SİVAS- Kangal ilçesinde özellikle sedef hastalığına ve diğer cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılan ve ''Doktor Balıklar'' olarak adlandırılan balıkların, kuaför salonlarında manikür ve pedikürde kullanıldığı ancak balıkların tedavi açısından kaplıcadaki su olmadan tek başına bir önem taşımadığı bildirildi.

Sivas'a 98, Kangal ilçe merkezine 13 kilometre uzaklıktaki Kangal Balıklı Kaplıcaları'nda tedavi özelliği bakımından dünyada bir benzeri bulunmadığı belirtilen ''Doktor Balıklar'' olarak bilinen balıklar için, kaplıcaya yurt içi ve yurt dışından çok sayıda turist geliyor.

37 derece sıcaklıktaki havuzlarda yer alan binlerce küçük balığın, özelikle sedef ve diğer cilt hastalıklarına iyi geldiği biliniyor.
Tedavi özelliği itibariyle dünyada bir benzeri bulunmadığı belirtilen kaplıcadaki balıkların, son

dönemlerde erkek ve bayan kuaför salonlarında manikür ve pedikürde kullanıldığı belirtiliyor.
Kangal Balıklı Kaplıca İşletmecisi Fuat Ünsal, kaplıcanın dünyada tek olduğunu ifade ederek, ''Dünyanın tek değeridir. Altın, gümüş, krom madeni gibi değil, dünyada tek bir madendir. Bu nedenle sedef hastalığının tedavisi konusunda, dünyanın gözü ve kulağı buradadır'' dedi.
Kaplıcadaki balıkların yurt dışına kaçırıldığını anlatan Ünsal, bu durumun Türkiye'nin ve dünyanın büyük bir değeri olan Kangal Balıklı Kaplıcaları'nın geleceği açısından büyük tehdit oluşturduğunu söyledi.

Ünsal, son zamanlarda ise Türkiye'de insanların ellerinde çantalarla balık satmaya başladığını iddia ederek, şunları aktardı:
''Bu bölgeden çalınan balıkların Bodrum, Kuşadası, Antalya ve İstanbul'da bayan ve erkek kuaförlerinde manikür, pedikürde kullanıldığını görüyoruz. Bu bizi çok yaralıyor ve üzüyor. Çok acı bir durum. Buraların değeri olan balıklar, yurt dışı veya yurt içinde böyle hunharca, kötüce kullanılmaktadır. Yani 50 litre suyun içerisinde devirdaim yaptırmak çok sakıncalı. İstanbul'da kuaförler, bu işe çok sıcak bakıyorlar. 'Balıkları nereden temin edebiliriz ' diye bizi arıyorlar. Durmadan balık, balık... 50 litre suyun içerisine insanlar ayaklarını koyuyorlar. Ne derece, nasıl tedavi oluyorlar Buradan bizim kaplıcamızdan çıkan suyun debisi saniyede 300 litredir. Kontrollerimizi yapıyoruz. 50 litrelik suya ayaklarını sokarak sabahtan akşama kadar manikür, pedikür yaptıran insanlara şaşıyorum. Buradan tüm yetkilileri, Sağlık Bakanlığı'nı, Sağlık Müdürlüklerini ve savcılıkları göreve davet ediyorum.''

Kaplıcadan çeşitli zamanlarda balık çalan kişileri, savcılığa ve güvenlik güçlerine şikayet ettiklerini anlatan Ünsal, 2 bin lira cezayı ödedikten sonra bu kişilerin kurtulduğunu, cezanın yetersiz olduğunu savundu.

Ünsal, balıkların çok profesyonel bir şekilde kaçırılmadığını da dile getirerek, şöyle devam etti:
''Bunların götürülürken öldüklerini düşünüyorum. Onun için tüm hayvan hakları derneklerini de bu konuda göreve davet ediyorum. Üstelik kaplıca dışında buradan götürülen balıklarla tedavi yapılacağına inanmıyorum. Çünkü orada balıklı kaplıcanın selenyumlu suyu yok. Onun için oralarda tedavi olmaz. Aksine sakıncalı olur. Vatandaşları bu konuda uyarıyorum. Kaplıcamızın dışında böyle çakma yerlere giderek sıkıntı yaşamasınlar.''