Küçük Armutlu’da düzenlenen terör operasyonu sırasında 24 yaşındaki Dilek Doğan evinde polis kurşunuyla ağır yaralanmıştı.

Bir süredir Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yoğun bakımda tedavisi süren Doğan, dün akşam saatlerinde yaşamını yitirdi.

Bir süredir Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yoğun bakımda tedavisi süren Doğan, dün akşam saatlerinde yaşamını yitirdi.

Günler süren bekleyiş acı haberle noktalandı.
Günler süren bekleyiş acı haberle noktalandı.

Dilek Doğan’ın ailesi ve yakınları acı haberi gözyaşlarıyla öğrendi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da hastaneye gelerek aileye başsağlığı diledi.

Çevik Kuvvet ekipleri geniş güvenlik önelim aldı.
Çevik Kuvvet ekipleri geniş güvenlik önelim aldı.

Dilek Doğan’ın cenazesi daha sonra hastaneden alınarak Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Cenaze aracına çevik kuvvet ekipleri de eşlik etti.

Doğan ailesi ve yakınlarının aralarında bulunduğu bir grup, Adli Tıp önünde toplandı.

Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı kurum önünde iki TOMA da hazır bekletildi.

Adli Tıp önünde oturarak protesto eylemi yapan grup, zaman zaman slogan attı.

Otopsi işlemleri gerekçesiyle Dilek Doğan’ın naaşı saat 00.00 sıralarında ailesine verildi. Dilek Doğan’ın cenazesi Boğaziçi Cemevi’ne götürüldü.

Doğan için cemevinde cenaze töreni düzenlendi. Törende Doğan ailesi taziyeleri kabul etti.

Cemevi önünde toplanan bir grup, "Dilek Doğan ölümsüzdür" yazılı pankart açtı, kortej halinde yürüyerek çeşitli sloganlar attı.

Törene Dilek Doğan'ın babası Metin Doğan, annesi Aysel Doğan, ağabeyi Emrah Doğan'ın da bulunduğu aile fertleri, yakınları ile sevenleri katıldı.

Cenaze törenine katılanlar, cemevi bahçesine çıkartılan Dilek Doğan'ın naaşı başında gözyaşı döktü. Doğan'ı son kez görmek isteyenler tabutun yanına gitti.

Tören sırasında tabutun yanında aynı tip kıyafet giymiş kadınların nöbet tuttuğu görüldü.

AVUKAT OYA ASLAN: HESABI SORULACAK

Gazetecilere açıklama yapan Avukat Oya Aslan, “Dilek’in katili var ve saklanıyor. Çatışma çıktı yalanlarına, canlı bomba süsüyle katletmelere karşı bunun hesabı sorulacak. Katil er ya da geç yargılanacak ve cezalandırılacaktır” diye konuştu.

ANNE AYSEL DOĞAN: YÜZÜNÜ TANIYORUM

Kızının cuma günü öldüğünü söyleyen anne Aysel Doğan, kızının ölümünün kendilerine geç haber verildiğini söyledi.

Doğan, “Bizi oyaladılar, bizimle oynadılar. Yavruma ne süsü vermek istiyorlar bilmiyorum. O AKP polisi her şeyi yapar. Sen öldür gel be karartırım diyor o adam” dedi.

“Yavrum, önüne duramadım senin” diyen acılı anne, olay anını şu sözlerle anlattı: “Aramaya başlayacaklardı. Kadın polis bekliyorlardı. O anda hızla geldi girdi içeriye vurdu çocuğumu. Ben onun yüzünü tanıyorum. Getirsinler. Getirmezler, o cesaret onlarda yok. Korktular, panikledi kaçtılar. Bizim silahımız yoktu, olsa onu vururduk. Beni öldüreceğini bilsem vururdum.”

"ÖLÜLERDEN BİLE KORKUYORLAR"

Dilek'in ağabeyi Emrah Doğan ise hastane doktorlarını eleştirerek, “7 gün boyunca bize hep yalan söylediler. Bize söylediklerinde kardeşim saatler önce ölmüştü” dedi.

Ülkede yönetim krizi olduğunu savunan Emrah Doğan, "Bu krizi halkı katlederek atlatmaya çalışıyorlar. Birer birer de düşsek toprağa biz kazanacağız” dedi.

Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Otopsi yapılmış Savcı bize orada nereye gömeceksiniz diyorlar. Bizim cenazemize bile saygıları yok. Biz onlara mı soracağız nereye gömeceğimizi? Bizi öldüren o, gelin şurayı göstereyim, uçakla göndereyim, Gazi’ye götürmeyin diyorlar. Devlet, ölülerden bile korkuyor. Çünkü kendisi katlediyor.”

Bu arada, polis ekipleri cenaze töreni sırasında yoğun güvenlik önlemi aldı. Polis helikopteri de cemevi üzerinde dolaştı.

Dilek Doğan'ın cenazesi düzenlenen törenin ardından memleketi Kahramanmaraş'a gönderildi.

DAVUTOĞLU: YANLIŞ VARSA GEREĞİ YAPILIR

Bu arada, Dilek Doğan'ın ölümüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, yanlış varsa gereğinin yapılacağını söyledi. 

Başbakan Davutoğlu, "Bu genç kızımızla ilgili gerekli diğer bütün olaylar gibi araştırmalar yapılıyor. Çok özen gösterilerek bazı emniyet tedbirleri alınıyor ama ola ki herhangi bir yanlış uygulama varsa bunun da peşi hiçbir zaman bırakılmaz, gereği yapılır" diye konuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayla ilgili soruşturması sürüyor. Doğan'ın ailesi, galoş giymelerini istedikleri polisin hedef gözeterek ateş ettiğini belirtiyor.

Polis ise Dilek Doğan'ın ağabeyinin polisin silahını almaya çalıştığı sırada sırada tabancanın ateş aldığını savunuyor.