Bakanlar Kurulu'ndaki revizyonla, Dışişleri Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı.

Önce Dışişleri Bakanlığı makamında bir araya gelen Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu, daha sonra Fatin Rüştü Zorlu salonunda bakanlık ve basın mensuplarının karşısına çıktı.

Babacan yaptığı konuşmada, "28 Ağustos 2007'de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den devraldığım bu görevi çok sevdiğim, saydığım ve güvendiğim bir insana, sayın Ahmet Davudoğlu'na devrediyorum" diye konuştu.

Davutoğlu'nun dış politika konusunda Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli isimlerden biri olduğunu ifade eden Babacan, Davutoğlu'nun 2002'den beri hükümetin dış politika çalışmalarının bizzat içinde olduğunu anımsattı. Babacan, Davutoğlu'nun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı sıfatıyla Türkiye'nin dış politika vizyonunda çok önemli katkılarda bulunduğunu söyledi.

Davutoğlu'nun, bugünden itibaren bir hükümet üyesi ve yeni dışişleri bakanı olarak görevine devam edeceğini belirten Babacan, Davutoğlu'nu kutlayarak, çalışmalarında başarılar diledi.

Babacan, "büyük bir iç huzur ve görül rahatlığıyla" görevini Davutoğlu'na devrettiğini ifade etti.

"BİR BORÇ EDASI..."
Davutoğlu da konuşmasında, içten sunumu için Babacan'a teşekkür etti ve Babacan ile çalışmanın her zaman büyük bir zevk olduğunu kaydetti.

Yeni göreviyle ilgili teveccühlerinden dolayı Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'a teşekkür eden Davutoğlu, bu yeni görevinin kendisi için hem büyük bir onur ve şeref olduğunu, hem de Türkiye'ye bir borç edası için yeni bir imkan sunduğunu belirtti.

"Hepimiz aslında bu ülkeye, millete, köklü devlet geleneğine bir borç edasıyla meşgulüz" diyen Davutoğlu, makamların değişebileceğini, ancak duyguların ve kararlılığın hep aynı kalacağını ifade etti.

Babacan'ın bu konuda çok güzel örnek teşkil ettiğini kaydeden Davutoğlu, ekonomiden sorumlu bakanken yürüttüğü etkin ve basiretli politikayı dışişleri bakanlığı dönemininde de en güçlü şekilde sürdürdüğünü söyledi.

Davutoğlu, Babacan'ın bakanlığı döneminde, uluslararası sistemin, bölgedeki birçok yapılanmanın yeniden şekillendiği bir dönemde, son derece etkin ve basiretli bir yönetim sergilediğini ifade etti.

Bu çerçevede bu emaneti kendisinden gönül rahatlığıyla aldığını söyleyen Davutoğlu, büyük bir sorumluluğu ve güçlü bir mirası da devraldığını belirtti.

Babacan'a yeni görevinde başarılar dileyen Davutoğlu, Babacan'ın yeni görevinde de aynı etkinlikte Türkiye'nin refahı ve geleceği için büyük gayretler sarf edeceğine inancının tam olduğunu kaydetti. Davutoğlu, bakanlık olarak Babacan'ın her an yanında olacaklarını ve Babacan'ın da her an kendini evinde hissedecek şekilde bakanlığa teşrif edebileceğini sözlerine ekledi.



Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin dünyada her alanda görüşüne başvurulan bir ülke haline gelmesi gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, Türk dış politikasında son dönemde çok ciddi bir değişim yaşandığını belirterek, kriz odaklı bir yaklaşımdan, vizyon odaklı bir yaklaşıma geçildiğini kaydetti.

Uluslararası pek çok alanda bugün artık bir Türk vizyonunun varlığından bahsedildiğine işaret eden Davutoğlu, Türkiye'nin sadece krizlere tepki veren bir ülke değil, krizleri olmadan fark edebilen, etkin şekilde müdahale edebilen ve etrafında düzen kurucu bir ülke konumunda olduğunu belirtti.

Türk vizyonunun "ülke, bölge ve küresel" olmak üzere üç ayağı olduğunu ifade eden Davutoğlu, yeni dönemde bu üç ayaktaki sürekliliği devam ettirmeye çalışacaklarını kaydetti.

