidar olmasın diye bu savaşı veriyor. Ben futbol takımı tutar gibi parti tutanlara sesleniyorum: Gelin bu oyunu bozalım. Eser siyaseti başkadır. İstismar siyaseti başkadır. Bugün Hopa'daki şehir eşkıyasına, Doğu Güneydoğu'daki şehir yapılanmasına sahip çıkan CHP budur. Başka ne diyordu Sayın Demirel? 'CHP dışarıya memleketi jurnal etmektedir' diyordu. İşte bugün Türkiye'yi İsrail'e şikayet eden CHP, o günkü CHP'den tamamen farksızdır. Biliyorsunuz CHP Genel Başkanı bugüne kadar İsrail'e selam çakmak dışında dış politika adına ortaya bir şey koymadı. Sayın Bahçeli, 3,5 yıllık başbakan yardımcılığı döneminde kaç tane dünya ülkesine gitti, sorun soruşturun. Belki 3'tür, o kadar, ama şimdi açıldı. Önceki gün Sayın Kılıçdaroğlu, bir gazeteciyle şunu söylüyor: Dayan Yorgo biz geliyoruz. Yunanistan'ın en büyük gazetesi de dün bu ifadelerle adeta dalga geçti. 'Dayan Yunanistan Kılıçdaroğlu geliyor' diye. Ya böyle Anamuhalefet partisi genel başkanı olur mu? Maşallah CHP Genel Başkanı değil, Süperman mübarek. Emekliyi, çiftçiyi, öğrenciyi kurtarmakla kalmadı şimdi de Yunanistan'ı kurtarıyor.

Sizin o hemşehriniz bu CHP için başka ne diyordu biliyor musunuz? 'CHP iktidara gelirse ineklerin sütü kurur' diyordu. 'Halk Partisinin Türk köylüsüne vereceği sadece ıstıraptır. Ayakkabının yerine tekrar çarık alacaktır. Halk Partisi demek köylü için yokluk, karanlık, çarık, kağnı demektir, kara saban demektir' diyordu. Sayın Demirel'e ne oldu da şimdi bu CHP'yi bu kadar över hale geldi? İşte dün dündür bugün bugündür anlayışının örnekleri bunlar.''

Başbakan Erdoğan, doğruyu bulmak için gerçeklerin söylenmesi gerektiğini belirterek, ''Müslüman, bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz'' diye konuştu.

''Hazinenin, Merkez Bankası'nın birikimine, döviz rezervindeki kasaya CHP sulandı, onun için bol bol dağıtıyor'' diyen Erdoğan, ''Sizin güzel bir sözünüz var; çalıda gül bitmez cahile söz yetmez. Bunların yalanlarını, iftiralarını ne kadar otaya dökersek dökelim, ne kadar yüzlerine vurursak vuralım kar etmiyor. İşi pişkinliğe vurup aynen devam ediyorlar'' dedi.

Isparta'nın, CHP ve MHP'nin yalanlarına aldanmayacağına inandığını belirten Erdoğan, 12 Haziran'da bu oyunun bozulacağını söyledi.

81 vilayetin tamamına hizmet götürdüklerini ifade eden Erdoğan, sadece yol, konut, baraj, okul ve hastane yapmadıklarını, engellilere ve ailelerine de en güçlü şekilde kendilerinin sahip çıktığını anlattı. Emeklilere çok yüksek oranda zam yaptıklarını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Biz geldiğimizde SSK işçi emeklisi 257 lira alıyordu, 2011 yılının Ocak ayında 782 lira alıyor. Artış yüzde 204. SSK tarım emeklisi kardeşim ne alıyordun? Biz geldiğimizde 216 lira alıyordun, şimdi 705 lira veriyoruz. Artış yüzde 226. Emekli memur 377 lira alıyordu, 936 lira alıyor. Artış yüzde 148. Bağ-Kur tarım emeklisi 66 lira alıyordu, ey Bahçeli, şimdi biz 473 lira veriyoruz. Artış yüzde 617. Bununla kalmayacağız. Emekli kardeşlerimizi bugüne kadar nasıl gözettiysek bundan sonra da gözetmeye devam edeceğiz.''

'SÖZLEŞMELİ PERSONEL SORUNUNU ÇÖZECEĞİZ'
Emeklilerin intibaklarıyla ilgili sorunları sadece kendilerinin çözebileceğini ifade eden Erdoğan, ''Bize inanın, güvenin. Bunların kuru sıkı atmasına bakmayın, bunların sırtında yumurta küfesi yok, sorumluluk yok'' diye konuştu.

Sözleşmeli personelle ilgili çalışma yürüttüklerini bildiren Erdoğan, ''Bunların söylediklerine sakın aldanmayın, hepsi yalan. Bu sorunun çözümü bizde ve şu anda da biz bu çalışmayı yapıyoruz. Hedefimiz, belki de yeni çıkardığımız bir kanunla pazartesi, salı günü çözüme kavuşturabilmek için, arkadaşlarımız üzerinde gerekli çalışmayı yapıyorlar'' dedi.

Görevde oldukları süre içerisinde önemli mesafe katettiklerini ifade eden Başbakan, ''Çiftçi, köylü bizim dönemimizde rahat yüzü gördü; esnafın, işçi ve memurun kazancı arttı. İnşallah 12 Haziran'dan sonra çok daha fazlasını göreceksiniz. Türkiye büyüdükçe, zenginleştikçe bu imkanları eşit şekilde dağıtmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...