HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Selahattin Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

"Birleşik Metal-İş'in grev kararı milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu gerekçesiyle Bakanlar Kurulu tarafından hukuka, Anayasa ve yasalara aykırı şekilde ertelendi. Zaten Anayasa ortadan kaldırılmış durumda. Cumhurbaşkanından bakanlara Anayasa'yı takan yok. Padişah ve şehzadeleri milli güvenliği bozucu olduğuna karar vermiş.
İddia ediyorum, bakanların büyük kısmı okumamıştır. Özel kalem müdürünün tek tek gezdirerek imzalattığı karardır. 'Padişahın emri var, imzalanacak' denmiştir, onlar da tıpış tıpış imzalamıştır. Sözleşmeli 4-C Başbakan da aynen bu şekilde imzalamıştır.
Danıştay AKP'nin hukuk bürosu olmadığı konusunda kendini ispatlayacaksa işte fırsat. Hükümet grevden neden korktuğunu açıklasın.

Başkan olacağım diyor. Olamayacaksın. Senin başkanlık sistemini asla kabul etmeyeceğiz. Senin rüyalarında kalacak. Cumhurbaşkanı olmuş sarayı var, hükümet emrinde, yargı emrinde, medyası var, trilyonlarca serveti var. Rektörler ona bağlı, valiler, kaymakamlar emrinde, bütün ülke onun ama yetmiyor, 'Başkan olacağım' diyor. Bırakın iki adam olmasını, bir buçuk adam olmasını bile kabul etmiyor, 'Tek adam olacağım' diyor.

Ne değişecek, anlatamıyor. Neyi değiştiremedin? Ne yapmak istedin de birileri sana engel oldu Devletin bütün olanakları, parlamento senin emrinde. Neresi senin değil? Başkan olunca ne yapacaksın tam olarak? Kafasında demek başka bir şey var. Halifelik meselesine inanmış gerçekten. Birileri 'Sen halifesin' diye gazı vermişler, o da halifeliğe doğru yürümek istiyor. Hilafet demek istiyor da diyemiyor. Anayasa'da başkanlığı yaz desen yazamaz. Bu haliyle ülkedeki hukuksuzluğun başı haline gelmiş durumda. Ülkenin cumhurbaşkanı Anayasayı takmıyor. Seçim meydanlarında oy istiyor. Hani yemin ettin, 77 milyonun cumhurbaşkanı olacaktın?

Hatta 3-5 başbakan daha ata, onlar da miting yapsın. Bütün AKP'liler her gün her yerde miting yapsın. Korkumuz yok. Biz o barajı aşacağız ve sizi frenleyeceğiz. Cumhurun başı olma makamını lekeliyorsun. Ülkeye zarar veriyorsun. Bu son derece yanlıştır. Bir cumhurbaşkanı bir siyasi parti için kampanya yürütemez. Ülkeyi kaosa sürükleyen adımlar attığını fark etmeni umut ediyoruz.

Devletin uçağı, parasıyla kampanya yürütüyor. AKP kongresine Başbakan uçağıyla gidiyor. Hani yetim hakkına duyarlısınız ya, hangi THY tarifeli uçağıyla gitti? Seni havaalanında başbakanlık aracı karşılıyor.

"BİZ TEK SANA YETERİZ"

Başbakan Davutoğlu ‘Hepiniz gelin’ diyor. Biz tek yeteriz sana. HDP tek başına seni durduracak güce sahiptir. HDP’yi durdurmanız mümkün değil, siz gidicisiniz. Bu ülkenin başına bela olmaktan kurtaracağız.

Bizim sizin kadar paramız yok. Sizin kadar hırsızlık, soygun düzenini savunmadık. 700 bin liralık kol saati takanların partisi değiliz. Durdurmaya çalışıyorlar. İktidarı anlıyoruz ama kendine muhalefet diyenler bizimle bu kadar uğraşıyor anlamıyoruz.

"ODALARIMIZ ARASINDA 20 METRE VAR"

HDP’yle kapalı kapılar ardından anlaşmışız, seçime parti olarak girip barajı aşamayacakmışız. Sayın Kılıçdaroğlu, parlamentoda ikimizin odasının arasında 20 metre var. Dedikodulara inanmak yerine buyrun gelin, kahvemi için, konuşalım. Ana muhalefet partisi bir dedikodudan yola çıkarak siyasetini oluşturamaz. Ayıptır, sizi destekleyen milyonlara yazıktır.

Kim kimi nerede satmış, konuşalım. Yerel seçimde kim sağcılarla, ırkçılarla anlaşma yaptı konuşalım. Cumhurbaşkanlığı seçiminde kim kiminle anlaşma yaptı? MHP ile ortak aday çıkardınız. Bunu alenen yapmış bir parti, bizi dedikoduyla AKP ile anlaşma yapmış gibi göstererek, kafa karıştırmaya çalışıyor. Siz açıkça gericilerle, ırkçılarla, milliyetçilerle işbirliği yapmadınız mı? Bunun hesabını vermiyorlar, bugüne bedel ödeye ödeye gelmiş HDP'yi kirli ucuz tuzaklarla suçluyorlar. Bu yaptığınız da AKP'ye yarıyor.

CHP bizim barajı aşmamızı mı, barajın altında kalmamızı mı istiyor. Görünen o ki barajı aşmamız CHP'yi de korkutuyor. Korkuyorsunuz diye statükocu düzeninize eyvallah mı diyelim? Demokrasi, özgürlük, barış kardeşlik, nedir size de öğreteceğiz. Ya değişeceksiniz ya AKP gibi gideceksiniz.

"TÜCCAR PARTİSİ DEĞİLİZ"

Herkes şundan emin olsun; HDP tüccar partisi değildir, ucuz pazarlık yapacak parti değildir, kapalı kapılar ardında kirli oyunlar içine girecek parti değildir. Biz öyle bir gelenekten gelmedik. Mazlum Doğan, Kaypakkaya, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş pazarlık yapmış mı?

Yüzünü kapattı diye, soğukta yapılan bir mitingde kaşkol taktı diye polis çocuklarımızı öldürebilecek. Bu yasa bu yetkiyi veriyor. Neden çıkarıyorlar? İsyan büyümüştür, farkındalar. Hele üstüne, başkanlık sistemi adı altında resmi diktatörlüğü ilan ederlerse sokakları tutamayacaklarını biliyorlar. Bu yasayı şimdiden çıkarıp önlem almak istiyorlar.

Diğer muhalefet partilerine de sesleniyorum; el ele verelim, parlamentoyu kilitleyelim, bu yasa çıkmasın. Gerekirse aylarca parlamento kürsüsünden konuşalım, tek bir madde bile geçiremesinler.

"ERDOĞAN'IN BAŞÖRTÜLÜ BACISI DEĞİL"

Muradiye Belediye Başkanı Safure Güneş'in kafasına, basın açıklamasında polis tarafından defalarca copla vuruldu, beyin kanaması geçirdi. Tabii bu, Tayyip Erdoğan'ın başörtülü bacısı değil. Polisiniz, başörtülü bir kadını coplarla öldürmek istedi, çıtınız çıkmadı. Gezi direnişinde yalanlarla 'başörtülü bacıma saldırdılar' deyip kıyameti koparanlar nerede? Tek bir açıklama yok.