İlişkili Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

İstanbul Vezneciler'de bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırıya değinen Bahçeli, "Bombalı araç Vezneciler'e kadar getiriliyor, bundan kimsenin haberi olmuyor" dedi.

Saldırı üzerinden hükümeti eleştiren Bahçeli, "Bu nasıl bir devlet yönetimidir? Türkiye'de kör topal olsa da bir hükümet var mıdır, vardır. Peki bu istihbaratın köküne kıran mı girmiştir? Nerede bu devlet, nerede bu hükümet?" ifadelerini kullandı.

MHP lideri Almanya'nın soykırım kararına da değindi. "Hitler'i sinesinden çıkaran bir toplumun bize insanlık dersi vermesi trajikomiktir" diyen Bahçeli, "Almanya'nın kararı hükümsüzdür ve bizim tarafımızdan kınanmıştır" dedi.

Bahçeli, tasarıya onay veren Türk kökenli Alman milletvekillerini de eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söz konusu milletvekilleri için kullandığı "Kanlarının laboratuvar testlerinden geçirilmesi lazım" sözlerini hatırlatan Bahçeli, "Bu sözleri biz söyleseydik ne ırkçılığımız ne kafatasçılığımız kalmıştı" değerlendirmesini yaptı.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Ramazan ayının sukut içinde idrak edilmesini istiyoruz. Osmaniye'deki kazanın ısdırabı dinmemişken İstanbul'dan aldığımız haber yüreklerimizi kavurmuştur. Allah'tan korkmayan caniler ramazanda da boş durmamışlardır. Bunlar imansızlığın ve şerefsizliğin ta kendileridir. 

Ne dini bilirler ne inancı tanırlar. Allah'ın belası terörizim yine saldırıdadır. Dün sabah saatlerinde Vezneciler'de hepimizi acıya boğan bir vahşet yaşanmıştır. İstanbul bir kez daha kalbinden isabet almıştır. 5'i polis 11 kardeşimiz şehit olmuştur.

Ağzımızdan çıkacak her söz boğazımızda düğümlenmektedir. İstanbul'da patlayan bombalar Türkiye'nin tamamını hedef almıştır. Son yurdumuz mateme gömülmüştür. Temenni ederim ki yaralı kardeşlerimiz en kısa zamanda şifa bulur. Ankara'da başkanlık falı açanların, çıkarlarını her şeyin önüne koyanların beceriksizlikleri ortadadır. 

Sorumlu hükümet bir tek kişinin peşine düşmüş ve ona yeni koltuk bulma arayışı içindedir. Başbakan Yıldırım'ın, 'anayasa ne söylerse söylesin, Cumhurbaşkanımızın fiili sorumluğu doğmuştur' sözleri hukukun rafa kalktığını gösterir. Başbakan bizzat anayasanın üzerini çizmiştir. Sayın Başbakan'a bu hakkı kim vermiştir. Sayın Erdoğan bin deyince binenler, in deyince ne yapacaklar?

Bir devletin hukuku ezilmiş ve dağılmışsa meşruiyeti kalacak mıdır? Türkiye sarsılırken Sayın Erdoğan kendi derdinde. Türkiye'nin her yerinde bombalar patlarken, 'anne olmayan kadın yarımdır' diyen Erdoğan halt etmiş, patinaj yapmış kadınlık onurunu incitmiştir. Doğum kontrolü polemiğinde çıta yükselten Erdoğan'ın kıyılmış evlatlarımızı fark etmesi için ne gerekmektedir.

Türkiye yanarken, terör azarken Erdoğan Afrika'yı gezerken bir tek yandaş yazarlarla safriye çıkmadığı kalmıştır. 20 Temmuz 2015'ten bu yana büyük şehirler peş peşe bombalanmış, bana mısın dememiştir. Bombalı araç Vezneciler'e kadar getiriliyor, bundan kimsenin haberi olmuyor. Bu nasıl bir devlet yönetimidir? Türkiye'de kör topal olsa da bir hükümet var mıdır, vardır. Peki bu istihbaratın köküne kıran mı girmiştir? Nerede bu devlet, nerede bu hükümet nerede bahsedilen milli kudret? 

Mahalle arası yol kesip kontrol yapanlar bombalı aracı hiç mi görmedi? Sayın Erdoğan 'ilk insanla başlayan bu mücadele kıyamete kadar sürecektir' diyor. Erdoğan ne demeye çalışmaktadır. Hangi ilk insanın mağrasında bomba patlamıştır. Terörün bitmeyeceği kabul ediliyorsa yıktık, bitirdik demenin ne alemi vardır? Göz boyayan kararlılık beyanları fos çıkar. Türk milleti yıllardır bu kısır döngü içinde hapistir. Oslo'da yapılan pazarlıklar bomba olarak dönmüştür. 

