Elektronik tınılara hassas dokunuşlar

Cuma günü iş çıkışı, Avusturya Konsolosluğu Kültür Ofisi’nin sezon açılışında Nu Park sahnede. Sizi ne bekliyor? Boğaz rüzgarı, Orta Avrupa havası, altın varaklar, mermer sütunlar, özel tasarım kostümler, 3 boyutlu görsel performans ve elektronika!

13.09.2012 - 11:17

Elektronik tınılara hassas dokunuşlar

Tezatları severim, müziğimi yalın isterim diyenler Nu Park ile tanışmalı! Nu Park’ın kurucu üyeleri Oğuz ve Uran ilk gençlik yıllarından beri tanışan iki mahalle arkadaşı. Gençlerin grungle’la, metal’le kafa salladığı 90’lı yıllarda elektronik müziğe merak salıyorlar. Lise döneminde amatör ev koşullarında müzik yapmaya başlıyorlar. O zamanlar şimdiki gibi her merak salanın boş zamanına oyuncak edeceği teknolojik olanaklar yok, haliyle bu çabalarını bıkmadan 2000’lere taşımış olmaları takdire şayan. Bugün de, Nu Park’ın performansını izlediğinizde, yeni şeyler üretmeye yönelik bitmek bilmeyen arzularını hemen sezinliyorsunuz.

İlk besteler filizleniyor
İki kafadar, serde dostluk da olsa, o yıllarda henüz bir arada çalışmıyorlar. Üretim, tatlı bir rekabet içerisinde sürüp gidiyor. Yazdıkları besteler 2003’te İstanbullu elektronik müzik sevenlerin bir araya gelerek oluşturdukları Domestic Lo Fi topluluğunun “Dipol” ve “Normal” albümlerine giriyor. 2006 yılında ise artık işi resmiyete dökmeye karar veriyorlar ve Nu Park kuruluyor. Ardından 2008’de Miller Music Factory’de elektronika dalında birinci oluyor, 2009’da ise Roxy Müzik Günleri’nde Özel Ödül’ü kucaklıyorlar.

Sene oldu 2010
Yeni arayışlar ve taze kan: Marifetli gitarist Ozan gruba katılıyor. Artık 3 kişi olan Nu Park barlarda, festivallerde sahne almaya başlıyor. Aynı yıl İtalya yollarına düşüyorlar. Torino’da Club to Club Elektronik Müzik Festivali’ne katılıyorlar. Bu festivale Türkiye’den kabul edilen tek grup olmalarının nedeni, grubun elektronik adamı/beyni Oğuz’un gerçek bir İtalyan’a benzemesi mi, yoksa müziklerindeki heyecan verici tınılar mı, buna konserlerine teşrif edecekler karar vermeli!

Peki ya albüm?
2011’den beri Remoov Records ile çalışıyorlar. “Promise” adlı ilk EP’lerini aynı yıl Mike Nielsen refakatinde kaydediyorlar-Mike Nielsen adına aşina olunabilir, zira kendisi Jamiroquai ve Underworld gibi gruplarla çalışmış güzide bir ses mühendisidir. Albümün rüzgarını da arkasına alan Nu Park, artık konserlerde iyice çığrından çıkıyor. Elektronik ritimlere duygusal öğeler eşlik ediyor, üzerine doğadan, kentten, yollardan devşirilen sesler serpiştiriliyor... Konserler, görsel sanatın nimetlerinin de rafine biçimde kullanıldığı disiplinlerarası bir performansa dönüşüyor. Grubun konserlerinde hep birlikte doğaçlama deryalarına dalınıyor, müzisyenlerin enstrümanları başında nasıl da bu dünyadan kopup gittiklerini gözlemlemek insanı ferahlatıyor. Tüm bunlar, ‘Nu Park Experience’ adı altında bir yolculuğa dönüşüyor.

Gelin, dinleyin, paylaşın!
Bu üçlü, 14 Eylül Cuma günü 20:30’da, gerçek bir saray yavrusu olan Avusturya Konsolosluğu’nun bahçesinde sahne alacak. Ayrıca, bu seferlik kadroya ses sınırlarını zorlayan soprano Nilüfer Ormanlı da dahil olacak. Atmosferin büyüleyiciliği, Nu Park’ın melodileriyle birleşerek bizleri haftasonuna taşıyacak.

Nu Park'ı daha önce dinlememiş olanlar fikir edinmek için myspace hesabını ziyaret edebilir.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...