Eğitime 30 Nisan'a kadar ara verildi (Bakan Selçuk ve Koca'dan Corona virüs açıklaması)

Ankara'da 'eğitim' konulu gerçekleşen Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca eğitime 30 Nisan'a kadar ara verildiğini duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, toplantıya video konferans ile katılarak bilgi aldı.

Ntvspor - Anadolu Ajansı 26.03.2020 - 00:51

Eğitime 30 Nisan'a kadar ara verildi (Bakan Selçuk ve Koca'dan Corona virüs açıklaması)

Son dakika haberi! Sağlık Bakanlığının Bilkent Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrası Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamalarda bulundu. 

BAKAN SELÇUK: ÖNCELİĞİMİZ ÇOCUKLARIN SAĞLIĞI

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nda "Milli Eğitim Bakanlığı olarak meseleye nasıl baktığımızı ve ne tür bir beklenti ve ihtiyaç içinde olduğumuzu da paylaşma fırsatımız oldu." dedi.

Yaşanan sürecin dünya tarihinde ilk kez karşılaşılan bir mesele ve problem olduğuna dikkati çeken Selçuk, bu konuya Bakanlık olarak pedagojik açıdan baktıklarını, önceliğin de çocukların sağlığı olduğunu vurguladı.

Selçuk, eğitimsel olarak ortaya çıkan ihtiyaçları dünyadaki belli başlı ülkeleri günlük izleyerek tespit etmeye çalıştıklarına işaret ederek, televizyonlar üzerinden uzaktan eğitime başladıklarını anımsattı.

"EĞİTSEL İHTİYAÇLARIN TELAFİSİ, SINAVLAR KONUSUNDA HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIRIZ"

Bakan Selçuk, "Bu hafta bizim test haftamızdı ama önümüzdeki haftadan itibaren çok daha kaliteli, dolu dolu programlarla çocuklarımızın eğitimini yapmaya devam edeceğiz. Bu uzaktan eğitim kısmının dışında da en kısa süre içerisinde yüz yüze eğitimle telafi yapma çalışmalarımız da devam ediyor. Telafinin ne zaman, nasıl olacağı Bilim Kurulumuzun önerileriyle doğrudan doğruya ilgili." diye konuştu.

Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün bu çalışmalara baktığımızda, eğitimde elbette kayıplar, eksikler olacaktır. Fakat bütün vatandaşlarımızın, anne babaların müsterih olmasını isterim. Çocuklarınızın her türlü eğitsel ihtiyaçlarının tamamlanması ve telafisi, sınavlar konusunda her türlü senaryoya hazırız. Hiçbir şekilde bir eksik bırakmadan, bu bir maraton koşusudur, bu yolculuğu, koşuyu yürüteceğiz. Kimsenin gereğini yapacağımızdan hiçbir endişesi olmasın.

EĞİTİME 30 NİSAN'A KADAR ARA

Bu çerçevede Bilim Kurulunun da önerisiyle evde eğitim sürecini bir müddet daha uzatma ihtiyacı doğdu ve 30 Nisan tarihi ortaklaşa bir kararla ortaya konuldu. 30 Nisan'a kadar okullarımızın tatil olması ve uzaktan eğitimin devam etmesi konusunda bir karar söz konusu. Bizim zaten bir hazırlığımız olduğu için daha da çalışmalarımızı zenginleştirerek gereken her türlü ihtiyacı karşılayacağız."

Bakan Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığıyla ilgili diğer mevzuat, ihtiyaçlar ve sınavlarla ilgili hususlara ilişkin de zaman zaman kamuoyunu bilgilendirme ve bazı hususları paylaşma durumunun da söz konusu olacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Çocuklarımızın sağlığı bakımından anne babalarımızın dikkatli olduğunun farkındayım. Sadece fiziksel sağlık değil onların ruhsal sağlığı da çok önemli. Bu anlamda da bizim televizyon yoluyla ulaşmaya çalıştığımız içeriklerde giderek bütün bu boyutları da dikkate alan çalışmalarımız artacak."

