AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Grup Başkanvekilleriyle türban konusunun çözümü için yaptıkları görüşmeyi değerlendirdi.

CHP’de “zihinsel bir karmaşa olduğunu” öne süren Elitaş, ''Sayın genel başkanla, genel başkan yardımcıları ve grup başkanvekilleri arasında anlaşmazlık olduğu ortaya çıkıyor'' diye konuştu.

Başörtüsü sorununun, toplumsal mutabakatla çözülmesi gereken bir sorun olduğunu belirten Elitaş, şöyle konuştu:

''Artık bu bittikten sonra, çözüldükten sonra, hiç kimsenin bunu istismar konusu yapmaması, bunu siyasetine rant olarak, oy olarak devşirmemesi gerekir.

CHP masadan kaçmak için, çark etmek için bize çeşitli önermeler sundular, çeşitli şartlar öne sürdüler. Bunlar, dokunulmazlıkların kaldırılması, YÖK'ün düzenlenmesi ve seçim barajlarının düşürülmesi ile ilgili şartlardı. Biz onların bu şartlarını kabul ettik.

Bütün siyasi partilerin aynı sayıda üyeyle temsil edildiği komisyonu kuralım, bu komisyonda sizin söylediğiniz konularla, diğer konuları da değerlendirelim, hangisi kabul görürse, hangisinde mutabakat sağlanırsa, bir an önce bitirelim, dedik. Ona da yanaşmadılar. Yani CHP'de, Sayın genel başkanın her söylediğini ortada bırakmakla görevli yöneticilerin var olduğunu görüyoruz.

Şimdi, önümüzdeki hafta diğer siyasi partilerle yapılacak görüşmeler sonucunda bu meselenin tamamen gündemden çıkacağını ümit ediyoruz.''

Başörtüsü konusunun referanduma sunulmasını arzu etmediklerini dile getiren Elitaş, ''Bu yanlış bir şeydir. Yani inanç meselesi özellikle referanduma sunulup da Türkiye'de yaşayan insanların yüzde 50'si inançlı, yüzde 50'si inançsız, ya da yüzde 50'si kişisel özgürlükleri istiyor, yüzde 50'si istemiyor gibi sonuçların ortaya çıkarılması vahamet olur” diye konuştu.

''Olmayan tek şey, CHP'nin zihin kodlarındaki şifreleri çözebilmek'' diyen Elitaş, şunları kaydetti: ''CHP bu konuda net olmalı, samimi olmalı, dürüst olmalı. Ben bunu çözmek istiyorum diyorsa, çözüm için bütün gayretleri göstermeli. Ama şu anda CHP'de bunu göremiyoruz.

Sadece bunu seçim meydanlarında referandum sürecinde vatandaşa vaatte bulunmuş, açıkçası yalan söylemiş, kandırmış. Halkı kendi yöneticileri gibi zannediyorlarsa aldanıyorlar, bu halk kandırılmaz.''