Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, televizyon kanallarında yayınlanan ''Millete Hizmet Yolunda'' konuşmasında, gündemdeki konuları değerlendirdi.

İlişkili Haberler


Sözlerine, yarıyıl tatiline giren öğrencileri tebrik ederek başlayan Erdoğan, ''Başarılı öğrencilerimize başarılarının devamını; karnelerinde kırıklar olan öğrencilerimize de, ikinci dönemde çok çalışmak suretiyle bu kırıkları telafi etmelerini diliyorum'' dedi.

Ocak ayında ekonomide üst üste gelen başarıların yaşandığını ifade eden Erdoğan, bu yıl ilk olarak İstanbul'da, Florence Nightingale Hastanesi'nin açılışını gerçekleştirdiğini söyledi. Enerji tasarrufu ve tabiatı koruma esasına dayanan ve Türkiye'nin ilk ''Yeşil Hastanesi'' olma ünvanını elde eden bu tesisin, sahip olduğu imkânlar ve sunduğu yüksek standarttaki sağlık hizmetlerin yanında, uluslararası bir sağlık eğitimi merkezi işlevi de göreceğini kaydeden Başbakan Erdoğan, ''Eğitim ve sağlık alanında yapılan her hizmet, her eser, her yatırım bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bu alandaki tesisleri, her şeyden daha çok önemsiyoruz'' dedi.

'29 İLDE ŞEHİR HASTANELERİ KURULACAK'

Sağlık hizmetlerine büyük önem verdiklerini kaydeden Erdoğan, ''Ülkemizde sağlık alanında çalışan insan gücü sayısı 2002 yılında 178 bin iken, bu rakamı bugün 462 bine yükselttik. Sadece kamudaki uzman hekim sayısını, 10 yılda 20 binden 33 bine, pratisyen hekim sayısını ise 24 bin 558’den 31 bin 136’ya çıkardık. Yine bu dönemde, 87 bin olan kamudaki ebe ve hemşire sayısını, 131 bine ulaştırdık'' diye konuştu.

Bugün Türkiye genelinde 20 bin 274 aile hekiminin vatandaşlara hizmet verdiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Kamu hastanelerini yeniden yapılandırdık ve güçlendirdik. Devlet hastanelerindeki nitelikli yatak sayısını 6 bin 839'dan 40 bin 716'ya, yoğun bakım servislerindeki yatak sayısını 665'den 3 bin 86'ya çıkartarak, hizmet kalitesini fevkalade artırdık. Hastanelerimizi, fiziki olarak yenilemenin yanında en modern cihazlarla donattık. Acil Sağlık Hizmetleri konusunda da çok önemli gelişmeler sağladık. 112 istasyonlarının sayısını 481'den 1.854'e, ambulans sayısını 617'den 2 bin 936'ya çıkardık. Türkiye, helikopter ve uçak ambulans hizmetleriyle ilk defa bizim dönemimizde tanıştı. Bugün 4'ü uçak, 19'u helikopter olmak üzere 23 hava ambulansıyla Türkiye'nin her yerinde bu hizmeti veriyoruz.''

'HASTANELER 3 YIL İÇİNDE FAALİYETE GEÇECEK'
''Şehir hastaneleri'' kavramını gündeme aldıklarını vurgulayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ilk etapta Kayseri, Ankara-Bilkent ve Ankara-Etlik'te şehir hastanelerini 3 yıl içinde faaliyete geçireceklerini söyledi. İstanbul-İkitelli Şehir Hastanesi'nin ve Elazığ Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi'nin hazırlıklarının da tamamlandığını ifade eden Erdoğan, bu hastanelerin yapımına en kısa sürede başlanacağını söyledi. 29 büyükşehirde 29 şehir hastanesi kurulacağını bunlarla birlikte Elazığ'da bölge eğitim araştırma hastanesi kurulacağını sözlerine ekledi.

