Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını kıldığı Süleymaniye Camisi çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Diyarbakır'daki saldırı ve "Demokratik Özerklik" konusunda değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“Samimiyetsiz olduğunu, ne kadar kötü niyetlerle donanımlı olduğunu bildiğimiz bir örgüttü. Yine böyle bir uygulamasını ortaya koymak suretiyle, siyasi uzantılarıyla da ne kadar farklı bir süreci işlettiklerini de ortaya koymuş oldular. 13 şehidimizin olması yüreklerimizi dağlamıştır, yaralamıştır.

Ama terör örgütü ve uzantıları şunu çok iyi bilmeli ki, çok açık ve net söylüyorum, bu kötü niyetli davranışlar bizden asla iyi niyet beklemesinler. Onlar da siyasi uzantıları da. Biz onların siyasi uzantılarına karşı da çok iyi niyet gösterdik, bütün iyi niyetimizle yaklaşımlarımızı yaptık ve demokratik alanda mücadelelerini sürdürmelerine her türlü zemini hazırladık. Ama bunların her zaman ortaya koydukları teklifler dünyanın hiç bir yerinde görülmeyen ve bir dediklerini bir dediklerini tutmayan yaklaşım tarzlarıdır.

'YAPACAKLARI TEK ŞEY SİLAH BIRAKMAK'
Hiçbir zaman AK Parti ve AK Parti iktidarı onların bu gayri samimi tekliflerine pazarlığa oturacak değildir. Bu yaptıkları da bizi hiçbir zaman pazarlık masasına çekecek değildir. Eğer bunlar bir barışı istiyorlarsa yapacakları tek şey vardır; o da terör örgütü silahı bırakacaktır. Silahı bırakmadıkları sürece ne operasyonlar durur ne de bu süreç daha farklı bir noktaya doğru gider. Bundan sonraki süreç çok daha farklı stratejilerle, farklı uygulamalarla kendini gösterecektir. Bunu onların da bilmesi lazım.

'KİMSE GERİ ADIM BEKLEMESİN'
Bizler iktidar olan milletçe bu yola çıktıktan sonra şunu bilmeleri lazım; bir, 780 bin kilometrekare üzerinde kesinlikle bir ameliyata, operasyona biz müsaade etmeyeceğiz. İki, bizim tek millet anlayışımızın üzerinde farklı yaklaşıma hiçbir zaman müsaade etmeyiz. Bir defa bu ülkede benim Kürt kökenli vatandaşlarım azınlık statüsünde değildir. Biz geldiğimizden bu yana üç şeyi başardık; ret politikalarına yok ettik, inkar politikalarını yok ettik, asimilasyon politikalarını da yok ediyoruz. Onun için ben seçim öncesi bir ifade kullandım; ‘Bu ülkede artık Kürt sorunu yoktur, bu ülkede PKK sorunu vardır’. Kürt kökenli vatandaşlarımın da sorunları vardır, o sorunların da yine çözümünde en büyük katkıyı bugüne kadar biz verdik, bundan sonra da yine biz vermeye çalışacağız. Kaldı ki, bu ülkede birçok etnik unsur var. Benim Türk kardeşimin de sorunu var, Laz’ın da, Boşnak’ın da Arnavut’un da Gürcü’nün de, Roman’ın da hepsinin sorunları... Bu sorunların hepsinin çözümünde şüphesiz bu sorumluluğu üstüne alan iktidar bunu çözecektir. Şu dört tane temel ilke; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Biz bununla bu yola devam edeceğiz. Bunun dışında bir düşüncemiz yoktur, buradan kimse de bizden geri adım beklemesin.

‘ORDU MORALSİZ DEĞİL’
Ben güvenlik güçlerinin moralsiz olduğuna katılmıyorum. Düşünün; bir ordu savaşa girdi bunun içinde 100-, 300, 500 tane, bin tane zayiattır. Burada siz kalkıp ‘Biz moralsiziz, onun için bu savaşı kaybettik’ diyebilir misiniz? Hele hele Türkiye Cumhuriyeti’nin, TSK’nın bugün toplamda yaklaşık 600 bini bulan bir ordusu var. Bu orduyu NATO’nun içinde en güçlü ordu olarak savunuyoruz, böyle konuşuyoruz. Burada moral bozulduğu dediğimiz anda o zaman zaten bitersiniz ve terör örgütüne de malzeme verirsiniz.

'BEDELİNİ ÖDETTİRECEK'
Şu anda ana muhalefet partisi başkanının yaptığı budur ve bu tamamen terör örgütüne destek vermektir. Bugün daha güçlü olduğumuzu ifade etme günüdür. Bu nasıl bir siyasi anlayıştır, böyle bir şey konuşulur mu? Bizim güvenlik güçlerimiz düne göre bugün çok daha güçlüdür. Olaylara çok daha farklı yaklaşmaktadır. Bunun bedelini çok ağır ödettirecektir, ben buna inanıyorum.

‘SINIRÖTESİ GEREKİRSE YAPILIR’
Sınırötesi operasyon önceden söylenerek yapılmaz. gerekiyorsa bunların hepsi yapılır ve yapılacaktır da...

‘DEMOKRATİK ÖZERKLİK’İ KENDİLERİ ÇALIP OYNUYOR’
‘Demokratik Özerklik’ onların kendi çalıp kendi oynadıkları bir tezdir. Bu ülkede demokratik özerkliği olmayan kimse yoktur. Bunu söyleyenlerin hepsi parlamentodadır. Orada yerleri var mı? Var. Bu ülkede en üst düzey yöneticileri arasında var mı bunlar? Var. Bu ülkede benim Kürt kökenli vatandaşım cumhurbaşkanlığı bile yapmıştır. Bunların hepsi sadece benim Kürt kardeşlerimi aldatmaktan başka bir şey değildir. Medyada bunu böyle takdim etsin.

Şu anda niçin Güneydoğu ve Doğu bu bölgelerde ağırlıklı olarak BDP, AK Parti’nin tüm bürolarına karşı bu seçim boyunca bombalarla saldırıda bulunmuştur. Bunun sebebi var. Oradaki o yalan yanlış ifadelerle, politikalarla yapmak istediklerinin karşısında oyunu bozanın AK Parti olduğunu gördükleri için. Onun için ne yılacağız ne de yorulacağız. Bizden kimse bu noktada demokrasi dışında, hukuk dışında farklı bir taviz beklemesin.”