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER

Eğitime verilen aranın uzaması sonrasında ücretli öğretmenlerin durumunun ne olacağı konusundaki soru üzerine Bakan Selçuk, şunları kaydetti:

"Ücretli öğretmenler konusundaki mevcut mevzuat derse giren öğretmenlerimizin ücretini alması konusunda çok açık. Bizim 'telafi eğitimi' olarak yapacağımız, planladığımız, hazırlıklarını sürdürdüğümüz bütün eğitim çalışmalarında ne zaman olursa olsun, yazın olabilir, hafta sonları olabilir her şekilde her senaryoya ve açığız. Bunun zaman dilimlerinde de derslerimize ücretli öğretmenlerimizin girmesi söz konusu olacak. Konu ile ilgili mevzuat ve teknik çalışmalar devam ediyor."

Bakan Selçuk, üniversiteye ve liselere giriş sınavlarının ertelenip ertelenmeyeceği sorusuna şu yanıtı verdi:

"Bu sınavlar konusu işin başından beri gündemimizde. Prensip olarak biz hep sınavın zamanında yapılmasını önemseriz, çocukların psikolojisi açısından. LGS'nin ne şekilde yapılacağına dair bizim 3 senaryomuz var. Bu senaryolara bağlı olarak paketlerimiz var. Bu anlamda sınavların ertelenmesi veya ertelenmemesi tamamen buradaki bilimsel metodoloji sonucunda ortaya çıkacak kararlara bağlı. Kararlar ne olursa olsun tedbirimiz hazır."

"ÜNİVERSİTE SINAVLARINA YÖK VE ÖSYM KARAR VERİR"

Üniversiteye giriş sınavları konusunda kararı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve ÖSYM'nin verdiğini hatırlatan Selçuk, "O anlamda orasıyla da istişaremiz devam ediyor. Önemli olan bizim çocuklarımızın bu sınavla ilgili streslerini en asgari düzeye indirebilecek tedbirleri almaktır. Biliyorsunuz biz öğrencilerimize sadece okulda yüz yüze gördükleri konulardan sınava gireceklerini söyleyerek, bu rahatlamayı sağlamıştık. Bununla ilgili de uzaktan eğitim yoluyla desteklerimiz ve özellikle sınav senesinde olan öğrencilerimize yani 8'inci ve 12'nci sınıfta olan öğrencilerimize özel çalışmalarımız artarak devam edecek."

Eğitime ara verilmesine karşılık özel okul ücretlerinin velilerden istenmeye devam edildiği sorusu üzerine Bakan Selçuk, şu değerlendirmede bulundu:

"Bugün dünyada 1,5 milyara yakın öğrenci evde. Okullar kapandı. Bizim bütün velilerimize özel okulda ya da resmi okullarımızda öğrencisi olan bütün velilerimize önerimiz, bu konu uzun soluklu bir konu ve telafisi yapılacak bir husus. Özel okullarla ilgili konu temsilcilerle, derneklerle görüştüğümüzde de gündeme geldi. Muhakkak surette şimdi yapılmayan herhangi bir eğitim hizmeti tamamlanacağı ve telafi edileceği için bu konuda bir problem çıkacağını sanmıyorum."

Bakan Selçuk, velilere de seslenerek, "Eğitimsel olarak velilerimiz, lütfen bizim için önemli olanın çocuklar olduğunu ve çocuklar için çalıştığımızı bilin. Bu yüzden motivasyonumuz ve moralimiz yüksek. Bu yüzden umutluyuz ve gereken her şeyi yapacağız inşallah. Bütün bu durumda beklenti içinde olan velilerimize de gün gün hafta hafta her türlü açıklamayı da yapacağız." dedi.

"KURSLAR DA 30 NİSAN'A KADAR TATİL"

Tüm kursların da 30 Nisan'a kadar tatil olup olmadığı sorusu üzerine Bakan Selçuk, özel kursların da belirtilen tarihe kadar kapalı olacağını vurguladı.

