NTV

En pratik IT çözümü Türkiye'de

Türkiye
En pratik IT çözümü Türkiye'de

Dijital alanda paylaşım ve işbirliğini kolaylaştıracak hizmetlerini son bir yıl içinde hızla artıran Google, iş dünyası için bir araya getirdiği hizmetlerini ‘Google Enterprise’ platformuyla sunuyor.

Bir gazeteci binlerce kilometre uzaklıktan mobil cihazıyla ofis arkadaşıyla toplantıya katılacak, bir yönetici asistanlarıyla aynı anda dijital ortamda mali rapor hazırlayabilecek, bir mühendis beş farklı ülkedeki iş arkadaşlarıyla bir proje hakkında video konferans düzenleyebilecek. İş dünyasında devrim yaratacak Google Enterprise, Türk şirketlerini bekliyor.

Google’ın Kurumsal Çözümler EMEA direktörü Sebastien Morette, Google’la yürüttüğü projenin nasıl başladığını ve KOBİ’lerden 100 bin çalışanı olan şirketlere kadar IT altyapısında devrim yaratan Google Enterprise’ı ntvmnsbc’ye anlattı:

Google kariyerine başlamadan önce Oracle’da görev aldınız. Orada kaç yıl çalıştınız ve hangi görevde bulundunuz?

Oracle’de dört yıl görev yaptım. Daha öncesinde bir Fransız yazılım şirketi olan Hyperion’da çalışıyordum. Singapur’da Hyperion için Asya-Pasifik işlemlerini yürüttüğüm esnada şirket Oracle tarafından satın alındı. 2007’den itibaren dört yıl boyunca Oracle için Asya’da işlemlerin direktörlüğün yapmaya devam ettim. Daha sonra ailemle Avrupa’ya dönme kararı aldım ve Ocak 2011’de Google’a geçtim.

Şu an çalışmalarınız ağırlıklı olarak Avrupa’yı kapsıyor değil mi?

6-7 yıl sonra Asya’dan Avrupa’ya geri dönüş yaptıktan sonra şimdi Londra’da yaşıyorum ancak çalışmalarım genel olarak Fransa’da gerçekleşiyor. Google’ın kurumsal çözümler bölümünün EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) müdürlüğünü yönetiyorum.

Google’a nasıl çalışmaya başladınız?

Google, kurumsal alandaki faaliyetlerini artırmak istiyordu. “Google Enterprise” faaliyetleri için EMEA bölgesi direktörlüğünü yürütecek bir isim arıyorlardı. Benimle temasa geçtikleri dönemde Oracle’daki işimden dolayı çok mutluydum. Buna rağmen Google’ın görüşülmesi gereken bir şirket olduğunu düşündüm. Google ilginç bir şirket. Dahası, beni kurumsal çözümler alanındaki iş için beni ikna etmeyi başardılar. Bu alanda 20 yıllık tecrübeye sahip birisi olarak, Google yöneticileriyle Bilişim Teknolojilerinin (IT) gelecek 10 yıl içinde nereye gideceği konusunda yaptığım görüşmeler, sosyal medya, bulut teknolojisi, mobil cihazlar gibi alanlarda Google’ın birçok şeyi hedeflediğini gösterdi. Google internette doğan bir şirket. Onun üzerinde büyüdü ve şimdi kurumsal alana odaklanmak istiyor. Sadece reklam gücünü artırmak için değil, toplumlara fayda sağlamak için çok ciddi bir amaç benimsendi. Ben de bu teklifi ger çevirmedim.

Google, şirketlerdeki IT altyapısını değiştirmek istiyor. Bu amacın temelinde ne yatıyor?

