NTV

E.T. ile temas zor!

Türkiye
E.T. ile temas zor!

En büyük radyo teleskop bile gökadamızdaki 10 bin uygarlıktan birini duymakta zorlanacak.

Yarım yüzyıldan uzun bir süredir Dünya dışı akıllı uygarlıkların varlığını gösterecek radyo sinyalleri araştıran SETI projesi, umudunu önümüzdeki yıllarda devreye girmesi beklenen dev radyo teleskop dizgelerine bağlamış bulunuyordu. Ancak, iki İngiliz gökbilimciye göre bir kilometrekare genişliğindeki bir dizgenin bile yabancı uygarlıkları işitmesi neredeyse olanaksız. Nedeni, gelişmiş uygarlıkların sessizliği tercih etmeleri.

Edinburgh Üniversitesi’nden Duncan Forgan ile Portsmouth Üniversitesi’nden Bob Nichol’ün hesaplamalarına göre gökadamız Samanyolu’nda çok sayıda gelişkin uygarlık bulunabilir. Ancak, 2022 yılında tam kapasiteyle hizmete girmesi beklenen “Kilometrekarelik Dizge (Square Kilometer Array – SKA)” ile yapılacak taramalarda bile Dünya dışı akıllı varlıklardan işaret bulunması olasılığı on milyonda bir!

İki araştırmacı, bilgisayarla sanal bir Samanyolu oluşturmuşlar. Modele pek çok sayıda parametre ve bu arada yıldız evrimi, gezegen sistemlerinin oluşumu, ve yaşam alanları (yıldızların çevresinde koşulların tanıdığımız yaşam için gerekli suyun sıvı halde bulunmasına uygun olduğu bölgeler) ile ilgili en son bilgileri de dahil etmişler.

Sanal gökadaya bilinen istatistiklerdeki dağılıma göre yıldız tiplerini yerleştiren araştırmacılar, SETI projesi için “en iyi olasılığı” hesaplamak için iyimser bir varsayımla her Dünya benzeri gezegende akıllı bir uygarlığın gelişeceğini öngörmüşler. Modeli 30 kez çalıştıran iki araştırmacı sonuçta Samanyolu’nda 10 bin kadar akıllı uygarlığın bulunacağı sonucuna varmış.

EN AZ 10 BİN UYGARLIK
Araştırmacılara göre bu kadar çok uygarlığın olması, onlarla iletişim kurabileceğimiz anlamına gelmiyor.

Bir olasılık uygarlığın kendi kendini imha etmesi.

Bir başkası, yaşanabilir bir dünyaya çarpan bir asteroidin, üzerindeki yaşamı silip süpürmesi.

Ancak, iletişim olasılığını düşüren başlıca etken, “teknoloji geliştikçe onu saptamanın güçleşmesi.”

Araştırmacılara göre son yüz yıldır uygarlığımız Dünya’dan uzaya radyo sinyalleri “sızdırıyor”. Forgan ve Nichol, SKA dizgesinin 100 parsek (326 ışıkyılı) yarıçaplı bir küre içindeki herhangi bir gezegen üzerinde kurulu olması halinde bizim varlığımızı belirleyebileceğini düşünüyorlar.

Ancak, araştırmacılara göre sürekli gelişen teknolojimiz sayesinde sinyal iletişimi için gereken güç düzeyi azalıyor ve Dünyamız radyo gürültüsünden radyo sessizliğine doğru evriliyor.

Bu unsurları, yani gökadadaki uygarlık sayısıyla ilgili tahmini, bir teknolojik uygarlığın ancak ilk 100 yılında “radyo gürültülü” olacağı varsayımını Dünyamızdaki fosil kayıtlarına dayalı “kitlesel yokoluş” projeksiyonlarına ekleyen araştırmacılar bizle, 100 parsek yarıçaplı küre içinde başka bir Dünya-benzeri (kısa ömürlü) bir uygarlık arasında radyo bağlantısı olasılığını on milyonda bir olarak görüyorlar.

Ancak araştırmacılar, bu hesabın teknolojileri bize yakın uygarlıklar için sözkonusu olduğunu, radyo dalgaları yerine daha başka iletişim araçları kullanan çok daha ileri uygarlıkların sinyallerinin daha kolaylıkla saptanabileceğini söylüyorlar.

Bunun içinde SETI’nin radyo sinyallerine dayalı “tek boyutlu” araştırmasının, daha güçlü radyasyon sinyallerini de tarayan gözlem araçlarıyla “yeni boyutlara taşınması” gereğini vurguluyorlar.

ŞİMDİLİK ELİMİZDE BU VAR
19 ülkenin işbirliğiyle Güney Afrika, Avustralya ya da Yeni Zelanda’da 2013 yılında inşaatına başlanacak olan ve çok sayıda çanak antenden oluşacak SKA, toplam bir kilometre kare genişliğinde sinyal toplama alanına sahip olacak. İlk aşaması 2017 yılında tamamlanmasıyla gökbilim gözlemlerine başlayacak olan dizge 2022 yılında tamamlandığında 1,5 milyar Euro’ya malolacak.Dış sınırlarının çapı 180 kilometre olacak olan dizgenin merkezinde 5 km çaplı bir alana yerleştirilmiş binlerce çanak antenden oluşan “yüksek frekans” dizgesi bulunacak. Bunun dışında düşük ve orta frekanslı sinyalleri taramak üzere ayrı ayrı yerleştirilecek anten tarlaları yer alacak.

Henüz tasarım çalışmaları süren dizgedeki binlerce çanak ve onların ötesinde farklı “anten tarlaları” tarafından zaptedilen sinyaller bilgisayarlar aracılığıyla birleştirilerek 1 kilometre kare genişliğinde tek bir çanak anten gibi çalışacak. Araştırmacılara göre dizgenin işletilmesi ve antenlerce zaptedilen verilerin izlenmesi için gereken bilgisayar merkezleri ve uzun mesafeli data hatlarının yükü, günümüzde Avrupa’daki İnternet trafiğine eşit olacak.

Dizge tamamlandığında halen mevcut radyoteleskoplardan 50 kat daha duyarlı olacak ve geniş bir radyofrekans aralığında gökyüzünü günümüzdekilerden 10 bin kat hızlı tarayacak.

SKA’nın, temel hedefleri arasında evrenimizin en uzak köşelerine kadar dağılmış 1 milyar gökadanın incelenmesi, evrendeki tüm maddenin %80’ini oluşturduğu düşünülen ve özellikleri bilinmeyen “karanlık madde” ile evrenin enerji içeriğinin %70’ini meydana getiren ve hızlanarak genişlemesine yol açan gizemli “karanlık” enerjinin sırlarının araştırılması, Einstein’ın genel görelilik kuramının en duyarlı sınavlarının gerçekleştirilmesi bulunuyor. Bunları yaparken SETI araştırmalarına da katkıda bulunması bekleniyor.