Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan, konuşmasında “İç işlerimize karışmayın” diyen Irak yönetimine tepki gösterdi.

Erdoğan, Fransa Senatosu'nda kabul edilen Ermeni soykırımı iddialarını kabul edenlerin cezalandırılmasını öngören tasarısına karşı yaptırım uygulayacaklarını söyledi. Tasarıyı "ırkçı" olarak nitelendiren Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'yi kendi halkına havale etti.

Başbakan Erdoğan, konuşmasında CHP'ye yönelik de eleştirilerde bulundu.

Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bizim Türkiye olarak ne Suriye’de ne de Irak'ta herhangi bir etnik grubun yanında olmamız, onlar üzerinden hesaplar içinde olmamız asla söz konusu değildir. Bölgemize barış merceğinden bakıyoruz.

Biz Irak’a davet edildiğimiz halde girmedik. Biz istenmediğimiz yerde olmayız. Sayın Maliki Irak’ta mezhep çatışması başlatırsa biz buna sessiz kalamayız.

Siz on binlerce kilometre öteden gelenlere ‘Hoş geldin’ diyeceksiniz, sınır komşunuz olan bize ise ‘İç işlerimize karışmayın’ diyeceksiniz. Sorumlu bir tutum sergileyin.

Suriye’de azınlığın çoğunluğa hükmettiği zulmettiği değil, halkın yönetimde olduğu bir yönetim görmek istiyoruz.

FRANSA'DAKİ TASARI
Erdoğan, dün Fransa Senatosunda, tıpkı Fransa Ulusal Meclisinde olduğu gibi çok az üyenin katılımıyla oylama yapıldığını hatırlatarak, yine ''sipariş oylama'' olduğunu söyledi.

''Gerek Fransa Ulusal Meclisinde gerek Senatoda kabul edilen bu teklif, bizim için tamamen yok hükmündedir'' diyen Erdoğan, Ortaçağ zihniyetinin yeniden horlatılması anlamına gelen bu kararın açıkça Avrupa değerlerini ayaklar altına aldığını, aklıselim ve sağduyuyu ortadan kaldırdığını bildirdi.

Bu konuda söyleyeceklerini söylediklerini, gerekli uyarıları yaptıklarını anlatan Erdoğan, bir yanlış yapıldığını, tarihin parlamentolarda yargılanamayacağını, yazılamayacağını kesin bir dille ifade ettiklerini belirtti.


'FAŞİZMİN AYAK SESLERİ'
Bu aşamada yasa teklifine karşı oy kullanan senatörlerin Anayasa Konseyi'ne başvurmaları için gerekli girişimleri sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, 60 imzaya ihtiyaç olduğunu hatırlattı. Bu hatanın telafi edileceğine dair umutlarını henüz kaybetmediklerini, taşıdıklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

''Türkiye öyle büyük bir ülke ki dostluğu büyük paye olduğu kadar, küçük insanlar için husumeti bile bir payedir. Ama biz Fransa'daki ırkçı yaklaşıma bu payeyi bile vermeyeceğiz. Hiç kimsenin, 'Türkiye ile kavga ediyorum' diye böbürlenmesine fırsat tanımayacağız. Hiç kimsenin Türkiye üzerinden siyasi rant sağlama girişimine imkan vermeyeceğiz.

Ben buradan Fransa Parlamentosundaki sağduyulu üyelere, Fransız entelektüellerine, sağduyulu Fransız halkına sesleniyorum; Fransa Ulusal Meclisi ve ardından Senatoda yapılan oylama ve kabul edilen teklif, aleni bir ayrımcılıktır, ırkçılıktır, çok açık bir şekilde düşünce özgürlüğü katliamıdır. Yapılan, Türkiye düşmanlığı üzerinden oy devşirme çabasıdır. Yapılan, Fransa tarihine olduğu kadar Avrupa tarihine de haksızlıktır, insafsızlıktır. Bu ırkçı, ayrımcı girişimlere karşı susanlar, sessiz kalanlar, tepkisiz kalanlar, Avrupa’da faşizmin ayak seslerini duymamak gibi bir vebalin altına girerler. Çok açık söylüyorum; Bu mesele bir Türkiye-Fransa meselesi değildir. Bu mesele bir Ermenistan-Fransa meselesi de değildir. Bu mesele çok açık şekilde bir ayrımcılık, bir ırkçılık meselesidir. Fransa Ulusal Meclisinin sağduyulu üyelerini, Fransa kamuoyunu bu tehlikeli tırmanış karşısında özellikle uyarmak istiyorum.