Hükümet uslanmamış, terörü ufalayacağı halde tabi olmuştur. Türkiye'yi Suriye ve Irak yapmak isteyenlerin ne yatacak yerleri ne de bağışlanacak tarafları vardır. Ülkemiz çıkmaz sokaktadır. Bebek katilleri her yerdedir. Vatan topraklarında hak isteyen kim olursa olsun, sonu korkunç ve yok oluştur. Türkiye kan kaybetmektedir, tehlike büyüktür. 

AKP'nin dış politikasında kırılmadık, dökülmedik hiçbir şey kalmamıştır. Bütün olumsuzluklar Davutoğlu'na yüklenilmiştir. Dış politikada acil bir dönüşüme ihtiyaç vardır. Ertelenmesi halinde çok yönlü fatura kabaracaktır.

Türk milleti üzerinde oynana oyunlar hiç bitmedi. 36 etnik unsurdan bahsettiler, milli ve üniter yapımızı kondaklamaya çalıştılar. Sözü geçen ülke olacağız dediler, önümüze kara çaldılar. Ezber bozuyoruz dediler geçmişimizi sorguladılar.

En son Almanya'nın soykırım kararına gel gitli tepki gösterdiler. Sözde soykırım iddiası Türkiye ile hesabı olan her ülkenin başvurduğu bir karalamadır. Buna dost ve müttefik bildiğimiz Almanya da eklenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu savaşa Almanya'nın müttefiki olarak girmişti. Seferberlik öncesi Ermeni çeteleri faaliyete geçti. Birçok bölgede isyanlar vuku buldu. Katliamlar karşısında bile Osmanlı'nın soğuk kanlığını koruduğu tarihi belgelerde sabittir. 

Ermenilerin yerlerinin değiştirilmesi onları imha etmek değil, sonuna kadar doğru, sonuna kadar helaldir. Yer değiştirme sırasında 1.5 milyon Ermeni ölmemiştir. tehcir sırasında Osmanlı ordusu katliam yapmamıştır. Bize soykırım suçlaması yapanlar Ermeni katliamlarını niçin eleştirmez? Savunmasız ve masum halkı topluca infaz eden Ermeni canileridir. 

Türk milleti yer değiştirme kararını vermemiş olsaydı istikbalde adımız olmazdı. Tehcir gerekliydi bugün olsa yine yapılırdı. Almanya tarih sayfalarını karıştırırken 1914'e değil aynaya baksın, orada aradığını bulacaktır. Hitler'i sinesinden çıkaran bir toplumun bize insanlık dersi vermesi trajikomiktir. 

Bizi üzen Türk olduğunu söyleyen milletvekillerinin de tasarıya evet demesi ve tasarının mimarlarından olmasıdır. Erdoğan'ın haklı olarak kullandığı 'ne Türk'ü be, kanlarının laboratuvar testlerinden geçirilmesi lazım' sözlerini biz söyleseydik ne ırkçılığımız ne kafatasçılığımız kalmıştı. Ancak iş kan tahliline kadar geldiyse bu işten hiç kimse yakayı kurtaramayacaktır. 

Almanya'nın kararı hükümsüzdür ve bizim tarafımızdan kınanmıştır. MHP ecdadına toz kondurmaz. Biz tarihimizle onur duyar müfterilere avuç açmayız. Biz alçak oyunları bozarız. Allah'ın izniyle oyunları yine bozacağız. Zaman alabilir emek isteyebilir ancak oyun sahnelendiği müddetçe biz dinlenmek haramdır. Oyun bozulacak MHP tepeden tırnağa temizlenecektir."

SİNAN OĞAN SORUSUNA YANIT

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısından sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli, Sinan Oğan'ın MHP Genel başkanlığına aday olamayacağı tartışmalarına ilişkin soru üzerine "O tartışma değil, gerçektir" dedi.

TBMM'deki bugünkü grup toplantısı ardından gazetecilerin soruları ile karşılaşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:

"Sinan Oğan, MHP'den ihraç edilmiştir. İhraç kararını bozmuştur. Yargıtay'da henüz bir inceleme yapılmadığını duyuruyoruz. Bize göre ihraç kararı verilmiştir. Yargıtay'dan herhangi bir cevap alınmadığına göre partimizin üyesi, sayılamaz. Yargıtay MHP'nin kararına uygun 5 sıfırlık bir uygulamayı Sinan Oğan için de yaparsa yargı yoludur açıktır. Partiye yeniden üye olarak kabul edilir. 10 Temmuz'a kadar Yargıtay'ın bir karar vermesi gerekir" diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, dokunulmazlıklara ilişkin, "Bize de yüce yargının mensupları davet çıkartırlarsa hangi fezlekede hangi suçu işlemiz öğrenir sonra da savunmamızı yaparız." 

MHP grup toplantısında ilginç bir an da yaşandı. Bahçeli, toplantıda yer alan ve saçının arka bölümünü 'Oyunu Boz' şeklinde kestiren 14 yaşındaki Alper Beksiz ile fotoğraf çektirdi.