MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürülen Rus savaş uçağı konusunda hükümete destek verdi.

Bahçeli, "Bu konuda Milliyetçi Hareket Partisi, her türlü eleştiri hakkı saklı kalmak kaydıyla, AKP hükümetini desteksiz bırakmayacaktır" dedi.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin iç ve dış politikasında sıcak ve sancılı günler yaşadığını belirtti.

Bölgesel gerilimlerin, güç ve nüfuz mücadelelerinin, jeopolitik ve diplomatik kutuplaşmaların ülkenin güvenliği ve toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini bildiren Bahçeli, Türkiye ve Rusya arasındaki gerginliklerin her yönüyle kaygı verici olduğuna işaret etti.

Bahçeli, 24 Kasım'da Hatay'ın Yayladağı bölgesinde Türk hava sahasını ihlal eden Rusya'ya ait SU-24 savaş uçağının düşürülmesinin iki ülke arasında derin sorunlara neden olduğunu savundu.

Başta milliyeti belirlenemeyen söz konusu uçağın 5 dakika içinde 10 defa ikaz edilmesine rağmen mütecaviz tutumuna devam ettiğini aktaran Bahçeli, bu kapsamda değişen angajman şartları doğrultusunda Türk pilotlarınca gereğinin yapıldığının anlaşıldığını vurguladı. Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğini tehdit eden, egemenlik haklarını çiğneyen, havadan ve karadan tahrike yeltenen her türlü teşebbüs ve niyete müdahale hakkı olduğu açıktır. Bu hususu bölgesel ve küresel aktörlerin anlayışla karşılaması, hatta saygı duyması ön şarttır" ifadelerini kullandı.

"TÜRKMENDAĞI SİBİRYA'DA DEĞİLDİR"

Bahçeli, 3 Ekim'den bu yana Suriye rejimini arkalayan Rusya'nın Türk hava sahasına uluslararası hukuka aykırı şekilde tecavüz ettiğinin bilinen bir gerçek olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Ayrıca Bayırbucak Türkmenlerini havadan bombalayarak soydaşlarımıza düşmanca davrandığı, Türkmendağı'na ölüm yağdırdığı ve dolayısıyla Türkiye'nin sabır ve tahammülünü zorladığı da ortadadır. Rusya Federasyonu'nun sınırlarımızın hemen bitişiğinde teröristlere operasyon bahanesiyle Türkmen katliamına ortak olması, kabul edilemeyecek bir ilkelliktir. Türk milletinin bu vahşiliği normal görmesi, olan biten saldırılara sessiz kalması, elbette düşünülemeyecektir."

"FOS BİR SIZLANMA"

Türkmendağı'nda yaşanan kayıp ve dramların Rusya'nın düşürülen uçağından daha değersiz ve önemsiz olduğunu ima yollu iddia etmenin, ne insani ne de medeni bir tavır olacağını ifade eden Bahçeli, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

"Rusya Devlet Başkanı Putin'in, 'SU-24'ün düşürülmesi, hain ve açıklanamaz bir arkadan bıçaklamadır' sözleri, inandırıcılığı olmayan, işlenmiş suç ve cinayetleri örtbas etmeye tevessül eden fos bir sızlanmadır. Rusya Federasyonu'nun, düşürülen uçağın arkasından ülkemize arka arkaya tehdit tonu yüksek mesajlar vermek yerine, hangi hak ve ahlaki motivasyonla Türkmenlere saldırdığını açıklaması zarurettir. Türkmendağı, Sibirya'da değildir. Bayırbucak Türkmenleri, Rusya Federasyonu'nun sınırları içinde de değildir. Komşuluk hukukunun, siyasi ve ekonomik ilişkilerin sağlıklı ve dengeli sürebilmesi için Rusya Federasyonu'nun daha sorumlu ve soğukkanlı hareketi şüphesiz ki elzemdir."

"NORMALLEŞME SAĞLANMALI"

Tehlikeli kamplaşmanın bir an önce yatıştırılması, normalleşmenin sağlanması gerektiğine dikkati çeken Bahçeli, "Türkiye, soydaşlarını, sınırlarını ve devlet olmaktan kaynaklanan dokunulmaz haklarını sonuna kadar müdafaa etmelidir. Bu konuda MHP, her türlü eleştiri hakkı saklı kalmak kaydıyla AKP hükümetini desteksiz bırakmayacaktır çünkü mesele, partilerüstü bir konu olup milli bekayla ilgilidir. Bilinmesi gereken en yalın gerçek şudur: Türkiye-Rusya Federasyonu arasında büyüyen, farklı alan ve çevrelere yayılan husumet ve bunalım döngüsünün hiç kimseye faydası olmayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"RUSYA'NIN KARANLIK SİCİLİ HERKESİN MALUMU"

Bahçeli, Rusya Federasyonu'nun siyasi ve ekonomik kozlar aracılığıyla Türkiye'nin haklı duruşunu sorgulatarak yeni bir psikolojik savaş şartlarını oluşturma iradesinin, iki ülke arasındaki derin işbirliği kanallarını tıkayabileceğini ileri sürdü.

Rusya'nın, haksızlıklar ve saldırganlıklarla dolu karanlık sicilinin herkesin malumu olduğunu aktaran Bahçeli, Kırım'dan sonra Suriye'deki Türkmenlere yönelik acımasız ve insanlığı hiçe sayan silahlı müdahalelerin, insanlık vicdanına sığmadığı gibi uluslararası hukuk ve düzene de tamamen muhalif bir uygulama olduğunu bildirdi.

Bahçeli, hükümetin Bayırbucak Türkmenlerini yalnız ve sahipsiz bırakmaması gerektiğini vurgulayarak, ülkenin egemenliğini karartmaya ve gevşetmeye gayret eden her türlü açık ve örtülü emelin karşısında da cesur bir siyasetle durulması gerektiğini kaydetti.