Aslına bakılırsa iş yapma şekillerini değiştirmek isteyenler şirketlerin kendisi. Google Enterprise, “tüketiciyi koruma” konseptine dayanıyor. Farkında olduğumuz bir şey, kendimiz dahil tüketicilerin birçoğunun internet kullanıyor olması. Bir film izlemek istediğimizde, bir şey satın alacağımızda veya ailemizle görüşeceğimiz zaman internet kullanıyoruz. Google olarak, internetin giderek daha fazla kullanılmasının hayatı da daha kolay kılması adına değerlendirilmesini istiyoruz. Bugün evinizde veya işinizde kullanabileceğiniz indirmesi çok kolay ve ücretsiz olan Google yazılımları bunlara bir örnek. Google, yedi yıl önce kendisine, “neden bu büyüleyici internet-tüketici ilişkisini şirketler için sunmayalım” sorusunu sordu. Bugün şirketinizde bir alt bölüm açmak isteseniz, aklınıza gelecek en son alan IT’dir. Çünkü iş faaliyetlerinizi devam ettirecek bölümlere yönelirsiniz. Google bugün sizin verilerinizi sizin için depolayabilir, ihtiyacınız olan tüm uygulamaları sunabilir, IT altyapınızı karşılayabilir. Bunun karşılığında tek yapmanız gereken ayda birey ya da şirket olarak 40 Euro ödemek. İlk olarak küçük şirketlerde yayılmaya başlayan bu hizmetimiz zamanla çok büyük şirketlere kadar yayıldı ve bugün dünya genelinde 100 bin çalışan tarafından kullanılıyor. Google Enterprise hizmetini de bu yüzden hayata geçirdik.

Sunduğunuz hizmet şirketlerin IT yapısında ne gibi değişiklikler getirebilir?

Bir IT bölümü başkanını düşünün. Odaklanacağı iki temel konu olacaktır. Birincisi maliyetleri aşağı çekmek, ikincisi ise işletmeye değer katmaktır. Yöneticilerin IT ile uğraşacak vakitleri olmaz. Onların çalışması gelirleri artırmak, pazar payını büyütmek, rekabette öne çıkmak gibi konulardır. Kısaca bir IT direktörü sunabildiklerini ne kadar çok kabul ettirebilirse bu işletme adına o kadar faydalıdır. Bugün benim ve sizin gibi iş dünyasında bulunan insanların bilmesi gereken şey, hepimizin tüketici olduğu. Gmail üzerinden mail atıyor, Hangout ile video konferans gerçekleştiriyor, internet üzerinden telefonla konuşuyoruz. Bunları işletmelerde de kullanarak, şirketlere daha fazla güç kazandırabiliriz. Örneğin bir şirketin tüm çalışanlarına iPhone vermesi çok büyük bir değişimdir. Çünkü eski telefonlara kıyasla çok gelişmiş bir cihazı çalışanlarınıza vermiş olursunuz ve her gün sahip oldukları teknolojiyle şirkete gelirler. Bu tür değişimler çok büyük fırsatların kapısını aralayabilir.

Google’ın son zamanlarda işletmelerde kullanılacak hizmetler üreten Quick Office gibi şirketleri satın aldığını ve sunduğu hizmetlerin çok daha kolay kullanılmasını sağlayacak çalışmalar yaptığını gördük. İş dünyasında bir oyuncu olmak ve danışmanlık yapmak Google’ın bir amacı diyebilir miyiz?

Evet. Amaç işlemleri kolaylaştıracağımız gibi çözüm de sunmak. Bize birçok şirket geliyor ve IT altyapılarının çok pahalı olduğundan yakınıyor. Özellikle büyük şirketler, çok büyük yazılım firmalarıyla milyarlarca dolarlık anlaşmalar yaparak kendilerine sunulan yazılım havuzundan yararlanıyor. Ancak birçoğu erişebildikleri yazılımların sadece yüzde 10’unu kullanıyor. Öte yandan, geleneksel çözümleri hayata geçirmek çok zor ve maliyetli olabiliyor. Örneğin herkes için temel olan Office programını ele alalım. Masa üstü bilgisayar, diz üstü ve şirket ile ofiste kullandığınız bilgisayar için sürekli programı yeniden indirmek-yüklemek gerekiyor. Fotoğraf editleme yazılımları gibi diğer programları düşünün. Her biri için ayrı sertifika alınması, güncellenmesi çok büyük bir zaman ve para kaybına neden oluyor.

Google farklılığı nasıl yaratacak?

