Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından ''Adalet'' ana temasıyla düzenlenen İstanbul Küresel Forumu'nun açılışında konuşma yaptı.

Konuşmasında adaletin önemine vurgu yapan Erdoğan, “İnsanlık var olduğu sürece dünyada zulüm eksik olmayacak, dolayısıyla adalet arayışı da asla son bulmayacak. Adaletin safında yer alanlar, daima hayırla, minnetle yad edilirken, zalimler, zulüm uygulayanlar lanetle, nefretle anılmaya devam edecek” dedi.

Başbakan Erdoğan, Suriye konusunda Birleşmiş Milletler’e (BM) eleştirilerde bulundu.

''Kimse BM’nin yapısının adil bir anlayış üzerine bina edildiğini söyleyemez'' diyen Erdoğan, ''5 tane daimi üye, 10 tane geçicici üye... 10 tane geçici üyenin bir anlamı var mı? Yok . 5 daimi üyenin içinden biri çıkıp 'hayır' dediği zaman mesele bitiyor zaten. Oradan karar çıkarmak mümkün değil. Öyleyse BM niye? Birleşmiş Milletler'in adalet üzerinde reforme edilmesi şart” diye konuştu.

Suriye’de devam eden insanlık dramına bütün çabalara rağmen BM Güvenlik Konseyi'nin müdahale etmediğini ifade eden Erdoğan, ''Şu anda Suriye'de 30 bini aşkın insan öldürülmüştür. 7'den, 70'e. Kadın-erkek demeden. 250 bin insan ülkesinin dışındadır. Bunun 100 bini Türkiye'dedir, bizim misafirimizdir. Ülkesinin içinde 2.5 milyon Suriyeli evlerinden ayrı yerlerde, kaçak-göçek yaşamaktadır. Her an korku içindeler. Bu, Esed rejimine her gün onlarca, yüzlerce insanı öldürme konusunda cesaret veren, adeta yeşil ışık yakan bir tutum var ortada” dedi.

‘BM ACİZLİK İÇİNDE’
20 yıl önce Balkanlar'da yüz binlerce insanın katline seyirci kalan BM’nin bugün Suriye’de de acizlik içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, “Suriye konusunda sergilenen acizliğin, adaletsizliğin nasıl bir açıklaması olabilir? Suriye'deki olaylar karşısında etkin bir politika ortaya koyamayan Güvenlik Konseyi'nin, dünyanın diğer bölgelerindeki mağdurlar, mazlumlar nezdinde hızla meşruiyetini kaybettiğinin bilinmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, ''Adalet, Suriye halkının da hakkıdır. Adaleti tayin yetkisi Esed'in değildir, Suriye halkınındır. Suriye’de yaşananlar, bu ülke halkının özgürlük, refah, hak mücadelesinden başka bir şey değildir'' dedi.

Uluslararası kuruluşlardan da bir an önce aynı adaletli, hakkaniyetli, duyarlı tutumu benimseyip gereğini yapmalarını beklediklerini dile getiren Erdoğan, Suriye'deki kayıpları sadece istatistiki bir bilgi olarak gören anlayış değişmedikçe insanlığın vicdanının huzur bulamayacağını belirtti.

‘BATI DÜNYANIN TEK MERKEZİ DEĞİL’
Erdoğan, şöyle konuştu: ''Batı, artık dünyanın tek merkezi değildir. Kuzeyiyle, güneyiyle, doğusuyla dünya çok merkezli bir yapıya dönüştü, dönüşmeye devam ediyor. Mevcut güç dengesini daha doğru bir şekilde yansıtan G-20 oluşumunu, bu bakımdan üzerinde önemle durulması ve dikkate alınması gereken bir yapı olarak görüyoruz. Türkiye olarak, 2015 yılında dönem başkanlığını devralacağımız bu oluşumun, başta az gelişmişlik ve gelir dağılımı olmak üzere tüm küresel meselelerde daha fazla sorumluluk üstlenmesine çalışacağız.''

‘NEFRET SUÇUNA İZİN VERİLMEMELİ’
Hz. Muhammed’e hakaret eden filme bir kez daha tepki gösteren Erdoğan, şöyle konuştu: “Masum insanlara yönelik şiddeti hiçbir şekilde kabul edemeyiz, mazur göremeyiz. Ama düşünce özgürlüğü adı altında Müslümanların inançlarına, kutsal değerlerine hakaret edilmesini de aynı şekilde kabul edemeyiz. İslamofobi eğilimleri kullanılarak nefret suçları işlenmesine, adalet ve hakkaniyet ilkelerini benimsemiş hiçbir devlet izin veremez, vermemelidir. Bu tür olaylar, sadece vuku bulduğu ülkeleri etkilemekle kalmıyor, bütün dünyanın barış ve istikrarını tehdit edecek boyutlara ulaşabiliyor.''

‘BİZİMKİ SİPARİŞ İMAN DEĞİL’
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, sevgili peygamberimizin peygamberliğine iman ettiğimiz gibi; Hazreti İsa aleyhisselamın peygamberliğine de, Hazreti Musa aleyhisselamın peygamberliğine de, Hazreti Davut aleyhisselamın peygamberliğine de iman ederiz. Şartsız, şüphesiz iman ederiz. Farklı inançları olanlar iman etmeseler de biz iman ederiz. Çünkü bizimki sipariş üzerine olan bir iman değil, inancımızın gereğidir."

‘DOĞRU ÇEVİRİN’
Erdoğan, Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han'ın bir sözünü aktarmadan önce tercümanları uyararak, ''Simültanede sıkıntı yaşamayalım, tercümeyi yapanlar dikkatli tercüme etsinler'' dedi.

Kanuni’ye ''Meyve dalına konsa bir karınca/Vebali olur mu karıncayı kırınca '' diye sorulduğunda ''Yarın hak divanının kurunca/Kanuni'den hakkın alır karınca'' dediğini belirten Erdoğan, tercümanların talebi üzerine bu sözleri bir kez daha tekrar etti.