Daha önce böyle bir bitki görmemişti...

Konya Selçuk Üniversitesi'nden genç botanikçi Mustafa Küçüködük'ün, 1982 yılında Akşehir Gölü kenarında bulduğu bitkinin boyu yaklaşık 1 metreye ulaşıyordu.

Gösterişli sarı çiçekleri, dik gövdesindeki yumuşak yaprakların üzerinde üst üste dizilmiş halde göğe yükseliyordu.

Ait olduğu Baklagiller familyasındaki diğer bütün bitkilerden farklı bir çiçek ve meyve yapısına sahipti. Baklagillerin dünyada yetişen 20 bin kadar türünde, her çiçekten bir meyve oluşmasına rağmen bu bitkinin her çiçeğinden 3, hatta 4 meyve oluyordu. Keşfedilen bitki bu özelliğiyle dünyadaki akrabaları içinde tekti ve sadece Akşehir Gölü çevresinde yetişiyordu. Köylüler bu endemik bitkiye piyan diyordu.

Onlara göre bir özelliği yoktu; onunla ne hayvanlarını besleyebiliyorlardı ne de şifa için kullanıyorlardı. Ama insanlar için önemi yokmuş gibi görünen bu türün, henüz bilim insanları bir açıklama getiremese de her canlı gibi, ekolojik döngüde var oluşunun bir nedeni var. Genç botanikçi, bilimsel adlandırmanın yapılabilmesi için piyanı, o sırada Türkiye Florası'nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesi'ne gidecek olan Mecit Vural'a verdi. Vural, Türkiye Florası kitabının editörü P.H. Davis'in ve asistanı Kit Tan'ın da yardımıyla bu bitkiye Thermopsis turcica adını vererek tüm dünyaya tanıttı.

Daha sonra Doğal Hayatı Koruma Derneği uzmanları aynı bitkinin Eber Gölü kıyısında da yetiştiğini saptadı. Böylece bitkinin yayılışı az da olsa genişlemişti. İzleyen yıllarda Küçüködük ile Eber ve Akşehir gölleri çevresinde araştırma yapan botanikçilerin gözü bu bitkinin üzerinden hiç ayrılmadı. Bu gözlemlerden birinde Küçüködük, bitkinin tarla açma faaliyetleri sırasında tahrip edildiğinin farkına vardı. Eber ve Akşehir'in sularının kurak mevsimde çekilmesi ve taban suyunun düşmesi de bitkiyi tükenme tehlikesiye karşı karşıya bırakıyordu. Bu nedenle küçük bir alanda yayılış gösteren Thermopsis turcica, Tehlike Altındaki Türler Kırmızı Listesi'nde "yok olmak üzere" (CR) olan türler kategorisine dahil edildi. Piyanın tehdit altında olması belki de insanın "kendisine doğrudan, görünür bir yarar sağlamayanı dışlama" alışkanlığının bir yansıması. Ancak tehdit altındaki bitkiler listesine baktığımızda insanın kendisine yarar sağlayan bitkilere de aynı şekilde davrandığını görmek mümkün.

Yazının devamı National Geographic Türkiye'nin mart sayısında...