Dijital dünyanın önde gelen ‘melek yatırımcılarından’ olan Tim Draper, Doğuş Yayın Grubu’nun düzenlediği "Yeni Medya Düzeni Konferansı"nda konuştu.

İlişkili Haberler


Stanford Üniversitesi’ndeki stüdyodan video konferans yoluyla İstanbul’a bağlanan Draper, çevrimiçi dünyadaki yatırım atmosferini dinleyicilerle paylaştı.

“Dünyanın en uzun binası Dubai’de, en geniş stüdyosu Mumbai’de, dünyanın en zengin adamı bir Meksikalı. En iyi fikirler’ de artık sadece Silicon Valley’de değil dünyanın her yerinde” sözleriyle konuşmasına başlayan Draper, bunların finansmanı için olanakların ve yatırımcıların da kürselleştiğini söyledi.

Yeni ortamı ilk farkedenlerden olduğunu belirten Draper, teknolojinin ulusal duvarları kaldırdığını, bunun da hükümeleri yeni düzene daha uyumlu politikalar üretmeye zorladığını vurguladı.

Draper “Hükümetler dijital yatırımcılara artık daha açık. Bu da bizim gibi risk sermayesi firmalarının dünyanın her köşesine yayılmasını sağlıyor” dedi.

Geçen 150 yıl içinde hayatımıza giren devrimci teknolojilerin getirdiği değişim kadarını izleyen 20 yıl içinde yaşayacağız” diye konuşan Draper şöyle devam etti:

“Değişim tek başına yeterli değil artık. Bu değişim sürecinin ivmeli olması da gerekiyor. İyi fikirler, zamanından çok daha ötesini düşünebilenlerce geliştirilecek. Bugün bize yeni bir fikirle gelip kaynak isteyenlerin projelerinde üç temel şey arıyoruz. İlk sırada fikrin benzersiz olması geliyor. İkincisi ise ekibin, o fikri projelendirip hayata geçirecek donanım, şevk, sektörel bilgi, rekabet anlayışı ve ikna ediciliğe sahip olup olmadığına bakıyoruz. Son olarak da söz konusu projenin yarışacağı sektörün büyüklüğü ve kara geçme olasılıkları geliyor.”

Yıllar önce ücretsiz e-posta fikrini desteklemeye başladıklarında bu fikrin o zaman için ilk olduğunu hatırlatan Draper, “neredeyse sıfır pazarlama gideriyle, yüksek kazançlı bir pazarlama aracı yarattık. Giderin sıfır olduğu bu fikir Microsoft tarafından beğenildi ve satın alınartak Hotmail olarak hayatına devam etti” dedi.

Draper, yeni dijital yatırımlarında tolere edebildikleri başarısızlık oranı hakkındaki soruyu şöyle yanıtladı verdi:

“Biz bankerlerden farklıyız çünkü girişimci tarafındayız. Yatırım yaptığımız her 10 projeden 2’si ya koyduğunuz para kadarını geri verir ya da biraz fazlasını. 6 proje ise başarısız olur. Geriye kalan ve yüksek geri dönüş sağlayan 2 proje ise, bizim işimizin devamlılığı için yeterlidir. Risk sermayesi budur; risk almazsanız öncü fikirleri hayata geçiremezsiniz.”

Bugüne kadar önüne gelip de yatırımı reddettiği ancak sonradan pişman olduğu projelerin başında Google’ı sayan Draper, “Facebook, Yahoo daha çok sayabilirim. Ancak bunların biz olmadan başarılı olduğunu gördükten sonra odamıza kapanıp ağlamıyoruz. Tersine dijital girişimcilik konusunda umutlarımız pekişiyor” dedi.