"Mesele bir yavrumuzu hastalığın eline bırakmanın telafisi olmadığının farkına varmak. Biz eğitimi telafi ederiz. Bütün toplum müsterih olsun. Biz bunu telafi ederiz ama bir hastalığı telafi edemeyiz." diyen Selçuk, bu konuda önemli noktanın çocukların sağlığı olduğuna dikkati çekti.

"Meslek liselerimizi de harekete geçirdik cerrahi maskelerle, tek kullanımlık elbiselerle çok sayıda üretim yapıyorlar şimdi" ifadesini kullanan Selçuk, bu konuda en önemli şeyin daha çok sabır, gayret ve umut olduğunu anlattı.

Bakan Selçuk, konuşmasına şöyle devam etti:

"Eğer buna devam edersek ve çocuklarımıza verdiğimiz mesajlara biraz dikkat edersek, biz bu süreci hep birlikte atlatırız. Öğretmenlerimiz 1 milyon öğretmenimiz var ve her birisi her bir çocuğumuzun eğitiminin şu anda nasıl geliştirileceğine, nasıl destek olunacağına ilişkin emek harcıyorlar. Merak etmesinler ama anne babaların da desteğine ihtiyacımız var. Toplumun da desteğine ihtiyacımız var. O yüzden ne diyoruz? Evde kalın çocuklar."

Bakan Selçuk, çok kısa sürede 2 milyon maskenin meslek okullarında üretebileceğini hatırlatarak, ayrıca dezenfektan yapımına da başlandığına değindi.

"MESLEK LİSELERİNDE SOLUNUM CİHAZI İLE İLGİLİ ALTYAPIMIZ VAR"

Meslek liselerinin solunum cihazı üretip üretemeyeceği sorusu üzerine Selçuk, "Bununla ilgili bir altyapımız var. Yapabiliriz, şu sıralarda Ar-Ge çalışmaları bitmek üzere. Aslında başka Ar-Ge çalışmalarımız da var. Biraz daha netleşsin onları kamuoyu ile paylaşacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin online tabanlı eğitim veren dünyadaki birkaç ülkeden biri olduğunu anlatan Selçuk, "Bunu televizyon yoluyla yapıyor olmamız bir şekilde her eve ulaşma amacı güdüyor. Ama ayrıca da internet tabanlı desteğimiz de söz konusu. Yüksek öğretimle ilgili olarak bütün kararları tabii Yüksek Öğretim Kurumu üniversiteler nezdinde alıp kamuoyu ile paylaşacaktır."

"ÖZEL OKULLAR YAPAMADIKLARI EĞİTİMİ TELAFİ EDECEKLER"

Tatil döneminde okul servislerinden ücret istediğinin hatırlatılması üzerine Selçuk, şunları kaydetti:

"Özel okullar yapmadıkları her türlü eğitimi edecekler. Telafi zamanları diyelim ki yaz saatinde geldi yaz tatilinde okul yok biliyorsunuz o dönemde okulun olması gerekirse uygun bir zamanlama içerisinde bu telafiler yapılacak."

Bir gazetecinin okul çağında çocuğu olanların idari izinli sayılıp sayılmayacağı sorusuna Selçuk, "Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor, biliyorsunuz. Aile, Sosyal Çalışma Bakanlığımız geçtiğimiz hafta bir düzenleme yaptı. İhtiyaçlar doğrultusunda yeni çalışmalar gündeme gelebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Geneli Koronavirüs Tablosu'na göre vaka sayısı 1872, yoğun bakım hasta sayısı 136, entübe hasta sayısı 102, iyileşen kişi 26. Türkiye Geneli Koronavirüs Tablosu'na göre vaka sayısı 1872, yoğun bakım hasta sayısı 136, entübe hasta sayısı 102, iyileşen kişi 26.

BAKAN KOCA: VİRÜSE KARŞI MÜCADELENİN BAŞARISI TEK TEK HER BİRİMİZE BAĞLI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni Corona virüse (Covid-19) ilişkin, "Bilim, bugün için büyük vaatlerde bulunamıyor. Bu, insan sağlığının yeni ve sırrı tam olarak çözülememiş düşmanı. Corona virüse karşı verdiğimiz mücadelenin başarısı tek tek her birimize bağlıdır." dedi.