'OSMANLI HOŞGÖRÜSÜNE GÖLGE DÜŞÜREMEYECEK'
Şu ironik noktaya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum: Daha önce de ifade ettim. Nikolas Sarkozy'nin büyük babası Selanik'te, yani o dönem Osmanlı topraklarında doğmuş ve büyümüş bir kişidir. Sarkozy'nin Dedesi İspanya'da kovulan, Osmanlı'nın kucak açtığı Musevilerdendir. Ne kadar Türkiye düşmanlığı yaparsa yapsın soyu Osmanlıya dayanan tarihi Türkiye ile aslında kesişen biridir. Ne kadar düşmanlık sergilerse sergilesin, ne kadar ırkçı tutum takınırsa takınsın Sarkozy geçmişini silip atamayacak, Osmanlı hoşgörüsüne gölge düşüremeyecektir. Fransa'daki bu küçük ırkçı zihniyete, Türkiye ile kavga ediyor payesini vermeyeceğiz. Biz tarihiyle, kültürüyle, milletiyle büyük bir ülkeye yaraşır şekilde sağduyulu ve vakur bir tavır takınacağız.''

'ONU FRANSA HALKINA HAVALE EDİYORUZ'
Erdoğan, etap etap yaptırımları uygulamaya sokacaklarını, hiçbir geri adım atmadan bunları kararlılıkla uygulayacaklarını söyledi.

''Şu anda hala sabır dönemindeyiz. Sabrediyoruz ve sürecin nasıl şekilleneceğini hep birlikte izliyoruz'' diyen Erdoğan, gelişmelerin seyrine göre tepki ve tutumlarını ortaya koyacaklarını ve eylem planını kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.

Erdoğan, ''Fransız dostlarımızın da Fransız halkının da tırmanan ayrımcılık için çok daha duyarlı olacaklarına inanıyor, Sarkozy ve dostlarını, yandaşlarını Fransa halkının takdirlerine havale ediyoruz'' dedi.

'BİR BEDELLİ DE CHP İÇİN ÇIKARALIM'
Başbakan Erdoğan, grup toplantısında CHP’ye ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da yüklendi.

Anamuhalefet partisinin Yüksek Mahkeme'ye gitmesine tepki gösteren Erdoğan, şu ifadaleri kullandı:

Keşke elimizde sihirli bir değnek olsa da bütün o karanlık sayfaları açsak, bütün o kirli işleri deşifre etsek, Türkiye'yi bütün safralarından bir anda kurtarabilsek ama bunu öyle bir anda yapabilmek mümkün değil. Karşımızda 150 yıl öncesinin İttihak Terakki zihniyetini taşıyan CHP var; karşımızda Doğu ve Güneydoğunun CHP'si ve İttihak Terakkisi olmaya özenen BDP var. CHP Genel Başkanı hakkında hazırlanan fezlekeden yola çıkıp darağacını telaffuz etmeye kadar gitti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, ''Gözlerin var ama göremiyorsun'' diye seslenen Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun, ''fezleke ve Silivri'' diyerek; yargıya, hakimlere ve savcılara en galiz şekilde hakaret ederek Dersim'i unutturamayacağını, üzerini örtemeyeceğini söyledi.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun gündemi değiştirdiğini zannettiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

''Ama şunu bilsin ki bu ülkede yargının bağımsızlığı tartışmaları tıpkı Dersim faciası gibi CHP'nin bir eseridir. Dersim faciası 1939'da bitmiştir ama bağımlı yargının faciaları 12 Eylül 2010 tarihine kadar devam etmiştir. Bugün artık bağımlı yargı yok, birilerinin arka bahçesi bir yargı yok, artık bugün milletin yargısı var. 12 Eylül halkoylaması yargı için milattır ve birilerinin sultasından kurtulup bağımsız olma yönünde çok önemli bir sürece girmiştir. Esasen CHP'nin rahatsızlığı da işte bu yeni süreçtir. Bu feryat, artık kendi militanlarını yargıya yerleştiremeyen bir zihniyetin feryadıdır. Sıkıntı buradan geliyor. On yıllardır biri Anayasa Mahkemesi'in önünde, diğeri Danıştay'ın önünde 2 nöbetçi kulübesi kurdular. Oradan yürütmenin adete elini, kolunu bağladılar, aslında bizim bir bedelle de CHP için çıkarmamız gerekiyor. Yoksa bunların Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önündeki nöbetleri bitmeyecek." 

'DİNDAR NESİL İSTEMİYORLAR'
İmam hatipten neden rahatsız oluyorsunuz, imam hatipliler de bu ülkenin evlatları. CHP dindar bir nesil gelmesin diye uğraşıyor. Her ne yaparlarsa yapsınlar Anadolu yürüyüşünü durduramayacaklar.

ULUDERE İÇİN 123 BİN LİRA TAZMİNAT
Erdoğan, sınırdaki bombardımanda yaşamını yitiren 34 kişi için verilecek tazminat miktarını da açıkladı.

Yardımın ailelelerin acısını dindirmeyeceğini belirten Erdoğan, “Uludere’de yakınlarını kaybeden her bir kardeşimiz için yasal tazminat 23 bin lirayı gönderdik. Yine Başbakanlık bütçesinden her bir kardeşimiz için 100 bin lira gönderdik. Hayatını kaybeden her kişi için aileye toplam 123 bin lira gönderdik. Bu paraların acılarını dindirmeyeceğini biliyoruz” dedi.