Emekli Orgeneral Kemal Yamak, Cumhuriyet tarihinin 32'inci Kara Kuvvetleri Komutanıydı. Ancak onun ismini sıkça gündeme getiren görevleri Özel Harp Daire Başkanlığı ve Turgut Özal'ın danışmanlığı olmuştu.

Kemal Yamak 1971-1974 yılları arasında yani Kıbrıs Savaşından önce tuğgeneral rütbesiyle Özel Harp Dairesi Başkanlığı yapmıştı. Bu dönem Özel Harp Dairesi, özellikle Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilatının çalışmalarını koordine eden ve yönlendiren en önemli birimdi..

Yamak, 1989 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığından emekli olduktan sonra Özal döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevinde bulundu. Birinci Körfez Savaşı ve öncesindeki kritik pazarlıkların perde arkasındaki isimlerden biriydi.

Bu görevden de ayrıldıktan sonra artık isminin unutulduğu bir sırada "Gölgede Kalan İzler Ve Gölgeleşen Bizler" adlı kitabıyla ismi yine gündeme geldi. Yamak, kitabında görevde olduğu dönemlere ilişkin önemli bilgileri kamuoyuyla paylaşıyordu.

Bunlardan biri de 1980 öncesi Özel Harp Dairesinin faaliyetlerini gündeme getiren dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'e verdiği yanıtlardı.

Yamak Ecevit'in Özel Harp Dairesini yasadışı işler yapan bir birim gibi yansıtmasına tepki gösteriyor ve 80 öncesinde bazı CHP'li milletvekillerinin bile özel harpçi olduğunu açıklıyordu.

Kemal Yamak, kitabında "birçok kimseyi ayağa kaldıracağını biliyorum ama bu noktada yazmak istiyorum" diye başlayan cümlesinde şu önemli bilgileri veriyordu.

"Sayın Ecevit’in zaman zaman medyanın ilgisi için bizzat öne çıkarak söyledikleriyle devam eden bu iftira kampanyası sürdürülürken, bu teşkilatın içinde o zaman kendi partisinden ne kadar personelin, hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birbirini hiç tanımayan kaç milletvekilinin bulunduğunu ve bunun sadece kendi partisine ait bir durum olmadığını, birisi söyleyiverseydi ne olurdu?"

Yamak, kitabında "Özel Harp Dairesine verilen görev gayri-nizami harp'tir, gayri kanuni harp değildir" ifadesini kullanmıştı.