Koca, Sağlık Bakanlığının Bilkent Yerleşkesi'C4� seyahatler, uçuşlar, bunlara sınırlandırma getirilebilir mi?" sorusu üzerine Koca, "Bilim Kurulunda da konuştuğumuz özellikle hem kara hem hava yolunda, uçakta hangi düzenle oturulması gerektiği, otobüste kısmen bu konuyla ilgili bir sınırlama getirilmiş oldu, bu tip ulaşımda olabilecek teması minimalize edebilecek bir yaklaşımı Bilim Kurulu gündemine aldı, önümüzdeki günlerde biraz daha bunu netleştirmiş olacağız." ifadesini kullandı.

ÇİN'DEN ALINAN İLAÇLAR

Bakan Koca, bir gazetecinin Çin'den alınan ilaçların sayısı ve hastalarda kullanımına ilişkin sorusu üzerine, ekrandaki yoğun bakımda olan hasta rakamını göstererek, "136 hasta, bu 136 hastaya da başlandı. Tedavi dozu belli. Bilim Kurulunun bir önerisiyle olan bir doz ve ortalama bir kutunun bir hasta için kullanıldığını biliyoruz ve en az 5 günlük bir kullanım." diye konuştu.

Çin'de ilacın kullanıldığı hasta sayısının belli olduğunu ve çalışmasını da bildiklerini aktaran Koca, şu bilgileri verdi:

"Biz de şu an bu hasta sayısıyla önemli bir sayı olduğunu Bilim Kurulu buradan sonuç alıp almadığımızı veya ne oranda bir fayda sağlayıp sağlamadığını önümüzdeki bir hafta içerisinde bunu daha net konuşabiliriz. Bizim baştan getirdiğimiz ilaç miktarı 1250 kutuydu, 3 bin 750 kutu daha siparişi verildi, devamı için de çaba içindeyiz ama bu arada faydasının olup olmadığını da görmek istiyoruz."

"83 MİLYONUN TESTİ YAPTIRMASI GEREKMİYOR"

Testlerin kimlere yapılması gerektiği konusunda da açıklamalarda bulunan Koca, şöyle dedi:

"Vatandaşımıza özellikle şunu söylemek istiyorum, 83 milyonun test yaptırması gerekmiyor, dünyada böyle bir uygulama yok. Herkesin test yaptırması diye bir uygulama yok, çünkü testi yaptırdığınızda negatif çıkabilir ve siz kendinizi daha özgür, daha rahat hissedebilirsiniz ama 3 gün, 5 gün sonra pozitif çıkabilir, o dönemde birçok kimseye bulaştırabilirsiniz. Herkes kendisini bir virüs taşıyıcısı olarak görerek hareket ediyor olmalı. Yani herkes bu virüsü taşıyor olduğunu ve bunu birilerine bulaştırabileceğini düşünerek davranıyor olmalı, bu son derece önemli. Eğer testi yaptırdığınızda negatifse bu olmayacağı anlamına gelmez, 3-5 gün sonunda tekrar pozitif çıkabilir."

Bakan Koca, testin kimlere yapılacağı hususunda Bilim Kurulunun bir algoritması bulunduğunu ve bunun başından beri sürekli değiştirilerek bugünlere gelindiğini hatırlatarak, şunları belirtti:

"Dün İstanbul'da bir hastanemize kuyruklar oluştu, insanlar test yaptırmak istedi, bu doğru bir yaklaşım tarzı değil. Testi ancak hekim uygun görürse yaptırabilir olmalıyız. İkincisi, birinde pozitif çıktıysa biz ona, 'filyasyon' diyoruz tarama anlamında, kiminle temas ettiyse o kişileri taramak istiyoruz, ancak o şekilde biz yayılımını önleyebiliriz. O taramayı da yine eğer bir semptomu varsa test yapılır, semptomu yoksa en az bu süreçte 7 gün, hatta o 7 gün sonra gerektiğinde antikor testi yaptırılabilir veya semptomu varsa PCR testi yaptırılabilir ama 14 gün bunun ortaya çıkabileceğini düşünerek o kişilerin kendilerini izole etmelerini önemsiyoruz. Bunlara lütfen uyalım."

