NTV

'Ekmek' fırından çıktı

Türkiye

Haftalık mizah dergilerine bu hafta bir yenisi eklendi: Ekmek. Derginin genç kadrosunun dergiyi çıkarma sebebi adından belli olduğu üzere 'Ekmek derdi'.

Ekmek 15 kişilik bir kadroyla yola çıkıyor. Leman, Uykusuz gibi dergilerde de çalışmış olan genç bir yazar çizer kadrosu var.

"Biz diğer dergilerde işlerimizi yayınlatmak istediğimizde elenen işlerimiz oluyordu ve çok üzülüyorduk. Bunları birileri görmeli artık dedik ve onun için başkasının inisiyatifine bırakmadan kendi işlerimizi birinci elden insanlara aktaralım istedik ve Ekmek'i çıkardık" diyorlar.

Bağımsız bir dergi olmanın risklerinide göze alarak yola çıkan Ekmek ekibi, "Günümüze kadar gelen apolitik mizah anlayışını kırmaya çalışacağız. Biraz daha 10 sene önceki mizah dergilerinin sert duruşu yapılabilir mi bu deneyeceğiz" diyorlar.

'Ekmek' fırınında çalışan yazar ve çizerlerden bazı isimler şöyle: Feyhan Güver, Kaan Güvercin, Erhan Güneş, Hasan Ülgüralp, Barbaros Altuğ, Egemen Merdan, Ozan Küçükusta, Serdarhan Güzeller, Yağız Sakallıoğlu, Mehmet Gökhan Damar, Can Sinan, Erdinç Ezgün, Altar, Doruk Ali İnce, Yasin Üstün, Özge Denizci

Derginin yayın kurulundan karikatürist Barbaros Altuğ ile 'Ekmek' fırından çıkar çıkmaz konuştuk.

Neden ‘Ekmek’?
Ekmek ismini hem komik oluşu, hem mizah dergisine uygun oluşu, hem de altında bir mananın yatması nedeniyle seçtik. Günümüze kadar gelen “ekmeğimizin derdindeyiz” lafı herkesin günü kurtarma çabası, yaşam kaygısı her şey bu ismin içindedir aslında. Ekmek her gün dilimizde de olduğu için insanların çok yakın hissettiği bir kelimedir. Anlamı da değerlerimize göre kutsal sayılır.

Hamuru ne zaman yoğurmaya başladınız?
Fikir altı aydır aklımızda vardı. Son iki ay içinde yoğun bir şekilde çalışmaya başladık. Bu süre içinde kadroya dahil olanlar, gidenler gelenler oldu. Olumlu olumsuz birçok şeyle karşılaştık. Son haftaya kadar aslında hiçbir şey net değildi. İstediğimiz kıvama gün geçtikçe de gelecek.

Kadro nasıl bir araya geldi? Türkiye’de mizah dergileri genellikle bölünerek çoğalır; Leman-Penguen-Uykusuz gibi...
Biz 15 kişilik bir ekibiz ve 10 kişi birbirini zaten beş-altı senedir tanıyor. Dergimize Feyhan Güver gibi Türkiye’nin en iyi kadın çizerini dahil ettik. Bu da hiçbir çıkar, karşılık beklemeden sadece mizahi heyecanla olmuştur. Hiçbir zorlama olmadan... Dergide bir başka kadın daha var. Sema Bencem'i kimse belki tanımıyor ama mizah tutkusu onu da bu 15 kişiye dahil etti. Bir başka kadın yazarımız Özge Samancı aklımızda yokken bizi buldu. İyi niyetli, tamamen mizah yapmak isteyen çizerler olarak ortak bir elektrik yakalamış oldu.

Biz de kendi ekmeğimizi kazanmak için bu dergiyi kurduk. Komik olmak tabii ki başlıca görevimiz ama bunun yanında biz diğer dergilerde işlerimizi yayınlatmak istediğimizde elenen işlerimiz oluyordu ve çok üzülüyorduk. Bunları birileri görmeli artık dedik ve onun için başkasının inisiyatifine bırakmadan kendi işlerimizi birinci elden insanlara aktaralım istedik ve Ekmek dergisini kurduk. Ekmek hem maddi, hem de manevi bir tutkunun ürünü.

‘Ekmek’in diğer mizah dergilerinden farkı ne olacak?
Ekmek dergisinde tamamen tekelleşmiş mizah piyasasının dışında, her yeniliğe, görüşe, arayışa açık bir anlayışı benimsiyoruz. Sokaktaki insanın sahipleneceği bir dergi olacak. Halkın sahiplenmesini amaçlıyoruz. Tamamen kendi çapımızda hazırladığımız bir dergi değil. Dışarıdaki bir adamın da “bu dergi benim dergim” demesini istiyoruz. Günümüze kadar gelen apolitik mizah anlayışını kırmaya çalışıyoruz. Biraz daha 10 sene önceki mizah dergilerinin sert duruşu yapılabilir mi bu denenecektir. Tabii ki en önemli unsur komik olmaktır.