Bulut teknolojisiyle. Şirketiniz bir açıklama veya resim mi yayımladı? Buluta atıyorsunuz. Sabah kalktığınızda BlackBerry veya bir başka marka telefonunuz açıyorsunuz, hiçbir şey indirmenize gerek olmadan buluttan en son konulan girdiyi görebiliyorsunuz. Karşınızda hazır olarak beliriyor. Şirketler bunu istiyor ve bizim de stratejimiz bu. Böylece şirketlerin yazılım-uygulama alanında yaptıkları yatırımlarda önemli ölçüde azalacak. Aynı zamanda, müşterilerimize onlara özel olan veri merkezine kendi uygulamalarını geliştirme şansı sunuyoruz. Örneğin bir internet gazetesiyseniz ve yazılan makalelerin gönderilmesi üzerine bir uygulama geliştirdiyseniz, bunu buluta atabiliyorsunuz. Kısaca eski uygulamalara bağımlı kalmak yerine işlerinizi kolaylaştıracak yazılımları kullanabiliyorsunuz.

Çalıştığım ofiste haberlerin girilmesinden, videoların hazırlanmasına kadar çok sayıda yazılım ve sistem kullanılıyor. Çok büyük karmaşa var. Bu karmaşayı Google Enterprise nasıl ortadan kaldıracak?

İlk olarak şirketiniz adına bir domain (alan adı) vereceğiz. Veri merkezimizde ntvmsnbc.com adıyla bir domain açılacak ve depolanacağı yer belki Singapur, belki ABD, belki de Avrupa’daki bir yer Google veri merkezi olacak. Adım atacağınız veri merkezinde yer alan tüm uygulamalara erişebilecek ve tüm bilgilerinizi burada depolayabileceksiniz. Diyelim ki bir makale yazdınız ve ofisinizdeki herkesin görebileceği bir yerde, yani veri merkezinde paylaşmak istiyorsunuz. İstediğiniz internet tarayıcısını kullanabileceğiniz PC, dizüstü bilgisayar, tablet veya akıllı telefonla, veri merkezine erişim sağlayacağınız kullanıcı adı ve şifrenizi girmeniz yeterli. Bu adımdan sonra istediğiniz işlemi yapabilirsiniz.

Önünüzde iki avantaj var. Birincisi, bir makale mi yazmak istiyorsanız, bulutta boş bir sayfa açın ve yazmaya başlayın. Akıllı telefonunuzu taksi de mi unuttunuz? Evinize gidin ve dizüstü bilgisayardan, PC’den yazmaya devam edin. İkinci olarak, paylaşım gücü artacak. Bir makaleyi bulut üzerinde üç-dört kişiyle beraber yazabileceksiniz. Bir iş üzerinde herkes aynı anda çalışabilecek. Bugün olduğu gibi makaleyi bitirdiğiniz zaman birisine göndermeniz, geri almanız, tekrar düzenlemeniz gibi süreçler ortadan kalkacak. Bu işyerleri için gerçekten büyük bir değişim.

Oturduğunuz yerden ofisteki herkesle toplantı mı yapmak istiyorsunuz? Sadece bir webcam olması yeterli. Bulutta tek bir tuşa basıyorsunuz ve Hangout (Google + video konferans uygulaması) yapıyorsunuz. Tablet bilgisayarınız veya akıllı telefonunuz ile nerede olursanız olun video konferansa katılabilir, makalelerin hazırlanmasında yer alabilirsiniz. Bunlar, Google Enterprise’ın gerçek zamanlı işbirliği kapsamında sağladığı yeniliklere sadece bir-iki örnek.

Google olarak bu sistemi siz nasıl buluyorsunuz?

Hepimiz kullanıyoruz ve sağladığı esnekliğe o kadar alıştık ki eski iş yapma yöntemlerimizi unuttuk bile. Örneğin gelecek hafta ABD’de olacağım. Patronuma sunmak için bir sunum raporu hazırlıyorum. Bulutta duruyor. Gerektiği zaman asistanım girip bilgi ekliyor, bir başka zaman muhasebeciler bir detay ekliyor. Ya da beraber üzerinde çalışıp çok daha hızlı, kolay ve defalarca kontrol edilmesine gerek olmadan belge hazırlıyoruz.

