Berlin’in en tanınmış tiyatrolarından Schaubühne, sahneye gerçek hayat kadınlarını çıkararak bir ilke daha imza attı. Völker Lösch’ün yönettiği ''Lulu-Nuttenrepublik/ Lulu-Hayat kadınları Fabrikası'' adlı eserde Lulu’yu canlandıran kadın oyuncu Laura Tratnik ve dört erkek oyuncu dışında 15 hayat kadını, tele kız ve striptizci rol alıyor. Bunlardan biri de genelev patronu.

Sahnede bir koro kuran hayat kadınları, tekstlerini de kendi hayatlarından seçerek kendileri oluşturmuş. Sahneye 'Mahremyeri Partisi'nin temsilcileri olarak çikan seks tacirleri, çalısma koşullarının insan haklarına aykırı olduğundan şikayet ederek, tatmine ulaşmış bir Avrupa talep ediyorlar. Sloganları ise ''Dünyanın bütün mahrem yerleri bir araya gelin'' şeklinde.

Alman yazar Frank Wedekind’in aynı adlı eseri, üç kocası da ölen şanssız Lulu’nun önce Paris sonra Londra’ya kaçarak verdiği yaşam mücadelesini ve ayakta kalmak için hayat kadınlığını seçmek zorunda kalmasını konu alıyor. Lulu’nun öldürülmesi ile biten oyun yazıldığı Krallık döneminde de skandala yol açmıştı.

Yönetmen Lösch daha önce de gerçek sabıkalılar ile sosyal yardımdan geçinen yoksulları sahneye çıkararak sansasyon yaratmıştı. Alman basını Lösch’ün aslında, Georg Kaiser‘in "Sabahtan gece yarısına" adlı eserini bankacılarla sahnelemek istediğini ama oynamaya hevesli oyuncu bulamadığı için Lulu da karar kıldığını yazıyor.

Oyun hakkında yazılan eleştiriler, yönetmenin eserin özünden ayrıldığı ve seyirciyi bir takım klişelerle buluşturduğu yönünde. Hemen her tiyatro eleştirmenin eserin sahneleniş biçiminden rahatsızlık duymuş olması dikkat çekici. Çünkü Berlin‘in seçkin bir semtinde bulunan Schaubühne daha çok klasik eserleri sahneleyen bir tiyatro olarak tanınıyor.