ÖZEL HASTANELERDE VİRÜS TESTİ

Koca, özel hastanelerde ücret karşılığında Corona virüs testi yapıldığına yönelik duyumlar alındığına ilişkin soruya, şu yanıtı verdi:

"Şunu net ifade etmek istiyorum hiçbir test, ücret karşılığı asla yapılsın istemiyoruz. İzin verdiğimiz merkezlerde de üniversiteler dahil olmak üzere test kitini biz bakanlık olarak veriyoruz. Her kim PCR cihazı bulunduruyor ve çalışmak istiyorsa kiti bizden olmak üzere ama asla vatandaşımızdan ücret alınmaması çabasındayız. Ne Bakanlık ne üniversiteler herhangi bir ücret alma durumunda değiller."

Bakanlık ve kamu üniversitelerinin yanı sıra vakıf üniversitelerine de test yapabilmeleri için izin verdiklerini anlatan Koca, bu süreçte istismar yapan ya da korsan çalışan laboratuvarlara karşı yasal işlem yapılacağına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Pozitif çıkan vakanın, bulaştırdığı kişileri taramak istiyoruz. Temas olduğu kişileri tarayıp izole edemezseniz salgınla mücadele edemezsiniz. Yasal mevzuat da bu konuda çok katı. Bu kapsamda tespit edilen vakaların bildirilmesi zorunludur. Bu testi yapabilecek merkezlere yetki vermiş oluyoruz. Onun dışında bu dönemi istismar etmek isteyen, bir şekilde korsan çalışmak isteyen birtakım laboratuvarlar olursa bize bildirin, gereği yapılır. İstanbul'da bildiğim bir laboratuvarla ilgili bizzat kendim arayarak asla vatandaştan ücret alınmaması ve istenirse test kitini bizim vereceğimizi bildirdim ancak pozitif çıkan vakanın bize bildirilmesi gerektiğini de hatırlattım. Bir eksilik de hissedilirse yasal olarak yapılaması gerekenler yapılır."

SOSYAL MEDYADAKİ ALGI OLUŞTURMA ÇABALARI

Sosyal medya üzerinden az da olsa algı oluşturmak isteyenlerin bulunduğuna dikkati çeken Koca, geçmiş dönemlere ait bayılan kişilerin görüntülerinin paylaşıldığını ifade ederek, "Bayılan, kaybedilen, düşen gibi 4-5 vaka dün servis edildi. Kimisi geçen aydan olan, kimisi alkolden olan, kimisi de başka problemleri olan... Bu hastalık önce mevsimsel grip gibi başlayan devamında solunum sıkıntısı ve giderek yoğun bakım tedavisine ihtiyaç gösteren bir süreç içinde devam eder. Bu hastalık, anında düşmekle anında ölümle sonuçlanabilir bir seyirle gitmiyor. Dolaysıyla bu tip şeylere asla inanmayın. Bu anlamda algı oluşturmak isteyenlere ilişkin ilgili birimler yasal çerçevede devrede oldular." şeklinde konuştu.

Çin'den yardım talebinde bulunulup bulunulmadığına ilişkin soruya Koca, daha önce Çin Büyükelçiliği ile görüşme yaptığını anımsatarak, "Büyükelçi ile Bilim Kurulumuz ve Çinli bilim insanlarının tecrübelerini paylaşmalarına dair konuştuk. Bugünlerde onu planlayacağız. Bunun dışında başka talebimiz olmadı ama Çin bize son derece iyi niyetle her açıdan destek olmak istediğini belirtti." cevabını verdi.

Konuşmasının başında bazı illeri saydığı hatırlatılan Koca, söz konusu ileri örnek olarak verdiğini ancak ilerleyen günlerde virüsün illere göre dağılımını gösteren tabloyu kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi.