“VERİLERİ SAHİPLENMİYORUZ”

Büyük bir şirket için veri merkezinde hesap açmak ne kadar sürüyor?

Geçtiğimiz günlerde iki bin çalışanı olan bir şirket için bu iş yaklaşık beş dakika sürdü. Google Enterprise şirketinize büyü yapılmış gibi bir değişim getiriyor. Ama bunu dönüşümü şirket içinde yönetebilmeniz gerekiyor.

En merak ettiğim konulardan biri büyük şirketlerin veri depolama merkezleri. Sonuçta bulut bizi veri depolamak için fiziksel cihazlar kullanmaktan kurtarıyor ama bilgiler dev merkezlerde saklanıyor. Bir örneğine rastlamadık ama giderek artan taleple bu merkezlerde bir gün teknik bir arıza oluşması riski yok mu?

Açıkçası ben bile bazen bu kadar inanılmaz büyüklükteki veriyi nasıl depolamadığımıza şaşırıyorum. Google veri depolama için çok büyük paralar harcıyor. Yanılmıyorsam bulut kapasitesi en yüksek olan şirketiz. Veri merkezlerindeki donanım Google tarafından üretiliyor. Kısaca verinin güvenli bir şekilde depolanmasına çok büyük önem veriliyor. Google, veri depoluyor ama verileri sahiplenmiyor. Güvenlik büyük önem verdiğimiz bir diğer husus. Veri güvenliği için de çok büyük yatırımlar yapıyoruz.

Google Enterprise nasıl bir hızla büyüyor?

Bugün Google Enterprise’ı ve sunduğu uygulamaları beş milyon şirket kullanıyor. Her gün bu rakama beş bin yeni şirket ekleniyor. Veri korunması ve güvenliği alanındaki ciddiyetimiz çok büyük kurumların bizi tercih etmesini sağlıyor. Bunlardan bir tanesi Avrupa’nın en büyük bankalarından BBVA. Binin üzerinde çalışan Google Enterprise üzerinde çok hassas mali bilgiler üzerinde işlem yapıyor ve veri merkezinin güvenli olduğunu bildiklerinden işlemlerini rahatça gerçekleştiriyorlar. Google Enterprise’ın altyapısında çalışanların çoğu, veri merkezinin kapasitesini ve güvenliğini düzenleyen teknisyen ve IT uzmanlarından oluşuyor. Aynı zamanda yasal içeriği düzenlemek için hukukçular çalışıyor. Çalışacağımız müşterilerimize sunduğumuz sözleşmede hizmetimiz hakkında garantiler veriyoruz. Bugüne kadar veri merkezlerinin kapasitesi ve çalışması konusunda da bir soruna rastlamadım. Performans yüzde 99.98 düzeyinde.

Google +, Google’ın sunduğu tüm hizmetleri bir araya getiren bir platform. Hangout özelliğinin şirketleri için oluşturulan veri merkezinde kullanıldığına bakarak, doğrudan Google Enterprise ile bağlantılı olduğunu söyleyebilir miyiz?

Karşımızda bir tüketici dünyası, bir de iş dünyası var. Ben iş dünyasının sorumluluğuna sahibim. Ancak bizim ilk yaptığımız, tüketici dünyası için ürünler sunarak, daha sonra bunları iş dünyasına taşımak. Google +, bugün Facebook’un sahip olduğu 1 milyar kullanıcıya kıyasla 100 milyon yakın üyeye sahip ancak her geçen gün bu rakam artıyor. Google +, önceden de belirttiğimiz gibi Facebook’la rekabet eden bir sosyal ağ değil. Google’ın tüm hizmetlerini entegre eden bir ara yüz. Şirketler için kullanıma hazır bir modül aynı zamanda. Google + iş dünyasındaki herkesin paylaşım yapabileceği, meslektaşlarıyla konuşabileceği, video konferans düzenleyebileceği bir platform. Ne kadar çok insan Google + kullanırsa, bu işletmeler için de o kadar iyi olacaktır. Google + Business uygulamaları, Temmuz ayından bu yana iş dünyasındaki herkesin kullanımı için sunulmaya başlandı.

