Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Aydın İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Erdoğan, ''Merhum Menderes, siyaset meydanına çıktı, yiğitçe, mertçe, efelere yakışır şekilde demokrasi, özgürlük ve millet için 'yeter' dedi, 'yeter söz milletindir' dedi'' diye konuştu.

Bu emaneti yüklenerek bu yola çıktıklarını, 7.5 yıldır da bu emanete gözleri gibi baktıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''İleri demokrasiye 'evet' diyoruz. Özgürlüklere 'evet' diyoruz. Güçlü Türkiye'ye 'evet' diyoruz. Yeniden büyük Türkiye'ye 'evet' diyoruz. Tıpkı Adnan Menderes gibi haykırıyoruz, 'yeter' diyoruz, yeter, 'söz de, karar da milletindir' diyoruz.

İdamından önce merhum Menderes şunları söylemişti: İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan efendilerinize söyleyebilecek misiniz? Adnan Menderes'in ölüsü sizi ebediyete kadar takip edecek ve sizi silip süpürecek.''

Başbakan Erdoğan, 12 Eylül 2010 tarihinin merhum Adnan Menderes'in vasiyetinin yerine getirileceği, Menderes'in uğruna can verdiği milli iradenin ve demokrasi mücadelesinin güç kazanacağı tarih olacağını belirterek, şunları söyledi:

''Statükocu, vesayetçi, milli iradeyi küçümseyen zihniyetin son bulacağı gündür. 12 Eylül'de Adnan Menderes'in vasiyetini yerine getirecek misiniz? Adnan Menderes'in, Fatin Rüştü Zorlu'nun, Hasan Polatkan'ın ruhlarını şad edecek misiniz? Demokrasiye, milli iradeye sahip çıkacak mısınız? Demokrasiye 'evet' mi, özgürlüklere 'evet' mi, milli iradeye 'evet' mi, bir daha 27 Mayısların, 12 Eylüllerin yaşanmaması için 'evet' mi?

Sevdamız millet, kararımız evet. Sevdamız millet, oyumuz evet.''

Erdoğan, 27 Mayıs 1960 öncesinde hükümeti yıpratıp, ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlerin, çok kirli senaryoları devreye soktuklarını belirterek, ''O ihtiras sahipleri bugün de aynı şekilde milli iradenin ortadan kaldırılması için her türlü hileye başvuruyorlar. Bugün de tıpkı 27 Mayıs öncesinde olduğu gibi sinsi politikaları devreye sokuyorlar'' dedi.

Erdoğan, bugün bazı medya kuruluşlarının 27 Mayıs öncesinde atılan manşetlerin aynılarını attıklarını, Demokrat Parti gibi hükümeti de sivil diktatörlükle suçladıklarını vurgulayarak, ''Milletin emanetini bir şekilde gasp etmek için, hükümeti yıpratmak için ellerinden geleni yapıyorlar. 27 Mayıs öncesinde şehirleri kargaşaya sürükleyen, ülkede kaos provaları yapan eller, bugün de kirli oyunlarını devreye sokuyor'' diye konuştu.

12 Eylül müdahalesine zemin hazırlamak için kardeş katline göz yumanların, bugün de AK Parti'ye zarar vermek amacıyla benzer davranışlar içine girdiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Bu kadar şuurlarını kaybetmiş durumdalar'' dedi.

'BEN YÜCE DİVAN İLE KORKMAM'
Bazı çevrelerin kendilerine Adnan Menderes'in akıbetini hatırlattığını, CHP ve MHP'nin de sürekli olarak Yüce Divan'dan söz ettiklerini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

''Ben Yüce Divan ile korkmam. Biz bu yola beyaz gömleğimizi giyerek çıktık, bunu böyle bilin. Biz bu yola başımızı koyduk. Hak dedik, hukuk dedik, demokrasi dedik, özgürlükler dedik. Ruhumuzu, bedenimizi biz bu uğurda vakfettik. Bir canımız var, bunu da Allah'tan başka kimse alamaz. Bunu da millet uğruna feda etmekten korkmayız.''

Milletin AK Parti'ye seçimlerle bir emanet yüklediğini, o emanetin kendileri için namus, şeref ve onur olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, emaneti millet kendilerinden geri alana kadar muhafaza edeceklerini ve asla gölge düşürmeyeceklerini bildirdi.

Erdoğan, ''Bu ülkede iktidarlar artık millet tercihiyle iş başına gelecek, sadece ve sadece milletin takdiriyle gidecek. 12 Eylülde tuzu kuru seçkinler, çeteler, mafya değil, milletin dediği olacak. Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü egemen olacak'' şeklinde konuştu.

'YA DARBE ANAYASASI, YA MİLLET ANAYASASI DİYECEĞİZ'
Başbakan Erdoğan, kendisinin sadece kendine oy verenlerin değil, 73 milyon vatandaşın başbakanı olduğunu ve bu anlayışla konuştuğunu ifade ederek, 12 Eylülün seçim değil, bir halk oylaması olduğunu hatırlattı ve anayasa değişikliğinin bir partinin ya da bir kaç kişinin projesi olmadığını, millet projesi olduğunu söyledi. 12 Eylülde vatandaşlardan partilere değil, kendi geleceklerine oy vermelerini isteyen Erdoğan, ''Ya darbe anayasası, ya millet anayasası diyeceğiz'' dedi.

Anayasa değişikliklerine ''hayır'' oyu verilmesini isteyen siyasi parti liderlerinin, genel seçim mitingleri düzenlediklerini belirten Başbakan Erdoğan, muhalefet partilerinin meydanlarda halktan ''hayır'' oyu istemelerine karşın, hangi konulara karşı olduklarını açıkça dile getirmediklerini kaydetti.

