Bir televizyon kanalının sorularını yanıtlayan Demirtaş, sürecin sağlıklı yürüyebilmesi için Öcalan'ın koşullarının değişmesi gerektiğini söyledi.

“Sayın Öcalan’ın içinde bulunduğu koşulların değişmesi, dünya ile doğrudan temas kurabilmesi, düşüncelerini, sürece dair önerilerini doğrudan iletebilmesi, bu sürecin karakterini, gidişatını belirleyecektir" diyen Demirtaş, "Öcalan birinci aşamada konumunun ağırlıklı olarak araçsal düzeyde ele alındığını, gençlerin ölümünün durması diyalog, müzakere döneminin başlaması için en azından bunun katlanabilir olduğunu ifade ediyordu. Bu sürecin ilerleyebilmesi için artık sürece doğrudan müdahale imkanlarının; aydın, yazar, medya mensupları, akil insanların , oluşmuş olan komisyonların yine KCK yetkililerinin İmralı ile doğrudan temasının artık önünün açılması gerekir. Sayın Öcalan bu konuyu açıkça ifade etti; ‘Artık konumum stratejik olarak ele alınmalıdır. Çünkü 100 yıllık tarihsel bir sorunu bitiriyoruz. 40 yılı çatışma, savaşla geçmiş bir meselenin barışını gerçekleştiriyoruz.’ Bu kadar köklü ve büyük bir çözüm projesinde bu tür basit şeylere takılıp da süreç ilerlemezse gerçekten de yazık olur. Kendisinin bu konudaki yaklaşımı son derece fedakar ve özverilidir. Kendi kişisel durumundan öte sürecin selameti, doğru işleyebilmesi açısından bu tür değişikliklerin olması gerektiğini belirtiyor. Biz de katılıyoruz" şeklinde konuştu.


'14 YIL ÖNCEKİ YERE ALINACAK'
Abdullah Öcalan’ın hayati bir ciddiyet yaratacak derecede sağlık sorunu olmadığını söyleyen Demirtaş, “65 yaşına gelmiş, 15 yılını neredeyse hücrede geçirmiş, rutubetli bir ada ortamında hiçbir insanın sağlık durumu iyidir diyemeyiz. Orada bulunduğu her an her saniye sağlık riskinin artarak devam etmesi demektir. Bu kadar ciddi bir süreci yürüten ciddi bir muhatabın o koşullarda tutulması elbette süreci sıkıntıya sokabilir. Kendisi bunun üzerinde duruyor. Zor koşullara dayanma iradesi çok güçlüdür. Gerçekten de onun oradaki kararlı duruşunu iradesini gördükçe bizler de o zorlu koşullarda nasıl bir müzakere yürütüldüğünü daha iyi anlıyoruz.

Bu ada koşullarının değişmesi konusunda hükümetin bazı adımları vardı. Özellikle içinde bulunduğu dar hücrenin değiştirilmesi konusunda zannediyorum bu konuda ilerleme olacak. En azından getirildiği zaman konulduğu yere alınacak. Bu belki orada üst solunum yolu sorunu yaşayan sayın Öcalan’ın kısmen daha rahat nefes almasını sağlayabilir ama kalıcı sağlık sorunlarının çözülmesi ada koşullarında mümkün değil, imkansızdır. Konumunu stratejik ele alma hem siyasi durumunu hem sağlık durumu ile ilgili doğrudan bağlantılıdır." dedi.