"GEREKİRSE EL KOYACAĞIZ"

Soru üzerine Koca, Türkiye'nin maske üretimi yapan bir ülke olduğuna işaret ederek, ihtiyaç duyulması halinde elindeki maskeleri piyasaya sürmeyen firmaların mallarına yasal çerçevede el koyacaklarını belirtti.

Bakan Koca, şöyle devam etti:

"Ülkemiz maske üretimi noktasında yeterli kapasiteye sahip. Daha önce de bahsetmiştim, maalesef bunu istismar eden az sayıda değil, çok sayıda üretici ve satıcımız oldu, yurt dışına ihracatı ön planda tutan, içeride ise fiyatları yükselten. Daha önce 14 kuruşa aldığınız maskeyi bakanlık olarak 3 liraya 3,5 liraya alamadığımız dönemleri gördük. MASAK ve İçişleri Bakanlığımıza özellikle teşekkür ediyorum, bu anlamda birtakım operasyonlar yapıldı. Depolardaki mallarına el konuldu. Maske ihracatının bakanlık izni olmadan asla yapılamayacağını, üretimin sadece bakanlığa yapılması için çok sıkı tedbirler aldık.

Bu noktada farklı birtakım yaklaşımlar içinde olunursa bunu devamı el koymaktır, bu çok net. Okullarımız başta olmak üzere birçok yerde üretim yapılıyor. Şunu çok net söylemek istiyorum. Hem kamu hastaneleri hem üniversite hastanelerimize N95 maske dahil olmak üzere tulum ve gözlük verdik. Özel sektör bu noktada zorlandıklarını ifade ettiler. Özel sektöre de yine biz aracılık ederek, hangi fiyattan alıyorsak o rakama hiçbir şey ilave etmeden vermeye başlamış olduk. İstismar edenlere fırsat vermeyeceğimizi ve özellikle hekim ve sağlık çalışanlarımızı malzemesiz bırakmamak noktasında kararlı olacağımıza emin olun. Her türlü imkanı zorlayacağımı biliyorum. Siz de inanın. Özel sektörün de taleplerini dernekler üzerinden alacağız. Üretici ve satıcılarımız şu dönemde farklı bir yaklaşım içinde olmamalıdırlar. Vatandaşımızı ve sağlık çalışanlarımızı asla malzemesiz bırakmak istemiyoruz. Bunun için de her türlü kavgaya hazır olacağımızı bilmiş olun."

N95 MASKE KULLANIMI

Çapa, Ege ve Cerrahpaşa tıp fakültelerine "yardım" adı altında medikal ürün verildiğine ilişkin yapılan haberlerin bu üniversiteler tarafından yalanlandığını aktaran Koca, "Üç gün önce bu üniversitelerimize 50'şer bin maske, tulum ve gözlük dahil olmak üzere her birine birer kamyon malzeme verilmiş oldu." bilgisini verdi.

Bakan Koca, N95 maskesinin, yoğun bakımda görev yapan doktor ve hastalarda ve numune alan sağlık görevlilerince kullanması gereken bir ürün olduğunu, bunu için herkesin bu maskeyi kullanmasına gerek duyulmadığını söyledi.

Koca, bakanlık yapmadan önce yönetim kurulunda görev aldığı özel bir hastanede bazı personelin ücretsiz izne zorlandığına dair soruya şu yanıtı verdi:

"Lütfen bu tür şeylere inanmayın. Ben ilişkimi kestim ve gerçekten son 1,5 yılda oradaki arkadaşlara sorun beni kaç defa görmüşler. Bu süreçte böyle bir durum asla söz konusu değil ama bu algıları sürekli oluşturmak isteyenler var, lütfen bunlara inanmayın."

Kamuda vardiya ve dijital ortamda çalışma dönemine geçildiğini hatırlatan Koca, özel sektörden bu süreçte yeni çalışma şekline uyum sağlamasını beklediklerini sözlerine ekledi.

Sayfa Yükleniyor...