İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 8 Mart Kadınlar Günü'nde "Doğu'nun Kadınları-Göçmen Kadın Yazarlar" başlıklı bir panel düzenledi. Moderatörlüğünü Ece Temelkuran'ın yaptığı panele, ABD'de yaşayan Filistin asıllı tarihçi Salma Khadra Jayyusi ve Fransa'da yaşayan Suriye asıllı şair Maram Al Masri katıldı.

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinlik aslında bir dizi aksilik ile başladı. Panele katılması beklenen üç yazar, son anda gelememişlerdi (Lübnanlı şair Joumana Haddad, Amal Al Jubouri ve Nathalie Handal). Ayrıca simültane tercüme de yapılamadı. Yazarların sözü iki cümlede bir kesilerek, tercümanlar tarafından çevrildi. Bu da toplantının akıcılığını olumsuz etkiledi.

Toplantının açılışında yazar Ece Temelkuran, "Ortadoğu hepimiz için stratejik dengelerden ibaret. Halbuki orada halklar da yaşıyor. Bunu ihmal etmek en hafif deyim ile ayıp. İnsanın insanla iletişimini kuran bu etkinlikler bu yüzden önemli. Kadınlara tarih boyunca erkeklerin yapmadığı işleri yapmak düşer. Biz de yine bunu yapıyoruz" dedi.

Hazırladığı antoloji ile Arap edebiyatının Batı dünyasında tanınmasına büyük katkıları bulunan Salma Khadra Jayyusi konuşmasına, "Birbirine komşu olan İslam ülkelerinin arasında işbirliğini geliştirmenin tam zamanı. Ve bunu kadınlar yapmalı, çünkü erkekler yapmıyor. Kadınlar işbirliğine gitmeyi sever. Kültürlerimiz arasında işbirliğini sağlamak da sorunlarımızı çözmek için önemli. Kadınlar olarak miras aldığımız özelliklerimizi, bu amaç için kullanmalıyız" diyerek başladı.

ARAP KÜLTÜRÜ HİÇBİR ŞEYDİR
Arap edebiyatı konusunda ders vermek için gittiği ABD'de, kütüphanlerde Arap kültürü hakkında hiçbir kaynak bulamadığını söyleyen Jayyusi, "Bir gün bir öğrencim benim dersimde, 'Arap kültürü hiçbir şeydir" dedi. Bu tavır beni çok etkiledi ve 'bu konuda bir şeyler yapılmalı' dedim. Dünyayı kültürünüzle aydınlatmaktan daha önemli bir şey yoktur. Ve ben sadece Arap değil, İslam kültürünü de anlatmaya çalıştım.

21. YÜZYIL MÜSLÜMAN KADININ OLACAK
Boston'da yaşarken, birçok Türk ile de tanıştım. Emin olun kültürlerimizde çok ortak nokta var. Aynı giyim tarzı, aynı takılar, aynı misafirperverlik, yardımseverlik ve güleryüz. Negatif özelliklere gelince onlar da aynı. Müslüman kadın artık nerede olursa olsun, kendini anlatmaya başladı. Bu yüzden ben 21. yüzyılın Müslüman kadınların yüzyılı olacağına inanıyorum."

AMACINIZ OLSUN, VAZGEÇMEYİN, UYUMAYIN
Ortaçağ'daki Arap şehirlerini anlatan kitabım için 11 yıl çalıştım. Ayrıca Arapların klasik zamanlardan kalma edebiyat geleneğini anlatan bir çalışma hazırladım. İnanın böyle bir geleneğimiz olduğunu Araplar bile bilmez, hatta ilgilenmez. Ancak her ne koşulda olursa olsun benim genç kadınlara önerim: 'Amacınız olsun, vazgeçmeyin ve uyumayın!' Ben kültürümü tanıtabilmek için çok uykusuz geceler geçirdim."

SURİYELİ BENİ BIRAKTIM, FRANSIZ OLMAYA ÇALIŞTIM
Jayyusi'den sonra söz alan Suriyeli şair Maram Al Masri ise 30 yıla yakın bir süredir yaşadığı Fransa'da kendi kimliğini nasıl yeniden keşfettiğini anlattı:

Maram Al Masri
Maram Al Masri

"Suriye'de 19 yaşında ilk kitabım çıkmış ve çok da başarılı olmuştu. Sonra Paris'e gittim ve yazmayı bıraktım. Evlendim, çocuk sahibi oldum. Onlarla ilgilenmeye başladım. Bu süre içerisinde Suriyeli ve Müslüman beni bırakarak, Fransız olmaya çalıştım. Bu bir hataydı. Bir göçmenin kendisi gibi olması gerektiğini öğrendim. Bu yüzden yeniden yazmaya, Arapça yazmaya başladım.

EVİMİ TERK ETTİM, ARTIK ŞİİR EVİNDE YAŞIYORUM
Ancak o zamanda içinde yaşadığım yeni toplumun beni kabul etmediğini gördüm. Böylece onlarla benim aramda bir mücadele başladı. Artık ben kendi evimi terk ettim ve şiir evinde yaşamaya başladım. Bu her zaman böyledir. Bir kadın özgür olmak için çok mücadele vermeli, fedakarlık yapmalıdır. Hepinizin Kadınlar Günü kutlu olsun!"

Etkinlik çerçevesinde, Salma Khadra Jayyusi 10 Mart Çarşamba günü Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde saat 16.00'da, Maram Al Masri de aynı gün saat 19.00'da Yerebatan Sarnıcı'nda okurlarıyla buluşacak.