Ümraniye ve Şile'de vatandaşlarla bir araya gelen CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran Pazar günü milletin karar vereceğini ve millet karar verdikten sonra onun iradesi karşısında kimsenin duramayacağını anlattı.

23 Haziran'da sevginin kazanacağını dile getiren İmamoğlu, şöyle devam etti:

''İnadına sevgi kazanacak, kötü dil kaybedecek. Sizlere, 'Son hafta sürprizim var' demiştim. Aslında gerçekleşti. Yani, her şey çok güzel oldu. Ne mutlu bize. Biraz gülelim. Moralinizi hiç bozmayacaksınız. Ben, İstanbul'da 16 milyon güler yüzlü insan istiyorum. Ağızlarından bir de hiç düşürmüyorlar. Efendim, İmamoğlu özür dileyecekmiş. Hatırlatalım mı bu arkadaşlara bazı şeyleri? Özür dilemeleri gereken milyonlarca insan olduğunu hatırlatalım mı? Millet İttifakı'na, yani bana, bu arkadaşlar, 'zillet' dedi mi? Türkiye'nin bir siyasi partisi olan HDP'li vatandaşlarımız bize oy verecek diye onlara 'terörist' dediler mi? Saadet Partili vatandaşlarımıza, onlara oy vermiyorlar diye 'hain' dediler mi? Milyonlarca insan. Bence, her gece, her gündüz her dakika, her saniye özür dileyin. Neymiş? Azgın azınlık. Lafa bak. Sizler, hakkını arayan milyonlarca insansınız. Sizler haklı çoğunluksunuz. Onlar, bir avuç insan.''

İstanbul’un yoksulluğuyla mücadele edeceğini dile getiren Ekrem İmamoğlu, ''Kimin parasını kime dağıtıyorsun? diyorlar ya, onların helal paralarını bu şehrin 16 milyon insanına dağıtacağım. Bu şehre hak, hukuk, adalet duygularını getireceğiz. Aranıza nifak sokan hangi illetse, evinizin içine sokmayın. Kapatın televizyonları. Zaten ben bir daha çıkmayacağım. Meydan meydan gezeceğim. Görmek isterseniz, bizim kanallarımız var, oradan izleyin. Her gün bir çuval iftira, yalan, dolan. Evde TV'yi kapatın, çoluğunuzu, çocuğunuzu, annenizi, babanızı dinleyin'' değerlendirmesini yaptı.

''MİLLETİN İRADESİNİN KARŞISINDA KİMSE DURAMAZ''

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ordu Valisi işi yargıya taşırsa, yargının vereceği karar önünü kesebilir" sözlerine yanıt verdi.

Ekrem İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

''Pazar günü millet karar verecek. 23 Haziran'da millet karar verecek. Millet karar verdikten sonra onun karşısında duracak kişi henüz doğmadı. Yok öyle birisi. İşine baksın. Milletin iradesinin karşısında kimse duramaz. Bizim inancımız tek. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu kadar net.''

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A ''SİSİ'' YANITI

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, Ümraniye'de bir restoranda gazetecilerin sorularını da cevapladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Pazar günü Sisi mi diyeceğiz yoksa Binali Yıldırım mı?" dediğinin hatırlatılması üzerine, İmamoğlu, "Benim adım Ekrem İmamoğlu. Milletimiz ismimi çok iyi biliyor. Türkiye'de Ekrem İmamoğlu’yla Sayın Binali Yıldırım ve diğer adaylarla girilecek bir seçim var. Keşke Sayın Cumhurbaşkanı çok da sahada olmasa, Türkiye’nin önemli sorunlarla ilgilenmeye devam etseler, vakitlerini bu işe ayırmasalar" cevabını verdi.

Bir soru üzerine, İsmail Küçükkaya ile görüşmesine değinen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Ben kronometre tutmadım. Benim en fazla konuştuğum 2-3 dakika. En fazla 15 dakika bir arada durduk. Bilemiyorum. 15 derim, 16, 20 ölçersiniz ona bir şey diyemem. Çok itibar etmeyin. Ben o ara buhar alıyordum sesimle ilgili. En fazla 3-5 dakika, iki cümle kurduk. Çünkü neden itibar etmeyin? 'Gazeteciler benden korkuyor' diye de açıklama yapmıştı. Ben hiçbirinizin yüzünde korku görmüyorum. Gayet rahatsınız. İstediğiniz soruyu sorabiliyorsunuz. Hatta biraz da rahatlık olduğunu görüyorum soru sorarken. Bazılarının, soruları nasıl engellediğini de biz biliyoruz. O bakımdan biz rahatız ama bu uydurma işlere itibar etmeyin. Bir de konu olacak bir şey değil. Altı ayda zor kurduk bu masayı. Ben aralıktan beri yalvarıyorum. Böyle bir masa kuralım, konuşalım. Herhalde altı ay da bunu konuşacaklar. Anlamış değilim. Bence bu stratejilerini gözden geçirmeliler."

"DAVA AÇACAĞIM BİR DURUM DEĞİL"

Ekrem İmamoğlu, Küçükkaya ile görüştüğü oteldeki görüntülerin servis edilmesiyle ilgili suç duyurusunda bulunup bulunmayacağının sorulması üzerine, "Biz o otelde epeyce faaliyette bulunduk. Yanılmıyorsam dört proje toplantımızı da orada yaptık. Mevki olarak İstanbul'un en merkezi yerinde olmasından ötürü, Taksim Meydanı'nın simgesel yönünden ötürü. Bir otelin gizliliği esasları üzerinden çok büyük ayıp yapmışlardır, ayıp etmişlerdir. Benim dava açacağım bir durum değil. Mesleki ahlaka aykırı bir davranışta bulunduklarını düşünüyorum" dedi.

Ortak yayın sonrası AK Parti İBB Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın kendisini çay içmeye davet ettiğini ama tarih, yer belirtilmediğini söyleyen İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Farkındaysanız cevap veriyorum ama rakibim hakkında yorum yapmıyorum. Aklına mı geldi, birileri işaret mi etti bilmiyorum, çaya davet etti. Çaya davet söylemeyle olmuyor. Çaya davet, 'Şuraya, şu tarihte bekliyoruz' demekle daha uygun olur. Çay davetini bekliyorum, seçim günü de dahil. Seçim günü olmadı mı anlamını yitirir. O zaman ben kendilerini Saraçhane'ye davet edeceğim, çay içmeye."

Şile'de de vatandaşlara hitap eden İmamoğlu, "Şile'yi İstanbul'un göz bebeği yapacağız. Pırıl pırıl bir ilçe olacak. O güzel Karadeniz'in o hırçın dalgalarındaki enerjiyle capcanlı olacak. 62 mahallesi, köyü, doya doya hizmet alacak. Duymayanlara, duyanlar duyursun'' dedi.