Google Enterprise gerçekten çok etkileyici bir yenilik ve önemli bir hizmet. Peki bu hizmetinizi tanıtmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Aklınızda ilerisi için özel bir plan var mı?

Google, her yeni ürünüyle var olan hizmetlerini de öne çıkarmaya, daha çok tanıtmaya çalışıyor. Google + kullanıcıları arttıkça tüketicilerin de hizmetlerimize daha fazla adapte olacağını ve daha çok insanın sunulan hizmetlerin farkına varacağını düşünüyorum. Ama ilerisi için Google Enterprise veya Google + reklamı içeren dev billboardlar göreceğimizi zannetmiyorum.

Google Enterprise’ı en çok kullanan sektörler hangileri? Bize Google +’ı kullanan herhangi büyük bir şirketi örnek verebilir misiniz?

Medya sektöründe çok fazla büyük şirketle çalışıyoruz. Avrupa’da Gurdian, Telegraph gibi büyük gazeteler ve ITV gibi büyük televizyonlarla çalışıyoruz. Bir diğer ağırlıklı hizmet verdiğimiz sektör perakende. Bu iki sektöre ait faaliyetler dünyanın her bir yerine dağılmış durumda. Aynı zamanda her iki sektörde sosyal medyayı ve mobil cihazları çok iyi kullanan büyük bir genç nüfus çalışıyor. Bugün Google Enterprise’dan fazlasıyla yararlanan bir şirket, Fransa’nın spor mağazaları zinciri Decathlon. Dünya genelindeki yüzlerce mağazasında 54 bin çalışanı var. Tüm bu insanlar Google Enterprise kapsamında. Decathlon bizimle çalışmaktan çok mutlu. Bugün Decathlon’un tenis bölümünde çalışan bir personeli, mobil cihazını açtığında daha mağazaya gelmek üzere yolda iken en yeni ürünler hakkında bilgi alabiliyor, herhangi bir bildirim varsa buna anında erişiyor, paylaşılan bir mail varsa okuyor. Ya da herhangi bir eğitim veya promosyon hakkında şirketin hazırlayıp YouTube’a koyduğu video sabah 8’de mağazanın çalışanı tarafından izlenmiş oluyor. Böylece tüm işlemlerinizde bir adım ileri gidiyorsunuz. Aynısı gün içinde de geçerli. Tenis bölümünde çalışan bir personel, Google + üzerinden Londra’daki, Paris’teki ve İstanbul’daki meslektaşlarıyla kendi bölümlerindeki faaliyetler konusunda bilgi alışverişinde bulunabiliyor. Kafanıza takılan bir şey varsa, öğlen yemeğinde iş arkadaşlarınızla video konferans yapabiliyorsunuz. Her şey elinizin altında, sadece veri merkezinde şirketinizin hesabına girmeniz yeterli. Bu yenilikler, IT altyapısını geliştirmek isteyen tüm şirketler için hazır.

Bir başka örnek olarak Fransa’nın köklü şirketlerinden Lafarge’ı verebilirim. 45 bin çalışanı olan bir çimento şirketi. Geleneksel IT yapılarını değiştirerek daha rekabetçi bir hal almak, pazar paylarını artırmak ve genç çalışanlarının etkinliğine katkıda bulunmak için bizimle anlaştılar.

Küçük-büyük tüm şirketler için Google Enterprise’ın çok büyük bir performans katkısı bulunduğu ortada. Bu etkisiyle şirketlerin sadece IT altyapısını değil, kültürünü bile zamanla değiştirebilir belki de?

Google Enterprise’ın etkisi zaten zamanla IT’nin ötesine geçiyor. Sadece IT bölümü değil, şirketlerin yönetim kurulu ve başkanları da bundan etkileniyor. Karar vericiler etkileniyor, bir şirketin iş yapma şekli bile değişebiliyor.

Şu an Google + Business ve Google Enterprise’da en çok işe yarayan uygulamalar sizce hangileri?

