Ebeveyn ve bebek/çocuk arasındaki sağlıklı bağlanma doğal ebeveynliğin temel taşlarıdır. Çünkü sağlıklı bağlanan bir bebek beyin gelişiminden sosyal gelişime dek her konuda ileridir. Sağlıklı bağlanma ile bebek ilerde yetişkin hayatına geniş bir tolerans penceresi, yani zor anları, stresi tolere etme, yorumlama, hatta bunları bir öğrenme ve büyüme fırsatına dönüştürme kapasitesi ile geçmiş bulunur. O yüzden doğal ebeveynlik, gece ve gündüz ebeveynliğini birbirinden ayırmaz. Nasıl ki ebeveyn gün içersinde bebeğin sinyallerini duyar ve yerine getirir ise gece de aynı şekilde davranır. Bebek uyku sinyalini verir, ebeveyn bu sinyali duyar ve onu uykuya yatırır. Uyku da bebeğin diğer ihtiyaçları gibi şefkatli bir şekilde duyulup yardımcı olunur.

Bir bebeği doğru uyutma şekli diye bir şey var mıdır? Anneler/babalar bu konuda neyi kriter almalıdırlar?

En önemli kriter kendi iç sezgilerini dinlemeleri. “Şu döneme kadar aynı odada uyut, sonrasında yan odaya geçir, 10 dakika ağlasın sonra şöyle yap gibi” söylemler çok mekanik yaklaşımlar olabiliyor. Bu tür yaklaşımların en büyük tehlikesi uzman görüşünü tatbik edeceğim derken çocuğun ihtiyacını kaçırmak. Her bebek, her çocuk farklıdır ve ona saygıyla yaklaşılmalıdır. Doğa yanlış yapmış olamaz. Bebeğin verdiği sinyal bir ihtiyacı tanımlar. Bebeği dinlemek yerine onu uyku eğitimi vermeye kalktığımızda kendimize şunu sormalıyız; “uyku eğitimi yaparken bu kimin ihtiyacını karşılıyor, benim mi bebeğimin mi?” Eğer cevap benim ihtiyacım ise ki bu benim çeşitli sebeblerden yorgun, uykusuz ve çaresiz olma halim olabilir, o zaman soru “ben bu ihtiyacımı nasıl karşılarım” olmalı. Cevabı karşımdakini değiştirmek değil, uykusuz bana yardımcı olacak destekler ne olabilir sorusuna cevap aramak. Uyku eğitimi çocuğumun ihtiyacını karşılıyor mu sorusunun cevabını ise ancak araştırarak bulabilirim. İlk aylar anne sütüyle beslenen bebek gece sık uyanır, sık uyanmalı. Anne sütündeki az kalori gece sık sık emzirmeyi gerektirir. Bu sık emme sonucu annenin artan antikorları bebeği hastalıklara karşı koruduğu gibi, uzun dönem emzirme annede meme kanserini engelliyor. Emme dışında bebeğin anne kokusu, annenin hareketleri ve dokunmasına olan yakınlığı hem bebeğin ağlamasını azaltıyor, hem de vücut ısısını, kalori emilimini, stres hormon seviyesini ve bağışıklık sistemi hallerini dengeliyor. Ebeveyn araştırmalı ve iç sezgilerini dikkate almalı. Ancak bebeğin ağlaması, uykuya dalması sırasında ebeveynin yaşadığı bir stres var ise o zaman içsezgiler değil geçmiş yaralar iş başında bunu unutmamalıyız. Ve böyle zamanlarda tetiklendiğimiz için aşırı tepki verdiğimizi görüp yardım almalıyız. Yardım ille de bir psikolog yardımı olmak zorunda değil, dinleyen bir dostun omuzlarında ağlamak, kendimize zaman ayırmak, kişisel gelişim desteği almak vereceğim başka örnekler. Nasıl her bebeğe aynı tarz yaklaşımı uygulamıyorsak, kendimiz için de bize iyi gelecek yol farklı olabilir.

Uzm.Psk. Nilüfer Devecigil