Türkiye'nin, özgürlük ve güvenlik dengesinin sağlandığı müreffeh bir ülke olarak dünya sıralamasında hak ettiği yere gelmesi yönünde çalışacaklarını söyleyen Davutoğlu, gayretlerinin, Türkiye'yi dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olarak gelecek nesillere emanet etmek olduğunu belirtti.

Türkiye'nin bölgesinde izlediği düzen kurucu etkin politikayı sürdüreceklerini ifade eden Davutoğlu, "Öncelikle komşular arası sıfır problem ilişkisini, maksimum çıkar ilişkisine dönüştürme gayreti içinde olmalıyız" diye konuştu.

Afrika ve Latin Amerika gibi yeni açılım bölgelerine de değinen Davutoğlu, Türkiye'nin, sadece kendi bölgesinde adı duyulan bir ülke değil, iklim değişikliğinden ekonomik-politik dengelere kadar her alanda görüşüne başvurulan bir ülke haline gelmek durumunda olduğunu söyledi.

"YURTTA SULH CİHANDA SULH"
Türkiye'nin bölgesel ve küresel vizyonuyla gelecek dönemin en etkin ülkeleri arasında yer alacağını belirten Davutoğlu, bunun aslında Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" prensibinin en etkin şekilde uygulaması olduğunu kaydetti. Davutoğlu, etkin barış ve düzen kurucu bir anlayışı dış politikada bundan sonra da egemen kılma çabasını sürdüreceklerini ifade etti.

Bu çerçevede en güçlü dayanağın güçlü devlet geleneği olduğunu kaydeden Davutoğlu, bunun en önemli birimlerden birinin Dışişleri camiası olduğuna işaret etti.

Bakanlığın 7/24 mesaisi olan bir kurum olduğunu söyleyen Davutoğlu, dış politikanın sadece diplomasiyi değil, ekonomi, enerji ve kültür gibi alanları da kapsadığını, bu bağlamda diğer bakanlıklarla da yakın işbirliği yapılmaya devam edileceğini söyledi.

Bundan sonraki dönemde de parlak başarılara imza atılacağına olan inancını dile getiren Davutoğlu, devraldığı güçlü mirası daha güçlü şekilde gelecek bakanlara devredeceğini ifade etti.

ALİ BABACAN
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığına atanan Ali Babacan da konuşmasında, Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye'nin en önemli kurumlarından biri olduğunu belirtti. Ancak Bakanlığın yaptığı katkıların çok küçük bir bölümünün kamuoyuyla paylaşılabildiğini kaydeden Babacan, bakanlığın yaptığı çalışmaların çoğunun buz dağının suyun altında kalan bölümü gibi olduğunu ifade etti.

Bakanlığın en önemli görevinin, Türkiye'nin milli menfaatlerini dünyanın her yerinde gözetmek ve korumak, milli davaları savunmak ve Türkiye'nin itibarını her yerde korumak ve yüceltmek olduğunu belirten Babacan, bakanlıkta görev yapmanın onur kaynağı olduğunu kaydetti.

Bakanlığı döneminde milli çıkarları korumanın temel düsturu olduğunu ifade eden Babacan, haklı milli davaların savunması üzerinde hassasiyetle durduğunu söyledi.

Babacan, bakanlık olarak çok boyutlu, önalıcı, gerçekçi ve sorumlu bir dış politika izlediklerini belirterek, sadece bölgesinde değil, tüm dünyada barışın hakim kılınması için etkin faaliyetlerde bulunduklarını kaydetti.

Bakanlığı döneminde izlenen politikalara atıfta bulunan Babacan, komşularla ilişkilerin geliştirilmesini de ihmal etmediklerini ve kemikleşmiş bazı sorunların aşılması için yoğun çaba sarf ettiklerini sözlerine ekledi.

Devir teslim töreninin ardından Babacan, kendisini bekleyen bakanlık mensuplarıyla tokalaşarak vedalaştı. Davutoğlu, Babacan'ı makam aracına kadar yolcu ederken, bakanlık mensupları Babacan'ı alkışlarla uğurladı.