Şu an piyasadaki başarıları açısından neredeyse birbirlerine denk olan üç tane sayabilirim: Bunlardan ilki işbirliğini önemli ölçüde artıran Google Apps. Chat ve video konferans yapabildiğiniz, e-mail atabildiğiniz, not tutabildiğiniz ve daha birçok işlem gerçekleştirdiğiniz bir hizmetler havuzu. İkinci hizmet, Google Search. Şirketler zamanlar veri merkezlerinde biriken bilgileri şirket içi arama yaparak karıştırabilir. Üçüncüsü ise Google Maps. Şirketler mağazalarını, sahip oldukları lojistik ve perakende yapısını harita üzerinden görebiliyor. Jeo-lojistik bir yaklaşımla varlıklarını kontrol edebiliyorlar.

Veri depolama konusu mahremiyet tartışmalarını da hep beraberinde getiriyor. Bugüne kadar Facebook ve Apple gibi şirketler, hatta Google’ın bile suçlamalara maruz kaldığı zamanlar oldu. Sürekli artan son derece hassas veri bankalarınız var. Gelecekte iş yaptığınız şirketlerle mahremiye konusunda sorun yaşamaktan çekiniyor musunuz?

Bu alanda çok dikkatli ve hassasız. Verilerin korunması ve güvenliği hakkında sürekli çalışan bir altyapıya sahibiz. Müşterilerimize sunduğumuz hizmet kapsamında, onlara verilerini koruma garantisi veriyoruz. Bu amaçla bir güvenlik uzmanı ordusu çalıştırıyoruz. Aynı zamanda bir verinin birden fazla merkezde depolandığı bir sistemimiz var. Bu sayede teknik aksaklık anında bekleme süresi de olmuyor. Bir diğer çok önemli konu uyumluluk. Faaliyet gösterdiğimiz ülkelerdeki yasalara ve düzenlemelere uymak için ciddi bir şekilde çalışıyoruz. Birkaç ay önce AB ile yaptığımız anlaşma kapsamında bilgilerin transfer edilmesi ve işlenmesi konularında da istenilen standartları kabul ettik. Kısaca veri güvenliği ve korunmasının hiç bitmeyen bir hikaye olduğunu söyleyebilirim. Bu alanda tüm müşterilerimize çalışmaya başlamadan önce güven veriyoruz. Hollanda’da30 bin çalışanı olan bir şirketle anlaşmadan önce ülkenin ve sektörün gerektirdiği yasa ve düzenlemelere uzun süre çalıştık. İspanya’nın BBVA bankası için aynısı geçerliydi. Orta Amerika, Latin Amerika olsun, her türlü coğrafyadaki şirketle çalışmadan önce yaptığımız araştırmalar ve ön hazırlık 2-3 ayı bulabiliyor. Her zaman şunu gördüm ki, şirketler Google Enterprise’a geçtikten birkaç ay sonra artık soru sormuyor ve endişeleri ortadan kalkıyor.

Google Kurumsal Çözümler EMEA müdürü Sebastien Morette.
Google Kurumsal Çözümler EMEA müdürü Sebastien Morette.

Tüm soru işaretlerini tamamen temizliyorsunuz?

100 bin çalışanı olan bir şirketle çalıştığınızı düşünün. Bu mümkün değil. Olabildiğince soru işaretlerinin üstesinden geliyoruz ama yenileri belirebiliyor. Google Enterprise ilk olarak küçük şirketler tarafından kullanılmaya başlandığında şüpheleri gidermek daha kolaydı ama artık çalıştığımız şirketler çok büyük ve sayıları artıyor. 80-100 bin çalışanı olan yerel bir şirketle çalışmaya başladığımızda çok hassas bir veriyi depoluyoruz. Bu da her zaman yeni sorular getirebilir.

Müşteri tabanı ele alındığında, Google Enterprise mobil cihazlarla uyum sorunu yaşadı mı?

