"Milletvekillerine yeni özlük haklar tanıyan teklif" ile ilgili dün Meclis'te görüşü sorulan Yeniçeri, "Milletvekillerinin farklı bir statüde olmaları dolayısıyla bazı farklılıkların verilmesi aslında doğal karşılanması gereken bir husustur ama bu, vatandaşın ve kamu vicdanının kabul edemeyeceği ölçüde olamaz" şeklinde konuştu.

Yeniçeri, "SGK'lı vatandaşın ödeyeceği ücret iki katına çıkarılırken, milletvekillerinin kendisi ve yakınlarına ömür boyu sağlık sisteminden yararlanma hakkı verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz, bu kıyak değil mi " sorusuna, "Milletvekiline bu tür bir ayrıcalık tanımak yerine vatandaşa böyle bir ayrıcalık tanımak gerekli ama milletvekilini de güçlü kılmak durumundasınız. Milletvekilliğini yapması için kendisini güçlü hissetmesi lazım. Milletvekiliğini güçledirmeden demokrasiyi güçlendiremezsiniz" yanıtını verdi. Kütahya'ya giderken araçlarını durduran trafik polisinin kendilerine uyguladığı tavırdan rencide olduklarını belirten Yeniçeri, "Kütahya'ya gidiyorduk, araç biraz hızlı gidiyordu, iki milletvekili vardı. Polis durdurdu 'radara yakalandınız' dedi. Şoför 'araçta milletvekili var' dedi. Polis, emir komuta içerisinde 'ruhsat, ehliyet' dedi, biz de bu tavrından rencide olduk. Bize daha kibar davranabilirdi" diye konuştu.

Bu açıklamasının medya tarafından diğer unsurlara değinilmeden "Polis, ehliyet ruhsat dedi rencide olduk" şeklinde haberleştirilmesinden rahatsız olan milletvekili bugün bir açıklama yaparak trafik polisinin görev yapmasını; kimlik, ruhsat, ehliyet istemesini değil hoyrat ve kaba davranmasını eleştirdiğini söyledi. 

Dün, "Milletvekillerine bu tür ayrımcılık tanımak yerine vatandaşa böyle bir ayrıcalığı tanımak lazım. Yani vatandaşı artık hastane köşelerinde itilip kakılır, yollarda itilip kakılır olmaktan çıkarmak lazım. Ama milletvekilini güçlendirirken kamu vicdanını rahatsız edecek ve sizlerin 'kıyak' dediğiniz şeyleri gündeme getirecek bir tavrı da doğru bulmak mümkün değil" dediğini aktaran Yeniçeri, "Bu sözler ne demek istediğimi yeterince anlatmıyor mu " diye sordu. 

Kütahya'ya giderken radara girmeleri ve trafik polisinin kendilerine tavrıyla ilgili bir örnek anlattığını anımsatan Yeniçeri, şunları söyledi: 

"Adeta milletvekillerine karşı kamuda, bazı bürokrasi kesimlerinde tavır var. Bu tavırlar rafine edilmesi gereken tavırlar. Ceberrut ve hoyrat tavır polis devletinde olur. Dün, trafik polisinin görev yapmasını; kimlik, ruhsat, ehliyet istemesini değil hoyrat ve kaba davranmasını eleştirdim. Hepsi bu kadar. Yalnız milletvekillerine değil her vatandaşa karşı memurun nezaketli ve kibar davranması esastır. Doğrusu budur. Bu dile getirilmiştir. 

'Hak yok, vazife vardır' anlayışına sahip bir davayı sürdürüyoruz. Bizim millete tepeden bakan bir anlayışın içinde olmamız söz konusu olamaz. Medyadaki çarpıtmalar, çamur at izi kalsın stratejisidir. Benim kimliğim, kişiliğim belli, bu tür isnatlar bana da taşıdığım zihniyete de terstir. Bunu bilen bilir. 

Hareketli, çalışkan, sıfır hatayla yürüyen bir adam var karışınızda. Kim ne yazarsa yazsın, vicdanımız rahat, yolumuz doğru, gittiğimiz hedef çok sağlıklıdır."