Erdoğan, ''Ben onların konuştuklarını konuşmuyorum. Kirli iftiralara da cevap vermiyorum. Çünkü benim bunlara vaktim yok. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri'' diye konuştu.

Muhalefet partisi liderlerinin, parti milletvekillerini TBMM'deki oylamalarda belki ''evet'' oyu verirler endişesiyle oy kabinine göndermediğini de söyleyen Başbakan Erdoğan, şimdi kendi milletvekillerini mecliste oy kabinine göndermeyenlerin, millete gidip vatandaştan ''hayır'' demesini istediklerini ifade etti.

Erdoğan, kendilerinin ise gittikleri her yerde referandumda niçin ''evet'' oyu kullanılması gerektiğini vatandaşa anlattığını belirterek, ''Biz neye 'evet' deneceğini açıklıyoruz. Demokrasiye evet, özgürlüklere evet, 'Yeni 12 Eylüller olmasın'a evet, Yeni 27 Mayıslar olmasın'a evet'' dedi.

Halk oylamasının bazı siyasi partilerce siyasi çıkarlara alet edildiğini söyleyen Erdoğan, kendisinin vatandaşlardan partisi için şu an oy istemediğini, verilecek her ''evet'' oyunun AK Parti'ye ya da başka bir partiye değil, vatandaşların kendilerine ve çocuklarının geleceğine gideceğini söyledi.

Ana muhalefet partisinin samimi olmadığını dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''TBMM'de başörtülü kız çocuklarının okuması için anayasa değişikliği gerçekleştirildi 411 oyla. 411 oy içinde o zaman bunun hazırlanmasına 'evet' diyenler, şimdi 'hayır' diyor. Ana muhalefet lideri meydanlarda 'Bu sorunu ben çözerim' diyor. Yahu demokratik parlamenter sistemde meclisten 411 oyla geçiyor, peki bunu Anayasa Mahkemesi'ne kim götürdü? Dürüst ol. Yalancının mumu yatsıya kadar yanıyor. Senin mumun yatsıya kadar bile yanmadı, söndü. Böyle demokrasi, böyle adalet, böyle hukuk olur mu?''

Aynı anlayışın Cumhurbaşkanı seçimi sırasında da 367 garabetini karşılarına çıkardığını ifade eden Başbakan Erdoğan, bundan sonra cumhurbaşkanını milletin seçeceğini söyledi.



Erdoğan, Danıştay'ın 1990'lı yıllarda Telekom'un özelleştirilmesini engellemesi nedeniyle Türkiye'nin 25 milyar dolar zarar ettiğini, gecikmeli kararlar nedeniyle başka alanlarda da zararların söz konusu olduğunu ifade etti.

Danıştay'ın görüştüğü 30 ay süren davaların bile bulunduğunu belirten Erdoğan, ''3-5 tuzu kuru seçkinin zevki için bu millet, bu ülke bu zararı ödedi. Aynı Danıştay, Sağlık Bakanlığı ile alakalı Tam Gün Yasasını, sudan bir bahaneyle 24 saat içinde iptal etti. Vatandaşı mağdur etmek için ışık hızıyla karar verebiliyorlar. Bunun adı hukuk, bunun adı adalet olabilir mi'' diye konuştu.

12 Eylül'ün ardından keyfiliğin sona ereceğini, üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiş yapılacağını ifade eden Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesiyle HSYK'nın yapılarının da Avrupa'daki, gelişmiş demokrasilerdeki örneklerine uygun hale getirileceğini söyledi. ''Hukukun artık kimsenin arka bahçesi olmayacağını'' dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Milletin, hukukun üstünlüğü galip gelecek, hukukta kast sistemi, kapalı devre sistemi sona erecek'' dedi.

Birilerinin çıkıp, anayasa metninin içinde kayısı, fındık, çekirdek, leblebi aradığını ifade eden Başbakan Erdoğan, yarın aynı kişilerin Aydın'a gelip, anayasa metni içinde incir arayacağını söyleyerek, bu kişilerin anayasa metninin içinde çerez aramak yerine, düzenlemelerin kadınlara, özürlü vatandaşlara, gazilere, şehit ailelerine, yaşlılara getireceği hakları görmeleri gerektiğini belirtti.

Referandumun öngördüğü düzenlemelerin Türkiye'de fişlenmeye son vereceğini de söyleyen Başbakan Erdoğan, değişikliklerin özel hayatı, aile hayatını koruma altına alacağını, kişilerin kendileriyle ilişkin verilere ulaşma ve bunları düzeltme hakları olacağını belirterek, ''(Bu Alevi, bu namaz kılıyor) gibi yaftalamalarla kimsenin hayatı karartılamayacak'' diye konuştu.

Anayasa değişikliklerinin memurlara toplu sözleşme hakkı, işçilere birden fazla sendikaya üye olma hakkı gibi düzenlemeler getirdiğini, yeni düzenlemelerle Türkiye'nin Avrupa standartlarında bir çalışma hayatına kavuşacağını da belirten Erdoğan, vatandaşların ellerini vicdanlarına koyup, kendileri, gelecekleri ve çocuklarının geleceklerini düşünerek oy vermeleri gerektiğini söyledi.

Vatandaşların 12 Eylül'de verecekleri her ''evet'' oyunun demokrasiye, adalete, özgürlüklere, hukuk devletine onay vermek anlamına geleceğini belirten Erdoğan, ''Biz TBMM olarak üzerimize düşeni yaptık. Bize verdiğiniz emanetin hakkını verdik. Şimdi söz sizde, karar sizde. Sevdamız millet, kararımız evet. Gelin 12 Eylül'de temiz, tertemiz bir sayfa açalım'' dedi.