Anadolu Tarihi’ni anlatmak Dünya Tarihi’ni anlatmakla eşdeğer.

NTV, uzun bir hazırlık döneminin ardından Anadolu Tarihi’ni arkeolojik ören yerleri ve müzeleri gezerek anlatıyor.

Ahmet Yeşiltepe’nin hazırlayıp sunduğu Müze Ziyaretçisi – Dünyanın En Büyük Müzesi Türkiye projesi 13 bölümden oluşuyor.

Müze Ziyaretçisi ülkemizde, insanoğlunun uygarlık serüvenine tanıklık etmiş, hatta onun odağı olmuş antik yerleşim bölgelerindeki kazılardan elde edilen eser ve objeleri genç kuşaklara tanıtmak amacıyla hazırlanmış bir görsel proje.

Bilkent Kültür Girişimi ve TÜRSAB’ın desteği, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yardımlarıyla hazırlanan belgesel proje, Anadolu’nun Neolitik Dönemi’nden (Cilalı Taş Çağ) başlayarak günümüze kadar geçirdiği evreleri ekrana taşıyor.

Prodüktörlüğünü Ali Kara, görüntü yönetmenliği’ni Emrah Ozan’ın üstlendiği proje her Pazar 22.15’te NTV’de ekrana geliyor.

1. Bölüm: GÖBEKLİTEPE
BİLİNEN EN ESKİ GERÇEK BOYUTLU İNSAN HEYKELİ
Belgesel çalışmanın ilk bölümü Göbeklitepe ve gerçek ölçülerde bilinen ilk insan heykeli “Balıkgöl Adamı” hakkında.

Şanlıurfa’daki 12 bin yıllık yapı topluluğu birçok açıdan hala gizemini koruyor. Göbeklitepe nedir? İnsanoğlunun ilk tapınak alanı mı? Burayı kimler, aslında ne zaman inşa etti?

T şeklindeki dikili taşlar, üzerlerindeki işaret ve desenler neler anlatıyor? Göbeklitepe’nin keşfinden sonra günümüze kadar ele geçen en önemli buluntular ve son kazı raporu hakkında detaylı bilgiler bu bölümün diğer konu başlıkları.

2. Bölüm: Dünyanın ilk Şehri ÇATALHÖYÜK
Günümüzden 9 bin yıl önce... İnsan türüne ait gruplar dünyanın farklı coğraflarında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Dünyanın toplam nüfusu 5 milyonun altında. Bunlar arasında küçük bir topluluk yerleşik düzene geçip 1400 yıl süreyle aynı yerde yaşıyor ve uygarlık tarihinin pek çok ilki burada gerçekleşiyor.

Burası, Neolitik Çağ’ın, yani Taş Çağı’nın sonlarına doğru yeryüzündeki en kalabalık yerleşim alanı; Çatalhöyük.

Belgeselin ikinci bölümünde yeryüzünde ilk toplu yaşam merkezlerinden biri olan ve bazı araştırmacıların “ilk şehir” olarak tanımladıkları Çatalhöyük var.

3. Bölüm: Anadolu’nun yazılı tarihi onlarla başladı: Hititler
Yaşadığımız topraklar üzerinde 3 bin 600 yıl önce bir devlet kuruldu. Bu devlet, adını Anadolu dışından gelen ama yerli kültürle harmanlanan bir uygarlıktan alıyordu; Hititler... Onların tarihi Anadolu’ya ait yazılı tarihin de başlangıcıdır!

Onlar yaşadıkları dönemin dünyadaki lider gücü, siyasi ve askeri açıdan bir süper güç; Hititler... Çiftçilerden düzenli ordular kurup, atlı savaş arabalarını geliştirdiler, Hammurabi’nin Babil’ini yıkıp, Mısır’ın firavunlarına kafa tuttular. Mısır uygarlığı ile rekabet eden, başkentlerini tapınak ve ganimet depolarıyla donatan, tarihlerini yazıp arşivleyen, çok dilli çok kültürlü yapısıyla özgün bir uygarlık. Dünyanın en eski, en güçlü uygarlıklarından biriydi Hitit Devleti.

4 bin yıl önce tarih sahnesine çıktılar. İnsanoğlunun uygarlık serüvenine çok önemli katkı sağladılar. Yeryüzünde pek çok ilki gerçekleştiren kralların ülkesini kurdular. Yükseliş dönemlerinde tek rakipleri Mısır uygarlığı oldu. İlk barış anlaşması Kadeş’i onlar imzaladı. Kralları kalekentler kurdular, saraylar, tapınaklar yaptırdırlar, yollar, kanallar hatta barajlar inşa ettirdiler. Ve sayısız tanrıları oldu, o tanrıların da muazzam öyküleri... Mısır ile birlikte uygarlık tarihinin ilk mitolojisini oluşturan Hititlerin kültürel zenginliği ve yapılarının ihtişamı geriye kalan zayıf izlerde bile göz kamaştırıyor.

Onların öyküsünü Alacahöyük’te bulunmuş güneş diskleri ve geyik heykelleri ile Hattuşaş’ın girişindeki Aslanlı Kapı iyi anlatır. Sfenksler, kap ve küpler gibi günlük eşyalar ile kil tabletler de bu bölgedeki önemli buluntular arasındadır.