Böyle bir sıkıntı yaşandığını söyleyemem. Zaten Google, tüm hizmetlerinin tüm cihazlara uyumlu olmasını amaçlar. Uygulamalarımız bir iPad’den tutun BlackBerry telefona kadar tüm mobil cihazlardan PC’lere kadar uyumlu. Her gün Google uygulamaları kullanmaya başlayan mobil cihaz sayısı 1.3 milyona ulaştı. Stratejimiz, bize ulaşmanız için herhangi bir bilgisayar veya mobil cihazı kullanmanız. Sadece tek bir ürün üzerinden tüketiciye ulaşmak gibi bir strateji benimsemedik. Bu zor mu bilmiyorum ama ürün geliştirme bölümüyle konuştuğum zaman bir sorun olmadığını söylüyorlar. Zaten stratejimiz gereği bunu yapmak zorundayız.

Türkiye’de Google Enterprise’ın ne kadar başarılı olacağını umuyorsunuz?

Bugüne kadar birçok ülkede başarılı olduk. Bu yüzden Türkiye’de aynı sonucu elde edemememiz için bir neden görmüyorum. Ayrıca Türkiye’nin EMEA ülkeleri arasında en büyük başarıyı gösterebileceğimiz ülke olmasını sağlayacak birçok faktör var. Ekonomik görünüm oldukça iyi. Ayrıca internet adaptasyonu çok yüksek. Dahası, Google +’tan yararlanan ve fazlasıyla memnun olan birçok şirket mevcut. Artık Türkiye’de harekete geçmenin vakti geldi. Seçtiğimiz model ise dolaylı ve doğrudan stratejiler benimsedik. Global IT şirketi ile yaptığımız ortaklıkla da Türkiye pazarındaki büyümemize hız katmak istiyoruz.

Rakamsal olarak Google Enterprise’ın şu ana kadarki performansı nasıl?

Küresel olarak müşteri sayısı bir milyonu geçti. Avrupa’da geçtiğimiz yıl müşteri sayımız bir milyonu aştı. Yine son bir yıl içinde toplan müşteri sayımız bir milyon artarak beş milyonu buldu. Kısaca her 12 ayda en az bir milyon yeni müşteri kazanmayı bekleyebiliriz.

Google’ın artırılmış gerçeklikten tutun yapay zekaya, bilgi arama-depolama hizmetlerinden mobil cihazlara kadar hayatımızın her alanına yayıldığına tanık oluyorum. Birçok rakibi de bunu görerek Google’ı arkadan takip etmeye çalışıyor. Google’ın küresel stratejisi tüm yeni teknolojilere uyum sağlayan değil ama idare eden bir yapıya bürünüyor diyebilir miyiz?

Google bilgiyi yöneten bir şirket. PC’lerde kullandığımız arama motoru yani bilgiyi arama hizmeti de birkaç yıl önce mobil cihazlara sıçradı. YouTube üzerinden bilgi paylaşmak büyük bir hizmete dönüştüğü gibi şimdi de kurumsal hizmetlere büyük yatırım yapılıyor. Bilgiyi yönetebilmek adına kurumsal alandaki çalışmalar da Google için çok önemli. Google’ın ana stratejisi, bilgiyi yönetmek ve onu tüketicilere aktarabilmek. Yönetilen veri, zamanla çeşitlenmeye de başlıyor veri yönetimi de daha karmaşık hala geliyor. Örneğin artık Büyük Veri dediğimiz bir veri çeşidi var. Kurumlara özel olan çok büyük miktardaki veriyi altyapıya aktarabilmeyi ve kontrol etmeyi içeriyor. Bu alanda da çalışmalara başladık ve ilk veriler gerçekten etkileyici.

Google Enterprise hakkında rakipleriniz ne düşünüyor?

Onlar rahatsız ediyor. Google Enterprise kullanması çok kolay ve esnek bir altyapı. Çok ucuz ve çok fazla avantaj sağlıyor. Google olarak şirketlere beraber çalışması çok kolay olan bir hizmet sunuyoruz. Hataları, soru işaretlerini gidermek çok kolay, bakımı son derece basit. Bu özelliğiyle tüm IT piyasasını etkileyen bir hizmet ve rakiplerimiz doğal olarak bundan hoşlanmıyor.