CHP Parti Meclisi’nin yeni üyesi Hurşit Güneş ve eski CHP Genel Sekreteri Tarhan Erdem, Economist dergisinde yayımlanan “Yeni Bir Kemal” yazısını ntvmsnbc’ye değerlendirdi.

Tarhan Erdem “Yazıda Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Partisini elitist duruştan uzaklaştırabilir mi’ diye bir soru soruluyor ve ‘Hayır’ cevabı veriliyor. Ben olsam elitist yerine başka bir kelime kullanırdım” dedi.

Erdem, kurultayla ilgili olarak da açıklamalarda bulundu; “Bence son kurultayda geçici bir yönetim atanmalıydı. Ardından örgütün de katkısını alıp yeni bir tüzük ve program yazılmalıydı. Bu şekilde gençleri, orta yaşlıları, profesyonelleri ve bir şekilde kendini partinin dışında tutmuşları partiye kazandırabilirlerdi.

ERDEM: YENİ POLİTİKA ÜRETMELİ
Gençlerin partiye kanalize edilmesi önemli. Bu çocuklar iyi eğitim almış, burada çeşitli işlerin başına geçmiş, şimdi de ülke yönetiminde söz sahibi olmak isteyen kimseler. Bunu şu anda da organize edip yapabilirler. Ancak öyle ‘değişiyoruz, gelin’ gibi sözlerle olmaz, bunu göstermek de gerekir.

Halk ve aydınlar eskisi gibi değil. Sesi çok çıkan ve değişik sebeplerle bu sesi yansıtanlara seçmen çoğunluğu gitmez. Rasyonel değişiklikler yapmak lazım.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun düşünülmüş, taşınılmış bir politikası olduğunu sanmıyorum. Bu yanlış da değil zira partide oligarşik bir yapı vardı ve kendisi grup başkan vekiliydi. Politika üretmesi beklenmiyordu.

Sonra aday oldu, kurultay koşturmacaları içerisinde politika üretecek vakti yoktu. Şimdi yeni politika üretecek, üretilmesini sağlayacak bir mevkide ve buna vakit ayırması lazım.”

GÜNEŞ: AK PARTİ TEK BAŞINA İKTİDAR OLAMAZ
Hurşit Güneş ise yazıyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Temel olarak yazının son cümlesi önemli, ‘AK Parti’nin 3. dönem iktidara gelme ihtimalini Kemal Kılıçdaroğlu ortadan kaldırıyor’. Yazıda 3 önemli nokta var.

Birincisi Sayın Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında CHP’nin yüzde 32 oy alacağı düşünülüyor. Bu öyle bir eşik ki CHP’yi birinci parti yapabilir. Yüzde 29 alırsa AK Parti ile kafa kafaya ya da bir puan aşağısında olur. Sonuç olarak AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesi mümkün olmaz.

İkincisi yazı buradaki liberallerden farklı bir görüş öne sürüyor. Yazıya göre Kılıçdaroğlu çok ciddi ve oy getirecek bir lider.

Üçüncüsü ise yolsuzluklar konusundaki söylemi. Yazıda denildiği gibi kendisinin ‘çok temiz geçmişi’ en büyük silahı ve bu silahı geçende çok iyi kullandı.

‘Havuzlu villada oturmayacağım’ değince Türk liberalleri buna farklı baktı ama sonradan Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada, ‘Ben kimse oturmasın demedim. Siyasete başlayana kadar oturmadığım için sonrasında da oturmam dedim. Hayatım boyunca Tayyip Erdoğan’dan yüksek maaş aldım ama hiç havuzlu evim olmadı’ dedi.

Daha sonrada Tayyip Erdoğan’ın mal varlığının kaynağının açıklamasını istedi. Bu önemli bir olaydır. Şayet siyasete girdikten sonra zenginleşiyorsanız burada önemli bir durum vardır."

'ALEVİ VE KÜRT DEMEMESİ OLUMLU'
Yazıda, “Alevi ve Kürt olmasına rağmen Kılıçdaroğlu, Alevilere yönelik ayrımcılıktan söz etmedi, Kürt meselesi hakkında ise çok az şey söyledi" cümlesiyle ilgili olarak Sayın Güneş, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun Alevi ve Kürt dememesini olumlu buluyorum. CHP etnikler üzerine siyaset yapmaz. Biz vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik durumu üzerinden meselelere bakarız. AK Parti ise açılım adı altında sosyo-kültürel açıdan olaylara bakıyor. Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı’nda da CHP’nin bu yöne çekilemeyeceği ortaya çıktı” ifadesini kullandı.

'DIŞ POLİTİKADAKİ TUTUM SÜRECEK'
Hurşit Güneş ayrıca dış politikadan fazla bahsetmemesi de dış politika tutumunun aynen devam edeceğini bir göstergesi olacağının ifadesi olduğunu belirtti.

Güneş, “Sosyal ve ekonomik politikalarda değişiklik yapacağı için, bu konulara ağırlık verdi” dedi.