Dergini yayın politikası ne olacak? Kırmızı çizgileriniz olacak mı? Politikaya, cinselliğe bakışınız ne olacak?
Cinselllik 15 sene önce yapıldı, bitti. Yani 60’lı yıllardan günümüze kadar cinsellik yapıldı. Şimdi 6 yaşındaki bir çocuk bile internete girip bizden daha fazla şey bilebiliyor. Artık onu dejenere edemezsiniz. Çünkü sıradanlaştı. Bunun dışında kırmızı çizgi olarak dergi bir kişinin kontrolünde değil. Ortak bir havuzda fikirler birleşip sayfalara öyle yansıyacak. Derginin yayın kurulundan grafikerine kadar herkesin düşüncelerine açık bir yayın çizgisi izlenecek. Tek çizgimiz arayışa, yeniliğe açık olan ve iyi niyet güden bir anlayışımız olacak.

Dergideki "merhaba" yazınızda “iddiamız ve beklentimiz ise önyargısızca bir kere tanışalım. Muhabbetimizi sevmezsen kalkarsın masadan. Ama önce masamıza oturun bir...” diyorsunuz. Masada okurları nasıl bir muhabbet bekliyor?
Bu cümleyi yazmamızın nedeni karikatür aslında underground yapıdadır ama burada popüler olarak öne çıkan isimler olmuştur... Biz bu popüler ekmeği yeni yeni yemeye başlayacağız ve popüler olalım gibi bir kaygımız yok. Burada masamıza gelin oturun, tamam popüler adamlar zaten var ama burada da ağır mizah geliyor, bunun belirtilerini biz hissediyoruz. "Hadi gelin muhabbetimizi paylaşalım" diyoruz. Tamamen iyi niyetli, yapıcı, yeniliğe yönelik, dışarıda kalıplaşmış sıkıldım artık espri bulmaktan kafasından çok –görüyoruz diğer dergilerde- iş olsun sayfa dolsun niyetinin dışında okuyucunun da artık kendini bulabileceği ya aslında ben bunları yaşıyorum diyebileceği bir masa olacak. Otursun masamıza bu dergide komik şeyler oluyor, sıcak şeyler oluyor bunu paylaşalım istiyoruz. Masadaki projeler arasında Alen Markaryan ile röportajlar gerçekleştireceğiz. Taksim’de, Dolapdere’de mahallenin delileri olur ya, onlarla konuşacağız. Onların da fikirlerini, düşüncelerini göreceğiz. Mizahın aslında çok geniş olduğunu o masada insanlara anlatmaya çalışacağız. Alışılagelmiş "köşemi yaparım, yazımı yazarım"ın dışında bir yelpaze sunacağız. O masa çok çeşitli ve insanların katkıda bulunacağı bir masa olacak.

Ekmek dergisi bir yayın grubuna bağlı değil. Bağımsız bir dergi olmanın risklerini göze aldınız mı?
Bağımsız dergi olmanın zorluğu öncelikle maddiyat geliyor, sonra da cesaret geliyor. Bu körü körüne gerçekleşmiş bir projede değil. Çünkü hamuru iyi olan çizerler var. Bunları çoğu kişi fark edememiştir. Biz fark ettik ve bu cesaretle yola çıktık, o riski göze aldık. Bağımsız, kimseye bağımlı kalmadan piyasaya girip kendimize ekmek çıkarma derdine düştük. Bunda da hayıflanacak bir durum yok biz başaracağız. Büyük konuşmakta istemiyorum ama bir şekilde kendi ekmeğimizi çıkaracağız. Bu kafada olanlarla yola çıktık.

Genç bir kadronuz var kimler var bahseder misiniz?
Yaş ortalamamız 24-25 aslında bu kadroda 50 yaşında olan da var üniversite öğrencisi de, evli çocuk sahibi olan, mizahla yeni tanışıp bir senelik geçmişi olanda var. Ortak özelliğimiz hepimizin hamurunun iyi olması. Kadroyu kurarken dikkat ettiğimiz nokta yaş değil. Önemli olan mizah kafasıdır, günümüzü yakalayıp çağdaş mizahı ileriye nasıl götürürüz. Bunu başarabilecek olan çizerler, yazarlar bir araya geldik. Dergide Oha ve Leman dergisinden Egemen Merdan, Kaan Güvercin’in güzel ikilisi, Feyhan Güver’in ‘Bayır Gülü’ var. Erhan Güneş Leman, Uykusuz gibi dergilerden belli bir mizah kültürünü alıp gelmiştir.

Yetenekli olup da şans bulamayanlar ya da daha ilk adımı atmamış ilk adımı bizde atacak olanlara da kapımız sonuna kadar açık. İsim olarak popüler insanlara karikatür çizdirmek gibi düşüncelerimiz var onların dünyalarını anlamak için Hüseyin Avni Danyal mesela siyasi bir karikatürüyle yer alacak. Aramıza katılacaklarda olacak ama şu anda isim vermeyelim.