İklim değişikliği ile mücadelede sera gazı emisyonlarını ve fosil yakıtlarına bağımlılığı azaltmak için elektrikle çalışan otomobillerin tasarım ve gelişimine büyük önem veriliyor.

Ancak elektrikle çalışan otomobillerin imalatında karşılaşılan teknik ve lojistik güçlükler nedeniyle bu araçlar henüz geniş bir pazar payına sahip değil. Uzmanlar elektrikli otomobillerin uzun mesafe kat etmeye elverişli olmadığını ve ortalama tüketici için bu araçların güç kaynağı alt yapısının geliştirilmesi gerektiği yönünde eleştiride bulunuyorlar.

Euoroactiv'in haberine göre, daha çevre dostu ulaşım için siyasi destek artmaya da devam ediyor. Geçen yıl açıklanan ekonomik kurtarma paketinde AB Yeşil Otomobiller Girişimi’ne €5 milyarlık bütçe ayırdı. Plana göre elektrik ve hibrid araçlarla ilgili araştırmalara destek verilecek, yakıt hücresi teknolojisi ve hidrojenle çalışan araçlara ek fon ayrılacak.

Rekabet bakanlarının şubattaki gayriresmi toplantısında elektrikli araçlar konusunda ortak bir stratejisi belirlenmesi fikri ortaya atıldı.

Danimarka’da Petrol Sanayi Birliği’nin Ea Energy Analyses danışmanlığında gerçekleştirdiği çalışmada otomobillerden yayılan CO2 gazlarının benzinden dizele, hibridden elektrikli otomobillere kadar farklı motor teknolojileri kullanılması durumunda yayılan CO2 miktarları karşılaştırıldı.

Çalışmada kilometre başına karbon emisyonlarını otomobilden otomobile farklılık gösterdiğini gösterdi.

Hibrid ve elektrikli otomobillerden yayılan CO2 miktarı birbirine benzer iken dizel motorlu bir araçtan yayılan karbon miktarının yüzde 8 daha fazla olduğu anlaşıldı.

Benzinli otomobillerde ise CO2 miktarı enerjinin etkin bir şekilde kullanılmaması nedeniyle dizel otomobillerle karşılaştırıldığında yüzde 35 daha fazla.

Çalışma ayrıca elektrikli araçların en düşük miktarda egzoz gazı yaydıklarını gösterdi. Bir Elektrikli aracın dizel otomobilin kat ettiği mesafeye eş değer yol kat ettiğini ancak daha fazla CO2 yaydığını ortaya çıkardı.

Farklı otomobillerden CO2 çıkışında görülen başlıca fark emisyon miktarında değil gazı dolaylı olarak nasıl yayıldığıyla ilgili. Bildik teknolojiyle çalışan bir otomobilde kirli gaz doğrudan havaya karışırken elektrikli otomobillerde emisyon içeride elektrik üretimi sırasında meydana geliyor.

Uzun vadede AB yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji karışımındaki miktarını artırmayı hedefliyor ve 2015’e kadar elektrik kaynağının yüzde 5’inin yenilenebilir enerji kaynakları olacağı ve bu rakamın 2025’e kadar yüzde 15’e çıkarılacağı belirtiliyor.

Raporda, 2020 sonrasında elektrikli otomobillerin ve akü ile çalışan hibrid otomobillerin CO2 emisyonlarının aşağı çekilmesinde önemli rol oynayacakları not ediliyor.

Eylül 2009’da yayımlanan rapor aslında elektrikli otomobillere vergi konulmasıyla ilgili tartışmalara katkıda bulunmak amacıyla hazırlandı. Fakat ele alınan meseleler AB genelinde dikkat çekti.

Rekabet bakanları 1 Mart’ta Brüksel’de bir araya gelerek Avrupa Komisyonu’ndan temiz ve enerji tasarrufu sağlayan araçlar için bir eylem planı hazırlaması talebinde bulundu. Komisyon mayıstaki toplantıda böyle bir çalışmayı sunabileceğini duyurdu.

Akü ile çalışan araçlarda altyapının sağlamlaştırılmasını öneren planda çevre dostu otomobillerde standardizasyonun ve özellikle araç güvenliğinin önemine dikkat çekildi.