Son yıllarda dünyanın pek çok yerinden sağlık uzmanlarının gelip, Türkiye'deki sağlık hizmetlerini incelediğini kaydeden Erdoğan, ''Kamu kurumlarımızla, özel sektörümüzle, sivil toplum kuruluşlarımızla, üniversitelerimizle bu alanda çok daha büyük başarılara hep birlikte imza atacağız. Türkiye'yi, sadece bölgesinin ve Avrupa'nın değil, dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri haline getireceğiz''dedi.

17 Ocak'ta Ankara'da katıldığı bir törenle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tamamlanan 365 tesis ve yatırımı resmi olarak hizmete soktuklarını anlatan Başbakan Erdoğan 19 Ocak'ta Gaziantep'te, 64 farklı eser ve hizmetten oluşan, 1 milyar 184 milyon lira bedelle üretilen yatırımları hizmete açtığını söyledi.

'ÇÖZÜM YERİ DAĞLAR DEĞİL PARLAMENTO'
İmralı süreciyle ilgili hem terör örgütüne hem de BDP'ye yönelik mesajlar veren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''Şiddet, hiçbir şekilde mazur ve meşru gösterilemez. Şiddetin hiçbir bahanesi olamaz. Şiddet, kendisini ve taleplerini haklı görenler için asla bir yöntem olamaz. Demokratik toplumlarda, meselelerin çözüm yeri dağlar değil, parlamentolardır, çözümün aracı da silahlar değil, siyasettir. Meşru bir zeminde üretilen siyaset, er ya da geç bütün meselelere bir çözüm yolu, bir çıkış yolu bulacaktır. Silahlar konuşurken, takdir edersiniz ki, çözüm üretmek zorlaşır.''

'GÜNDE 6 MİLYON, YILDA 2 MİLYAR ADET EKMEK, ÇÖPE GİDİYOR'
Konuşmasında, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın düzenlediği Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası'na da değinen Erdoğan, ekmek israfının boyutlarını anlattı. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yaptırdığı araştırmaya göre, Türkiye'de yılda 37 milyar adet ekmek üretildiğini, tüketilen ekmek miktarının ise, yılda 35 milyar adet olduğunu kaydeden Erdoğan, ''Maalesef, günde 6 milyon adet, yılda 2 milyar adet ekmek, çöpe gidiyor. Parasal olarak ifade edildiğinde, yılda 1,5 milyar liralık bir kaynak çöpe atılıyor. Daha da vahimi, Türkiye zenginleştikçe, milli gelir artışına bağlı olarak refah arttıkça, tüketim arttıkça, alım gücü arttıkça; ekmek israfı da artıyor'' dedi.

2011 yılında günde 5 milyon ekmeğin çöpe atıldığını, 2012 yılında, çöpe atılan ekmek miktarının 1 milyon artışla 6 milyon adete çıktığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bir tarafta yiyecek bir dilim ekmek bulamazken, diğer tarafta, tıka basa doyan, yediği önünde yemediği ardında duran, yemediğini çöpe atan bir kitlenin olması ne adaletle, ne kalkınmayla, ne de refahla bağdaştırılabilir. İsrafın yerine tasarrufu, ziyan etmenin, zayi etmenin yerine paylaşmayı, bölüşmeyi koymalıyız. Kendi öz değerlerimize sıkı sıkıya sarılmalı, medeniyetimizin temel ilkelerine, temel dinamiklerine sahip çıkmalıyız. Dolayısıyla herkesin, aziz milletimin, ekmek kullanımı konusunda çok daha duyarlı olmasını ben özellikle rica ediyorum. Ekmeği alırken, ekmeği bölerken, bir değil, birkaç defa düşünülmesini, o ekmeğe sahip olmayanların hatırlanmasını, ona göre davranılmasını özellikle rica ediyorum. Başlatılan kampanyanın bu hissiyatı çoğaltmasını, ekmek israfının önüne geçmesini yürekten temenni ediyorum.''

'4 BAKANIMIZ DA SON DERECE BAŞARILIYDI'
Başbakan Erdoğan, konuşmasında kabine değişikliğine de değindi.

Görevlerini devreden dört bakanın da çok başarılı olduğunu dile getiren Erdoğan, makamların gelip geçici, hizmet ve eserlerin ise kalıcı olduğunu söyledi.